"Mesele Gençlik": Gelecek Partisi ne diyor?


Mintus ’la sahip olunamayana sahip olun Sanat yatırımın yeni yolu: Mintus Sanat, uzun yıllardır estetik değerinin yanı sıra kâr marjı yüksek bir yatırım aracı olarak değerlendiriliyor. Öyle ki ekonomik dalgalanmalar ve artan enflasyon da göz önünde bulundurulduğunda, sanat yatırımı pandemiyle beraber yükselişe geçmiş durumda. Fakat yükselişteki çağdaş sanat pazarı oldukça dar bir kitleye hitap ediyor ve önemli eserler ancak az sayıda koleksiyoner ve kurum tarafından satın alınabiliyor – ta ki Mintus ’a kadar . Nedir? Londra merkezli Mintus , yüksek değerli sanat eserlerini denetlenebilir ve şeffaf bir şekilde kitlelerin erişimine açan bir online sanat yatırım platformu . Mintus, milyonlar değerindeki tablolardan hisse satın almayı ve dünyanın en önemli eserlerine toplam değerlerinin çok altında yatırım yapmayı mümkün kılıyor. Siz de kendinize 65 milyon dolar değerindeki sanat pazarından bir pay ayırmak için Mintus’ta yatırım yapmaya başlayabilirsiniz. Neden önemli? Sanat eserlerini küçük paylara ayırarak halka arz eden Mintus, ayrıcalıklı sanat yatırımına “demokratikleşme” ve şeffaflık getirmeyi amaçlıyor. Hem sanat, hem yatırım anlayışımıza yeni bir soluk getiren Mintus’u daha yakından tanımak için bu bağlantıyı ziyaret edebilir; aynı zamanda sosyal medya kanallarına ulaşabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Gelecek Partisi Gençlik Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Gözel ile geçen hafta Arayüz Kampanyası'nın "Mesele Gençlik" etkinliğinin ilk bölümünde bir araya geldik. İstanPol Enstitüsü'nden Seren Selvin Korkmaz'ın moderasyonundaki etkinlikte Gözel, oldukça zorlayıcı soruları detaylıca yanıtladı.
Her partinin "Gençliği önemsiyoruz" dediğini ifade eden Gözel, önemli olanın söylem değil, eylem olduğunu ifade ederek lafa başladı. Gelecek Partisi'nin sahada gençlerle diyalog kurduğunu, her toplantısında da gençlerin sorunlarını ele aldığını anlattı. Gençlerin de Genel Başkan Ahmet Davutoğlu'nu sosyal medyada takip ettiğini söyledi.
"Yaş 25 olunca işler değişiyor"
Gözel, partisinin bir fikri duruş sergilediğini, gençler arasındaysa daha radikal söylemlere sahip partilerin popüler olabildiğini ifade etti. Kürtçülük, İslamcılık, Türkçülük gibi akımların 25 yaş altında daha fazla destek gördüğünü, 25 yaşına gelinceyse hayatın gerçekleri karşısında ekonomik kaygılar oluştuğunu, kendilerine destek veren gençlerin de en çok 25-35 yaş arasında olduğunu anlattı. Partinin yakında gençlerin tüm sorunlarına kapsamlı çözümler içeren bir eylem planı açıklayacağını duyurdu.
"Gençlerin sorunları"
Türkiye'nin her yerinde genç işsizliğinin gözle görülür hâle geldiğini ifade eden Gözel, yurt yetersizliğinin ve gençlerin barınma sorununun altını çizdi. Barınma konusunun kimsenin inisiyatifine bırakılmayacağını, devletin her genç için yurt ya da barınma desteği sağlamakla yükümlü olduğunu savundu. Cemaat yurtları konusundaki soruya ise "devletin pedagojik, psikolojik ve sosyolojik denetimi şartıyla cemaatlerin de yurt açabileceğini, kimsenin istemediği bir yerde kalmaya zorlanamayacağını" söyleyerek yanıt verdi. Festivallerin birer birer iptal edilmesinin de özgürlüğe müdahale olduğunu ifade etti.
Kimlik politikaları
Gözel, gençlerde ülkeye aidiyet veya bir kimlik problemi gözlemlemediğini, gençlerin kendi aralarındaki sosyal ortamlarında da kimlik çatışması olmadığını söyledi. Moderatör Korkmaz da kimlik problemlerinin aciliyeti artan güvencesizlik sorununun gerisinde kalabildiğini ya da dile getirmekte çekince oluşabildiğini, Türkiye gibi kutuplaşmış ülkelerde kimlik politikalarının siyasi mobilizasyonu sağladığını ifade etti.
Gözel, "Muhafazakâr gençlere daha mı fazla hitap ediyorsunuz?" sorusuna üye haritalarındaki çeşitliliği anlatarak yanıtladı; ancak tüm muhalefetin esas ikna etmesi gereken grubun AK Partililer ve MHP'liler olduğunun altını çizdi.
Gençlerin siyasete katılımının artması gerektiğini savunan Gözel, gelecek kaygısının, maddi yetersizliğin ve fişlenme endişesinin gençleri siyasetten alıkoyduğunu belirtti.
Zor sorular
Gözel'e kendilerine sahada "CHP ile işbirliği yapmasanız destek olabilirdik ama şimdi olmayız" diyen bir kitlenin var olup olmadığını sordum. Yanıt, "Var, gençler arasında da var." oldu. Altılı masanın Türkiye’nin ihtiyacı olan demokrasi için ne kadar elzem olduğunun topluma daha iyi anlatılmasının önemini vurguladı. Gelecek Partisi’nin hiçbir partiyle görüşmeye kapısını kapatmadığını, varılan her mutabakatın çok kıymetli olduğunu, rekabetin ayrışılan noktalar üzerinden daima süreceğini vurguladı.
Gözel, katılımcıların Davutoğlu’nun Suriye ve sığınmacılar konusundaki politikalarına yönelik eleştiriler içeren sorularına da partinin Suriye’de kapsayıcı bir geçiş hükümeti kurulmasını öngören raporunu anlatarak yanıt verdi. Sığınmacıların geri dönüşü için radikal değil, ayakları yere sağlam basan politikalar izlenmesinin önemini vurguladı.
Benzer şekilde, Davutoğlu’nun Başbakanlık görevini yürüttüğü 2015 yazında yaşananlara dair eleştirel sorulara da "Davutoğlu'nun o dönem özellikle Güneydoğu'da devlet-millet buluşmasını sağlayarak daha da acı olaylar yaşanmasının önüne geçen kişi olduğu" teziyle cevap verdi. "Hakaretmiş gibi kullanılan Serok Ahmet (Başkan Ahmet) sözünün bölgede çok olumlu bir karşılık bulduğunu, partiye en çok rağbeti de Doğu ve Güneydoğu Anadolu'da gördüklerini" ifade etti.
"Talan, yalan ve yolsuzluk düzeni kuran AK Parti'ye hakkını helal etmediğini" ifade Gözel, hükümetin seçime doğru ayaklanma çıkması ve seçmeninin konsolide olması amacıyla daha da ötekileştirici adımlar atabileceğini öne sürdü. 6 milyon yeni seçmenin 3 milyonunun oy kullanmayabileceğine dair araştırmalar olduğunu, gençlerin seçime katılımı için çalıştıklarını ve çalışacaklarını söyledi.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Dünya Refah Ligi, Küresel Haklar Endeksi, Diyanet'e güven
31 Ağu 2022

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



