Mezuniyeti neden bu kadar önemsiyoruz?

Lise mezuniyeti, çocukluğun ve ergenliğin bitişi; genç yetişkinliğin başlangıcı.

Okul öncesi, ilkokul, ortaokul, lise, üniversite… Eğitim hayatımız boyunca farklı kademelerde farklı mezuniyet anları yaşıyoruz. Tüm mezuniyetler ardımızda bıraktığımız ve önümüze çıkacak anları, başlangıçları ve bitişleri, netliği ve bilinmezliği içinde barındıyor. Mezun olan veya ol(a)mayan eğitimin farklı paydaşlarıyla yaptığımız birebir görüşmelerde mezuniyete dair sorular sorduğumuzda akla gelen anılar daha çok lise ve üniversite mezuniyeti üzerine yoğunlaştı. 

Lise mezuniyeti, çocukluğun ve ergenliğin bitişi; genç yetişkinliğin başlangıcı. Birçok öğrenci için ebeveynlerinden ayrılma ve “kendi başına kalma” vakti. Üniversite mezuniyetiyse, onlarca bireysel, toplumsal, psikolojik, sosyal ve ekonomik kaygıyla farklı arka planlardan gelen öğrenciler için ihtimaller ve ihtimalsizlikler; ümitler ve ümitsizlikler; gelecek ve geleceksizlikler; hayaller ve hayatlar olarak karşımıza çıkıyor.

“Mezuniyetin önemi, başladığın işi bitirebilmek. Kendine olan güvenini, özsaygını kazanıyorsun orada. ‘Başladığım işi bitiremedim’ kaygısıyla bir şey yapmak var, ‘Tamamladım ben bu işi,’ diyerek temiz bakmak var, bu önemli.” - Hacettepe Üniversitesi Arkeoloji Bölümü mezunu, İstanbul

“Bence mezun olmak hiç önemli değil; çünkü eğitim sistemimiz mantıksız... Hepimiz ne için yaptık? Meslek sahibi olalım, diye. Bizde mezuniyetin olayı, işini eline al, paranı kazan. Halbuki çok yanlış. Mezuniyetin sana kattığı ne var? Senin kendi uğraşınla kazandığın şeyler var. Dünya görüşün, arkadaşların...” - Marmara Üniversitesi Hukuk Bölümü mezunu, İstanbul

“Mezuniyetin önemi bence mesleğe göre değişiyor. Hukuk, tıp gibi bölümler için mezun olmak, diploma önemli. Mezuniyet sana bir meslek veriyor. Diğerlerinde mezun olduğun bölümle yaptığın mesleğin alakalı olması şart değil. Ben politika mezunuyum fakat bankacılık yapıyorum. Mühendislik mezunu arkadaşlarım da diş macunu pazarlıyor. Türkiye’de meslek mezun olduğun okulda veya bölümde değil girdiğin işte işi yaparken öğreniliyor.” - Boğaziçi Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu, İstanbul

Tüm bu mezuniyetlere dair süreçlerin dışında kalanlar da var. Eğitim hakkından tamamen veya kısmen mahrum bırakılan, örgün eğitimde devam etme seçeneği sunulmayan veya devam etmek istemeyen, farklı sebeplerle ilkokuldan, ortaokuldan, liseden veya üniversiteden mezun ol(a)mayan kişiler de benzer kaygıları yaşıyor. Mezun olsak da ol(a)masak da ihtiyaçlarımızı karşılayarak hayatı sürdürebilme, sosyal hak ve özgürlükleri yaşayabilme ve var olabilme mücadeleleri, içinde bulunduğumuz ülkenin ve toplumun bir gerçeği.

2020 yılı TÜİK verilerine göre Türkiye nüfusunun % 15.4’ünü oluşturan 15-24 yaş grubunda 12 milyondan fazla genç bulunuyor. Mart 2021'e dair TÜİK verilerine göre her 4 gençten 1’i işsiz. Bu oran, Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ortalamasının altında. OECD ülkelerinin genç işsizlik oranı yüzde 14. Eğitimli genç işsizliğe baktığımızda her yıl 900 bini aşkın öğrenci mezun oluyor ve bugün Türkiye'de 1 milyondan fazla üniversite mezunu işsiz var. 

2021 Ocak'ta yayımlanan “Türkiye’de Gençlerin İyi Olma Hali” araştırmasına göre, iş arayan gençler, en memnuniyetsiz ve en umutsuz hisseden grup. Bu grubu, çalışan gençler ardından da ev gençleri takip ediyor. Öğrenciler ise yaşamlarından en memnun ve umutlu olan grup.

Tüm bu verilerin arkasında yatan dayanışmamızı, yaşantılarımızı, duygularımızı, kaygı, heyecan ve umutlarımızı göstermeye yetmediği âşikar. Mevcut durumu iyileştirmeye çalışan pek çok program, kurum, platform, mezun dernekleri ve inisiyatifleri var. Eğitimin tüm paydaşları olarak, daha farkında, daha adil, daha eşit, daha kapsayıcı, daha barışçıl ve yaşanabilir bir dünya için mücadele alanlarımızı birlikte sürdüreceğiz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

#3: mezuniyet hâli

eğitimde üçüncü hâlimiz: mezuniyet hâli.

25 Haz 2021

#3: mezuniyet hâli

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR