Ortadoğu’da Hiç Sönmeyen Bir Yıldız

Bugün güzel bir güne uyandım; çünkü bugün sizler için Mashrou’ Leila’yı yazıyorum. Güneydoğudaki komşu ülkemiz Lübnan’dan en tatlı, bizi müzikleriyle havalara uçuran, sözleriyle alaşağı eden, tam da bu nedenle kendilerini dinlerken yüzümüzün ifadesinin bir öyle bir böyle olduğu caanım grup.
Mashrou’ Leila Arapça “Leyla Projesi” anlamına geliyor, Leyla’nın da gece anlamına geldiği düşünülürse, bir gecede gerçekleşen proje diyebiliriz. Zira Mashrou’ Leila Beyrut Amerikan Üniversitesi’nden bu proje ile mezun oluyor anladığım kadarıyla.Grup 2008 yılında kuruluyor ve altı kişiden oluşuyor; Solist Hamed Sinno, Gitarist Firas Abou Fakher, Viyolonist Haig Papazian, baterist Carl Gerges ve Basçı İbrahim Badr. Grubun ilk yıllarından bildiğimiz kadın klayvyeci Omaya Malaeb’i de hatırlayalım, hala grupta olmasa da.
Benim grubu keşfedişim ise, Suriye krizinden sonra oluyor, çünkü Arap kültürü ile derinlemesine tanışmam ancak o zaman gerçekleşebiliyor. Öncesine dair bilgim maalesef yalnızca Fairouz’dan ibaret. En sevdiğim şarkıları Comrades, Ashabi, Kalam (s/he), Lil Watan ve dans edebildiğim 3 Minutes, Djin ve Raksit Leila. Aslında Mashrou’ Leila için iyi şarkıları listelemeye gerek yok çünkü neredeyse tüm şarkıları gerçekten çok başarılı.
Başarılı bir tenor olan Hamed Sinno’nun sesi bizi kendine hayran bıraktırıyor. Gerçekten kendine has bir sesi ve sesini kullanış biçimi var. Cavalry şarkısının İngilizce versiyonu da mevcut fakat İngilizce versiyonunu Arapça versiyonundan ayıramadığımı söylemeliyim. Çünkü sevgili Hamed Sinno’nun kendine has şarkı söyleyişi bunu farketmemizi engelliyor.
Mashrou’ Leila’nın şarkı sözleri ve klipleri oldukça politik. Sözleri ve klipleri ayrımcılık, homofobi, insan hakları, kendini ifade edebilme, özgürlük gibi temaları ele alıyor. Küçücük bir ülke de olsa Lübnan içinde bir çok farklı etnik grubu barındırıyor. Ve bu da tüm dünyalarını politikleştiren bir faktör. İstanbul Havalimanında otobüs sırası beklerken muhakkak bir Lübnanlı ile karşılaştığımı ve kiminle karşılaştıysam hepsinin politik farkındalığının yüksek olduğunu belirtmeliyim. Mahrou’ Leila gibi alternatif müzik icra eden bir grubun da bu bağlamdan kopuk şarkılar üretmesi pek tabi mümkün olamazdı. Grubun etki alanı diğer tüm Arapça şarkı icra eden müzisyenler gibi sadece Lübnan ile kısıtlı değil. Ürdün ve Mısır’da da epey sevilen grubun bu ülkelere gidişleri geçmişte mümkün olsa da bir süredir oradaki varlıkları, malum sebeplerden ötürü engellenmiş durumda (Mısırlı Sarah Hijazi olayını hatırlayalım). Tüm bu yaşananlar ve Türkiye’ye de benzerlikleri, Beyrut’a çekim gücünü artırıyor. Antakya’dan kalkacak vapurların artık vakti gelmiş durumda, biz de oraya doğru seyir edelim.
Grup Türkiye’ye 2013, 2014 ve 2016 yıllarında geliyor. Tam 6 yıldır kendilerini sahnede göremiyor oluşumuz, artık Türkiye’ye yeniden konsere gelebilmeleri için bir çağrı olsun.
Bonus:
Mashrou’ Leila çok sevdiğimiz yarı Lübnan yarı Amerikalı Mika ile de 2022 yılında bir düet yapıyor; efsane düet için buradan.
Son olarak en sevdiğim kliplerinden bahsetmek isterim; animasyon olarak hazırlanmış Radio Romance. Klibi Ermeni/Hristiyan bir kadın ve Lübnanlı Müslüman bir erkeğin imkansız aşk hikayesini anlatıyor. Klip; “Hiç pes etmeyenlere: Aşk Direnmektir!” mesajı ile başlıyor. Bir diğeri ise Roman; ortadoğulu kadınların Avrupalı beyaz feminist saiklerin ötesindeki kadın dayanışmasını anlatıyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
Harry Styles'ın yeni albümü, yakın coğrafyamızdan isimler Mashrou' Leila ve Stereo Nova, Spotify'ın otomatik olarak yarattığı kişisel playlistler.
21 May 2022

YAZARLAR
İLGİLİ OKUMALAR

