Polonya - Belarus sınırında insani kriz

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Polonya - Belarus sınırında göçmenlerin sayısı artmaya devam ediyor. Belarus Devlet Sınır Komitesi’nin 15 Kasım’da yaptığı açıklamada, sınırda bulunan göçmenlere yeni grupların eklendiği ve göçmenlerin yaklaşık 2 bin 100 kişi civarında olduğu bildirildi.
Polonya Sınır İdaresi ise kasım ayında Belarus sınırından ülkeye girmek için 5 bin girişimin gerçekleştiğini açıkladı. Bu sayı 2020'de yalnızca 88’di.
Hayatın olağan akışı duruyor
15 Kasım’da basına yansıyan haberlere göre güvenlik gerekçesiyle kapatılan Polonya’nın Kuznica Sınır Kapısı’nda ticari tırların geçişi durduruldu. Bobrowniki Sınır Kapısı’na yönlendirilen tırların, işlem yükünün artması nedeniyle 30 kilometrelik kuyruk oluşturdukları görüntülendi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliğinden Farhan Haq, 16 Kasım’da basın mensuplarına verdiği demeçte, sınırda bulunanlara onurlu şekilde muamele gösterilmesi gerektiğini belirtti ve BM Mülteciler Yüksek Komiserliği ile Uluslararası Göç Örgütü’ne bu göçmenlerle görüşmesi çağrısında bulundu.
Polonya güvenlik güçleri göçmenlere tazyikli su ve göz yaşartıcı gazla müdahale ederken sığınmacılar taş ve ses bombaları ile güvenlik güçlerine karşı koyuyorlar.
17 Kasım’da sosyal medyaya yansıyan görüntülere göre, göçmenler dikenli teller geçmeye çalışırken Polonya polisi ile sıcak çatışmalar da yaşıyordu. Olaylar sırasında bir Polonya polisinin başından yaralandığı ve hastanede tedavi gördüğü açıklandı. Polonya Savunma Bakanlığı, göçmenlerin ses bombalarını Belarus yetkililerinden temin ettiğini iddia etti.
Politikacılar olayların sorumlusu olarak Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko’yu göstermeye devam ediyor. Baltık ülkeleri, kendi sınırlarına da yansıyan bu soruna karşı ortak açıklama ile Belarus’u suçladı. Litvanya, Letonya ve Estonya tarafından yapılan açıklamada “Lukaşenko rejiminin, mültecileri siyasi amaçla silah olarak kullanmasını kınıyoruz” ifadeleri yer aldı.
Polonya hükümeti, Kuznica sınır bölgesine otobüsler göndererek göçmenleri uzaklaştırmaya başladı; ancak göçmenlerin Belarus’ta nereye gönderildikleri bilinmiyor. Ayrıca sınır bölgesindeki bin kadar göçmen için geçici barınma merkezi oluşturuldu.
AB yaptırımlarını genişletiyor
AB Konseyi’nin 15 Kasım tarihli açıklamasına göre Belaruslu kişi ve kurumlara Ekim 2020’den beri getirilen yaptırımların listesi genişletildi ve spesifik kriterler konuldu. AB artık Belarus sınırına yolcu taşıyan havayolu şirketlerine, seyahat acentelerine, bireylere ve organizatörlere “Lukaşenko’nun hibrit savaşına hizmet etme” gerekçesi ile yaptırım uygulayacak.
AB Dışişleri ve Güvenlik Politikaları Yüksek Temsilcisi Joseph Borell, konuyla ilgili “Bugünkü karar göçmenlerin politik amaçlarla kullanılmasına karşı bir karşı duruştur. Bu insanlık dışı ve illegal politikaya karşı duruyoruz.” açıklaması yaptı.
Türk Hava Yolları da 12 Kasım’da Minsk’e yapılacak direkt uçuşlarda Yemen, Suriye ve Irak vatandaşlarını kabul etmeyeceğini açıklamıştı. AB Devlet ve Hükümet Başkanları Konseyi Başkanı Charles Michel, Twitter hesabından yaptığı paylaşımda karar için teşekkür etmişti.
"Suni kriz"
NATO tarafından 12 Kasım’da yapılan açıklamada "Belarus’un yarattığı suni kriz” kınandı. Yayımlanan kınamada “NATO, Polonya, Litvanya, Letonya ve etkilenen diğer müttefik ülkelerle dayanışma içindedir.” vurgusu yapıldı.
Rusya’nın Ukrayna sınırındaki faaliyetlerini tartışmak üzere Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’i arayan Fransa lideri Emmanuel Macron, AB’nin Ukrayna’nın bağımsızlığına korumaya hazırlıklı olduğunu belirtirken, Rusya’nın Belarus’u “absürt” biçimde desteklediğini ifade etti.
Lukaşenko yönetimine desteğini sürdüren Rusya ise sınırda soğuk hava koşulları altında yaşayan insanların “Batı’nın umurunda olmadığını” iddia ediyor. Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov, ülkesinin sorunu çözmek üzere “müzakere arabulucusu” olmaya hazır olduğunu açıkladı.
Son Not: AB’nin yaptırımlarını genişletmesi ve Polonya’ya desteğini sürdürmesi ile “kriz” söyleminde tansiyonun düştüğü görülüyor. Öte yandan AB'nin Baltık üyeleri ve yakın komşusu Ukrayna da Rusya’nın faaliyetlerine karşı tetikte. Rusya’dan destek alan Lukaşenko faaliyetlerini kurum ve kişi yaptırımları ile durdurmayı değerlendirmiyor olabilir. Bu durumda AB’nin yalnızca Polonya sınırını değil tüm Doğu sınırını düşünüp NATO ile iş birliği yapması gerekecektir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün, Libya'da önümüzdeki ay yapılması planlanan seçime yönelik tartışmaları ve insani krizin sürdüğü Polonya-Belarus sınırındaki gelişmeleri ele alıyoruz.
19 Kas 2021

YAZARLAR

Büşra Kılıç
Yazar @ Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




