Polonya seçimleri: Popülistler artık o kadar popüler değil

Polonya’daki seçimlerin resmî olmayan sonuçlarına göre 2015 yılından beri ülkeyi yöneten muhafazakâr milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) çoğunluğu elde edemedi. Popülist lider Yaroslav Kaçinski’nin iktidarı kaybetmesi Avrupa için ne anlama geliyor?
Polonya seçimleri: Popülistler artık o kadar popüler değil

18 Ekim - Vitafenix
Vitafenix ile birlikte

Strese karşı sinerjik etki: Magna P ve Serenita Modern yaşamın karmaşası içinde sağlığımızı koruma ve yaşamın stresinden kurtulma arayışındayız. Bu amaçla, doğal ve etkili çözüm sunan iki benzersiz ürün sunmak istiyoruz: Vitafenix Magna P ve Serenita . Magna P: Magnezyumun nasıl kullanılacağı konusundaki kafa karışıklığını önleyen Magna P , sabah ve gece için kullanılan magnezyum formlarını aynı kutuda sunmasıyla Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Magna P sabah formuyla enerjinizi ve kaslarınızı desteklerken gece formuyla vücudunuzu rahatlatır. Magnezyum; kas fonksiyonlarını destekler, enerji üretimine katkıda bulunur ve kas fonksiyonlarını iyileştirir. Serenita: İtalyanca ‘huzur’ anlamına gelen Serenita , geleneksel olarak sakinleştirici etkileriyle bilinen bitki ekstrelerinden oluşan bir gıda takviyesi. Serenita, uykunuzun derinleşmesine yardımcı olurken ertesi gününüzü güzelleştirir ve günlük stresinizle savaşır. Neden önemli? Bu iki ürünün bir arada kullanılması, sinerjik bir etki yaratır. Magna P gece formuyla vücudunuzu rahatlatırken; Serenita sirkadyen ritminizi düzenler ve derin uykuyu destekler. Bu kombinasyon, sağlıklı bir yaşamı sürdürmek isteyenler için oldukça ideal. Yaşam kalitenizi artıracak Magna P ve Serenita ’nın yanı sıra daha birçok gıda takviyesi ürününe, ismini küllerinden yeniden doğan Zümrüdüanka Kuşu’nun mitolojideki adından alan www.vitafenix.com üzerinden ulaşabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Polonya’da Pazar günü gerçekleşen genel seçimlerin dün kesinleşen sonuçlarına göre 2015 yılından beri ülkeyi yöneten muhafazakâr milliyetçi Hukuk ve Adalet Partisi (PiS) çoğunluğu elde edemedi. Popülist lider Yaroslav Kaçinski’nin iktidarı kaybetmesi Avrupa için ne anlama geliyor?

%74,4 seviyesinde rekor katılıma sahne olan Polonya tarihinin belki de en dramatik seçim yarışında; bir önceki seçimde %44 alan iktidar partisi PiS’in oy oranı, bu sefer %36’da kaldı. Seçimde birinci parti gelmesine karşın 460 sandalyeli Polonya Parlamentosu'nda (Sejm) çoğunluğu elde edemeyen PiS’e olan yakınlığıyla bilinen aşırı sağcı Konfederasyon Partisi'nin (KON) oy oranının da %6,4'te kalmasıyla birlikte Birleşik Sağ (ZP) ittifakının iktidara gelecek bir koalisyon kurma ihtimali de ortadan kalktı. 

Öte yandan, ilk sonuçlara göre oyların %31,6'sını alan eski Polonya Başbakanı ve AB Konseyi Başkanı Donald Tusk’un liderliğindeki Sivil Koalisyon (KO) ile, %13 oy alan Üçüncü Yol ittifakı ve %8,6 oy alan Sol Parti’nin oluşturduğu blokun Parlamento’da çoğunluğu elde ederek koalisyon kurmaya da sıcak baktığı biliniyor. 

Muhalif partilerin kurduğu ittifakın Sejm'de 248 sandalye elde etmesiyle birlikte Polonya’da siyasi değişime neredeyse kesin gözüyle bakılıyor.

Bir adım geriden

Kaçinski ile Tusk arasındaki rekabet Demir Perde’nin çöküşüne dek uzanıyor. 

2006-07 yıllarında başbakanlık yapan Kaçinski, PiS’in yeniden iktidara geldiği 2015 yılından iktidarını pekiştirdiği 2019 yılındaki seçimlere dek partisine liderlik etmek yerine daha geride kalarak bir “oyun kurucu” görevi üstlenmeyi yeğledi.

2007-2014 yılları arasında başbakanlık yapan Tusk ise, iktidarı kaybettikten sonra AB siyasetinde daha aktif rol aldı ve birliğin yürütme organlarında görev yaptı.

2010 yılında gerçekleşen ve birçok önemli Polonyalı bürokratın yanısıra Kaçinski’nin ikiz kardeşi Leh Kaçinski’nin de yaşamını yitirdiği Smolensk uçak kazasının ardından ikili arasındaki ipler bir daha onarılamayacak biçimde koptu.

Kaçinski, kazanın sabotaj nedeniyle olduğunu ve kazada Tusk’ın da parmağının bulunduğunu iddia etmişti. Hiçbir kanıtın bulunmadığı bu iddialar her seçim döneminde yeniden gündeme geliyor.

Referandum ve vaatler

Parlamento seçimleriyle eşzamanlı olarak 4 soruluk bir referandum da oylandı. Kamuya ait kuruluşların özelleştirilmesi ve yabancı şirketlere satışının serbest bırakılmasının, emeklilik yaşının 67’ye yükseltilmesinin, AB’nin yeni sığınmacı yasası çerçevesinde göçmenlerin kabulünün ve ülkenin Belarus ile arasındaki barikatın kaldırılmasının oylandığı referanduma katılım; muhalefet partilerinin boykotu neticesinde %40 civarında kaldı. %50’lik katılım eşiği aşılamadığından bu referandum da geçersiz sayıldı.

Tusk, Kaçinski hükümetinin LGBT karşıtlığı, kürtaj yasağı, yargıya ve medyaya müdahale ile AB karşıtlığı üzerinden yürüttüğü siyasete karşı çıkarak Polonya’nın yüzünü yeniden Avrupa’ya döndürmeyi savundu.

Hukuk devletini vurgulayan Tusk, kürtajı serbest bırakacağını da ilan ederek “ulusal çıkar” kaygılarının ekonomik koşullar üzerinde oluşturduğu baskılara liberal çözümler üreteceğini vaat etti.

Peki ya sonra?

Uzmanlar, kürtaj yasağının Tusk iktidarının ilk yılında kaldırılabileceğini tahmin ediyor. Ancak popülist sağcı Kaçinski hükümetinin “yargı reformunun” geriye döndürülmesinin o kadar kolay olamayabileceğini savunuyorlar.

Siyaseten muhafazakar olduğu bilinen Polonya Cumhurbaşkanı Andrey Duda’nın bu değişiklikleri veto etmesi bekleniyor. Muhalefetin oluşturacağı koalisyon ise Cumhurbaşkanı tarafından veto edilen bir yasanın parlamentoda yine de kabul edilebilmesi için gereken beşte üç çoğunluğa sahip değil.

Öte yandan, 2015 yılından bu yana iktidarda bulunan PiS’in Anayasa Mahkemesi'nden Hakimler Yüksek Kurulu'na kadar hukukun en üst kademelerindeki tüm kadrolara da kendisine yakın isimleri atadığı ve bu şekilde etkili olmaya çalışacağı da değerlendiriliyor.

Güvenoyu alsa dahi koalisyonun kendi arasındaki görüş ayrılıklarının süreci zorlaştıracağı tahmin ediliyor. Ilımlı muhafazakar Üçüncü Yol ile ortakları arasında kürtaj serbestisinin detayları konusunda fikir ayrılıkları bulunduğu biliniyor. Bununla birlikte; Sol Parti’nin Katolik Kilisesi’nin devlet kurumları üzerindeki etkisinin azaltılmasından yana oluşu da diğer ortaklar arasında popüler olan bir görüş değil.

Bu aşamada öncelikle Cumhurbaşkanı Duda’nın hükümeti kurma görevini kime vereceği sorusunun yanıtlanması gerekiyor. Eğer bu görevi Tusk yerine azınlıktaki Kaçinski’ye verir ve Kaçinski bu konuda başarılı olamazsa; hükümeti kuracak kişiyi muhalif blokun kontrolündeki Parlamento belirleyecek. Bu şekilde de sonuç alınamaması halinde Cumhurbaşkanı ikinci bir aday belirleyecek. Tüm çareler tükenirse, seçimlerin yenilenmesi dahi gerekebilir.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞️ Nakil, misilleme, ziyaret

BM Sözcüsü, İsrail'in Gazze'ye uyguladığı ablukanın tahliye emrinin “zorla nakil” olarak uluslararası suç kapsamına girebileceğini söyledi. Hamas, İsrail'e misilleme saldırısı düzenledi. Putin Çin'e gitti. Biden İsrail'i ziyaret edecek.

18 Eki 2023

Vitafenix ile birlikte
Fotoğraf: Şebnem Coşkun/Anadolu Ajansı

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Suha Çalkıvik

·

19 Tem 2026

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

18 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine