Sansür Hükmünün İptali

Anayasa Mahkemesi pek çok haberin ve sosyal medya içeriğinin kişilik hakları ihlali gerekçesiyle erişime engellenmesine ya da içerikten çıkarılmasına dayanak yapılan 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesini iptal etti.(1) Ancak bu iptal hükmünün, kararın yayımlanmasından itibaren dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verdi. Yani anayasaya aykırı olduğu tespit edilerek iptaline karar verilen kural, dokuz ay daha uygulanmaya ve haberler sansürlenmeye devam edecek. Oysa böyle bir erteleme kararına hiç gerek yoktu. Zira söz konusu düzenleme zaten baştan itibaren hukuk sistematiğine aykırı ve gereksizdi. Hukukumuzda kişilik haklarının haksız saldırılara karşı korunmasını sağlayacak başka pek çok hukuk yolu ve koruma mekanizması bulunmaktadır.
Hatırlamak gerekirse, 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun 2007 yılında küçükleri İnternetteki zararlı içeriklerden korumak amacıyla çıkarılmıştı. Kanunun ilk halinde 9. madde hakları ihlal edilenlerin içerik veya yer sağlayıcıya başvurarak içeriğin çıkarılmasını isteme ve cevap hakkını öngören bir düzenleme içeriyordu. Ancak 17-25 Aralık soruşturmalarından sonra İnternette bazı ses kayıtlarının yayılmasının ardından 2014 yılında 6518 sayılı Kanunla 9. madde tamamen değiştirilerek kişilik hakları ihlal edilen kişilerin doğrudan sulh ceza hakimliklerine başvurarak erişimin engellenmesini talep etmesine olanak tanınmıştır. Söz konusu taleplerle ilgili olarak sulh ceza hakimlerinin 24 saat içinde karar vermesi zorunlu tutulmuştur. İçerik sahiplerinin karar alma sürecinden haberleri olmadığı gibi, bu kararların içerik sahiplerine tebliği de öngörülmemiştir. Üstelik bu kararlara karşı yapılacak itirazları da bir kapalı devre içinde yine sulh ceza hakimliklerinin incelemesi öngörülmüştür. 2020 yılında 7253 sayılı yasa ile sulh ceza hakimliklerine erişimin engellenmesi tedbirinin yanı sıra bir de içeriğin çıkarılmasına karar verme yetkisi tanınmıştır.
Bu düzenleme hukuk sistematiği içinde garip bir hukuk yolu icat etmiştir. Öncelikle bu mekanizma bir hukuk davası kapsamında ihtiyati tedbir ya da ceza davası kapsamında koruma tedbiri olmayıp bağımsız bir hukuki koruma mekanizması olarak işlev görmektedir. Verilen karar itiraz üzerine kesinleşmekte ve karar verilen tedbir ilelebet yürürlükte kalmaktadır. Bu kural uygulamada tam bir sansür mekanizmasına dönüşmüş, eleştirel haber ve içeriklerin görünmez kılınması ya da ortadan kaldırılmasının aracı haline gelmiştir. İfade Özgürlüğü Derneğinin 2022 EngelliWeb Raporuna göre 9. madde kapsamında 2014-2022 yıllarında 543 farklı hakimlik tarafından verilen 6.509 farklı kararla 35.023 haber (URL adresi) erişime engellenmiş ve 29.253 haber (URL adresi) kaldırılmış, çıkarılmış veya silinmiştir.(2) Erişime engellenen veya içerikten çıkarılan haber ve içeriklerin çoğunluğu üst düzey siyasetçi veya kamu görevlileriyle ilgili haber ve içerikler olup arşiv değerine sahip pek çok haber de bu hükme dayanarak görünmez kılınmıştır.(3)
Anayasa Mahkemesi söz konusu kuralın kötüye kullanılmasını engellemek için bir dizi karar vermiştir. Öncelikle, 2017 yılında yarı pilot niteliğindeki Ali Kıdık başvurusu kararında erişimin engellenmesi kararının ancak “ilk bakışta ihlal” (prima facie) durumunun tespit edilebildiği istisnai hallerde verilmesi gerektiğine karar vermiştir.(4) Ancak sulh ceza hakimlikleri Anayasa Mahkemesi’nin bu içtihadını dikkate almadan erişimin engellenmesi ve içerik çıkarma kararları vermeye devam etmişlerdir. EngelliWeb 2022 raporuna göre Anayasa Mahkemesi’nin Ali Kıdık kararında benimsenen “ilk bakışta ihlal” değerlendirmesine sulh ceza hakimliklerince uyulması zorunlu olmasına rağmen 2019 yılında verilen kararların binde 11 oranında ve çok az sayıda erişimin engellenmesi kararında bu karara atıf yapıldığı tespit edilmiştir. 2020 yılında bu oran binde 62, 2021 yılında binde 65 ve 2022 yılında binde 96 olmuştur. Atıf yapılan kararlarda da genellikle düzgün bir ilk bakışta ihlal değerlendirmesi yapılmamıştır.(5)
Bu nedenle, bu hükme göre verilen erişim engelleme ve içerik çıkarma kararlarıyla ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin önüne gelen bireysel başvuruların sayısı çığ gibi büyümüştür. Nihayet Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu 2021 yılında Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve Diğerleri Başvurusu kararında 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinde yapısal sorunlar tespit ederek, pilot karar usulünün uygulanmasına karar vermiştir.(6) Bu kararında Mahkeme söz konusu düzenlemenin usulî güvencelerden yoksun olduğunu, silahların eşitliği ilkesine uymadığını belirterek yeni düzenleme yapmak üzere kararın bir örneğini TBMM’ye göndermeye karar vermiş, önündeki yaklaşık 400 başvurunun incelemesini de askıya almıştır. Ancak öngörülen bir yıllık sürede 7418 sayılı Kanun ile 5651 sayılı kanunda değişiklikler yapılmış olmasına rağmen AYM kararında belirtilen yönde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır. Bunun üzerine Anayasa Mahkemesi önündeki bir iptal davası ile bir itiraz başvurusunu birleştirerek 5651 sayılı Kanun’un 9. maddesinin tamamını iptal etmiştir.
Ancak bu iptal kararı da sansür sorununu çözmekten uzaktır. İptal hükmünün uygulanmasının ertelenmesi çok büyük bir sorun olduğu gibi yeni yapılacak düzenlemenin daha iyi olacağını beklemek de gerçekçi değildir.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Sansür Hükmünün İptali, Türkiye’nin İhracat ve Kur Sınavı, İmam ile Kaymakam Arasında “Hutbe” Krizi ve Açığa Çıkardıkları
29 Oca 2024

YAZARLAR

Ali Rıza Çoban
Anayasa hukuku doçentidir. Doktorasını temel haklar alanında İngiltere'de Leeds üniversitesinde yapmıştır. İnsan hakları hukuku, hukuk devleti, yargı bağımsızlığı, anayasa yapımı, karşılaştırmalı anayasa yargısı alanlarında çalışmaktadır. Kendi uzmanlık alanlarında sivil toplum kuruluşlarıyla ortak çalışmalar yürütmektedir.

Özgürlük Gündemi
Özgürlük Araştırmaları Derneği'nin hazırladığı Özgürlük Gündemi, Türkiye’nin hukuk devleti, ekonomi, siyaset ve sivil toplum gündemine ilişkin vakıaların değerlendirildiği, iki haftada bir pazartesi günü yayımlanıyor.
İLGİLİ OKUMALAR



