Müzikte yeşil kaygılar

İklim değişikliğinin yarattığı kaygılar müzik ile çift yönlü bir ilişki ortaya koyuyor.
Müzikte yeşil kaygılar

Müziğin iyileştirici gücü kadar toplumlar üzerindeki sosyal etki bırakma gücüne de bayılıyorum. Tarihte biraz geriye gidelim. Cinsiyet eşitsizliği, ırkçılık, savaşlar, göç… Belki de sorunlarımız hiçbir zaman çözülmedi ya da kök sebebine inemedik. Ancak insanlar olarak her zaman bir şekilde yolunda olmayanı dile getirmeye çalıştık. Müzik de bunun için en güçlü araçlarından biri oldu. Günümüzde ise geçmişe kıyasla nispeten daha acil olan bir sorun ile karşı karşıyayız: iklim değişikliği. Geçmişte John Lennon, Bob Dylan gibi isimlerin şarkılarında dile getirdiği sorunlar, yeni neslin pop starlarında kendini çevresel kaygılara bırakıyor.

Çevresel kaygıların müzik ile ilişkisinin çift yönlü olduğunu düşünüyorum. The 1975’in geçtiğimiz sene yayımladığı Notes on a Conditional Form albümün açılışını ele alalım. İlk kayıtta Greta Thunberg’ün son birkaç senedir dünya liderlerine ısrarla iletmeye çalıştığı mesajları bir kez de albümün başlangıcında dinliyoruz. Uyuşturucu ve rock’n’roll ile dünyevi maceraların müziğini yapan The 1975, politikaya ayak basmaktan korkmuyor: “Mevcut politik uygulamalar bizi yarıda bıraktı.” Üstelik sadece albümler değil; turneler, festivaller, promosyon ürünleri, t-shirtler ve çok daha fazlası… Hepsinde aynı kaygıyı hissedebilirsiniz. Z kuşağının sürdürülebilirlik konusunda daha hassas olması gelecek konusunda bize bir nebze umut veriyor. 11 yaşından beri bu kaygılar ile vegan olan Billie Eilish, Greta ile yürüyüşlere katılmak ile kalmadı; aynı zamanda turnesinde katılımcıların iklim değişikliği üzerine bilgilenebilecekleri alanlar yarattı.

Müziğin iklim değişikliği üzerine bilinçlendirici etkisi kadar geleceğe yönelik kaygılarımızın da müzisyenlerin yaratıcı sürecine etki bıraktığını düşünüyorum. Lorde’nin geçtiğimiz günlerde yayımladığı albümü Solar Power, çevresel sebeplerden dolayı CD olarak basılmayacak. Albümün adının da çağrıştırdığı gibi albümün yaratım süreci Lorde’nin iklim değişikliği üzerinde bilinçlenmek amacıyla Antartika’ya gerçekleştirdiği bir seyahatten ilham alıyor. Üstelik bu ilham süreci biraz daha eskilere dayanıyor. 2003 yılına geri dönelim. Neil Young, Be The Rain şarkısında "Gezegeni kurtaralım" diye adeta yalvarıyor. Üstelik 2000’lerin de öncesine gittiğinizde The Beatles, Joni Mitchell, The Kinks, The Beach Boys gibi daha pek çok grupta aynı kaygıların izini bulabilirsiniz.

Müziğin değişim üzerindeki gücüne inanıyorum. Çok ciddi bir sorun ile karşı karşıyayız. Canımız yanmaya başladı, ileride daha da yanacak. (Üzgünüm) Müziğin politik ve sosyal gücüne inanıyorum. Bir fark yaratmak için müziğin gücünden yararlanan müzisyenlere inanıyorum ve kendilerini takdir ediyorum. Günün sonunda keyifli bir yaşamın varlığı için iki şeyin gücüne inanıyorum: müzik ve doğa. Biri fiziksel, diğeri de ruhsal besin için. İkisini de yüz üstü bırakmamak dileğiyle…

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Sevgili yeryüzüne sevgilerle🌎

Müzik ve sürdürülebilirlik, yeşil festivaller, çevresel kaygıların müziğe verdiği ilham...

03 Eyl 2021

Rolling Stone

YAZARLAR

Hande Yıldırım

Müzik nereye dokunursa!

İLGİLİ OKUMALAR