Parlamento ile demokrasi için yayıncılık

Center for Democracy Research, 2019’dan beri meclisleri takip eden genç bir ekip. TBMM ile başlayan, sonra belediye meclislerini de takip etmeye başlayan ekip, arşiv çalışmaları yapıyor, proje bazlı çalışmalar yürütüyor ve Aposto’da da Parlamento yayınını hazırlıyor. Türkiye siyasetiyle yakından ilgili olan 6-7 kişilik bu ekibin temel hedefi, gelişmeleri takip etmek ve halka ulaştırmak.
Röportaj serimizin bu sayısında Center for Democracy Research'ün VP & Content Director'ı, Parlamento yayınında "Yasaklananlar" serisini hazırlayan yayıncılarımızdan Yusuf Şerali ile konuştuk.
Yusuf, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun. Bir süre avukatlık yaptıktan sonra Center for Democracy Research’te tam zamanlı olarak başlıyor. Bu macera, 2021’in sonunda ekipten Arda Sirkeci’nin yazılarıyla Aposto’ya taşınıyor.
Parlamento’nun Yakın Geçmiş serisi, Türkiye’nin 1946 yılında yapılan ilk çok partili seçimle başlayan demokrasi serüvenini zamanda ilerleyerek günümüze kadar adım adım takip etti, seçimlerin sonuçlarını ve siyaset arenasına etkilerini inceledi. Aynı zamanda seri kaynak alınarak Aposto Radyo’da da podcast yaratıldı ve Yakın Geçmiş, sesli belgesel olarak da podcastlerimiz arasında yerini aldı.
"Parlamento için sırada ne var?” diye soracak olursanız, Arda ve Yusuf, yeni başlayan “Yasaklananlar” serisini hazırlıyor. Türkiye’de tarih boyunca uygulanan yasak ve kısıtlamaları inceleyecek olan seri, 20 Kasım’da Premium’da başladı.
Bir yayıncılık değeri olarak demokrasi
Demokrasiye bir değer olarak yaklaşan bir yayıncılık farklı mecralar için farklı anlamlara gelebilir. Demokrasi odaklı yayıncılık örneklerine ilk baktığımızda insan hakları odaklı habercilik pratiklerini görebiliriz. Ancak yalnızca araştırılmış, doğru bilgi vermeye odaklanmak bile “medya ve demokrasi” dediğimizde ilk akla gelen “dördüncü güç” kavramının işlevselliğini yitirdiği günümüzde demokrasiyi gözeten bir yayıncılık prensibine dönüşüyor.
Yusuf’a ekipçe “demokrasi” odağını nasıl koruduklarını soruyorum, şöyle cevaplıyor:
“Bizim için hem görünen gerçeğin ötesindeki araştırılmış, doğru bilgiye ulaşmak çok önemli hem de bunu yaparken kimseyi incitmeden, kimseyi zan altında bırakmadan bunu yayabiliyor olmak önemli. Buna çok dikkat ediyoruz, kullandığımız dile, bilgilerin doğruluğuna dikkat ediyoruz.”
“Demokrasi tek başına bir anlam ifade etmiyor. İnsanların haklarını doğru bir şekilde kullanamadığı, haklarına sahip olamadığı yerde demokrasi olsa ne olur? Seçim yapılsa ne olur?”
Bu noktada yayınlarını fayda katma güdüsüyle mi başlattıklarını yoksa gördükleri bir eksikliği kapatmak için mi harekete geçtiklerini merak ediyorum. Yusuf şöyle cevaplıyor:
“Fayda elbette katıyoruzdur, biz de faydalanıyoruz. Türkiye’de meclise basında önem verilmiyor. Muhalefetin bir önergesi kabul edildiğinde bunu görebiliyoruz, ama her gün o kadar çok önerge oluyor ki... Hem araştırma hem görünürlük düzeyinde ciddi eksiklik var. Biraz çetrefilli bir iş. TBMM halkın iradesiyle seçilen, halkı temsil etme görevi olan bir yer, oradaki vekillerin ne düşündüğü, ne söylediği, neler yaptığı önemli.”
Bu noktada Parlamento’nun “Mecliste bu hafta” serisine dönerek meclisteki gelişmeleri ayrıntılı olarak takip etmenin önemi üzerine yorumlarını istiyorum. Yusuf şöyle diyor:
“Demokrasi kavramı en basit şekliyle ‘halkın kendi kendisini yönetmesi’ olarak anlatıldı bize, hepimiz böyle öğrendik. Ama oy verdikten sonra halk ne yapıldığını asla takip etmiyor. EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) takip ediliyor çünkü popüler gündeme değiyor, insanlar kendileriyle alakalı kısımları özümsüyor. Onun dışında ülkede bir sürü şey oluyor, haftada en az 3 gün mecliste 7-8 saat konuşuluyor. Vekillerin hangi konulara önem verdiğini burada görebiliyoruz. Halk iki seçim arasında meclisi okuyabilmeli ki kime oy verebileceğini seçebilsin.”
Bu noktada yayını dijital bir ortamda sürdürüyor olmaları üzerine düşünüyorum. İnternetin “demokrasi vaadi”nin Yusuf’a göre nasıl bir noktaya geldiğini merak ediyorum. Yusuf da teknolojinin demokrasi ve doğru bilgi için avantajlarını ve dezavantajlarını birlikte tartıyor:
“İnternet dezenformasyonu arttırıyor mu? Tabii ki arttırıyor. Ama basılı yayınları da görüyoruz... Sosyal medyada dezenformasyonu düzeltmek daha kolay. Baskı altına almaya yönelik çalışmalar yapılıyor. Bu tarz müdahaleler değil, insanları aldıkları bilgiyi kontrol etmeye, araştırmaya teşvik etmeliyiz. İşin dezenformasyon olmayan büyük bir boyutu var, teyit edilebilecek kaynaklar var. Bunun cevabı ‘gerçeğe aykırı bilgi’ verene hapis cezası vermek değil çünkü ‘gerçeğe aykırı bilgi’den ne anlamamız gerektiğini bilmiyoruz.”
Yusuf’un söyledikleri bana aslında yeni medya okuryazarlığının da demokrasi için önemli bir değer olduğunu düşündürüyor.
Bu ekip için “demokrasi için çalışmanın” ne anlama geldiğini merak ediyorum. Yusuf’a göre ekibin bu alanda çalışmak istemesinin arkasındaki en büyük motivasyon genç bir ekip olmaları:
“Önümüzde bir hayatımız var, bu hayatın nasıl gidebileceğini görebiliyoruz ve bunu istemiyoruz. Bu işin sorumluları diyebileceğimiz bir yönetim var, yönetime yönelik demokratik yollarla yapabildiğimiz bir ‘eylem’ bu kendi içimizde. Yasa koyucuları izleyip insanlara ne olduğunu gösterebilmek, bazı insanların da bundan etkilendiğini görmek bizim için çok önemli.
Uğruna çabalayacak şeyler var. Burayı seviyoruz ve daha güzel bir yer olmasını istiyoruz.”
Bir yayıncılık değeri olarak demokrasiyi düşünmek birçok sorunun etrafında gezmeyi gerektiriyor. Ama Parlamento için hiç de karmaşık değil: araştırılmış, doğru ve bilinmesinin gerekliliğine inandıkları bilgileri aktarıyor, bunu yaparken insan haklarını gözetiyorlar.
Yayıncılıktan ve yayıncılık değerlerinden büyük kavramlarla, kuramlarla, teorilerle bahsedebiliriz. İletişim fakültesinde okuduğumuz dönemden aklımızda kalan alıntıları kullanabiliriz. Ama söyleşiden benimle kalan Yusuf'un sözleri oluyor: Uğruna çabalayacak şeyler var.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Keywords özelliği, yeni yayınlar. Parlamento yayını ile demokrasi ve eşitlik üzerine söyleşi.
07 Ara 2022

YAZARLAR

Aposto P.S.
Aposto'dan gelişmeler, ürün güncellemeleri, yazar ve yayın topluluğumuzdan hikâyeler, röportajlar, medya sektörüne ve entelektüel üretime dair perspektifler ve daha fazlası.
İLGİLİ OKUMALAR


