Paket Servis'e veda.

Başlangıçlar, soundtrackler ve tecrit.
Paket Servis'e veda.

"Paket servis. bölümünde, her sayıda, sizden gelen bir temada üç film önerisinde bulunuyorum. Önerdiğiniz temanın ne olduğunda hiçbir sınır yok: Somut ya da soyut herhangi bir sözcük, bir kavram ya da bir his, bir ülke ya da bir mekan, bir yönetmen ya da oyuncu..."

Kaç sayı önceydi hatırlamıyorum, Paket servis.'i sizlerle bir etkileşim fırsatı olarak görmüş ve her sayıda severek devam ettirmiştim. Tanıdığım ve tanımadığım okurlardan gelen öneriler beni her zaman mutlu etti, bazen mutlu ederken bir yandan da zorladı. Bu sayıda e-posta kutumda birikmiş üç siparişe kısa ve toplu bir yanıt vererek bu kanala veda ediyorum. Fakat bu, türlü sosyal medya kanallarından bana ulaşıp film önerisi isteyenleri geri çevireceğim anlamına gelmiyor tabii ki!

Başlangıçlar: Ece Başer'in siparişinin Paket servis.'in sonuna denk gelmesi oldukça ironik. Başlangıçlar deyince aklımda iki tema beliriyor: "her şey nasıl başlamıştı" filmleri ve "yeni başlangıç" filmleri. Lisedeki İngilizce dersinde "To Kill a Mockingbird" okurken "bununla iyi gider" diye sınıfça izlediğimiz Fried Green Tomatoes (1991, Jon Avnet / ★★★), belki de ikisine birden uyanlardan. Ağır bir travma atlatmış genç bir kadının yeni başlangıcı, Amerikan bağımsızı Martha Marcy May Marlene (2011, Sean Durkin / ★★★½) ve Christopher Nolan'ın muhteşem üçlemesinin ilk halkası Batman Begins'i (2005, Christopher Nolan / ★★★★) de yanına ekleyeyim.

"Film neyse neydi ama soundtrack inanılmazdı.": Arkadaşım Işıl Demir'in ikinci siparişi bu. Burada çok sevdiğim müzikallere ya da soundtrack'i de iyi olan çok sevdiğim filmlere yer vermeyeceğim, üçü de üç yıldız ve altında notladığım filmler olacak. Ama bir soundtrack'leri var ki... Dan in Real Life (2007, Peter Hedges / ★★½), Nick and Norah's Infinite Playlist (2008, Peter Sollett / ★★★) ve tabii ki Türkiye sinemasından Issız Adam (2008, Çağan Irmak / ★★½).

Tecrit: Yine ikinci siparişini gönderen bir diğer arkadaşım Deniz Özdağ, özellikle son bir-iki yılda çok da uzak olmadığımız bir kavram seçmiş. İlk olarak çok taze bir film önereyim: Birkaç tren enkazı dışında çoğu filmini zevkle izlediğim, fakat hiçbir zaman bir başyapıta imza atamamış olduğunu düşündüğüm Soderbergh'in pandeminin ortaya çıkardığı korkulardan beslenen aksiyon filmi Kimi (2022, Steven Soderbergh / ★★★½), en sevdiğim minimal bilim kurgulardan Moon (2009, Duncan Jones / ★★★★) ve diğerlerine göre daha soyut bir izolasyondan söz edebileceğimiz, Kieslowski'nin Üç Renk Üçlemesi'nin en sevdiğim filmi Three Colors: Blue / Trois couleurs: Bleu (1993, Krzysztof Kieslowski / ★★★★½).

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🌈 Haziran postası: Gururlu ve önyargısız.

Onur ayı, LGBTİ+ filmler, Maverick: Top Gun, Paket servis.'in son siparişleri ve daha fazlası...

26 Haz 2022

Letterboxd

YAZARLAR

İLGİLİ OKUMALAR