Merhaba, ben... Büşra Erkara

Merhaba, ben... Büşra Erkara

Senin sormayı sevdiğin bir soruyla ve bu soruya yüklediğin anlamla başlayalım: Nasılsın?


Merhaba! Ben bu soruyu sormayı gerçekten seviyorum. Yüz yüze görüştüğüm insanlar için bunun farklı versiyonları var; akşam saatlerinde buluştuysak "Günün nasıl geçti?", seyahat ediyorsak "1-10 skalasında ne kadar açsın?" gibi. Bir hâl dedektifliği durumu.

Bu soruya yüklediğim bir misyon var, ondan bahsedince anlam da kendiliğinden ortaya çıkacak gibi: "Nasılsın?" öylesine sorduğumuz ve cevapladığımız bir şey değil, kendi kendimize ve karşımızdakine samimi bir güncelleme verebileceğimiz bir geçiş noktasına dönüşmeli bence. Ve asıl cevabım, şu an iyiyim. Düdüklü tenceredeymiş gibi geçen bir haftanın sonunda, bugün biraz boş zamanım var ve hava güneşli.

Tam şu an Büşra’yı ve Tutto’yu biraz daha tanımak isteyebiliriz...


Tutto'dan başlayayım (soyadı: Aposto : )) Tutto, Ocak 2021'de doğdu, ismini nasıl tonlandığına göre "Her şey yolunda mı?/Her şey yolunda" olarak çevrilebilecek "Tutto a posto" ifadesinden alıyor ve iki haftada bir gelen kutularında beliriyor, bir de @tutto.ist adresinde bir Instagram hesabı var. Ben 10 yıldır farklı medya kuruluşları ve kültür-sanat kurumlarında çalışan bir yazar ve editörüm, kariyerim New York'ta başladı, son üç yıldır İstanbul'da devam ediyor. Tutto'nun nasıl bir alan olacağını düşünürken bülteni evimin mutfağı gibi hayal ettim. Her şeyi konuşabiliriz ama konular değişebilir, yemek odasında duruşumuza, ne söylediğimize dikkat ederek yemek yerkenki gibi değil, kesme tahtasından bir dilim bir şey alıp ağzımıza atarkenki diyaloğu arıyorum. Bülteni yazarken o haftalarda aklımda ne varsa ona yer veriyorum, şu ana kadar beliren bazı başlıklar ve sorular: Astrolojiye inanmak (ve astroloji nedir/ne değildir), iklim acil durumu gerçeğiyle yaşarken çocuk yapmak etik midir, bir kadın yazarı ararken karşılaştığım St. Moritz logosunun tarihçesi. O haftanın temasına göre gözüme çarpan, beğendiğim yazı ve fotoğraf serilerine link veriyorum, yine o temaya dokunan, daha önce yazdığım yazıları okurlarla paylaşıyorum. Her bülten "veda busesi" diye kısa ve tatlı bir hikâyeyle bitiyor. Bu arada yakın zamanda "sınırlar" temalı bir bülten yazacağım, başka bir ülkeye vatandaşlık alma niyetiyle gitmiş, sonra vazgeçip geri dönmüş birileri varsa bana bir ses edebilir mi? Türkiye'de ne olursa olsun başka bir ülkeye taşınmaya hiç niyeti olmayan varsa onlar da yazabilir.

Bülten tanıtımındaki “dünya yanarken kafiyeleri unutmamak” ifadesi ilgimizi çekti. Aklımıza şöyle bir soru geldi: Büşra dünyayı ne kadar umursuyor? Katman katman; yarın ne yapacağını, başkalarının ne dediğini ve yaptığını, geride ne bıraktığını, gezegenin geleceğini… Ve son olarak, gerçekten “dünya yanarken kafiyeleri unutmamak” için çabalamalı mı? Ne anlayalım buradan?


Sevgili Playground, kısa cevabım: Bir of çeksem karşıki dağlar yıkılır.

O kadar kısa olmayan cevabım: Dünyayı kendimce, duyarlı ama bencil bir şehirli kadar umursuyorum, ama bu umursamanın ne kadar yeterli olduğunu her gün sorguluyorum. 20 yıldır vejeteryanım, son iki aydır vegan beslenebildiğim zaman vegan seçimler yapıyorum, özellikle evde olmak bunu çok kolaylaştırdı. Gerçekten ihtiyaç duymadığım şeyleri almıyorum. Araba kullanmıyorum. Ama bunlar yeterli değil, dünya o kadar hızlı kötüye gidiyor ki, herkesin iklim aktivisti olması gerek. Devlet tarafında, kanun bazında değişmesi gereken çok şey var, uzun vadedeki ilerlemelerin buna çok bağlı olduğunu biliyorum, belki benim payıma düşen Yeşiller'e gönüllü çeviri desteği vermektir. Benim içinde büyüdüğüm kuşak, Y kuşağı, kendisi için bitmek bilmeyen bir iş güç/hayatta kalma mücadelesiyle yetişkin oldu. Çok şükür bizim tükenmiş kuşağa "ya hep beraber ya hiç birimiz"in gerçekliğini hatırlatan bir sonraki kuşak var.

Ve son olarak, "dünya yanarken kafiyeleri unutmamak" çok önemli. Bu benim için bazen yürüyüşe çıktığımda telefonumu elimden almak kadar basit. Hayatlar o kadar "en acil" meseleyle ilgilenmemizi istiyor ve o yapılacaklar listesi o kadar bitmiyor ki kafiyelere bilinçli bir alan açmak zorundayız. Bence.

Okurlarınla aran nasıl? Sence seni kimler okuyor, neden okuyor?


Tutto'yu kimin okuduğunu her zaman merak ediyorum ve her bülteni Tutto'nun çift yönlü bir yol olduğunu hatırlatarak bitiriyorum. Bülteni okuyan birinden e-posta aldığımda gerçekten mutlu oluyorum, yeni bir bakış açısı ve hayatla tanışmış oluyorum çünkü. Bence bültenleri hayatla ilgili benzer hassasiyetleri olan, detaycı insanlar kafiyeleri sevdikleri için okuyor.

Çağrışımları seviyoruz. Üç maddeye, üç kısa çağrışım yanıtı bekliyoruz:


İtalyanca: Bir gün.

Müze: Huzur.

Otessa Moshfegh: "Homesick for Another World"


Tutto'ya buradan kayıt olabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto PlaygroundAposto Playground

BÜLTEN SAYISI

🎨 Aposto!'nun renkleri

Platformun yenileri ve editörlerin favorileri burada. Keyifli okumalar!

13 Mar 2021

Osman Soylu

YAZARLAR

Aposto Playground

Yeni içerik ve format denemeleri yaptığımız deneysel yayınımız. Ne zaman, ne şekilde, ne içerikte geleceği belli değil. Yepyeni maceraların emekleme adımlarını görmek isteyen beta kullanıcılarının kayıtlarını bekliyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR