Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur

Zihin ve beden ilişkimiz üzerine
Sağlam Kafa Sağlam Vücutta Bulunur

Bu sayının güzel bir tesadüfle 19 Mayıs'a denk gelmesi sebebiyle Gençlik ve Spor Bayramı'nı yurdun dört bir yanında coşkulu bir şekilde kutluyoruzdur umarım. Böyle güzel bir günde zihin ve beden ilişkimize biraz bakalım istedim. Evet belki pandemi bizi evlere kapadı ama, vücutlarımızı zinde tutmamak için evde kalmak bir bahane değil. 

Sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur diye başladık ama bunun tersini ele alacağımız günler de gelecek. Çünkü biraz yumurta-tavuk bir durum bu. Sağlam vücut da bir yandan sağlam kafada bulunuyor kesinlikle. O yüzden eğer şu an o güzel zihniniz böyle bir soruyu sunuyorsa size, o soruyu sakince kenara koyun ve başlığın tadını çıkarın. 

Zihinsel sağlığımız ve fiziksel aktiviteler arasındaki bağlantı, bazen çok da önemsenmeyebiliyor. Bugün artık Dünya Sağlık Örgütü’nün raporları da dahil olmak üzere dünyadaki bir çok araştırma, fiziksel aktivitelerin kaygıyı ve depresyonu hafifletmeye yardımcı olduğu gösteriyor. Ayrıca bilişsel ve davranışsal işlevleri geliştirerek dikkat bozukluğu olan çocuklara ve yetişkinlere yardımcı olduğunu belirtiyor. 

Sağlık Bakanlığı’nın Fiziksel Aktiviteler Rehberi’nde, fiziksel aktivitenin yararları üç başlık altında inceleniyor: 

  1. Bedensel sağlığımız üzerine etkileri
  2. Ruhsal ve sosyal sağlımız üzerine etkileri
  3. Gelecekteki yaşantımız üzerine etkileri

Sağlam bir kafa açısından bizi ilgilendirebilecek “Ruh Sağlığı ve Sosyal Gelişim Üzerine Etkileri” ise şu şekilde sıralanmış: 

  • Bireyin kendini iyi hissetmesini sağlaması ve mutluluk oluşturması
  • Depresyon ve kaygı bozukluğu riskini azaltması
  • Sağlıklı kas, kemik ve eklem yapısı üzerine olumlu etkileri nedeniyle vücut düzgünlüğü ve farkındalığını geliştirerek bedeni ile barışık, özgüvenli bireyler yaratması
  • İletişim becerilerini geliştirmesi
  • Olumlu düşünebilme ve stresle başa çıkabilme yeteneğini geliştirmesi
  • Benlik saygısı ve özgüvende artma 
  • Zihinsel yetilerde düzelme
  • Sosyal ilişkilerde gelişme
  • Yorgunluk hissinde azalma

Daha ne olsun! Zihnimiz, gerçekten bu evren üzerindeki en karmaşık şeylerden biri diye düşünüyorum. Zaman geçtikçe, zihin kapasitemizin sınırlarını zorladığımız aşikar. Şimdi bir an için gözlerimizi kapatıp (bu paragrafı okuduktan sonra kapatın tabii), bedenimize odaklanalım. Bedenimizdeki hislere getirelim dikkatimizi. Bir süre bu şekilde durduğumuzda, bedendeki hisler belirginleşmeye ve zihnimiz bu hislere doğru odaklanmaya başlar. Üşüme, terleme, kaşınma, bir yerlerimizin ağrıması gibi hislerin hepsi aslında bedenimizde gerçekleşse de, zihnimizin odağı doğrudan bu hislere doğru kayar. Dolayısıyla bedenimiz nerede, biz (biz kim diye de soralım burada ve bu soruyu da kenara koyalım) orada. 

Nörobilimci Wendy Suzuki’nin, “Spor Yapmanın Beyni Değiştiren Faydaları” başlıklı TED konuşmasını bu noktada anmak isterim. Suzuki, spor sırasında yapılan aktiviteler aracılığıyla, beynimizdeki dopamin, seratonin ve adrenalin gibi hormonların salgılandığı ve buna bağlı olarak da konsantrasyonumuzun, ruhsal durumumuzun ve ne harikadır ki, hafızanın iyileştiğini gösterdiğini belirtiyor. Kural şudur diyor; haftada 3 veya 4 kez en az 30 dk spor yapılmadır. Bu sporlar da, aerobik şeklinde, soluk soluğa kalmadan yapılan egzersizler olmalıdır. Örneğin en basit haliyle iş çıkışında bir yürüyüş, merdiven kullanımının tercih edilmesi, günlük hayatta ekstra yürüyüş mesafeli yaratmak yetecektir diye de ekliyor.  

Bunları kesinlikle kabul ediyorum ve görüşüme göre burada dikkat edilmesi gereken bir nokta da egzersizi ya da sporu düzenli bir şekilde hayatımıza almanın oldukça önemli olduğu. Unutmayalım ki, bir alışkanlık yaratabilmemiz için, sık tekrara ve motivasyona ihtiyaç duyuluyor. Bunun için belki egzersizlerimizde bize destek olacak bir arkadaş ya da kendimize koyduğumuz hedeflere karşılık minik hediyeler başlangıç için çok güzel olabilir. Benim hayatımda düzenli egzersizi tutabilmemin en motive edici yolu, egzersizi tamamladıktan sonraki hissimi sık sık kendime hatırlatmam. Çünkü ne kadar üşenerek o egzersize başlamış olursam olayım, sonunda gurur, rahatlama, enerji, mutluluk gibi hislerle sarmalandığımı hissediyorum.  

Biliyorum hepimizin kafasında olan sorular zinciri var. Yoğun iş hayatı, kendimize ve sevdiklerimize ayırdığımız zar zor vakitler…Ancak tüm bu yoğunluğu yaşarken bile yapabileceğimiz pek çok seçenek var. Suzuki’nin belirttiği  yürüyüşler, ofis sandalyelerinde yapılabilecek yogalar, kısa ama dengeli egzersiz programları, bunların hepsi ufak adımlar da olsa, birleştiğinde zihin sağlığınıza etkisini yavaş yavaş farkedeceksiniz. Küçük adımlar, birleşerek büyük adımları oluşturacak.

Spor ve egzersizin yanı sıra bedenin zihinle başka bir çok şekilde etkileşimi olabiliyor tabiki. Bedenin zihinle ilişkisini farklı kapsamlarda ele alan iki tane başucu kitabım var: Dr. Gabor Mate’nin zihin ve bedenin nasıl bir bütün oluşturduğunu hastalarının öyküleri ile anlattığı kitabı “Vücudunuz Hayır Diyorsa” ve “Beden Kayıt Tutar: Travmanın İyileşmesinde Beyin, Zihin ve Beden” isimli Bessel A. Van Der Kolk tarafından yazılmış olan kitap. Bilimsel verileri, herkesin anlayacağı şekilde, biraz da teorik bir biçimde aktaran bu iki kitaptan, beden ve zihin mekanizmalarımıza dair de oldukça detaylı bilgiler edinebilirsiniz.

Esen kalın! 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

İçimdeki Dünyaİçimdeki Dünya

BÜLTEN SAYISI

MAYIS ' 2

Havamız Yerinde Olsun!

19 May 2021

MAYIS ' 2

YAZARLAR

İçimdeki Dünya

İçimizdeki dünyaya yakınlaşabilir miyiz? Onu merakla keşfedebilir miyiz? Pratikler, ilhamlar, motivasyonlar ve şifa dünyasından haberler iki haftada bir posta kutunda!

İLGİLİ OKUMALAR