Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ikinci yılında neler oldu, neler olacak?

Rusya'nın Ukrayna'yı işgali bugün ikinci yılını geride bıraktı. Cephede sıcak çatışmalar görülmese de işgalin geleceği iki taraf için de belirsizliğini sürdürüyor.
Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin ikinci yılında neler oldu, neler olacak?

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Bugün 24 Şubat 2024. Rusya'nın Ukrayna'yı işgali, ikinci yılını doldurdu. Ancak savaş, sona ermekten çok uzak. Çatışmalar ve can kayıpları devam ederken geçen iki yılda savaş sürekli yön değiştirdi. Savaşın ilk aylarında Rusya ordusu içindeki düzensizlik, mobilizasyon sürecinin sancıları ve Ukrayna ordusunun Batı ülkelerinden aldığı askerî destekle beklenenden daha iyi bir askerî müdafaa göstermesi, Ukrayna'nın savaştan galip çıkma olasılığını artırsa da 2023 yazında başlayan ve başarısızlıkla sonuçlanan Ukrayna taarruzu, orduyu hem personel hem de teçhizat bakımından büyük kayıplara uğrattı. 

Savaşın üçüncü yılına girdiğimizde Ukrayna tarafında birkaç ay öncesinin hedefleri çok uzak gözüküyor. Başta ABD olmak üzere Ukrayna'nın en büyük destekçilerinin yaşadığı bölünmeler, bugün Ukrayna'yı çok zor bir pozisyonda bırakırken savaşın daha uzun bir süre devam edeceği kesinleşmiş gibi. Rusya ise savaş boyunca yaşadığı askerî ve politik sorunları atlatmış, daha güçlü bir pozisyonda önümüzdeki dönemde hem Ukrayna'yı hem de Batı ülkelerini sıkıştırmaya devam edecek gibi görünüyor. 

..

İki yıl önce bugün başlayan işgal, siyaseti ve jeopolitiği kökünden değiştirdi. Rusya, 120 bin askerini kaybederken Ukrayna, 11 bini sivil olmak üzere 80 bin kayıp verdi. Bugün cepheye baktığımızda savaş bir tıkanma noktasına gelmiş gibi duruyor. Son iki yıl içinde iki tarafta da dönemsel toprak kazanımları olsa da savaşın ilk aylarındaki durumdan farklı bir tablo göze çarpmıyor. Rus ordusu savaşın ilk aylarında ele geçirdiği Mauripol, Donetsk ve Luhansk bölgelerinin kontrolünü elinde tutuyor. Ukrayna ordusu, savaşın ilk dönemindeki Rus ilerlemesine karşı başarılı bir savunmayla bu bölgeleri geçici olarak kazansa da 2023 yılının yaz aylarında düzenledikleri ve büyük bir başarısızlıkla sonuçlanan karşı taaruz sonrası, Rusya'nın bu bölgeler üzerinde egemen olmasının önüne geçemedi. 

Ünlü tarihçi A. J. P. Taylor, 2. Dünya Savaşı'nın başlangıcını anlattığı kitabının önsözünde savaşların neden ve nasıl çıktığının o savaşlar bitmeden anlatılamadığının, hikayelerin savaş sonrasında galipler tarafından yazıldığını söyler. Bu savaşın hikayesi de henüz yazılmış değil. 

Bugün cephe hattı, 1. Dünya Savaşı'ndaki Batı cephesini anımsatır bir hâlde. Kazılı siperlerle uzun bir hatta yayılan bu cephede Ukrayna ordusu, ufak ilerlemeler adına büyük kayıplar veriyor. 1. Dünya Savaşı'ndan aşina olduğumuz üzere, bu "yıpratma savaşı" ülkelerin ve askerlerin moralini çekiç gibi kırıyor.

..

Rusya ile Ukrayna arasındaki savaş, dünyada jeopolitik, ekonomik ve siyasi anlamda büyük değişimlere sebep oldu ve olmaya devam edecek. İlk gününden bu yana Ukrayna'nın savaşa devam edebilmesinin ardında, Batı ülkelerinden gelen askerî ve siyasi destek vardı. Başta ABD olmak üzere Batı ülkeleri, geçen iki yılda Ukrayna'ya yüklü miktarda silah, uçak, tank ve askerî ekipman desteği sağladı. Savaş, ABD ve AB'nin Rusya ile ilişkilerini kesmesine, karşılıklı bir düşmanlık dönemine girilmesine ve Soğuk Savaş sonrası kurulan tek kutuplu dünya algısının kırılmasına sebebiyet verdi. Birçok uzman, özellikle Batı'nın Ukrayna'ya desteğiyle Rusya'nın bu savaşı kısa sürede kaybedeceğini ve düzenin tekrardan sağlanacağını iddia etse de bu argüman günümüzde gerçekliğini kaybetti.

Bugün Rusya, cephede büyük bir avantaja sahip. Batı ülkelerinden gelen yardımların ve Rusya'ya karşı uygulanan politikaların arzulanan sonucu getirmemesi ise jeopolitik dengeleri değiştirdi. Savaş, dünyayı tek kutuplu bir düzenden çok kutuplu bir gerçekliğe taşıdı. Jeopolitik risklerin giderek arttığı ve meydan okumaların yükseldiği bu dönem, yeni dönüşümleri ve siyasi dengesizlikleri de beraberinde getiriyor. 

Savaşın ilk döneminde güçlü bir birliktelik resim çizen NATO ittifakı içinde istenilen sonucun alınamaması nedeniyle çatlak sesler yükselmeye başladı. Bu seslerin en yükseği de NATO'nun en büyük gücü ABD'den geliyor. Savaşın ilk döneminde Rusya ile belirli noktalarda anlaşabilen Cumhuriyetçiler, savaşın arkasında durmuşlardı. İstenilen başarının sağlanamaması ve eski ABD Başkanı Trump'ın 2024 ABD Başkanlık Seçimleri için pozisyon almasıyla Cumhuriyetçi Parti'nin bu tutumunda ciddi bir değişiklik görüldü.

Ukrayna'nın savaşa devam edebilmesi için ihtiyacı olan askerî destek paketi, Cumhuriyetçi delegelerin etkisiyle ABD Temsilciler Meclisi'ne takıldı. Cumhuriyetçilerin Parti ve Temsilciler Meclisi'ndeki üyeleri, Ukrayna'ya askerî yardım paketini, sınır koruma ve göç yasalarına bağladı. ABD'nin Teksas sınırında son haftalarda Teksas Valisi ile hükümet arasında yaşanan gerilim, paketin meclisten geçmesinin pek olası olmadığını gösteriyor. 

ABD'de Kasım ayında yapılacak Başkanlık seçimi, Ukrayna'nın geleceğinde önemli bir rol oynayacak. Bu yıl tekrar yarışa giren eski ABD Başkanı Donald Trump, bu savaşı bitireceğini ve Ukrayna'ya gidecek yardımları keseceğini söyledi. Trump'ın olası bir zaferinin Ukrayna için büyük bir sorun yaratacağı öngörülüyor. Eski başkanın açıklamaları yalnızca mevcut savaşla da sınırlı değil. Trump, NATO ile ilgili de yaptığı şu açıklamayla gelecekte Batı ittifakı içinde kırılmaların ve kopmaların olası olduğunu gösterdi: 

"Borcunuzu ödemediniz mi? Diyelim ki öyle oldu. Böyle bir durumda sizi korumam. Hatta onları istedikleri her şeyi yapmaları için teşvik ederim. Ödemek zorundasınız."

Avrupa Birliği de kendi içinde başta Macaristan nedeniyle olmak üzere Ukrayna'ya askerî yardım konusunda sorunlar yaşasa da bu sorunların giderildiğini ve paketin onaylandığını gördük. Ancak ABD'den gelecek yardım olmadan Ukrayna'nın Rusya'ya karşı daha fazla direnebilmesi ve kazanım elde etmesi mümkün mü, soru işaretleri var.

Savaşın ilk döneminde başarılı bir mücadele gösteren Ukrayna, bugün gücünü toplayan Rusya'ya karşı zor durumda. Savaşın ilk döneminde zorluklar yaşayan Rusya ise bugün hiç olmadığı kadar kendinden emin. Birçok uzman, savaşın ilk günlerinde Batı ülkeleri tarafından uygulanan yaptırımların Rusya ekonomisini çökerteceğini ve savaşın bu sayede erken biteceğini ifade ediyordu. Ancak son iki yılda durumun böyle olmadığını gördük. Bugün Rusya, ağır yaptırımlara rağmen ekonomik gücünü toparladı. Burada birkaç faktör öne çıkıyor: 

Birincisi Batı ülkelerinin Rusya varlıklarını savaşın hemen başında dondurmasına rağmen Rusya'dan gelen petrol ve gaz ithalatını hemen bırakamaması. Savaş, Şubat 2022'de başlasa da Almanya ve Fransa gibi büyük ekonomilerin Rusya'dan gelen petrol alımını durdurması 2023 yılını buldu, bu da Rusya ekonomisi için yaptırımların üstesinden gelecek kaynakları yaratma fırsatı doğurdu. Savaşın ilk yılı tamamlandığında Rusya bütçe fazlası veren bir ekonomiydi. Ekonominin bir temele oturmasıyla askerî üretimi artıran Rusya, 2023 yılı sonunda bütçe açığı verse de yapılan harcamanın %40’tan fazlası orduya gidiyordu ve bu harcamaların karşılığı cephede alındı. 

Rusya ekonomisi için bir başka önemli hamle de ithalat ve ihracat rotalarını değiştirebilmesi oldu. Avrupa ve ABD pazarlarıyla ilişkisi kesilen Rusya; Türkiye, Macaristan ve Ermenistan gibi Batı pazarlarına entegre ülkelerle yükselttiği ticaret hacmi sayesinde uğradığı ekonomik zararı azaltabildi. Petrol ve doğalgaz ithalatında kaybettiği pazarı da Çin ile doldurmayı başardı. Çin büyük bir güç olarak savaş boyunca Rusya'yı açıktan desteklememeyi tercih etti, ancak savaş boyunca güçlenen ekonomik ilişkiler ve petrol, doğalgaz ticareti Rus ekonomisinin ayakta kalabilmesinde en önemli faktörlerden oldu. 

Benzer bir perspektiften yaklaştığımız zaman savaşın, başta Almanya olmak üzere Avrupa ülkelerine de ekonomik etkisinin oldukça yüksek olduğunu söyleyebiliriz. Rusya, ekonomisini raya soktuktan sonra en büyük ihracat kalemlerinin başında gelen Avrupa'ya doğalgaz satışını kendi kararıyla durdurdu. Bugün Rus ekonomisini çökertmesi beklenen Batı ile gaz ve petrol ticaretinin durması Avrupa ülkelerini daha derinden etkiledi. 

Rusya'dan gelen ucuz gazın kesilmesi, Almanya gibi Avrupa ülkelerini farklı kaynak arayışlarına itti. Avrupa geçen iki yılda Rus gazını ABD'den ithal edilen LNG, yani sıvılaştırılmış nitrojen gazıyla değiştirdi. LNG'nin hem üretim maliyetinin doğalgaza göre yüksek olması hem de ABD'den Avrupa'ya getirilmesindeki lojistik maliyetinin büyük olması, Avrupalı sanayicilerin ve hane halklarının enerji maliyetlerini yükseltti. Bu yüksek maliyetlerin etkisi 2023 yılı sonunda ortaya çıktı. Avrupa ekonomisinin motoru Almanya, 2023 yılında binde üç küçüldü. 

Bu iki yılda, savaş temelli ekonomi politikalarının siyasi sonuçları da ortaya çıkmaya başladı. Almanya'daki aşırı sağcı parti AfD, göçmen karşıtlığı ve ekonomik sıkıntılar üzerine kurduğu stratejiyle bugün anketlerde oyunu tarihî oranlarda artırdı. 2021 seçimlerinde %10.4 oy almış olan AfD, son yapılan anketlerde oyunu neredeyse iki katına çıkardı. Rusya-Ukrayna savaşı sonucu artan enerji maliyetleri de bu yükselişin temelinde yer alıyor. Almanya’nın enerji politikası yalnızca aşırı sağ tarafından eleştirilmiyor. Sahra Wagenknecht tarafından yeni kurulan sol popülist siyasi parti de enerji politikasını hedef tahtasının ortasına yerleştiriyor. Yapılan son anketler, her 5 Almanya vatandaşından 1’inin bu partiye oy vermeyi düşünebileceğini belirtiyor. 

Batı ülkeleri içindeki ekonomik ve siyasi krizler savaşta ibreyi giderek Rusya lehine kaydırıyor. Ukrayna askersiz, silahsız ve umutsuz kalırken Rusya ordusu cephe hatlarını korumaya devam ediyor; Ukrayna'nın altyapısını ve ordusunu yok ediyor. Bugün baktığımızda savaşın bu yıl bitmesi öngörülmüyor. Uzmanlar bu savaşın “dondurulmuş çatışma” hâline evrilmesinin ve uzun yıllar devam etmesinin olası olduğunu belirtse de bugün kesin bir şey söylemek mümkün değil. Kesin olan bir şey varsa o da savaşın etkilerinin önümüzdeki yıllar boyunca yankılarını sürdüreceği.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🖋 Özel sayı: Rusya-Ukrayna Savaşı'nın iki yılı

Rusya analisti Kerim Has ile Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinde son durumu ve Putin’in hedeflerini konuştuk. İstanbul Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyesi Mehmet Ali Tuğtan'a ise Rusya'nın Ukrayna'yı işgalinin NATO'yu nasıl etkilediğini sorduk.

24 Şub 2024

İllüstrasyon: Mark Harris/The Economist

YAZARLAR

Erim Bolel

Aposto Radyo Koordinatörü

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak