TBMM'de Google ve Facebook'a zor sorular

Google ve Facebook temsilcileri TBMM'de vekillerin sorularını yanıtladı.
TBMM'de Google ve Facebook'a zor sorular

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Yolda yürürken adımlarınızın teker teker izlendiğini fark etmek ne kadar ürkütücü değil mi? Bunu hissetmediğimizde ya da fark etmediğimizde rahatça yürüyoruz; ancak bu takibin bize zarar verip vermeyeceği ne malum? Evimizin, işimizin adresini, hangi mekânlara gittiğimizi, arabamızın plakasını bildikten sonra bunu ne zaman ne için kullanılacağını bilmemenin verdiği tedirginlik günlük yaşantınızı etkilemeyecek mi? Gerçek hayatta rahatsızlık verecek hatta bizi adım atmaktan geri alacak bu gerçek sosyal medyada yaşanırken neden yeterince incelemiyoruz?

Bu yeni bir durum değil, artık herkes her gün girdiğimiz internette verilerimizin bir bir kaydedildiğini biliyor. Büyük teknoloji şirketlerinden söz edilirken artık temerrüden akıllara gelen bir söz var: “Bir ürün ücretsizse, ürün sizsiniz." Biz ürün olmayı kabul ederken birçok şartı kabul ediyoruz. Peki bu şartların sağlanıp sağlanmadığı yeterince şeffaf mı? Evet; Google, Facebook, Twitter gibi sosyal medya platformlarından bahsediyorum.

Arka plan

ABD’de bu şirketler; etik politikaları, rekabet ihlalleri, çalışma düzenleri, gizlilik şartları gibi birçok sebeple senato veya komisyonla karşı karşıya geldi. Orada biraz daha soruşturma üzerinden hearing’ler yapılsa da Türkiye’de de bu yönde adım atıldı. TBMM Dijital Mecralar Komisyonu geçen ay Facebook yetkililerini Meclis’te ağırlayarak sorular yöneltmişti, geçen hafta da Google yetkilileri vekillere sunumlarını yaptı ve vekillerin sorularını yanıtladı.

Sosyal medya yasası

Dezenformasyonun artması sebebiyle Sosyal Medya Yasası’nın yeni maddelerle tekrar Meclis’e gelmesi konuşuluyordu. Daha önce bu konuda dünya örneklerinden hareketle Spektrum’da bir yazı yazmıştım, ilginizi çekerse bakabilirsiniz. 

Özellikle böyle bir yasa gündemi varken dijital mecralarla görüşülmesini çok önemli buluyorum. Tartışılan ek maddeler bilgi kirliliğini önlemek için kullanıcıların ifade özgürlüğünü kısıtlamak ve kullanıcılara kişisel sorumluluk yüklemek yönündeyken; dezenformasyonun asıl sebebini görmek için sosyal medya platformlarının teknik hususlarını ve iş stratejilerini öğrenmek önem arz ediyor. Hem Facebook hem de Google toplantılarını yakından takip ettim, tutanakları da okudum. Sizlerle paylaşmak istiyorum.

Komisyon toplantısı

Komisyon Başkanı Hüseyin Yayman gündem başlıklarını ileterek, Google yetkililerinin sunumunu dinledi. Daha sonra vekiller sorularını yöneltti. Öncelikle üst başlıklara değinelim: Google da Facebook da; dezenformasyon, etik ihlaller, terör propagandası, gizlilik, vergi ve rekabet ihlalleri, mahkeme kararlarına uymama ve çalışanlara davranış yönünden sorulara maruz kaldı. Açıkça söylemek isterim ki ne Google ne de Facebook yetkililerinin cevapları tatmin edici değildi, net olmayan ve zaten internet üzerinden öğrenebileceğimiz genel yanıtlar verildi. AK Parti Milletvekili Ravza Kavakçı ve CHP Milletvekili Tuncay Özkan’ın soruları ön plandaydı. Vekillerin farklı noktalardan hareketle aynı kaygıları taşıması dikkat çekiciydi.

Yetkililer tarafından cevabı verilmeyen bazı sorular üzerinden Google’ın ihlal ettiği iki başlıktan bahsetmek istiyorum:

Yereldeki şirketlerin önünü kesiyor

Teknoloji devlerinin en büyük hevesi her alanda monopol kalmak. Google da hem rekabet hem de vergi alanındaki davranışlarıyla bunu doğruluyor. İki sene önce ülkemizde yürürlüğe giren dijital hizmet vergisi, kanunen yasak olmasına rağmen Google tarafından reklam veren lokal şirketlere yansıtıldı. Rekabet ihlallerinde ise yalnızca idari para cezalarını ödeyip politikalarını ya da iş stratejilerini değiştirmemeyi tercih ediyorlar.

Bağımsız medyayı ve ifade özgürlüğünü engelliyor

Bir medya kuruluşu yazarı olarak en çok önemsediğim mevzulardan biri bu. Sansür üzerine konuşurken hep devlet temelli argümanlara sığınılıyor. Ancak Google arama motoru algoritmaları, kullanıcıların haber alma özgürlüğünü ve doğru bilgiye ulaşma hakkını ihlal edecek şekilde tasarlanıyor. Trollerin öne çıkmasının ve dezenformasyonların bu denli yayılmasının sebeplerinden biri de yanlı algoritmalarla oluşturulan teknik alt yapı. 

Ayrıca, yayıncılar haberlerden gelir elde edemezken Google yayıncıların haber içeriklerinden milyar dolarlar kazanıyor. Kendi içeriklerinden gelir elde edemeyen bağımsız yayıncılar ise birer birer kapanıyor. Bu nedenle Fransa ve Avustralya’da Google’ın haber sitelerine ödeme yapmasına dair yasal düzenlemeler yapıldı ve Google birçoğuyla mecburen anlaşmaya vardı. Ancak Türkiye’de bu durumu engelleyecek bir tasarı yok.

Meclis’in özellikle yeni teknolojiler alanında yasa çıkarmadan önce bu teknoloji alanlarının diğer aktörleriyle aynı masaya oturması çok değerli. Kripto, blok zincir, merkeziyetsiz sistemler, yapay zekâ ya da sosyal medya gibi alanlar, teknik tarafı bilmeden yalnızca devlet ve vatandaşa olan etkileri göz önüne alınarak kısıtlanmamalı. Zira bu tür düzenlemelerin uzun vadede daha büyük sonuçları olabilir. Öncelikle bu alandaki diğer oyuncuları, sektörün ileri gelen temsilcilerini, teknik ekiplerini dinlemek daha optimum sonuçlara varmamızı sağlayabilir. Bu açıdan değerlendirildiğinde Google ve Facebook’un dinlenmesi sosyal medya yasasıyla bu platformlara tam yetki verip kullanıcıların sesini kısacak düzenlemelerden kaçınılmasının farkına vardırabilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

CHP meydanda, Google ve Facebook TBMM'de

Bugün CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen ile Mersin'de başlayan "Milletin Sesi" mitinglerini konuşuyoruz, Google ve Facebook'a TBMM'de sorulan soruları ele alıyoruz.

07 Ara 2021

Sözcü

YAZARLAR

Nesibe Kırış

@kocuniversity law&sociology '19 | human rights lawyer | fellow @ussalconsultancy | political consultant | author @aposto @metapolitik_| editor @B_Noktasi

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak