

İyi ki doğdun Hope Alkazar Hope Alkazar 1 yaşında İstanbul’un kalbinde yeni yetenekleri bir araya getiren; gençlere kalıpsız, önyargısız ve sınırsız bir sahne sunarak yeni bir dünya için umut aşılayan Hope Alkazar 1 yaşında . İlk yılını, danstan yogaya, atölyelerden söyleşilere birbirinden farklı deneyimlerle kutlamaya hazırlanan Hope Alkazar’a nice umut dolu yaşlar diliyoruz! Nedir? Beyoğlu’nun simgelerinden olan Alkazar Sineması’nın yeniden şehre kazandırılmasının ardından geçtiğimiz yıl kapılarını açan Hope Alkazar, herkese açık, yenilikçi, çevreye duyarlı ve özgür bir multidisipliner performans alanı sunuyor. Birinci yıl kutlama programında neler var? Improdancefest ekibinin dün kutlamalara hareketin sahnesi HOPE Alkazar teras spor sahasında dans ederek başladığı program kapsamında: Atıkların çöp olmaması için çeşitli çözümler sunan Onaranlar Kulübü, yarın Trash to Good panelinde sürdürülebilirlik üzerine fikirler sunacak. Yarın ayrıca Esra Gülmen , Air Force 1’ların kişiselleştirileceği bir atölyede buluşmak üzere HOPE Alkazar Yaratıcı Atölye’de olacak. Türkiye’nin ilk kadın Brazilian Jiu-Jitsu siyah kuşağı Melike Ağansoy ve Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Çağdaş Dans Ana Sanat Dalı öğrencileri, 13 Aralık ’ta Hope Alkazar’ın birinci yıl kutlamalarına özel dersiyle spor stüdyosunda olacak. O zaman dans! Dans eğitmeni Mine Yılmazbilek , sporu yüksek nabızlı dans deneyimiyle kutlamak isteyenleri 14 Aralık ’ta Hope Alkazar’ın spor stüdyosuna bekliyor. KızBaşına ekibinden Türkü Ata ’nın sunduğu, üçüncü sezonunun ilk konuğu olarak Dr. Melis Durası ’yı ağırlamaya hazırlanan Ayıptır Söylemesi podcast’i, 15 Aralık ’ta ilk kez dinleyiciye açık bir şekilde gerçekleşecek. Hope Alkazar ’ın birinci yıl özel programına buradan ulaşarak siz de etkinliklere kayıt yaptırabilir ve kutlamalara ortak olabilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
1995 yılıydı. Sibirya'nın uçsuz bucaksız bozkırlarından geçen bir trende Çin'in başkenti Pekin'e gidiyordum. 29 farklı ülkeden, sivil toplum kuruluşlarını temsil eden 200'den fazla kadınla ortak bir amaca doğru seyahat ediyorduk. Dünyayı değiştirmeye kararlı bu kadınların arzusu ve amacı aynıydı: Dünyadaki tüm kadınlar ve kız çocukları için kadın haklarını sağlamak.
Hükümet temsilcilerinin katıldığı konferansın ve kadın hakları savunucularını bir araya getiren en geniş katılımlı sivil toplum forumunun sonunda Pekin'de toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadınların güçlenmesi için dünyanın en vizyoner yol haritasını yarattık: Pekin Deklarasyonu ve Eylem Platformu. 12 kritik alanda stratejik hedefi olan bu Deklarasyonu uygulama taahhüdü veren 189 hükümetle değişimin aktörleri olarak gücümüzü birleştirdik ve yıllarca sürecek bir dayanışma zemininin temelini attık.
Pekin Deklarasyonu bugün yazılmış olsaydı, yine aynı stratejik hedeflerin konulacağını söylemek yanlış olmaz. Çünkü 27 yıl geçse de kadınlar ve kız çocuklarının hak mücadelesinin temel alanları aynı kaldı. Ayrıca, bütün bunlara dünyanın mücadele ettiği pandemi, iklim krizi, dijital uçurum gibi büyük ve kompleks sorunlar eklendi.
1995 yılından bu yana geçen 27 yılda kadın hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konusunda eğitimden sağlığa birçok alanda çok önemli gelişmeler oldu. Ancak tüm bu kazanım ve gelişmeler beklendiği kadar hızlı olamadı ve istenen düzeye ulaşamadı. 2019 yılında toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlamak için 100 yıl geçmesi gerektiğinden bahsederken, pandemi sonrasında ancak 300 yıl sonra tam eşitliği sağlayabileceğimizi konuşur olduk.
Kadınlar erkeklerle kıyaslandığında daha çok çalışıp daha az kazanıyor; sosyal, siyasal, toplumsal ve ekonomik hayata tam anlamıyla ve eşit olarak katılamıyor. Daha az çalışma saatleri, daha düşük ücretler ve ücretsiz bakım yükü, kadınların işgücü piyasasındaki varlığını engelliyor. Bu yıl dünyada 380 milyon kadın ve kız çocuğu aşırı yoksulluk içinde yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Aynı rapor, iş yerinde kadınların liderlik pozisyonlarında eşit bir şekilde temsil edilmelerine 140 yıl, meclislerde eşit katılıma ise 40 yıl olduğunu öne sürüyor.
Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama konusundaki en önemli engellerden biri ise şiddet. Kadınlar evde, kamusal ve dijital alanlarda şiddete maruz bırakılıyor. Dünya çapında her 3 kadından 1’i, çoğunlukla yakın ilişkide olduğu partner tarafından fiziksel veya cinsel şiddete maruz bırakılıyor. Cinsel tacizi hesaba kattığımızda bu rakam daha da yükseliyor. Birleşmiş Milletler Kadın Birimi (UN Women) ve Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından yayımlanan yeni rapora göre, her saat başı ortalama olarak beşten fazla kadın veya kız çocuğu yakın partneri veya diğer aile üyeleri tarafından öldürülüyor. Kadınlara yönelik şiddet ise sürdürülebilir kalkınmanın önünde duran en büyük engellerden biri. Şiddet son bulmazsa, eşitlikten söz edemeyiz. Eşitlikten söz edemediğimiz bir dünyada ise yoksulluğun son bulmasından, okyanusların temizliğinden, kalkınmış bir kırsaldan ya da barıştan söz etmek mümkün değil.

Bu nedenle kadınlara yönelik şiddetle mücadelemiz devam ediyor. Her yıl 25 Kasım – 10 Aralık tarihleri arasında düzenlediğimiz 16 Günlük Aktivizm - Kadınlara Yönelik Şiddete Son Kampanyası bu sene #SheSaidNo etiketiyle başladı. Kampanya ile yakın partner şiddetine dikkat çektik ve kamuoyunu şiddete “Hayır” demeye davet ettik. 16 gün boyunca süren kampanyayla yakın partner şiddetinin belirtileri ve sonuçlarıyla ilgili farkındalık yaratmayı, şiddetin tespiti ve bununla ilgili nasıl harekete geçileceği konusunda kamuoyunu bilinçlendirmeyi hedefledik. Instagram hesabımızda 16 gün boyunca yayında kalan bir yakın partner şiddeti testi vardı. Testle hedefimiz kullanıcıların farkındalıklarını test edebilmekti. 5 Aralık tarihine kadar yaklaşık 47 bin kişi testimizi çözdü. Gelen ilk verilere bakacak olursak, bir ilişkideki şiddet biçimlerinin neler olabileceği ve şiddete maruz bırakılan birini tanıyorsak ona nasıl destek olmamız gerektiğine dair farkındalığımızı artırmamız gerekiyor. Bunun için herkesi shesaidno.info sitesine, yakın partner şiddeti hakkında bilgi sahibi olmaya çağırıyoruz.
Bugün Dünya İnsan Hakları Günü. Bugün, kadın haklarının insan hakları olduğunu, kadınlara yönelik şiddetin bir insan hakları ihlali olduğunu tekrar hatırlamalıyız. Kadınlara yönelik şiddet suçtur ve kadınların yaşama hakkını ellerinden alacak sonuçları vardır.
Pekin treninde ve Pekin'de, benimle aynı yolculuğu paylaşan birçok kadınla hâlâ aynı amaç için çalışıyoruz: Kadınların ve kız çocuklarının şiddetten uzak bir hayat yaşamaları, hayatlarını daha iyiye ve ileriye doğru değiştirebilmeleri. Kadın haklarının tam anlamıyla sağlanmış olduğu bir dünya isteği ve bu isteğin gerçekleşmesi için herkesin dayanışmaya katılması dileğiyle.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Getir, rakibi Gorillas'ı satın aldı. Kültür Bakanlığı, Kurak Günler'e verdiği finansal desteği faiziyle birlikte geri istedi. Lana Del Rey yeni albümünü duyurdu.
10 Ara 2022

YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.




