
Sporda, özellikle de atletizmde, çocuklar sporu değil, spor çocukları seçer. Belli fiziksel özelliklere sahip çocuklar, antrenörler tarafından belli sporlara yönlendirilir. Avustralyalı Eleanor Patterson ise yapmak istediği sporu seçen ve sporun da kendisini seçtiği şanslı bir azınlığa mensup.
Patterson’ın yüksek atlama macerası, ilginç bir şekilde, sekiz yaşındayken gece bir arkadaşında yatıya kalması sayesinde başladı. Ertesi gün arkadaşının gittiği atletizm okuluna onunla beraber giden küçük Eleanor, yüksek atlamaya adeta âşık oldu.
Eleanor, gençler turnuvalarında gösterdiği performansla aşkının karşılıksız olmadığını fark etti. Henüz 14 yaşındayken Avustralya U20 şampiyonasında yaptığı 1.82’lik atlayışla ikinci olmayı başardı. İki yıl sonraysa Donetsk’teki Dünya U18 şampiyonasında altın madalyaya uzandı. 1.88’lik derecesi, gelişiminin net bir göstergesiydi. 2014 yılında da gelişimini devam ettiren genç atlet, artık sürekli 1.90 barajını aşıyordu. Glasgow’daki Commonwealth Oyunları’nda 1.94 atlayarak uluslararası bir yarışmada kariyerinin ilk büyükler altınını kazandı.
Patterson’ın durmaya niyeti yoktu. 2015‘te Beijing’deki dünya şampiyonasında henüz 19 yaşındayken sekizinci sırada yer aldı ve dünya şampiyonalarında 24 yıl sonra finalde yarışan ilk Avustralyalı kadın yüksek atlamacı oldu. Artık ilk olimpiyatına hazırdı.
2016 Rio’da beklediği atlayışı yapamayan ve 1.89’da kalan genç atlet, finale kalmayı başaramadı. Sonraki yıl dünya şampiyonasına katılmayacağını açıkladı, 2018’de ise Commonwealth Oyunları takımına seçilemedi. Büyük aşk bitmiş miydi?
Bitmemişti, sadece biraz zamana ihtiyacı vardı. Çok genç yaşta üst düzeye çıkan birçok sporcuda gördüğümüz zihinsel sorunlar belki de Patterson’ı da etkilemişti. Sydney’e yerleşerek Alex Stewart ile çalışmaya başladı. “Alex beni takımına aldı, beni yetiştirdi ve sadece bir atlet olarak değil bir insan olarak da beni büyüttü” diyerek bu kararın kariyeri için ne denli önemli bir dönüm noktası olduğunu vurguladı.
2019’un son aylarında spora geri dönen Eleanor Patterson yeniden en üst düzeyde rekabetçi olmak için emin adımlarla ilerliyor. 2020’de Wellington’da 2.00 atlayarak ulusal rekoru kıran genç atlet, her ne kadar rekoru 2.02 ile Tokyo 2020’de gümüş madalya kazanan Nicola McDermott’a kaptırsa da, olimpiyatta beşinci olarak doğru yolda olduğunu gösterdi.
Patterson’ın aşk hikayesi 2022’de de devam ediyor. Salon sezonunda çok iyi işler çıkaran Avustralyalı atlet, 15 Şubat’ta Banska Bystrica’da 1.99’la birinci olurken hem kişisel en iyisini tekrarladı hem de sezonun en iyi derecesinin sahibi oldu. 19 Şubat’taysa Birmingham’da 1.97 ile kariyerinin en iyi üçüncü derecesini yaparak yine birinci oldu. Şimdi sırada Belgrad var. Olimpiyat şampiyonu Mariya Lasitskene ve vatandaşı McDermott bu kez karşısında olmayacak. Ancak yüksek atlamanın genç süper yıldızı Ukraynalı Yaroslava Mahuchikh burada. Bir başka Ukraynalı olimpiyat dördüncüsü Iryna Gerashchenko, Özbek Safina Sadullayeva ve Kazak Nadezhda Dubovitskaya da diğer önemli rakipleri olacak.
Güçlü rakiplerine rağmen Patterson'ın yüksek formuyla madalyanın en güçlü adaylarından biri olduğunu söylemek kesinlikle yanlış olmaz. Eleanor Patterson’ın aşk hikayesi nasıl bitecek bilinmez ama fırtınalı günleri atlattıktan sonra şimdilik sakin sulara ulaştığına kuşku yok.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş




