

Okula dönüşte en büyük destekçiniz: Kunduz Eğitim hayatında öğrencilerin en zorlandığı noktalardan biri soru sormak desek, yanılmış olmayız. Kimi zaman arkadaşlardan ya da öğretmenden çekinmek, kimi zaman özellikle geceleri soru sorabilecekleri bir eğitmen bulamamak, her ders için ayrı eğitmene diledikleri zaman ulaşamamak, konular yetişsin diye derslerde soru çözümüne fazla vakit ayıramamak ve özel derslerin pahalılığı gibi birçok sebep; soru çözerek ve çözülemeyenleri sorarak daha kolay kavranabilecek konularda öğrencilerin geri kalmasına sebep olabiliyor. Bu problemlerden yola çıkan ve tüm okul hayatında hızlı ve ekonomik bir yardımcı olma görevini üstlenen Kunduz; YKS, LGS ve diğer tüm sınavlar için soru sormanın en kolay yolunu sunarak okula dönüşte öğrencilerin en büyük destekçisi oluyor. Nedir? Kunduz; tüm öğrencilere çözemedikleri soruları Türkiye'nin en iyi öğretmenlerine 7 gün 24 saat sorabilmelerine olanak tanıyor. Kunduz'un 35 bini aşkın eğitmeni; öğrencilere ortalama 15 dakika içinde çözemedikleri soruların çözümlerini ulaştırıyor. Neden önemli? %100 çözüm garantisi ve özel derslere kıyasla oldukça ekonomik bir yöntem sunan Kunduz; Android ve iOS mobil uygulamalarıyla hizmet veriyor. Her bireyin maksimum potansiyeline ve en iyi sonuca ulaşabilmesi için kişiselleştirilmiş çözümleri çok daha hızlı ve ekonomik bir yolla sunan Kunduz, iş modeliyle eğitmenlere ek gelir elde etme imkânı da sunuyor. Dahası: Bugüne kadar 3 milyondan fazla öğrenciye destek veren Kunduz, bünyesindeki 35 binden fazla uzman eğitmen ile, yeni eğitim öğretim yılında soru çözüm desteği hizmetinin yanı sıra detaylı konu anlatımları, mobil deneme sınavları sunarak, Türkiye'nin en seçkin öğretmenlerinden ev rahatlığında birebir online özel ders hizmeti veriyor. Ayrıca sınav ya da tercih dönemine giren öğrencilerin rehberlik ihtiyaçlarında, Rehber Kunduz devreye giriyor. Nasıl çalışıyor? Kunduz'da okula dönüş kampanyası kapsamında Sınırsız Soru paketi ve 100 Soru paketi öne çıkıyor. Bu indirimli paketlerden birini seçen öğrenciler, zorlandıkları sorunun fotoğrafını çekiyor ve Kunduz'a gönderiyor. Sorunun anlatımlı çözümü dakikalar içinde öğrenciye ulaşıyor. Öğrenciler ayrıca takıldıkları noktaları eğitmenlere sorabiliyor. Kunduz’un nasıl çalıştığını görmek isteyen öğrenciler, uygulamayı indirdikten sonra deneme sorularını eğitmenlere ücretsiz olarak sorabiliyor. Şimdiye dek 3 milyonu aşkın öğrencinin 40 milyondan fazla sorusuna çözüm bulan Kunduz’u yakından tanımak ve ücretsiz denemek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz. Ayrıca okula dönüş döneminde size özel 20 TL indirimden faydalanmak için YIRMILIK 20 kodunu ödeme ekranında kullanabilirsiniz. Kunduz okula dönüş döneminde size destek olmak için hazır!
Daha fazlasını öğren →
Türk filmlerinden mi öğrendik yoksa milyonlarca yıldır aktarılan genlerimize mi sıkıştı tam karar veremiyorum ama sevdiğimizi üzmenin sevgimizi daha çok gösterdiğine inanıyoruz. Tam tersi de mevcut. Ne kadar acı çekersem o kadar severim diye. Sevmeyi acı üzerinden değerlendirmek bana hiç de mantıklı gelmiyor. Tentürdiyot ne kadar yakarsa o kadar iyileştirir gibi bir mantıkla yapılıyorsa yanılıyorlar, onun yakmayanı da var çünkü.
2017 senesinin yazında, 4 arkadaş “Roket Atar” ismini verdiğimiz port bagajı olan bir araba ile güneye, Muğla’ya inmeye karar verdik. Maviye ve yeşile doymak ve yeni tutkumuz kampçılığı doyasıya yaşamak istiyorduk. Çadırlarımızı, yiyeceklerimizi, giyeceklerimizi ve “Ortak Defter”imizi hazırladık. Ortak Defter şöyle çalışıyor, kim neyi ortak alırsa kendi defterine yazılıyor dönüş zamanı hesapları denkleştiriyoruz. Ahmet ve Sefa İstanbul’dan yola çıktılar birkaç gün Çanakkale’de geçirdiler. Assos’ta anlattıklarına göre doğanın içinde bir felsefe etkinliğine katılmışlar. Şaraplı maraplı. Onlar ve Barkınla Akhisar’da buluşup Roket Atar’a yüklendik. O zamanlar Yüzyüzeyken Konuşuruz ve Adamlar grupları popülerdi. Roket Atar’ın çakmaklığına takılan Bluetoothlu müzik çalarımızdan müziğimizi dinlerken, yolu alıyorduk.
İlk konaklama noktamız Bafa Gölü etrafında uygun gördüğümüz bir yerdi. Kısa bir arayıştan sonra bir restoranın yanında ücretsiz kamp yapabileceğimiz bir yer bulup kurulduk. İlk yemeklerimizi özenle yaptık. Yemeğimiz makarna olsa da gerçekten özendik. Etrafını taşla çevrelediğimiz ateş üstünde pişirdik. Bafa Gölü’nden yansıyan ay ışığı eşliğinde romantik olmamasına da özen gösterdiğimiz akşam yemeğimizi yedik. Havanın serinlemesiyle doymamızı yaklaşık aynı zamana denk getirdik. İyi de oldu mayıştık. Bu sırada Barkın bana bakıp eliyle başımın üstünü gösterip “O giden bizim çadır mıydı?” dedi. Sonrası hızlı bir depar.
Gün içinde Akyaka’nın Kadın Azmağı’nda donmaya ramak kalan suyunda zaman geçirince baya bi yorulduk. Suyun dibini net görüp sazlıkların arasında yüzmek on numara hareket, fakat 6 derece civarı suda uzun süre durulmuyor. Çıktığımız yerde balık ekmeğimizi gömüp çadırları kurmaya yeltenince Ahmet ve Barkın havanın soğuk olduğunu ve sinekleri bahane ederek bu gece arabada uyumak istediler. Paşa gönülleri bilir.
Sefa ile kurduk çadırlarımızı Kadın Azmağı’na 1 metre mesafeye. Kaldığımız bu nokta bir otelin önü olduğundan, ben biliyordum sabah güvenlik görevlisi 7’de bizi uyandıracak, biz de çadırı kapatıp üstüne yatacağız. O zaman bir şey demiyorlar. Denedim, sıkıntı yok. Sabah tam da dediğim saatte görevli geldi. Sefa ile çadırımızı kapattık üstüne yattık. Güneş doğmasına rağmen Kadın Azmağı’ndan gelen serinlik ve gökyüzüne uzanan ağaçlar güneşin sıcaklığını dengeliyordu. 2 saat kadar uyuduk. Sefa’nın uyanması, benim “Sünger Bob olduk!” dememle oldu. O iki saat boyunca sinekler bizimle açık büfe ziyafeti yapmışlar.
Yıllar geçti hala Roket Atar’ı anarız, Ortak’a yazarız, o giden bizim çadır mıydı diye sessizliği bozarız, bir sinek görünce aklımıza Sünger Bob'a dönüşümüz gelir. Bu yaşadıklarımız arkadaşlığımızın yanında doğa sevgimizden geliyor.
Doğayı, onu acıtmadan sevdiğimizden. Bizim olmasa bile sabah uyandığımızda etrafımızı temizlememiz, en güzel nefes alabileceğimiz yerlerde uyumamız, dünyanın insan eli değmemiş manzaralarına çadırımızın perdesini açmamız... Doğa ile birlikte yaşama hissi bu anıları bu kadar unutulmaz kıldı.
Kimsenin acı çekmediği bir sevgi mümkündü, severek yaşadık.
20li Yaşlar Podcast'in Portatif Tatilcilik bölümünü buradan dinleyebilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Batuhan Akkuş
Elektronik mühendisi, amatör fotoğrafçı ve podcast konuşanı.

20'lik
20’lik, kafada oluşan saçma soruların, açılmayı bekleyen ve bazen suratımıza çarpılan kapıların, gündem ile üzerimize çökebilecek fenalığın paylaşıldığı bir bülten.
İLGİLİ OKUMALAR




