

Odeabank’ın “Eşit Masallar” projesiyle çocuklar eşit yarınlara uyansın
Problem: Toplumsal cinsiyet, her bireye belirlenen kalıplarda yaşama zorunluluğunu dayatır. Herkes bireysel tercihlerini bu kalıpların içinde şekillendirmeye zorlanır.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Adil Karaismailoğlu geçtiğimiz günlerde Twitter hesabından "İstanbul'da metronun yeni simgesi!" notuyla İstanbul'da metro simgesinin U olarak görüldüğü bir görsel paylaşmıştı. İstanbul Büyükşehir Belediye Sözcüsü Murat Ongun da bu paylaşımı alıntılamış ve aşağıdaki ifadeleri kullanmıştı.
“Sayın bakan, İstanbul’daki metronun simgesi 1992’den beri M’dir. Siz İBB’de görevdeyken de öyleydi, İstanbul’da en çok metro yapılan bu dönemde de M olarak kalacak. Hizmet İstanbul’a hizmettir, ayrıştırmak hiç hoş değil.”
Bakan Karaismailoğlu'dan dün başka açıklamalar geldi.
Adil Karaismailoğlu ne söyledi?
Bakan Karaismailoğlu dün U ve M harflerinin kafa karışıklığı yaratıp yaratmayacağına ilişkin bir soruya "Niye karışsın ki? Altında metro yazıyor zaten. Biz işin kendisine odaklanalım. İstanbul'da yedi tane büyük metro işi yapıyoruz. 103 kilometre, bunun Türk lirası karşılığı 60 milyar liradır ama karşı taraf hiçbir iş yapmadı. Sırf algı operasyonları yapan bir yönetim var. O yüzden bundan rahatsız oldular. İstanbul dünyanın aynı anda en çok metro yapılan şehri. Ama bunları da Ulaştırma Bakanlığı yapıyor. Bunu herkesin bilmesi lâzım. Hiç kimsenin emek hırsızlığı yapmaması lâzım." yanıtını verdi.
Bakan’ın açıklamaları aşağıdaki ifadelerle devam etti.
"Tepki vereceklerine ellerindeki işleri yapsınlar. Bir an önce ellerindeki metroları bitirsinler. Yaptıkları bir tane metro projesi, tamamladıkları bir tane metro projesi var mı? Onlara baksınlar."
Gazete Duvar'dan Aynur Tekin'in haberine göre UAB tarafından yürütülen projelerle kesişen İBB'nin işlettiği metro hatlarının olduğuna dikkat çekerek uygulamanın pratiğe geçmesinin zor olduğunu düşünen İBB Sözcüsü Murat Ongun konuyla ilgili "Belediye devletin rakibi değil ki sonuçta. Belediye de devletin bir parçası. Bu bir hizmet meselesidir. Burada yurttaşlar bunu Ulaştırma Bakanlığı mı yapmış İstanbul Büyükşehir Belediyesi mi yapmış diye bakmaz, hizmet var mı diye bakar. Mesele budur.” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu ve merkezî yönetim
İBB yönetimi, ana muhalefet ve muhalif medya; Ekrem İmamoğlu'nun önerdiği projelerin büyükşehir belediye meclisinde AK Parti grubu tarafından engellendiğini savunuyor.
- İBB'nin İstanbul'a bin yeni taksi plakası teklifinin reddine,
- 300 yeni otobüs alımı için bulunan dış kredinin 9 aydır hükümet onayı beklediğine,
- İBB'nin Haydarpaşa ve Sirkeci garları ihalesine katılmasının engellendiğine,
- Halk Ekmek büfelerinin sayısının artırılmasına yönelik girişimlerin reddedildiğine,
- Taksim Meydanı projesinin 2 No'lu Koruma Kurulu gündemine 208 gündür alınmadığına dikkat çekiliyor.
AK Parti yetkilileri ise İBB yönetimini "bahane üretmekle, asıl işlerini dahi yürütemez hâlde olmakla" suçluyor ve İBB meclisinde AK Parti grubunun engel çıkardığına yönelik iddiaları reddediyor.
Perspektif
Şehir planlama ve yerel yönetimler uzmanı Prof. Dr. Savaş Zafer Şahin, orman yangınları döneminde katıldığı bir canlı yayında Türkiye'deki yerel yönetim sistematiğinin içinde çok sert ve gündeliği etkileyen, hiçbir zaman gerçek sorunların üzerine gidemeyen bir yerel yönetim yapısı ortaya çıkaran bir siyasi girdi olduğunu savunuyor.
Özellikle yangınlar döneminde yerel yönetimlerle merkezî hükümet arasında yaşanan sorumlu arama tartışmalarının ve eş güdümsüzlük iddialarının köklerinin sekiz yıl önce değişen Büyükşehir Yasası'na dayanabileceğine işaret ediyor. Örneğin Ankara'nın değişiklikten önce 8 bin kilometrekare olan hizmet sorumluluğunun yasayla ekolojik hassas bölgeleri, kırsal alanları, tarım üretiminin sürdüğü yerleri de içeren 24 bin kilometrekareye çıktığını; böylesine büyük genişlemelerin büyükşehir belediyelerini devasa bir hizmet yükümlülüğüyle karşı karşıya bıraktığını ifade ediyor.
Yasanın "yerelde aşırı merkezîleşme getirdiğini, büyükşehir-merkezî idare, büyükşehir-ilçe, ilçe-ilçe ilişkilerini yok saydığını, ya da yetkiyi bir tarafa atarak çözmeye çalıştığını" söyleyen Şahin, yasanın "baştan siyasi öngörü yasası olduğunu ve değişikliklerin hep siyasi duruma göre yapıldığını" savunuyor. Şahin, daha etkin kaynak kullanımı ve çözümler için Türkiye'deki bütün kamu hizmetlerinin dünyadaki örneklerle karşılaştırılarak çalışılacağı bir yapıyı öneriyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Herkese günaydın. TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 2021 son çeyrekte enflasyonun düşüş eğilimine gireceğini öngörüyor. Ermenistan Başbakanı Paşinyan Türkiye'yle ilişkileri iyileştirmeye sıcak bakıyor.
09 Eyl 2021

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




