Protestolar devam ediyor: ‘Hatay halkının öfkesi toplumsal direnişe dönüştü’

Günlerdir binlerce kişinin katılımıyla devam eden protestolara katılan Hataylılar, “Depremde hiç kimse yokken bizim yanımızda sadece İmamoğlu vardı, şimdi de biz onu yalnız bırakmayacağız” diyor. Aposto’ya konuşan Antakyalılar, protestoların nedenlerini “Depremden bu yana geçen 2 yılda insanlarda biriken öfke, hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve irade gaspına karşı yükseltilen ses” olduğunu söylüyor.
Protestolar devam ediyor: ‘Hatay halkının öfkesi toplumsal direnişe dönüştü’

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Ekrem İmamoğlu’nun 19 Mart’ta gözaltına alınarak 24 Mart'ta tutuklanmasıyla başlayan protestolar Hatay’da günlerdir binlerce kişinin katılımıyla devam ediyor. Hataylılar, “Depremde kimse yokken Hatay’a ilk koşan, ilk yardım elini uzatan Ekrem İmamoğlu’ydu. Deprem zamanı bizim yanımızda o vardı, şimdi de biz onu yalnız bırakmayacağız” diyor. 

Aposto’ya konuşan Hataylılar, İmamoğlu ve ekibinin tutuklanması dışında protestolara bu kadar yüksek katılım olmasının nedeninin, “depremden bu yana geçen 2 yılda insanlarda biriken öfke” olduğunu da söylüyor. Depremin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen Hatay’da hâlâ çözülemeyen onlarca problemin yanı sıra Hataylılar, 1 haftadır devam eden protestoların, “ülkede giderek derinleşen hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve irade gaspına karşı yükseltilen ses” olduğunu ifade ediyor.

25 Mart'ta tutuklanan 22 yaşındaki Berkay Gezgin'in akrabası Hataylı Yeliz Özoğlu şöyle diyor: 

“Bugün ailesini yine Berkay'la görüştürmemişler. Berkay avukatından kıyafet, çorap ve kitap istemişti onu vermek istemişler ama Silivri'ye götürüldü denmiş ailesine. Dün 3’te gelin görüşürsünüz demişlerdi ama bugün 1 buçukta götürdük hepsini demişler. Oğlumun arkadaşlarını eylemlerde coplarla dövdüler, bacaklarını, kollarını gördüm, mosmor olmuş hepsinin. Gençler bizim geleceğimiz.”

‘Protestolar, ülkede derinleşen hukuksuzluğa ve adaletsizliğe karşı yükseltilen bir ses’

Gazeteci ve antakyapedia’nın kurucusu Volkan İcil, Hatay’ın Antakya ilçesinde yaşıyor. İcil, Hatay’da günlerdir devam eden protestoların, “hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve irade gaspına karşı” yapıldığını söylüyor:

“Hatay, özellikle Ekrem İmamoğlu’nun tutukluluk süreciyle birlikte artan eylemlerle sokaklara döküldü. Bu eylemler, sadece birinin haksız yere tutuklanmasına karşı yapılan protestolar değil; aynı zamanda ülkede giderek derinleşen hukuksuzluğa, adaletsizliğe ve irade gaspına karşı yükseltilen bir sesti.”

‘Depremde kimse yokken ilk koşan, ilk yardım elini uzatan Ekrem İmamoğlu’ydu’

İcil, 6 Şubat depremlerinde ilk günden beri İmamoğlu’nun Hatay halkına yaptığı yardımları ve Hataylıları yalnız bırakmadığını hatırlatıyor:

“Hataylılar, bu süreçte yalnızca adalet talep etmekle kalmadılar, vefa borcunu da ödediler. Depremde en büyük yarayı alan bölgelerde, Hatay halkı, partisi ya da ideolojisi ne olursa olsun, ‘depremde kimse yokken ilk koşan, ilk yardım elini uzatan Ekrem İmamoğlu’ydu’ diyerek bu yardımları unutmadı. İBB, deprem sonrasında bölgeye en önce ulaşan, en uzun süre sahada kalan ve en büyük dayanışmayı gösteren kurumlardan biriydi.”

Hatay’ın her türlü hukuksuzluk ve adaletsizliğe karşı sesini yükseltmeye devam ettiğini söyleyen gazeteci, Hatay’da 2 yıldır devam eden sorunları ise şu sözlerle anlattı:

“İlk günlerde su bulamayan, kaybolan, sevdiklerini arayan ve hayatını yeniden kurmaya çalışan halk, zamanla eğitimin ve sağlık hizmetlerinin yetersizliğine karşı da sesini yükseltti. Okulların hijyenik olmayan koşulları, yeterli öğretmenlerin ve sağlık çalışanlarının olmaması, zorluklar içinde hayata tutunmaya çalışan insanları daha da mağdur etti. Şehirdeki yaşam alanları da sürekli protesto edilen bir başka önemli mesele oldu. 

Konteyner kentlerin düzensiz yerleşimi ve altyapı eksiklikleri, su baskınlarına, hijyen sorunlarına yol açtı. Şehri kasıp kavuran hafriyat kamyonları, beton santralleri ve toz bulutları, yaşam kalitesini daha da düşürdü. Tarım alanlarına kurulan taş ocakları ise hem doğayı tahrip etti hem de ekosistemi yok ederek tarım yapan çiftçiyi perişan etti. İnşaat firmalarının zeytinlikleri ve tarım arazilerini gasp ederek bina dikme çabaları da halkın tepkisini çeken diğer bir sebepti.”

İcil, tüm bu yaşananların ise Hataylıların öfkesini toplumsal bir direnişe dönüştürdüğünü söylüyor:

“Son olarak, Hatay’daki en büyük çatlaklardan birinin, “rezerv alan” adı altında halkın tapulu evlerinden kovulmasıyla açıldığını söylemek mümkün. İnsanlar, evlerinden çıkarılırken çoğu kez hukuksuz bir şekilde mağdur edildiler. Bu süreç, halkın haklı öfkesini, toplumsal bir direnişe dönüştürdü.”

‘Milletin iradesine darbe yapıldı’

Hataylı 31 yaşındaki Bilge, Anadolu Üniversitesi mezunu. Hatay’daki binlerce genç gibi işsiz olduğunu söyleyen Bilge, “Deprem sonrası Hatay’da iş bulmak neredeyse imkansız. Bu yüzden tek kurtuluş yolu olan KPSS'ye çalışmayı seçtim. Memur olmak istiyorum ama o da imkansız gibi duruyor mevcut düzen yüzünden. Çünkü torpilsiz memur olmak da mümkün değil ama yine bir umut işte. Umut fakirin ekmeği derler ya bizimki de o hesap” diyor.

Şu an Türkiye’deki mevcut düzenin insanları meydanlarda, sokaklarda olmaya zorladığını belirten Bilge, millî iradeye darbe yapıldığını söylüyor:

“Seçme ve seçilme hakkını resmen elimizden aldılar. Hak aramak, haksızlık karşında durmak, biraz da olsa şu mevcut düzeni değiştirebilmek için sokaklardayız. İstediğimiz şey laik bir hukuk devleti. Herkesin eşit hak ve özgürlüklere sahip olması.”

Bilge’nin, eylemlere katılmasının diğer bir nedeni ise Türkiye’de binlerce kadının katledilmesi, bu katliamlara hiçbir cezanın verilmemesi ve cezasızlık politikaları yüzünden artan kadın cinayetleri:

“Ayrıca bir kadın olarak protestolara katılmamın diğer bir nedeni de kadınların katledilmediği, sokakta yürürken rahat yürüyebilecekleri, güvende oldukları, bu zamana kadar katledilen onca kadının faillerinin hak ettikleri cezaları alacağı bir ülke olması için meydanlardayım ve meydanlarda olmaya devam edeceğim.”

Bilge, binlerce insanın Hatay’da eylemlere katılmasının asıl nedeninin deprem sırasında halkın yalnız bırakılması olduğunu söylüyor:

“Depremde çok kayıp verdik yalnız bırakıldık. Halk buna da öfkeli. Kurtarılabilecekken kurtarılmayan o kadar insanımızı kaybettik ki gerçekten canımız çok yandı. Aslında biz her şeyimizi kaybettik. Sıfırdan başladık. Şehrimizi böyle görmek bizim için gerçekten çok zor. Halkın depremden bu yana şehirde savaştıkları onca şey varken bir de yaşanan bu haksızlıklar onları meydanlarda olmaya itti.”

6 Şubat depremlerinin üzerinden 2 yıl geçmesine rağmen Hatay’da hâlâ sorunların devam ettiğini ve insanların çok zor koşullarda yaşadığını söyleyen Bilge, “Halkımız artık çok yorgun ama yine de umutlu” diyor:

“Savaştıkları şeylerden en büyüğü de barınma sorunu. Hâlâ konteynerlerde, çadırda kalan çok fazla insan var. Asbest sorunu had safhada, tozdan göz gözü görmüyor. Tüm bunlar birçok hastalığa sebep oluyor. Depremden sonra salgınlar çoğaldı. Halkımız gerçekten çok yorgun ama yine de umutlu. Bu yüzden meydanlardalar.”

Bilge, Lütfü Savaş’ın CHP’ye açtığı davalarla ilgili olaraksa Lütfü Savaş deprem zamanı halkını yalnız bıraktı. Halkın yanında olmak yerine kasa derdine düştü. Sonrasında halk tepkisini gösterdi ve aday olmasını istemedi" şeklinde konuştu.

‘Halkın sokaklara dökülmesi parti meselesi değil’

Hatay’ın Defne ilçesinde yaşayan ve tutuklanan yüzlerce gençten biri olan Berkay Gezgin’in akrabası 43 yaşındaki Yeliz Özoğlu da protestolara katılan binlerce kişiden biri.

  • Bir adım geriden: 16 Haziran 2019'da Beylikdüzü’nde düzenlenen mitinginde, "Her şey çok güzel olacak Ekrem abi" sözüyle hafızalara kazınan 22 yaşındaki Berkay Gezgin 25 Mart’ta tutuklanmıştı.

Özoğlu, “Berkay, Cumhurbaşkanı’na hakaretten tutuklandı. Hakaret yok, yalan haber. Avukatı da açıkladı. Eylem anayasal hakkımız. Oğlumun arkadaşlarını eylemlerde coplarla dövdüler. Bacaklarını, kollarını gördüm, mosmor olmuş hepsinin. Gençler bizim geleceğimiz” diyor.

"Bugün ailesini yine Berkay'la görüştürmemişler. Annesini görmek istemiş, izin vermemişler. Berkay avukatından kıyafet, çorap ve kitap istemişti onu da vermek istemişler ama Silivri'ye götürüldü denmiş ailesine. Dün 3’te gelin görüşürsünüz dediler ama bugün 1 buçukta götürdük hepsini cezaevine demişler."

“Halkın sokaklara dökülmesi parti meselesi değil. Resmen demokrasiye darbe vuruldu. Her konuşanı, her protesto yapanı içeri atmak tek adam rejiminin göstergesi” diyen Özoğlu, protestolara katılmayı devam ettireceğini söylüyor:

“Erken seçim istiyoruz. Geçinemiyoruz, 13 yaşında oğluma harçlık bile veremiyorum. Kiramız 10 bin, Mayıs’ta %58 zamlanacak. Ev hanımıyım. Oğlum bu sene İstanbul’u kazandı ve onun da hiçbir ihtiyacına yetişemiyorum. Eşim bir şirkette çalışıyordu, işten çıkarıldı zam istediği için çünkü asgari ücret veriyorlar ve bize yetmiyor. Durum çok kötü ve insanlar bunun farkında, o yüzden çıktık sokağa.”

‘Hatay halkı yargının siyasallaşmasıyla Can Atalay kararında yüzleşmişti’

Aposto’ya konuşan 31 yaşındaki Sergen Susam, Hatay Defne’de yaşıyor. Radyoloji teknikeri olan Sergen de Bilge ve Hatay’daki binlerce genç gibi uzun zamandır işsiz olduğunu söylüyor.

Hatay’da bir haftadır devam eden protestoların tek sebebinin İmamoğlu’nun tutuklanmasıyla ilgili olmadığını söyleyen Susam, “Zira biz Hatay halkı olarak yargının siyasallaşmasıyla Can Atalay kararında yüzleşmiştik” diyor.

  • Bir adım geriden: Soma maden faciası, Adana Öğrenci Yurdu yangını, Çorlu tren kazası, Ermenek maden faciası, Hendek Havai Fişek Fabrikası Patlaması gibi birçok davanın avukatı Can Atalay, Gezi Parkı eylemleriyle ilgili dava kapsamında 25 Nisan 2022’de “Türkiye Cumhuriyeti’ni ortadan kaldırmaya teşebbüs suçuna yardım” suçlamasıyla 18 yıl hapis cezasına çarptırıldı. 3 yıldır Silivri Cezaevi’nde olan Atalay, 4 Mayıs 2023 seçimlerinde Türkiye İşçi Partisi’nden (TİP) Hatay milletvekili seçildi ancak 30 Ocak 2024’te milletvekilliği Anayasa Mahkemesi kararına rağmen düşürüldü.

Sergen, Hatay’da 1 haftadır devam eden protestolara katılma sebeplerinden ilkinin Can Atalay olduğunu söylüyor ve ekliyor:

“Depremle beraber her şeyini kaybetmiş insanların bir de seçme hakkını gasp ettiler. Benim ilk sokağa çıkma sebebim Can Atalay'dır. Diğer nedenler ise Hatay'daki fiziki koşulların bir türlü düzeltilememesi, Suriye'de işlenen insanlık suçları ve katliamlar, ülkede kimsenin güvende hissetmemesi, yaratılan korku ikliminin kırılması gerekliliği ve herkesin sefalet içerisinde yaşamasına sebep olan başta iktidar ve sermaye gruplarına karşı çıkmak.”

‘Deprem zamanı yanımızda İmamoğlu vardı, şimdi de biz onu yalnız bırakmayacağız’

İnsanların sokağa çıkma nedenlerinden birinin de “depremden bu yana geçen 2 yılda insanlarda biriken öfke” olduğunu söyleyen Sergen, 6 Şubat 2023’te Hatay’a geç gelen arama kurtarma-ekiplerini, yardımları ve insanların yalnız bırakıldığını hatırlatıyor:

“Hatay'da ilk 3-4 gün devlet yoktu ve halk kendi kaderine terk edildi. Hatay halkı o günleri unutmuyor ve unutmaz da. Hatay halkının asıl motivasyonu depremde yaşananlar ve İmamoğlu'nun tutuklanması diyebilirim. Çünkü İmamoğlu ile deprem üzerinden çok güzel bir bağ kuruyor Hatay halkı. Deprem zamanı bizim yanımızda o vardı şimdi de biz onu yalnız bırakmayacağız diyor halk.”

Sergen, protestolar sırasında Gezi Eylemleri'nde öldürülen 19 yaşındaki Hataylı Ali İsmail Korkmaz, Ahmet Atakan ve Abdullah Cömert’i de andıklarını söylüyor:

“Hatay'da depremden önce Defne, Antakya, Samandağ, Arsuz gibi ilçelerde politik ve örgütlü bir halk vardı zaten. Gezi döneminde en uzun süren mücadele Defne'de Armutlu Mahallesi'nde verildi. Yine Gezi'de 3 canımızı toprağa verdik Hatay olarak. Dolayısıyla Hatay halkı sokak siyasetine hiç yabancı değil ve toplumsal muhalefete destek veren, demokratik taleplerinde ısrar eden bir yapıya sahip.”

Hatırlatma dozu: Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş, Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesine CHP Genel Başkanı Özgür Özel'in olağanüstü kurultay kararının iptali istemiyle dava açmıştı. 

Savaş’ın CHP kurultayına açtığı soruşturmalarla ilgili de konuşan Sergen, "Lütfü Savaş'ın nasıl biri olduğunu zaten Hataylı olan herkes biliyordu. Savaş'ın alametifarikası, rantı tıpkı AK Parti gibi dağıtmasıydı. Yanına itaatkar ve para için her şeyi yapabilecek bir kesimi almıştı, şehirdeki tüm para akışını kendine bağlamıştı. Halk bunları görüyordu fakat eli CHP’den başkasına gitmeyen çok ciddi bir kesim yaşıyor Hatay'da ve buna dağıtılan rantlar da eklenince seçimleri kazanıyordu. Lütfü Savaş yakında AK Parti’ye katılırsa da şaşırmam" diyor.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Melisa Gülbaş

Aposto editörü

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta