Önümüzdeki Sınır: İnsani Gelişme ve Antroposen


Temiz tarım, organik ürünler: Potamya 2 Aralık tarihli Apéro bültenimizde yer verdiğimiz Gıda alışverişine sosyolojik bir bakış başlıklı yazı, araştırmacı David Evans'ın araştırmasından hareketle Neden yiyebileceğimizden daha fazla gıda satın alırız? sorusuna sosyoloji perspektifinden yanıtlar veriyor. Rutin hâle gelen gıda alışverişi, hayatın doğal ve düzensiz akışına uyum sağlayamadığından satın alınan gıdalar bozuluyor ve atılıyor. Ya da örneğin "doğru beslenme" motivasyonuyla satın alınan brokoli kendisini yine çöpte buluyor. Öte yandan doğal ve güvenilir gıdaya ulaşmanın güç olduğu şehirlerde toplu alışverişler ya da marketlerde sunulan porsiyonlar gereğinden çok almaya ve dolayısıyla gıda atığına yol açıyor. Mezopotamya'dan aldığı ilhamla baklagil hammaddeli makarnalar ve doğal sebzelerden lezzetli soslar üreten Potamya; üretimden pazarlamaya tüm süreçlerini dünyada her 3 tabaktan 1'inin çöpe gittiği bilinciyle, sürdürülebilirlik ilkelerine bağlı kalarak tasarlıyor. Potamya: Potamya ismini ve hikâyesini tarımın ve yerleşik hayatın başlangıcı sayılan Mezopotamya topraklarından alıyor. Doğal, doyurucu ve protein değeri yüksek ürünleriyle hem sağlığa hem de damağa hitap etmeyi bir tutku hâline getiren Potamya; organik hammaddeler ve temiz tarım yöntemleri kullanarak organik ve vegan makarna ve soslar üretiyor. Ürünlerinin pestisit içermediğini ispatlayan laboratuvar sonuçlarını, vegan ve organik üretim belgelerini internet sitesinde paylaşan Potamya, doğanın verdiğiyle yetinmek ve israftan kaçınmak için ölçekli kapak gibi yöntemler geliştiriyor ve ürünleriyle dengeli, sağlıklı, duyarlı beslenmeyi tavsiye ediyor. Neler var? Potamya ürünleri arasında nohut, kırmızı mercimek, yeşil mercimek gibi tahılların kullanıldığı organik baklagil makarnaları ve balkabağı ve zerdeçalın kullanıldığı organik sebzeli makarnalar öne çıkıyor. %100 organik domates, patlıcan, fesleğen gibi sebzelerden üretilen soslar da makarnalara eşlik ediyor. Potamya'nın Ayvalık bandrollü doğal zeytinyağları ve mutfağa yakışan ürünleri bir araya getiren aksesuar bölümü de dikkat çekiyor. 150 lira ve üzeri alışverişlerde ücretsiz kargo fırsatı sunan Potamya'nın vegan ürünlerini keşfetmek için internet sitesini ziyaret edebilir, iştah açan Instagram hesabına göz atabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı’nın 1990 yılından bu yana yayımladığı İnsani Gelişme Raporu’nun 2020 yılı küresel lansmanı 15 Aralık Salı akşamı İsveç’te gerçekleşti. Kalkınma olgusunu ekonomik gelişmenin yanı sıra bireylerin özgürlükleri ve insana yakışır bir hayat sürmeleri ölçütleriyle değerlendiren raporda yer alan İnsani Gelişme Endeksi; kişi başına düşen gelir, yurttaşların yaşam süresi ve eğitim süresine dair veriler toplanarak hesaplanıyor.
- Perspektifler: Raporda; Eşitsizliğe Uyarlanmış İnsani Gelişme Endeksi, Toplumsal Cinsiyete Dayalı Gelişme Endeksi, Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi ve Çok Boyutlu Yoksulluk Endeksi gibi kalkınma konusuna farklı açılardan bakmamızı sağlayan çeşitli endeksler sunuluyor.
- Türkiye’nin endeksteki yeri: Türkiye, İnsani Gelişme Endeksi’nde 189 ülke arasında 54'üncü sırada yer alarak üst üste ikinci kez "çok yüksek insani gelişme" kategorisine girdi. Ülke, 1990’dan bu yana insani gelişme endeks değerinde %40,7'lik artış kaydetti.
“Önümüzdeki Sınır: İnsani Gelişme ve Antroposen” başlığıyla yayımlanan 2020 İnsani Gelişme Raporu’nda ülkelerin doğaya uyguladığı baskıyı da ortaya koyan Gezegensel Baskı Endeksi’ne ilk kez yer verildi.
- Gezegenimizin geleceği: İnsani Gelişme Endeksi’nin üst sıralarında yer alan ülkeler, Gezegensel Baskı Endeksi’nde kötü performanslar gösteriyor. Diğer bir deyişle, insani gelişme konusunda başarılı olan ülkeler bu başarıyı sağlarken gezegenimizin geleceği konusuna yeterince önem vermiyor.
- İnsan çağı: Antroposen, yani “insan çağı” temasına odaklanan rapor, insanlığın günümüzde doğal çevresinde yarattığı değişimlerle gezegenin geleceğini şekillendiren baskın güç konumuna gelmesini vurguluyor. Rapor, bu özelliğiyle ülke liderleri başta olmak üzere küresel kamuoyundaki her bireye doğa üzerindeki ağır baskıları azaltmaları yönünde yapılan bir çağrı niteliği de taşıyor.
- Sorunlar: Rapor; insanlığın yarattığı üretim mekanizmaları, tüketim alışkanlıkları ve davranışların bir trend olarak ekonomik rasyonalite çerçevesinde kısıtlı kaldığını belirtiyor. Bu çerçevede gezegensel baskılar konusuna yeterince önem verilmediğini; bunun da geleceğin kaynaklarının ölçüsüzce kullanılmasına, israf edilmesine ve çevresel felaketlerin artmasına yol açtığını anlatıyor. Bu yılki rapor, Covid-19 pandemisi ve yakın zamanda yaşadığımız çevre felaketlerinin insanın gezegene uyguladığı ağır baskılar sonucunda ortaya çıkan semptomlar olduğunu ve bu baskıların azaltılmaması hâlinde bunların yaşadığımız son felaketler olmayacağını söylüyor.
- Kısır döngü: Yaşanan felaketlerin diğer etkenlerden izole sorunlar olmadığını öne süren rapor, çevre felaketleriyle sosyal dengesizliklerin birbirini beslediğini ve bunun bir tür kısır döngüye dönüştüğünü ortaya koyuyor. Toplumsal sınıflar arasındaki geçirgenliğin azalması ve demokrasi idealinin düşüşe geçmesiyle aynı zamanda vuku bulan iklim değişikliği sorunları, günümüz itibarıyla iç içe geçmiş durumda. Rapor, bu nedenle söz konusu sorunların çözümünün de izole hâlde olamayacağını ifade ediyor ve dünya kamuoyunu bu sorunları iş birliği içinde çözmeye çağırıyor.
- Ne yapmalı? Rapor, yaşantımızı çevreleyen karmaşık sorunları teşhis etmekle kalmıyor ve bu sorunların nasıl çözülebileceği konusunda öneriler sunuyor. Buna göre; üretim ve tüketim alışkanlıkları değişmeli, doğayla uyumlu bir hale gelmeli. Ekonomik kalkınmayı gezegenle uyumlu ve sürdürülebilir hâle getirmek için raporda önerilen teşvik ve düzenlemeler hayata geçirilmeli. Küresel ısınmanın sınırlanması amacıyla sera gazı salım miktarının küresel ölçekte %37 oranında azaltılabilmesi için raporun önerdiği 20 doğa temelli çözüm önerisi hayata geçirilmeli.
İnsani gelişmeyle ilgili daha fazla bilgiye tr.undp.org adresinden ulaşabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
17 Aralık Perşembe sabahından herkese günaydın. Bugün gündemde Bitcoin, YouTube'un yerel temsilcisi ve ABD'nin kur manipülasyonu iddiaları var.
17 Ara 2020

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




