Rusya-ABD görüşmeleri: Batı cephesinde yeni bir şey yok

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Haftalardır beklenen Rusya ile ABD/NATO arasındaki görüşmeler beklendiği gibi sonlandı. Beklentiden, ortaya herhangi bir anlaşmanın çıkmamasını kastediyorum.
Öncelikle bu zirveye giden yolun taşlarının Ukrayna’yı Rusya’yla gerginlikte sıçrama tahtası olarak kullanan ABD tarafından döşendiğini söyleyebiliriz. Hatta CNN, görüşmeler sırasında Biden’ın daha önce ertelenen Ukrayna’ya 250 milyon dolarlık silah yardımını "gizlice" onayladığını yazdı.
ABD, Biden’ın oğlunun da özel iş ilişkileri bulunduğu Ukrayna’yı uzun süredir "bir şeylere" hazırlıyor. Rusya da haklı olarak "boş" durmuyor. Ukrayna sınırındaki Rus askeri hareketliliği üst düzeyde. Ama burada bir farka işaret etmek gerekiyor. Moskova yönetimi dozu arttırsa da kendi ülkesi sınırları içerisinde. Moskova’ya askerlerini kendi sınırları içerisinde ne yapacağı söylemek ne kadar doğru tartışılır. Ancak ABD, bölgede üsleriyle, Rusya sınırlarına konuşlandırdığı ağır silahlar ve yaptığı tatbikatlarla boy gösteriyor. Bu farkın altını çizip devam edelim.
"Kırmızı çizgi" vurguları
Pazartesi başlayan görüşme dizisinin belki de en önemlisi ABD-Rusya heyetlerinin sekiz saate yakın toplantısı oldu. Görüşme sonrası iyi niyet açıklamaları gelmesine karşın "kırmızı çizgi" vurguları daha fazla öne çıktı. Rusya, NATO’nun genişleme politikasının durmasını, Rusya sınırlarına yakın bölgelere ağır silahların konuşlandırılmamasını istiyor. Ayrıca Rusya, ABD’nin eski Sovyet coğrafyasında askeri işbirliklerinin de durması taraftarı. Moskova bu konuda hem ABD hem de NATO’ya taslak anlaşma sunmuştu.
Bu taslaklarda Rus tarafı özellikle NATO’nun sınır tanımayan genişlemesi ve çevreleme politikası karşısında Avrupa güvenliği için yeni parametrelerin belirlenmesini öneriyor. Rus yetkililerin açıklamaları aksi takdirde gidişatın açık çatışma olacağına işaret ediyor.
Tüm bunlara karşın ABD de "açık kapı politikasından vazgeçmeyeceğiz" diyerek kendi kırmızı çizgisinde ısrarcı olduğunu gösterdi. Taslaklarla ilgili olarak ABD Dışişleri "Başarı şansı olmayan teklifleri reddedeceğiz" denildi. Ancak teklifler başından reddedilince zaten başarı şansı olmuyor…
Yani daha ilk günden tarafların vurguladığı kırmızı çizgiler, bu haftaki görüşmelerden çok fazla sonuç çıkmayacağını ve anlaşmanın sağlanmasının güçlüğünü ortaya koymuştu.
Ayrıca ABD, görüşmeler biter bitmez Rusya’ya yeni yaptırımlar için kolları sıvamakta gecikmedi.
2019’dan sonra ilk defa toplanan Rusya-NATO Konseyi’nde de durum değişmedi. Toplantıya Moskova adına katılan Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Aleksandr Gruşko, "Batı ittifakının olumlu bir gündem için alan bırakmadığını" söyledi.
NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise açık kapı politikalarında ısrarcı olduklarını söyleyerek, "ittifakın diplomasi başarı olmazsa çatışmaya da hazır olduğunu" belirtti.
Stoltenberg, Ukrayna ve Gürcistan’ı kastederek "her ülkenin kendi tercihlerini belirleme hakkı" var dedi. Ancak ABD bu konuda tutarlı değil. Kendi istediği yerlerde ülkelerin "hür iradelerine" vurgu yapan ABD, istemediği yerlerde de bu iradeye darbe vurabiliyor. Ukrayna ve Gürcistan’ın NATO üyeliği meselesi, ABD’nin "istediği türden" bir bağımsızlık.
İlginç bir çıkış ise Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov’dan geldi. Lavrov, ABD’nin Rusya sınırındaki ve Avrupa’daki geniş varlığına atıf yaparak Venezuela ve Küba’ya asker konuşlandırabileceklerini söyledi.
Bu sözler "yeni Soğuk Savaş" yorumlarının yapıldığı bir ortamda 1962’deki Küba füze krizini hatırlatıyor. Bu kez aktörler yer değiştirmiş durumda ve köprünün altından çok sular aktı. Şimdi Rusya’nın karşısında bölünmüş bir Batı var.
ABD hamleleriyle Avrupalı NATO ortaklarını işin içine çekmeye ve burada kaybettiği güveni kazanmaya çalışıyor. Diğer yandan da engel olamadığı Kuzey Akım-2’yi Ukrayna’yla ilgili olarak işin içine katmaya çalışıyor.
Tüm gelişmelere karşın kimse sıcak çatışmayı istemiyor. Gerginliği azaltması beklenen toplantılarda amaca ulaşılamadı. Ancak muhtemelen görüşmeler daha sonra da sürecek. Yani ABD ve Rusya arasındaki bilek güreşi güçlenerek artacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
NEREDE YAYIMLANDI?
Bugün Rusya ile ABD/NATO arasındaki görüşmeleri ele alıyoruz.
14 Oca 2022

YAZARLAR

Anıl Tuncer
Yazar - Spektrum

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.
16 Tem 2026

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.




