
Müzik sektöründeki kadınlardan bahsettiğimizde çoğunluğun aklına ilk olarak müzisyenler, hatta spesifik ve öncelikli olarak da vokalistlerin/şarkıcıların geldiğini düşünüyorum. Zira sektörün ilk ve en çok görünen yüzü müzisyenler, onların arasında da en çok göz önünde olan ve akla ilk gelen, çoğu popüler müzik türünün “front(wo)man” olarak adlandırılan solistleri/assolistleri. Peki neden böyle? Kadınlar vokalistlik/solistlik alanında gerçekten sayıca mı üstün yoksa bu kadınların sahnedeki rolünün vokalistlik/solistlik olarak biçilip enstrüman ve “daha teknik” duran rollerin erkeklere yakıştırılmasından mı? Yahut neden bazı müzik türleri ve enstrümanlarda kadınları görmek “normal” veya “kabullenilebilir” iken bazı alanlarda “olağan dışı” gibi geliyor? Bunun ötesinde, sahnede görünenler dışında sektörün diğer alanlarında, sahne arkasında kadınların varlığı ve emeğinin durumu nedir?
Müzik sektöründe kadın varlığı ve emeği sadece ilk akla gelen pop starlıklara ve popüler kültürde gördüğümüz toplumsal cinsiyet söylemlerine (mesela bir Madonna tanrıçalığı veya Beyonce feministliği gibi) sığamayacak kadar geniş ve çetrefilli bir konu. O yüzden sahne üstündeki müzisyenlik ve sahne arkasındaki endüstrideki kadın varlığı ve emeğinden kısaca bahsedeceğim.
Üretim ve icra alanında kadınları ağırlıklı olarak vokalist/şarkıcı rolünde görmemizin hem içinde bulunulan toplumların kültürel yapısı hem de popüler kültür dinamiklerinden kaynaklı pek çok nedeni olabiliyor. Örneğin; kimi topluluklarda geleneksel olarak kadınların enstrüman çalması yasak/ayıp olarak görüldüğünden bu somut olmayan ayrım bir şekilde kuşaklar arası taşınarak günümüzün modern sahnesine dahi sirayet edebiliyor. Benzer şekilde kimi ataerkil ağırlıklı toplumlarda enstrüman çalımının fiziksel güç ve neticesinde erkeklikle özdeşleştirilmesi gibi bazı kabullenilmiş ve aktarılmış ortak hisler söz konusu. Bu cinsiyet rolü dağılımı rock gibi daha kolektif ve karşıt bir tavır içindeki müzik türlerinde bile görülebiliyor. Fakat bu konularda yargıya varırken örnek kümeleri dikkatli seçmek ve genelleme yaparken titiz davranmak lazım. Zira birkaç örneğe bakıp “Kadınlar hep vokalisttir.” veya “DJlik erkek işidir.” gibi kalıp yargılarda bulunmak için eldeki veriler yeterli olmayabilir veya her daim geçerli olmayabilir. Yine de kendi örnek kümesi içinde yapılan ve birbiriyle hiç alakası olmayan farklı çalışmalardan örnekler vererek bu cinsiyet mevzularını biraz sayısallaştırmak istiyorum.
- Bahsedeceğim ilk çalışma 2009 senesinde etnomüzikolog ve müzisyen Burcu Yıldız tarafından gerçekleştirilmiş. Yıldız’ın Türkiye’deki ana akım ve popüler kadın rock ve pop müzisyenleri örneğiyle yaptığı çalışmasında; Sertab Erener, Göksel, Şebnem Ferah gibi müzisyenlerin canlı performanslarından şöyle bir veri elde ediyor: “11 konserde, toplamda 63 enstrümancı içinde sadece 8 tane kadın enstrümancıya rastlanabilmiş”. Bu yüzden de İcracılık anlamında erkek ve kadın stereotipleri net bir biçimde ayrıştığı tespitinde bulunulabilmiş bu çalışmada.
- Diğer bir çalışmayı ise müzik endüstrisi profesyoneli Vick Bain 2019 senesinde Birleşik Krallık müzik endüstrisi alanında yapmış. Çalışmada 100den fazla müzik yayıncısı ile 200den fazla plak şirketini incelemiş ve enteresan veriler elde etmiş; mesela müzik yayıncısı şirketlerin 82%’sinin CEO’larının ve incelenen plak şirketlerinin sanatçılarının %80.31’inin erkek olması gibi.
Bu noktada sektörün sahne arkası kısmındaki çalışma şartları ve kadın varlığına da bir göz atmak gerek. Zira menajerlik, yayıncılık, tur menajerliği, prodüksiyon, booking ajanslığı gibi çok fazla alan var sektörde ve bu alanlardaki cinsiyet eşitsizlikleri de kendi başına tartışmalarını yaratabilecek büyüklükte konular. Fakat ne yazık ki ülkemizde müzik sektörünün en büyük eksiklerinden biri sektördeki iş alanlarının, meslek tanımlarının ve kapsamlarının tanımsızlığı ve belirsizliği olduğundan; sektördeki toplumsal cinsiyet rolleri veya kadınların durumunu veriler ve araştırmalarla tartışmaya henüz hazır değiliz. Bu yüzden yine yurt dışından örneklerle devam edeceğim.
- Prodüktörlük, müziğin mutfak kısmındaki en önemli işlerden biri. University of Southern California tarafından yapılan bir araştırma ise tam bu konuya odaklanmış. 2012-2018 arasında Bilboard Top 100’e giren 700 şarkı incelenmiş ve bu şarkıların prodüktörlüğünü %82.9 oranında erkekler yaparken kadınlar sadece %17.1’de kalmış.
- Bir diğer konu da eşit mevki ve gelir dağılımı. Aynı işi yaptığı halde kadınların erkeklerden daha az maaş aldığı yahut terfi ve makam konusunda dezavantajlı olduğu örnekler, pek çok sektörde olduğu gibi müzik sektöründe de yaygın bir durum. Yine Birleşik Krallık’ta 2018 senesinde yapılan bir çalışmayla Universal, Sony ve Warner gibi en büyük 3 global plak şirketlerinde bu cinsiyetler arası gelir dağılımı eşitsizlikleri açıklanmış. Ortalama saatlik ücret dağılımında kadınların payı erkeklerden Universal’da %29.8, Sony’de %22.7 ve Warner’da tam %49 olarak açıklanmış.
Sorunlardan bahsettik ve içimizi biraz daha kararttık, ama peki çözüm çalışmaları ne durumda? Neyse ki hem büyük şirket, festival ve kurumlar hem de bağımsız çalışanlar ve butik şirketler bazı adımlar atmış durumda. Biraz da bu umut veren oluşumlardan bahsedelim.
- Yine Birleşik Krallık’tan PRS Foundation, 2018 senesinde Avrupa Birliği’nin “Creative Europe” programıyla iş birliğine girerek “Keychange” isimli oluşumu başlatmış. Keychange’in amacı sektördeki müzisyen, festival, ajans ve yayıncılar gibi farklı bileşenleri bir araya getirerek endüstrinin her alanında 50/50 eşitlikçi cinsiyet dağılımını gerçekleştirmeyi amaçlıyor. Melt!, Ethnoport, Beirut and Beyond gibi dünyanın her yerinden önemli festivallerin işbirlikçi olduğu programda ne mutlu ki ülkemizden de tam 4 katılımcı var: Bozcaada Caz Festivali, Ankara Caz Festivali, İstanbul Caz Festivali ve Zorlu PSM Caz Festivali.
- Bir diğer kıymetli oluşum da müzik endüstrisindeki küresel kadın ve lgbti+ ağı olan: SheSaidSo. Müzik endüstrisi ve sahnesinde cinsiyet eşitliği konusunda paneller, konserler ve kampanyalar yürüten oluşumun global ağının yanı sıra dünyanın pek çok yerinde özelleşmiş 18 lokal branşı da bulunuyor. Bunlardan birisi de 2019’da faaliyete geçen SheSaidSo Istanbul. Eşit temsil, eşit ödeme, eşit olanaklar gibi temel hakları savunan oluşumun temel ilkeleri de dayanışma, çeşitlilik, kapsayıcılık ve ortak yaşam gibi değerlere dayanıyor.
Eşitsizlik ve ayrımcılıkların olmadığı bir dünya dileğiyle, müzik sektöründeki tüm emekçi kadınlara selam olsun!
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
Bu sayımızdaki tüm içeriğimizi kadınlar, kadınların müzikleri, sesleri ve kadınlarla ilgili mevzular oluşturuyor.
07 Mar 2021

YAZARLAR

Turna Ezgi Toros
Sesli Düşünme Kanalı

Müzikli Mevzular
Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



