Mihenk #3: Stoke City 2008/09

Mihenk serisinin yeni bölümünde Enes Yılmaz, modern döneme tezat şekilde oynadığı futbolla akıllara kazınan Tony Pulis'in Stoke'unu inceledi.
Mihenk #3: Stoke City 2008/09

İngiltere 2008/09 futbol sezonunun başlangıcına hazırlanırken medyada sezon sonunda zirvede kimlerin olacağı kadar kimlerin Premier Lig’e veda edeceği de konuşuluyordu. Hemen hemen her medya mensubunun küme düşme adayı olarak parmakla gösterdiği takımların başında da o sezon Premier Lig’de ilk kez mücadele edecek Stoke City geliyordu.

2006 yazında takımın başına geçmesinin ardından iki yıl içinde The Potters’ı adanın zirve ligine neredeyse para harcamadan çıkaran Galli teknik adam Tony Pulis takımına o kadar da karamsar gözle bakmıyordu. Son iki sezonun aksine yönetimden yaklaşık 35 milyon euroya yakın bütçede almıştı. Pulis bütçeyi kullanmaktan çekinmedi ve Stoke City,  Premier Lig’e çıktığı sezonda toplam 14 transfer yaptı. Reading’den 7 milyon euroya gelen forvet Dave Kitson, Sheffield United’dan 4 milyon euroya transfer edilen santrfor James Beattie ve Wolves’dan 3.80 milyon euroya alınan merkez orta saha Seyi Olofinjana kulübün o yaz yaptığı transferler arasında en ön planda olanlarıydı.


Görsel: Eurosport


16 Ağustos 2008’de Stoke City ilk Premier Lig maçına Bolton deplasmanında çıktı. Stoke maça pozisyonlar bularak başlasada 34. dakikada Gretar Steinsson’un sağ taç çizgisine yakın bir noktadan gönderdiği orta-şut karışımı vuruş Stoke filelerinde sonlandı ve Bolton öne geçen taraf oldu. Olağan üstü golden yalnızca yedi dakika sonra Bolton sahanın orta noktasında bir duran top kazandı. Gary Cahill’in ceza sahasına şişirdiği topa Kevin Davies yükseldi ve yaptığı kafa vuruşuyla skoru 2-0’a getirdi. 45+1’de şişirenin Joey O’Brien ve bitirenin Johan Elmander olması dışında ikinci golün birebir aynısını atan Bolton 3-0’la ilk yarıyı kapattı. Maçın son saniyelerine bir gol sıkıştırabilen Stoke, University of Bolton stadından 3-1’le ayrıldı.

Ligin ikinci haftasında sahasında Aston Villa’yı ağırlayan Pulis’in öğrencileri 29. dakikada golü buldu ve Stoke 1-0 öne geçti. Aston Villa, Liam Lawrence’ın golüne 63. dakikada John Carew’ın golüyle karşılık verdi. Son 10 dakikaya 3 golün sığdığı maçı 90+3’te Mamady Sidibe’nin golüyle Stoke kazandı.

İlk galibiyetin ardından Stoke için uzun bir üç puan hasreti başladı. Ligin sekizinci haftasında sonuncu Tottenham’ı 2-1’le geçene kadar Çömlekçiler dört kez sahadan mağlup ayrılacaktı. Bu negatif serideki tek umut veren olay Anfield deplasmanından alınan 0-0’lık beraberlikti.

Bir diğer pozitif sürpriz 11. Haftada iç sahada Arsenal’e karşı oynanan maçta geldi. Maçın henüz başlarında sağ kanat Rory Delap’ın yaklaşık 30 metre mesafeden ceza sahasına gönderdiği uzun taç atışını Ricardo Fuller kafa vuruşuyla sonlandırmıştı. Dakikalar 73’ü gösterdiğinde Delap bu kez sol çizgiden kullandığı tacı ceza sahasına göndermiş, genç stoper Shawcross kafayla topu arka direğe indirerek Seyi Olofinjana’nın o sezonki ikinci golünü atmasını sağlamıştı. 90+4’te Arsenal Gael Chichy ile farkı bire indirdi ve Stoke, Arsenal’i de öğütmüş oldu.

Maça damga vuran tek etken taçlar değil aynı zamanda yaşanan sakatlıklar ve çıkan kartlardı. İkinci yarının başında Delap’ın kayması sonucunda düşen Theo Walcott omuz sakatlığı yaşamış ve sahadan sedyeyle ayrılmıştı. Arsenal’in kullandığı tek zorunlu değişiklik bu değildi, 71. dakikada Ryan Shawcross, Emanuel Adebayor’un bileğine çok sert bir şekilde kaymış ve Togolu forvetin sekerek oyundan çıkmasına neden olmuştu. Maçtaki sertlikten ötürü Arsenalli oyuncular çok gerilmiş, oyuna girdikten yaklaşık 11 dakika sonra kaleci Thomas Sorensen’i omuzuyla iterek düşüren Robin van Persie, kırmızı kartla oyundan atılmıştı. Arsene Wenger yağmurlu bir Stoke deplasmanında hem üç puan bırakmış hem de üç oyuncusunu kaybetmişti.

Az önce okuduğunuz maçta yaşananlar Stoke City’nin özeti gibiydi. Rakiplerinden kalite olarak çok geride olduğunu fark eden Tony Pulis çözümü işleri çirkinleştirmede bulmuştu. Uzun taçlardan atılan goller, kalenin önünde kalabalık bir şekilde bekleyen defans kurgusu ve maruz kalanın sezonu kapatmasına neden olan sert müdahaleler… Stoke City, futbolun ‘Detroit Bad Boys’uydu.


Görsel: Sky Sports


Arsenal galibiyetiyle 12. sıraya yükselen Stoke, sonrasında oynadığı 12 maçtan yalnızca bir galibiyet alabildi ve 19. sıraya kadar geriledi. Art arda gelen mağlubiyet ve beraberliklerin arasında yeni el değiştirmiş olan Manchester City’yi 1-0’la geçerek bir ‘Big Six’ mensubuna daha puan kaybı yaşatmayı başardı. Stoke City ligin son çeyreğinde vites arttırdı ve son on bir haftada altı galibiyet almayı başardı. Lig bittiğinde Stoke City 45 puanla 12. sırada yer alıyordu.

Sezon başında lige veda etmesine kesin gözüyle bakılan Stoke City, Tony Pulis önderliğinde oluşturduğu aşırı karakteristik oyunuyla yalnızca ligde kalmayı başarmamış, orta sıralara kadar da yükselmişti. Galli teknik adamla 2013’e kadar yollarına devam eden Stoke City bu süre zarfında oyunu oynama stillerinde köklü değişikliklere gitmedi ve ligin en nevi şahsına münhasır mihenklerinden biri olmayı başardı.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

This Is EnglandThis Is England

BÜLTEN SAYISI

Steven Gerrard, Stoke 08/09

Gündem, Gerrard Röportajı, Mihenk #4: Stoke 08/09.

10 Ara 2021

Steven Gerrard, Stoke 08/09

YAZARLAR

Enes Yılmaz

Author @This is England.

This Is England

Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.

İLGİLİ OKUMALAR