Ölümün ve trajedinin de aynası: Kent belleği

Ölüm. İnsanın başına kesinlikle geleceğinden emin olduğu ama nerede, ne zaman, nasıl geleceğini öngörme imkanının olmadığı tek eylem.
1963 yılının 1 Şubat günü saatler 16.12’yi gösterdiğinde, Melek Hanım ve 5 yaşındaki kızı Aygül Anafartalar Caddesi’nden yürüyerek evlerine dönüyor; 13 yaşındaki Belma, Ulus Hali’nden balık almaya gidiyordu. Garanti Bankası’nın önünde ayakkabı boyayan genç Cemil yeni müşterisini gözetiyor, İstanbul Bankası çalışanlarından Zeynep Hanım küçük bebeğine kavuşmak için mesainin bitmesini beklerken dakikaları sayıyordu.
Ölüm. Hissettirdiklerinden bahsedilebilir, gerçekleşme şekli ya da sonuçları üzerine konuşulabilir ama tarif edilemez. Özdemir Asaf’ın dediği gibi: “Ölümün ön anlatısı yoktur.”

Üst görsel: airliners.net, Alt görsel: airhistory.net
1963 yılının 1 Şubat günü saatler 16.12’yi gösterdiğinde, Siyasal Bilgiler Fakültesi’nin misafir öğretim üyesi Profesör Alex Dragnich’in oğlu Paul Dragnich, Ankara Üniversitesi’nin misafir öğretim üyesi Profesör Ralph Hopp’un kızı Caroline Hopp, Suudi Arabistan Ankara Büyükelçisi Rıza Mukhtar’ın eşi, çocukları ve bebekleri, inişe geçen bir uçakta birkaç dakika sonra Esenboğa Havalimanı’na ayak basacakları anı bekliyordu.
Ölüm. Tüm acı çıplaklığıyla, bütün canlıların başarılı olmasının kesin olduğu tek eylem.
1963 yılının 1 Şubat günü saatler 16.12’yi gösterdiğinde, Yüzbaşı Necati Sunay, Teğmen Fikret Tartar’a bir uçuş eğitimi veriyor, onlara telsiz operatörü Astsubay Hüsamettin Çelik eşlik ediyordu.
Bir uçak kazasında ölme ihtimali milyonda birden daha düşük değil miydi? Ya iki uçağın havada çarpışma ihtimali? Bu ihtimal bir uçağın düşmesinden bile daha küçük olmalıydı. Peki iki uçağın havada çarpışması sonucu enkazın insanların üzerine düşmesi? Bunu belki bir drama filminde görebilirdik ama muhtemelen çok fazla duygu sömürüsü içeren abartı bir sahne olduğunu düşünürdük.
1963 yılının 1 Şubat günü saatler 16.12’yi gösterdiğinde, Lübnan merkezli Middle East Havayolları’nın 265 sefer sayılı uçuşu ve Türk Hava Kuvvetleri’ne ait C-47 tipi eğitim uçağı, Ulus semalarında çarpıştı ve Ulus Meydanı’na gökten alev yağdı. Bu yazıda adı geçen ve geçmeyen onlarca insan bir dakika içinde hayatını kaybetti.
Ölüm. Yükünü eylemi gerçekleştirenin değil, geride kalanların taşıdığı bir olgu. Bazen bu yükü insanlar taşır, bazen doğa, bazen bir kent. Bazense “Ulus Faciası”nda olduğu gibi bunların hepsi.
61 yıl önce gerçekleşen felaketin yıldönümünde, insanların ve kentin belleğinde derin izler bırakmış faciayı anımsatmak amacıyla bu yazıyı kaleme almaya başladım. İki uçak çarpıştı, yüzden fazla insan hayatını kaybetti, kazanın sebebi şuydu ve benzeri şeylerden bahsederek ilerliyordum ki “felaket” kelimesini yazarken duraksadım. Aklıma, Kurt Tucholsky’nin -sıklıkla başkalarına atfedilen- “Bir kişinin ölümü felaket, yüz binlerin ölümü istatistiktir,” sözü geldi ve tüm yazdıklarımı sildim. O günü, sadece sayılar ve bilgiler verip anlatamazdım. Arşiv araştırması yaptım, gidenlerin ve geride kalanların hikayelerini okudum. Başlarda hayatını kaybedenlerden -özellikle çocuklardan- bahsetmenin ajite edici bir dil olduğunu düşündüm ama yaşananlar kurgu değildi. Sadece, her zaman olduğu gibi, ölümün soğukluğunu alenen ortaya koyan hayat kurgudan daha çarpıcıydı. Ömürleri boyunca uçağa bir kez bile binmemiş insanların bir uçak kazasında hayatını kaybetmesi elbette ki bir trajediydi.

Fotoğrafta görmüş olduğunuz Anafartalar Çarşısı bugün Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından yenileniyor. Arkada görünen Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü eski binası ise varlığına EGO Genel Müdürlüğü olarak devam etmeye hazırlanıyor. Aynı şekilde Ulus Meydanı’ndaki Atatürk Heykeli ve Türkiye İş Bankası’nın tarihi binası da kentin ve kentlinin belleğini yansıtan birer ayna olmayı, tarihin yükünü taşımayı ve 61 yıl önce bu dünyadan ansızın göçüp gitmiş insanların anısını yaşatmayı sürdürüyor. Yaraları belki de tamamen kapanan ama acısı asla tam olarak dinmeyen kentin ve tüm insanların anısını.
TRT arşivinde Ulus Faciası tanıkları
British Pathé arşivinde Ankara uçak kazası
British Pathé arşivinde kazada hayatını kaybedenlerin cenaze töreni
Lavarla'da Ulus Faciası: 1963 Uçak Kazası
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ankara güzel insanları ve işleri ağırlamaya devam ederken bu hafta 61 yıl öncesinin Ankara semalarına bakıyoruz.
05 Şub 2024

YAZARLAR

Görkem Demir
Carl Sagan'ın izinde. Hikaye avcı-toplayıcısı.

Aposto Ankara
Her pazartesi saat 18.00'de Ankara'dan özenle seçilmiş etkinlikler, haberler ve hikayeler.
İLGİLİ OKUMALAR



