Millet İttifakı'nın kentleşme ve afet yönetimi politikaları

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Kentleşme
Şehircilik ve Afet Yönetimi Bakanlığı’nın kurulacağını açıklayan Millet İttifakı, “bilgi-iletişim teknolojileri ve akıllı uygulamalarla hayatı kolaylaştıran, refah düzeyi yüksek, sürdürülebilirlik ilkelerine uygun, tarihsel zenginliğini koruyan, turizm, tarım, lojistik, teknoloji ve sanayi sektörlerinde uluslararası kentlerle rekabet edebilecek, afetlere dayanıklı, güvenli, katılımcı, doğaya saygılı, gelecek nesillere gönül rahatlığı ile bırakabileceğimiz ve sağlıklı, mutlu ve marka şehirler” inşa etme sözü veriyor.
Şehirlerin kısa vadeli kişisel ranta değil, uzun vadeli planlanacağını, şehirleşme ve yapılaşma mevzuatlarının sadeleştirilerek vatandaşlar üzerindeki idari ve mali yüklerin azaltılacağını ifade eden muhalefet ittifakı, kentsel konumlandırmanın veriye dayalı yapılacağını söylüyor.
Dahası, “kente karşı işlenen suçlar” kavramının hukukun bir parçası olması için çalışılacağı, tüm yapıların blok zinciri mimarisindeki “Kentsel Kayıt Platformu’na” kaydedileceği belirtiliyor. Kenti etkileyen büyük ölçekli yapılaşmaların kararının sosyal etki değerlendirme raporu ile alınacağı, mahalle kültürünün ve geleneksel mimari kültürün ve komşuluk ilişkilerinin korunduğu bir yaklaşımın benimseneceği ifade ediliyor.

Kentlerin kültürel ve tarihi mirasına uyumlu şekilde yapılaşması için rehberler hazırlanmasından, ulusal akıllı kentler programı uygulanmasından, toplu ulaşımın teşvik edilmesinden, yürüyüş ve bisiklet yollarının yaygınlaştırılmasından bahsediliyor. 15 dakikalık kent/kendine yeten semt modelini özel desteklerle geliştirme vaadinde bulunuluyor. Şehirlerin sosyal kapsayıcılığının artacağı ifade ediliyor.

Millet İttifakı, kentsel dönüşümü hızlandırmak için kentsel dönüşüm alanında yaşayanlara inşaat süresi boyunca ikame konut, ofis ve dükkan alanı belirlenmesinin, temelli taşınmak yeni yer seçenekleri sunulmasının ve taşınma giderlerine destek verilmesinin sözünü veriyor.
İmar planı yapma konusunda yetki dağınıklığı olduğu tespitini yapan Millet İttifakı, imar planlarını mahalli idarelerin yapması, merkezi yönetimin ise bu planları denetlemesi, hem merkezi hem de yerel yönetimlerin imar planı çalışmalarında ilgili tüm paydaşlara danışarak hareket etmesi anlayışıyla bu dağınıklığa son verilmesini öngörüyor. İmar planı değişikliklerinin parsel bazlı değil, bölge bazlı hale getirilmesini, bölgede yaşayanların büyük kısmını etkileyecek projelerin halk oylamasına sunulmasını planlıyor. Ucuz ve kaliteli konut projeleriyle barınma sorununa insan odaklı çözüm üretileceği belirtiliyor.
Rant veya yerel yönetimlere gelir sağlama amacı taşıyan imar planı değişikliklerinin ve emsal artışlarının son bulacağını belirten Millet İttifakı, tüm illerin çevre düzeni planları kapsamına alınacağını vadediyor. Programda imar planlarında cem evlerine mekan ayrılacağı da ifade ediliyor.
Heyelan, sel, tsunami gibi tehlikelere maruz alanlarda farklı kısıtlamalar uygulanması, afet yönetimini etkisizleştiren imar aflarına son verileceği sözü veriliyor.
Millet İttifakı, kişi başına düşen yeşil alan miktarını en az iki katına çıkarma vaadinde bulunurken, ihtiyaçlara uygun kent meydanları inşa edileceğini, altyapı planlamasının da kentsel gelişmeden önce planlanacağını söylüyor.

Afet yönetimi
Millet İttifakı, afet yönetimi programının yeni kurulacak Şehircilik ve Afet Yönetimi Bakanlığı tarafından yürütüleceği, afetler ile ilgili tüm mevzuatların bilimsel raporlar doğrultusunda yeniden düzenleneceği, tüm kurumların yeniden yapılandırılacağı sözünü veriyor.
AFAD’a itibarını geri kazandırmaktan bahseden muhalefet ittifakı, kurumun İçişleri Bakanlığı bünyesinden çıkarılacağını ifade ediyor. Afet yönetimine katkı sağlayacak kurumlar arasındaki koordinasyonların geliştirileceği, afet riskini azaltacak planların yerel yönetimlerle birlikte yapılacağı sözü veriliyor.
İttifak, afete ve afet yönetimine dair, bütçe dahil tüm bilgileri halkın erişimine açma vaadinde bulunurken afet vergilerinin amaç doğrultusunda kullanılacağını ifade ediyor. Fay hattı üzerindeki yerleşim yerlerinin yapı stoku risk analizinin tamamlanması, riskli binaların hızla güçlendirilmesi, deprem riski taşıyan bölgelerin zemin etüt sonuçlarına göre imar planlarının revize edilmesi, deprem toplanma alanlarının imara açılmasının engellenmesi, kamusal alanların afetlerde kullanılabilecek hale getirilmesi sözleri veriliyor. Tarihi ve kültürel mirasın afetlere karşı korunmasına da özel önem atfediliyor.

Ulusal dijital afet yönetimi stratejisinin temelinde erken uyarı ve etkin müdahale yöntemlerinin yer alacağı ifade edilirken afete müdahale amacıyla çalışan sivil toplum kuruluşlarının verimliliklerinin ve afete müdahale konusunda eğitimli personel sayısının artırılmasından, itfaiye ekiplerinin teknik kapasitelerinin geliştirilmesinden bahsediliyor. Afet sonrası hak sahipliği kavramının da yeniden düzenleneceği, evleri oturulamaz hale gelen vatandaşları barınma imkanları ve kira yardımları sağlanacağı belirtiliyor.

Afetlere sebebiyet veren suçlara caydırıcı cezalar getirilmesi öngörülürken ilgili bölümlerin akademik müfredatına deprem mühendisliği eğitimi eklenmesinden, okul öncesi çağından itibaren afet bilinci eğitimi verilmesinden, afet durumlarında medyanın doğru ve sürekli bilgiye erişmesinin sağlanmasından bahsediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Millet İttifakı'nın Ortak Politikalar Mutabakat Metni, kentleşme ve afet yönetimi konularında ne söylüyor?
09 Mar 2023

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Çin, Haziran 2026’da yayımladığı yeni “Beyaz Kitap”la küresel yönetişim vizyonunu daha açık biçimde ortaya koydu. Pekin, BM’nin güçlendirilmesini, Küresel Güney’in karar alma süreçlerinde daha fazla söz sahibi olmasını ve ticaret ile tedarik zincirlerinin önündeki engellerin azaltılmasını savunuyor. Bu yaklaşım, Çin’in ABD ile rekabetinde doğrudan bir hegemonya arayışından çok, ekonomik yükselişini sürdürebileceği daha çok kutuplu ve daha az korumacı bir düzen talebine işaret ediyor.

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.




