Mehmet Şimşek'in Nakit Tercihine Müdahalesi

Tüm bu ihlal ve maliyet artışlarının varlığında, nakit tercihini cezalandırmak piyasa mekanizması ile çelişen oldukça sıkıntılı bir durumu işaret etmekte. Bu tarz müdahaleler ayrıca Mehmet Şimşek’in piyasacı bir zihniyetten ziyade pragmatist bir zihniyette olduğuna deliller de sunmaya devam etmekte.
Mehmet Şimşek'in Nakit Tercihine Müdahalesi

İçinde yaşadığımız dönem nakit kullanımının gittikçe azaldığı ve ödemelerin daha elektronik ortamda gerçekleştiği bir dönem. Ülkelerde kredi kartı ve diğer elektronik ödeme yöntemleri gittikçe yaygınlaşıyor. Çok uzun süredir devam eden bu yaygınlaşmaya rağmen nakit kullanımı da hala belirli oranda zamana meydan okuyor. Bunun önemli nedenlerinden biri, nakit dışı ödemelerin yeterince iyi bir ödeme yöntemi olmamasıdır. En azından bazı kullanıcılar için nakitsiz ödemeler yeterince iyi bir teknoloji değil ve hatta birçok problemi de beraberinde getiriyor. Nakit ile ödeme her şeyden önce çok geniş alanda kabul edilen bir ödeme yöntemidir. Nakit aynı zamanda kolay taşınabilir hızlı bir ödeme aracıdır ve sizi teknolojiye bağımlı olmaktan kurtarır. Ayrıca, belirli koşullarda elektronik ödeme araçlarına göre hem daha güvenlidir hem de anonimlik sağlar. Kuşkusuz bu faydalarına bakarak nakit kullanımını idealize etmek doğru olmaz. En azından bazı bireyler ve kamu için ideal olmayabilir.

Kredi kartı gibi elektronik ödemeler yüklü ödemelerde nakit kullanmamanın önemli nedenlerinden biridir. İnsanlar yüklü ödeme yapmak istediklerinde yüksek miktarda nakit taşımak ve dikkat çekmek istemezler. Ayrıca birçok insan için nakit taşımak oldukça önemli bir güvenlik sorununu beraberinde getirir. İşlem yaparken ardında iz bırakmaması hem ödemelerin takibi açısından zordur, hem de bazı ödemelere dair kanıt gerektiğinde kanıtlamak pek mümkün değildir. Ayrıca internet üzerinden alışveriş yapmak istediğinizde nakit kullanamazsınız. Kamu tarafından bakıldığında ise nakit kullanımı, kayıtdışı ekonomiyi destekleyen bir ödeme yöntemidir. Üstelik nakit kullanımı vatandaşları takip edebilme ve davranışlarını anlamada önemli bir engeldir.

Görüleceği üzere nakit ve elektronik ödeme yöntemleri farklı avantaj ve dezavantajlar sunmaktadır. Bu farklı avantaj ve dezavantajların varlığı karşısında üretici ve tüketici taraflarının kullanım tercihleri de değişebilmektedir. Fakat son dönemde getirilen düzenlemeler ve uygulamalarla üretici ve tüketici tarafı kredi kartı işlemlerine zorlanmakta. Tüketici tarafında yüksek değerli yeni banknotların basılmaması kredi kartı ile harcamaya itmekte. Üretici tarafında ise geçen hafta kredi kartı kullandırmayan firmalara ceza kesileceği açıklandı. Konuyla ilgi Mehmet Şimşek’in yaptığı açıklama şu şekilde:

“Artık perakende mal ve hizmet sunan tüm esnaf ve işletmelerde yeni nesil ödeme kaydedici cihaz kullanılması ve bu işletmelerin mutlaka banka kartı ya da kredi kartıyla ödeme imkanı sunması gerekiyor. GİB tarafından yapılan denetimlerde yeni nesil ödeme kaydedici cihaz almayan ya da tahsilatlarında banka kartı veya kredi kartıyla ödeme imkanı sunmayan mükelleflere özel usulsüzlük cezaları kesiliyor. Bazı işletmelerin, bankaların komisyon oranlarının yüksekliğini gerekçe göstererek nakit ödemeye göre daha yüksek tutar talep ettiğini görüyoruz. Mükelleflerimizin, bu gerekçeyle komisyon farkını vatandaştan talep etme yoluna gitmemesi önem taşıyor.”

İktidarın bu uygulaması piyasa bakış açısıyla üç açıdan oldukça sorunlu. Birincisi, burada iktisadi özgürlüklere kısıtlama getirilmekte. Firmalar spesifik bir teknolojiye adapte olmaya zorlanarak, şirket işletme modeli için en uygun kararı kendilerinin vermesi yerine iktidar tarafından belirlenmekte ve bu da şirketlerin otonomisini kısıtlamaktadır. İkincisi bu uygulama POS makinesini zorunlu kılarak mülkiyet haklarını ihlal etmekte ve işletmelerin kendi mülkiyetindeki kaynakları nasıl kullanacağına iktidarca karar verilmektedir. Ödeme sisteminin adapte edilmesine piyasanın kendisi karar vermediği bu tür müdahaleler piyasayı tahrif etmektedir. Üçüncüsü POS cihazı alımları ve her bir ticari işlemde ödemek zorunda kalınan banka komisyonları firmanın maliyetlerini artırmaktadır. Nitekim firmalar işlemden alınan komisyonların oldukça yüksek olduğuna işaret etmekte ve firmaların maliyetleri oldukça artmakta. Örneğin akaryakıt firmaları bazı bankaların aldığı komisyon ücretlerinin yüksekliği nedeniyle POS cihazlarında azaltıma gitmekte. Ayrıca firma tarafı bu artan maliyetlerin bir kısmını tüketiciye yansıtmakta ve böylece hem üretici tarafı hem de tüketici tarafı bu durumdan zarar görebilmektedir. Tüm bu ihlal ve maliyet artışlarının varlığında, nakit tercihini cezalandırmak piyasa mekanizması ile çelişen oldukça  sıkıntılı bir durumu işaret etmekte. Bu tarz müdahaleler ayrıca Mehmet Şimşek’in piyasacı bir zihniyetten ziyade pragmatist bir zihniyette olduğuna deliller de sunmaya devam etmekte.

* Dr. Caner Gerek



[1]https://oad.org.tr/yayinlar/arastirma-turkiyede-liberal-degerler-2024/

2 https://tr.euronews.com/2024/10/02/sinan-ates-davasinda-karar-aciklandi-11-saniga-hapis-cezasi-verildi

3 https://www.bbc.com/turkce/articles/cly474xlw0wo

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Özgürlük GündemiÖzgürlük Gündemi

BÜLTEN SAYISI

Türkiye Toplumunun Hukuk Devleti Talebi Var mı?

Sinan Ateş Davasında Karar Açıklandı, Mehmet Şimşek'in Nakit Tercihine Müdahalesi, Türkiye Toplumunun Hukuk Devleti Talebi Var mı?

08 Eki 2024

Türkiye Toplumunun Hukuk Devleti Talebi Var mı?

YAZARLAR

Özgürlük Gündemi

Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.

İLGİLİ OKUMALAR