Mihail Gorbaçov’un Sarhoşluk ve Alkolizm ile Mücadele Kampanyası ve Etkileri, 1985-1988

Gorbaçov seçilmesinden iki ay sonra, halkın kendisine verdiği desteğin de etkisiyle Sovyet toplumunun günlük hayatını oldukça değiştirecek alkolizmle mücadele kampanyasını gündeme aldı.
Mihail Gorbaçov’un Sarhoşluk ve Alkolizm ile Mücadele Kampanyası ve Etkileri, 1985-1988

Yazı: Deniz Tunç Kalyoncu

Annem Svetlana’ya

Sovyetler Birliği’nin dağılışının 30. yılına giderken, hikâyenin farklı veçhe ve sonuçları ile 90’lı yılların karmaşasının detayları farklı çalışmalarda aktarıldı; sorulara yeni cevaplar, cevaplara yeni sorular bulundu. Geldiğimiz noktada bazılarına göre yetmiş yıllık bir imparatorluğun, bazılarına göre ise sosyalizm tarihinin bu ilginç deneyimi, kafaları kurcalamaya ve insanları araştırma yapmak konusunda teşvik etmeye devam ediyor. Bu alana bir katkı olması adına Gorbaçov döneminin belki de en radikal uygulamasından bahsedip, 1985-1988 yılları arasında gerçekleştirilen “Sarhoşluk ve Alkolizm ile Mücadelenin Güçlendirilmesi” programının sürecini ve sonuçlarını Sovyet toplumunun dönüşümü perspektifinden aktarmaya çalışacağım.

Rusya’nın tarihsel arka planına baktığımızda, devletin içki üzerinde tekel yaratma isteği, merkezileşen ve özellikle vergiler üzerinde hakimiyet kurmaya çalışan diğer Avrupa ve dünya ülkelerinin uygulamaları ile benzerlikler gösterir. Rusya’daki yönetici sınıf, elinden geldiğince yeni gelir kalemleri yaratmaya ve halkın tüketim maddelerini vergilendirmeye çalıştı; Sovyetler Birliği de planlı ekonomiyi tesis eden bir devlet olarak bu gelenekten vazgeçmedi.

Kasım 1982’den Mart 1985’e Sovyetler Birliği, üç liderini görevleri başında hayatlarını kaybetmeleri sebebiyle değiştirmek zorunda kaldı(1). Bu kaotik dönemin ertesinde seçilen Gorbaçov, diğer genel sekreterlere göre daha genç olması ve değişimi müjdeleyen söylemleriyle halk tarafından coşkuyla karşılandı. Hiç değilse Sovyet halkı, kısa zaman içerisinde televizyonda yeni bir cenaze töreni daha izlemeyeceğini düşünüyordu.

Yegor Ligaçov ve Mihail Gorbaçov, Sovyetler Birliği Komünist Partisi 26. Kongresinde, 5 Mart 1986
Fotoğraf: Yuri Abramoçkin/Sputnik

Gorbaçov’un kampanyasını destekleyen mitinglerden bir kare, göze çarpan pankart ise “İçki ve sosyalizm bağdaşamaz.”, 1987
Fotoğraf: Andrey Stolyarov/Ria Novosti


Gorbaçov, seçilmesinden iki ay sonra, insanlar üzerindeki bu meşruiyetinin de etkisiyle Sovyet toplumunun günlük hayatını oldukça değiştirecek bir kampanyayı gündeme aldı. 7 Mayıs 1985’te Sovyetler Birliği Komünist Partisi Merkez Komitesi’nin ve Sovyetler Birliği Bakanlar Kurulu’nun “Sarhoşluk ve Alkolizmin Üstesinden Gelmek, Kaçak İçkiyi Ortadan Kaldırmak Adına Önlemler” başlıklı kararları kabul edildi.(2) 16 Mayıs 1985’te kararların son hali Sovyetler Birliği Yüksek Sovyeti tarafından “Sarhoşluğa Karşı Mücadeleyi Güçlendirmek Üzere” olarak ele alındı(3) ve ertesi gün kararlar “Sarhoşluk ve Alkolizm ile Mücadelenin Güçlendirilmesi” başlığıyla tüm gazetelerde yayımlandı.

1 Haziran 1985’ten itibaren uygulanacak yeni kurallara göre içki alma yaşı 18’den 21’e yükseltilecekti, şarap ve diğer alkollü içkilerin reklamları yasaklanacaktı, içki üretimi radikal derecede kısıtlanacaktı, votka satışı yapan birçok yer kapatılacaktı, birliğin önemli şarap üretimini karşılayan Rusya’daki, Ukrayna’daki, Moldova’daki, Ermenistan’daki ve Gürcistan’daki üzüm bağları ve üretim tesisleri bir anlamda yok edilecekti.(4) Saat 14.00’ten önce restoranlarda içki satışı yapılamayacaktı, normal içki satışı da ancak

14.00-19.00 saatleri arasında mümkün olabilecekti; diğer bir deyişle, artık sadece herkesin çalıştığı esnada içki satışına izin veriliyordu. Ağustos ayında içki fiyatları %25 arttırıldı, fiyat artışı farklı zamanlarda tekrarlanmaya devam etti. Ortalama maaşın 196 ruble (bazı kaynaklara göre 190,1) olduğunu hesaba kattığımızda, bir şişe votkanın fiyatı 4,7 rubleden 9,1 rubleye dayandı. Tüm bu kısıtlamalar, Gorbaçov’a “Mineralnıy Sekretar veya Min-Sek” (mineral sekreteri)(5) ve hatta daha ileri giderek “Sokin Sın” (meyve suyu çocuğu diye düşünülebilecek ama bir harf oyunuyla aslında o. çocuğu) lakaplarının verilmesine yol açtı. Tabii, Gorbaçov’un ortaya koyduğu uygulamanın neden özgün olduğunu da tartışmamız gerekiyor.

Çarlığın son döneminde II. Nikolay, savaşın da etkisiyle 1914’te büyük bir içki kısıtlamasını yürürlüğe koydu; votka ile başlayan kısıtlama zaman içerisinde şarap ve bira üzerinde de etkili olacaktı.(6) Diğer taraftan tüm Sovyet liderleri de kendilerince bir içki politikası geliştirdiler ve dönem dönem üretimi ve tüketimi baskılayıcı da olacak şekilde bu politikaları uygulamaya çalıştılar. Lenin’den Stalin’e hem votka üretiminde devletin tekel kurma çabası hem de tüketimi bir anlamda azaltma hedefi Hruşov’un 1958’de içki fiyatlarını arttırması, 1960’ta ilk defa kaçak içki üretiminin ceza kanununda kendisine yer bulması, mücadele örneklerinden bazılarını oluşturdu.(7) Brejnev döneminde vergilerin tekrar yükseltilmesi, özellikle çocuklar arasında da yaygınlaşan alkolizmle mücadele, durumu biraz daha ileriye götürdü. Yine de Brejnev döneminde içkiden elde edilen gelir 100 milyar rubleden 170 milyara yükselmişti.(8) Gomkomstat’ın (Devlet İstatistik Ajansı) verilerine göre 1960-80 arasında alkol tüketiminden dolayı ölümler %47’ye yükseldi.(9) 1970’lerin sonunda içki tüketimine bağlı ölümler yılda 370-400 bin civarında seyrediyordu. Alkol zehirlenmesinin yanında yine devlet istatistiklerine göre alkol tüketimine bağlı cinayetlerin oranı %23,7 iken, intiharların oranı %27,7’ydi.(10) İçki tüketiminin ve bağımlığının verimlilikte yarattığı düşüş 1980’deki çalışmalara göre %8-9 civarındaydı.(11) Bu dengenin diğer tarafında, en iyi ihtimalde bile, içkiden elde edilen gelir, merkezi bütçenin neredeyse en az %10-11’ine tekabül ediyordu. Kısaca, ortada Meksika açmazını andıran bir durum söz konusuydu.

17 Mayıs 1985 tarihli Pravda gazetesi

Yine 1987 tarihli Gorbaçov’un kampanyasını destekleyen mitinglerden bir kare

Russkaya vodkasının maketini ateşe veren bir kadın, 1985


Andropov’a geldiğimizde iki önemli sorunun bu mücadeleyi etkin kılmaya ket vurduğunu görüyoruz. Bunlardan ilki, yıllar boyunca uygulanan fiyat değişiklikleri mekanizmasının Çarlık yıllarındaki Rus toplumunda veya SSCB dönemindeki Sovyet halklarında bir caydırıcı etki yaratmayıp, halkın evde içki üretiminde (samogon) ustalaşmış olması hem de Sovyet ekonomisinin ucuzlayan petrol fiyatları karşısında bir de içkiden elde edilecek geliri bırakmaya hazır olmamasıydı. Böylece Andropov, içki ile mücadeleyi farklı bir bahara bırakarak, 1983’te Andropovka adı verilen ucuz votkaları tanıtmış oldu. Gorbaçov’a gelene kadar, parti ve Sovyet liderliği sorunun farkındaydı ama tespitin veya birtakım etkisiz komisyonların ötesinde büyük adımlar atmamıştı.

Gorbaçov’un politikası ise, öncüllerinin uygulamalarını benimsemekle birlikte, kurumların kullanıldığı, cezai ve idari yaptırım mekanizmalarını da kapsayan bir mücadeleye, yalnızca tüketimi kontrol altına almaya çalışan değil aynı zamanda toplumu dönüştürmeyi de amaçlayan bir politikalar bütününe dönüştü. Kampanyanın fikir babası olarak adlandırılan Ligaçov’a ve uygulayıcısı Gorbaçov’a göre, ancak ayık bir toplum reform yapabilme gücünü kendinde bulabilirdi. Bu durum, perestroyka (yeniden yapılanma), glasnost (açıklık) politikalarına da sonuçlarından bağımsız ahlaki bir başlangıç atfediyordu.

Devletin bu paternalist uygulamasının sürekliliğini sağlamak adına elbette toplumda da bir örgütlenme yaratılmaya çalışıldı. 25 Eylül 1985’te “Ayıklık Mücadelesi için Tüm Birlik Gönüllü Topluluğu” kuruldu. Topluluğun üç yıl içinde 14 milyondan fazla üyesi, birliğin bütününde 428 bin kadar şubesi olacaktı.(12) Diğer taraftan yine o tarihlerde Sovyet toplumunda yaklaşık 170 milyon kişi içki içme yaşına erişmişti ve bu kültürün bir parçasıydı. Aslında başlangıçta toplumun büyük bir kesimi de kampanyaya desteğini açıklamıştı, en azından “sarhoşluk” ile mücadele destekleniyordu. Özellikle kadınlar ve çocuklar, ev içi şiddetin önlenmesi ve alkolizme bağlı boşanma oranlarının azalacak olmasından ötürü Gorbaçov’un kampanyasına sahip çıktılar. Fakat bir süre sonra insanlar kolonyadan da içki üretmeye veya direkt kolonyanın kendisini içki yerine kullanmaya başladılar. Kolonya satışları, yasaklar sonrası yalnızca Moskova’da 1,5 kat arttı.(13) Samogon için yeterli şeker bulunamadığı durumlarda şekerin yerine geçebilecek her türlü gıda maddesi kaçak üretimde kullanılıyordu.

Kampanyanın İlerleyişi

Kampanyanın ilerleyişi ve kontrolü için kurulan komisyonun başına Yegor Ligaçov ve Mihail Solomentsev getirildi. Gorbaçov’a verilen tüm desteğe rağmen bu kararlar, politbüro içerisinde de büyük tartışmalar yarattı çünkü toplumun genelinde olduğu gibi parti yönetiminde de içki ile arası oldukça iyi olan kişiler bulunuyordu; bu cadı avı, partinin ilerleyen yıllardaki tartışmalarını da alevlendireceği gibi, halk nezdinde partiye duyulan sarsılmaz inancın da sorgulanması anlamını taşıyacaktı. Gorbaçov’un bu politikası, parti yönetiminden bu karakterleri elimine etmenin yollarından biri olarak görüldü. Bakanlıklar da bu durumdan nasibini aldı, Gosplan (Devlet Plan-lama Komitesi), Finans Bakanlığı ve Ticaret Bakanlığı içki gelirlerinin yerini nasıl ikame edeceklerini düşünmek zorunda kaldılar. Diğer taraftan Sağlık Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı yeni politikanın nasıl uygulanacağına dair süreci yürüttüler.

Toplumun geneline gelecek olursak, bu karar toplumu ortadan ikiye ayırırcasına böldü. 1985’te kişi başına 14.2 litreye ulaşan içki tüketiminde (ortalama %75 devletin satışı, %25 ev yapımı) kampanya sonrası 2,5 yılda devletin satışları %60 azaldı.(14) Bu dönüşüm denemesi, bir ahlaki mesele olarak ele alındı, halkı teşvik amacıyla temelde iki yol izlendi. Birincisi, içki tüketiminin yarattığı ev içi şiddet, ailenin dağılması gibi konular posterlerde ele alındı; içki tüketimi ayıplanması gereken bir özellik olarak topluma benimsetilmeye çalışıldı; işe sarhoş gelenler partiden uzaklaştırıldı, kamusal alanda içki içilmemesine ilişkin yasalar çıkarıldı ve düğünlerde bile içkisiz menülere yönelik birtakım kampanyalar üretildi. İkincisi ise -belki de daha ilginç bir durum olarak- içkinin sosyalizm ile bağdaşamayacağına dair politik bir söylem geliştirilmesiydi. Gorbaçov’un ve Ligaçov’un “değişimi ancak ayık bir toplum gerçekleştirebilir” inancı sosyalist değerlerle harmanlanarak halkın bu kampanyayı sahiplenmesini içeriyordu. İlk başlarda verilen desteğin daha sonrasında neden uygulanamadığını da dönemin atmosferine referanslarla açıklamamız gerekir. İçki, Sovyet toplumunun yeniden keşfettiği bir kültür öğesi değildi, tarihsel arka planı vardı ve direkt hayatın içinden bir parçaydı. Aslında mücadelenin geldiği nokta, toplumun hayat damarlarından birine karşıydı. Bir örnek vermek gerekirse, 1975 yılında çekilen “Kaderin Cilvesi veya Sıhhatler Olsun” filminde Jenya karakteri, Moskova’daki evine gitmek için yola çıkar fakat sarhoş olduğu için havalimanına gider, uçağa biner ve aslında Leningrad’da farklı bir eve girer. Bu film, her yılbaşında hem Sovyet toplumunun hem de günümüzde post-Sovyet coğrafyasının oldukça önemli detaylarından biri haline gelmiştir. Ancak 1985-87 yıllarında film yılbaşında televizyonlarda sarhoşluğu benimsettiği gerekçesiyle gösterilmedi(15). Filmden bağımsız bir şekilde aslında içki tüketimi, Sovyet toplumunun duygu ifadesinin en önemli ayrıntılarından birini oluşturuyordu. Mutlulukta ve mutsuzlukta tüketilen içkinin, yani biricik olanın bir anda kaybolması, bunun yerine bir alternatifi de zorunlu kılıyordu. Özellikle mutsuzluğu aşmak anlamında yeni değerlerin tesis edilmesi, yani sosyalizmin karakteri, belki de tekrar gün yüzünde tartışılmak zorundaydı; bir bakıma aşırı içki tüketimi, toplumdaki umutsuzluğun ve mutsuzluğun yansımalarından biri olarak da ortaya çıkar. Bu umutsuzluğu ve mutsuzluğu insanlara bıraktırıp yeni bir hayal yaratmak ise ele alınması gereken sorunların başında geliyordu. 1987’de gerçekleştirilen alkol karşıtı kampanya mitinglerinden birinde açılan “Alkol ve Sosyalizm Bağdaşamaz” pankartı da buna yönelik bir dışavurumdu ancak tahmin edildiği kadar işe yaramadı çünkü halkı mobilize etmenin yanında aynı zamanda halkın inanabileceği yeni bir değeri de politikanın sürdürülebilirliği açısından uygulamak konusunda etkili bir çözüm geliştirilmemişti; doğruluğunu veya yanlışlığını bir kenara bırakarak, parti içinde giderek artan fikri anlamda çözülmenin toplumu ikna etmek konusunda işleri zorlaştırdığını belirtmemiz gerekir. Perestroyka ve glasnost bir değişim talebinin ve değişimin anahtarı olsa bile tekerleği patlamış bir kamyonun nereye vuracağı veya nerede duracağı belirsizdi. Bu sebeple, kaçak da olsa halk içki tüketimini - petrol fiyatlarının 1986’da 12 dolara inmesi ve içkiden elde edilen gelirden vazgeçilmesi sebebiyle diğer ürünlere yapılan zamlara da rağmensürdürdü. 1985’te samogon üretmekten ötürü ceza alanların sayısı 80.000 civarındayken, 1986’da 150.000, 1987’de ise 397.000 oldu.(16) Yine devlet istatistiklerine göre 1986-87’de, 83-84’e göre 245 bin daha az kişi öldü. Diğer taraftan 86-87’de yine aynı yıllara kıyasla 431 bin daha fazla doğum gerçekleşti. Suç oranları %33 azaldı, cinayetlerde bu oran %34’tü. Ortalama yaşam süresi özellikle erkekler açısından 3 yıla yakın uzadı, 1984-85 yıllarında 62.9 iken 1987 yılına gelindiğinde artık 65.1’di.(17) Tüm bunlar, kampanyanın olumlu etkileri olarak değerlendirildi.

Öğle vakitlerinde bir içki sırası, 1985

Gorbaçov’un “alkolizmle ve sarhoşlukla mücadele” yıllarında samogon üretmekten ötürü Yoldaşlar Mahkemesi’nde (Товарищеский суд) yapılan bir duruşma, Taşkent (Özbekistan SSC), 1988. Fotoğraf: R. Nuritdinov/TASS

“Öbür dünyaya geçiş” yazılı 1988 tarihli bir Sovyet posteri


Halk ise, yasakların öncekilere kıyasla radikal bir şekilde ilerlemesine karşı çok daha fazla kaçak üretim yapmayı tercih etti. Dönemin KGB Başkan Yardımcısı, daha sonra KGB’nin başına da geçecek isim olan Viktor Gruşko, 1997 yılında yayımlanan anılarında kampanyanın çok bir büyük illegal para kazanma aracı olarak sermaye birikimi yarattığını, yolsuzluğu tahmin edilenin ötesinde arttırdığını aktaracaktı.(18) Hatta, daha da ileri bir aşama olarak, içkinin yerini ikame edebilecek uyuşturucu bağımlılığı da bu noktada artmaya başladı; Sovyet Sağlık Bakanlığı verilerine göre resmi uyuşturucu bağımlılarının sayısı 1984-90 yılları arasında 35 binden 67 bine yükselmişti.(19) Bu verilerin yanında kaydedilmeyenleri de eklediğimizde sayı katlanıyordu.

Sosyal hayatta, içki yasaklarına karşı halk arasında yeni fıkralar, şakalar belirlemeye başladı. Bunlardan belki de en ünlüsü, farklı şekillerde aktarılan ama anlamını yitirmeyen votka sırasında bekleyen öfkeli adamın hikayesidir: “Bir gün, votka için sıraya girmekten bıkan bir kişi, tüfeğini alıp Gorbaçov’u öldüreceğini söyleyip sıradan ayrılır ve bir süre sonra geri döner. Sıradaki diğer insanlar ‘Onu vurabildin mi?’ diye sorar, ‘Hayır.’ cevabından sonra ‘Neden?’ diye sorduklarında ise ‘Gorbaçov’u öldürme sırası, votka sırasından uzun.’ der.”

Kampanyanın Sonu

1988 yılı, bazı şeylerin hiç geri gelmeyecek şekilde dönüştüğü bir yıl olacaktı. 1986’dan 1988’e bir anlamda Lenin’in 1920’li yıllarda krize giren devleti çözülmekten kurtarmak amacıyla uyguladığı NEP’in (Yeni Ekonomi Politikası) yeni bir uyarlaması Gorbaçov ve parti tarafından benimsendi ve bu alanda Kasım 1986’da serbest çalışma üzerine yasa, Haziran 1987’de tarım alanında sözleşmeyi mümkün hale getiren yasa, Mayıs 1988’de ise kooperatifler yasası çıkarıldı. Ekonominin her alanında olduğu gibi içki üretiminde ve dağıtımında da özel teşebbüsler (kooperatifler) kontrolü ele geçirmeye başladılar ve yeni bir sermaye birikimi bu alanda da mümkün hale geldi. Eylül 1988’de yayımlanan Ogonyok dergisinin 39. sayısında Lev Miroşniçenko, başarısızlığı itiraf edercesine “Ülkedeki alkol sorununu bir gecede, yalnızca idari bir emirle ve kötü düşünülmüş bir kampanyayla çözmeye çalıştık.” diye yazıyordu.(20) Ogonyok, o sıralarda Gorbaçov’un glasnost politikasının bayraktarlığını yapmakla tanınmasına rağmen bu dönüş, kampanya hakkında önemli bir aşamayı belirtmekteydi. 1985’te 45 milyar ruble civarında olan bütçe açığı, 1988 yılına geldiğimizde artık 93 milyar rubleye yükselmişti(21). Tüm bunların eş zamanlı meydana gelmesi, devletin üç yıllık uygulamayı sonlandırmak zorunda kalmasına sebep oldu.

“Üstesinden geleceğiz!” 1985 tarihli bir Sovyet posteri, yılanın üzerinde ise “alkolizm” yazıyor

V. Trubanov imzalı, 1989 tarihli bir Sovyet posteri. Sırasıyla “Yeniden yapılanma, açıklık, süratlenme ve demokrasi” kelimeleri yazıyor


Sonuç

Yıllar sonra, Gorbaçov’a kampanyaya ilişkin görüşleri sorulduğunda özellikle yöntem konusunda pişmanlığını dile getirecekti: “Anti-alkol uygulamaları yapılışı bakımından oldukça yanlıştı, özellikle Moskova’da mağazaların kapanması, yaşanan uzun kuyruklar, şeker dükkanlarının ortadan kaybolması; böyle bir kampanya yerine, alkolizmle uzun vadeli bir mücade le yürütmek gerekiyordu. (…)”(22) Kampanya terk edildikten sonra ve Sovyetler Birliği son zamanlarını yaşarken içki tüketimi 1985 yılının başındaki orana geri döndü, hatta 1992 yılında devletin alkol üzerindeki tekelini tamamen kaldırmasıyla içki zehirlenmelerinin oranı %57,1’den %75,6’ya fırladı.(23) 1980’lerin sonundaki artık içinden çıkılmaz umutsuzluk ve 1990’ların büyük dönüşümünde, içki tüketimi hiç olmadığı ölçüde artacaktı ve 1993 yılında Rusya’daki bir erkeğin ortalama yaşam beklentisi 59 yıl olarak saptanacaktı.(24)

Tüm bunların ötesinde, artık tarih sahnesinde Sovyetler Birliği diye bir devlet de kalmamıştı.


Yazının dipnotlarına buradan ulaşabilirsiniz.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Toplumsal TarihToplumsal Tarih

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

Sovyetler Tarihi: NEP, Gorbaçov

Toplumsal Tarih'in Kasım 2021 tarihli 335. sayısından Sovyetler tarihi yazıları

21 Nis 2023

Sovyetler Tarihi: NEP, Gorbaçov

YAZARLAR

Toplumsal Tarih

Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.

İLGİLİ OKUMALAR