Şehir tasarımında iktidarın gölgesi
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Oturduğumuz banklardan gördüğümüz cepheler ne söylüyor? Şehir meydanlarındaki heykeller hangi tarihi anlatıyor? Toplu taşıma hatları neler gösteriyor, neleri gizliyor? Şehrin uzak noktalarını merkeze bağlarken yer altından geçen raylı sistemler kimi görünmez kılıyor? "Mimarinin ve yapının insan karakteri ve eylemlerine etkisi yadsınamaz. Binalarımızı yaparız ve sonra onlar, ...hayatımızın seyrini düzenler." Birleşik Krallık’ın, heykelleri son günlerde ırkçılık karşıtı protestoların hedefi olan tartışmalı siyasetçilerinden Winston Churchill’in 1924'te Londra'da bir törende dile getirdiği bu farkındalık, o yıllarda aktif siyaset yaşamını sürdüren biri olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda biraz düşündürüyor. Zira mimari ve şehir planlama; siyasi veya ekonomik iktidar ya da çoğunluk tarafından güç temsilinin, gözetimin, kontrolün ve baskının aracı olarak kullanılabiliyor.
- Güncel örnekler: ABD'de George Floyd'un öldürülmesinin ardından başlayan protestoların hız kazandığı günlerde şehir odaklı içerik platformu CityLab’de "Amerika'nın şehirleri, baskılamak için tasarlandı" başlıklı bir yazı yayımlayan mimar ve aktivist Bryan Lee Jr., savunuculuğunu üstlendiği Tasarım Adaleti hareketinin temel çıkış noktasının şu olduğunu söylüyor: "Dünyadaki her adaletsizliği sürdürmek için planlanmış ve tasarlanmış bir mimari var." Lee, bu "yerleşik baskının" beyaz olmayan toplulukları uzaklaştırmak için kentsel dönüşüm kararları almak; "siyahlığı suç hâline getirerek, güvenlik bahanesiyle" mahalleleri "savunulabilir alan" labirentine dönüştürmek; kamusal alanlarda toplanan bazı kültürel toplulukların rahatsız edilme korkusunu daim kılmak gibi farklı formları olabileceğini ifade ediyor. Lee, siyah insanların polis şiddetine 7 kat daha fazla maruz kaldığı Minneapolis gibi bir şehirde güvenliği artırmak hedefiyle 2019 yılında genişletilen "Çevresel Tasarım Yoluyla Suçun Engellenmesi" (CPTED) başlıklı tasarım pratiklerinin Floyd'un cinayetine yol açan koşullara zemin hazırlamış olabileceğini söylüyor. Bir diğer yandan Pulitzer ödüllü yazar Robert Caro, New York'ta uzun yıllar çalışan kamu görevlisi Robert Moses'in Long Island sahillerine dar gelirlilerin kullanmak zorunda olduğu toplu ulaşımı engelleyen yasa ile yetinmeyip "Yasa her zaman değişir ama köprüleri yıkmak zordur" diyerek köprüleri de altından otobüslerin geçemeyeceği biçimde inşa ettiğini anlatıyor. İş literatürüne geçen blockbusting terimi, ABD'de emlak sektörünün otoritesi konumundaki gayrimenkul danışmanlarının beyazları "bölgeye ırksal azınlıkların gelişiyle korkutarak" evlerini daha ucuza satmaya zorlaması olarak tanımlanıyor. Mimari ve planlamanın sistematik biçimde İsrail devletinin stratejik ve politik gündemlerini uygulamak için araçsallaştırıldığını söyleyen Sivil İşgal: İsrail Mimarisinin Politikası başlıklı kitap; ilk yayıncısı tarafından yasaklanmasını, "mimarinin politik açıdan saf bir aktivite olarak düşünülemeyeceği" şeklinde yorumluyor.
- Izgara ve otorite: Şehir plancısı Jill L. Grant, şehir planlamanın yaygın yöntemlerinden biri olan ızgara sistemini farklı bir bakışla ele aldığı Izgara sisteminin karanlık yanı: Güç ve şehir tasarımı makalesinde tarihteki bazı rejimlerin toprakları üzerindeki güçlerini tekelleştirmek için ızgara sistemini kullandığını iddia ediyor. Grant, Roma İmparatorluğu'nda kaynakların ve refahın merkezlerde konumlanan Roma ve bölge başkentlerine yönlendiğini söylerken çevreleyen koloni şehirlerin Roma kültürünü yayma ve uzak kara parçalarını imparatorluğa dahil etme görevi üstlendiğini belirtiyor. Grant’a göre İnkalardan 16. yüzyıl sonlarındaki Japon uygarlıklarına, coğrafi keşifler dönemindeki Avrupa uluslarına birçok otorite için, imparatorluklar büyüdükçe uzak bölgeleri kontrol etmek amacıyla bölgesel şehirler inşa etmek ve bunu yaparken de ideal bir form olan ızgara sistemini kullanmak, yeni karayı dağıtmanın kolay yolu olarak öne çıkıyor.
- Mekân ve sosyal adalet: Her gün deneyimlediğimiz şehirlerde yazının en başındaki sorulara benzer sorularla gördüklerimizin ötesindeki anlama dair çıkarımlar yapmak, var olduğumuz mekâna dair farkındalığımızı artırıyor. Pandemi gibi şehir paydaşlarının tümünü etkileyen ve şehir olanaklarının adil dağıtımıyla doğrudan ilişkili kitlesel problemleri deneyimlemek, şehir tasarımı ve sosyal adalet ekseninde bazı sorulara yanıtlar aramamız gerektiğini gösteriyor. Güç, politika ve planlama üçlemesi akademik literatürde sıklıkla bir arada anıldığından daha adil mekânlar inşa edebilmek için bu üçlünün birbiriyle ve sosyal adaletle ilişkisini bir arada, daha çok düşünmek gerekiyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
İsviçre merkezli IMD Business School'un yayımladığı 2020 Dünya Rekabetçilik Raporu'na göre Singapur, geçtiğimiz yıl aldığı ilk sırayı korurken bunu Danimarka ve İsviçre takip etti. • ABD merkezli robotik şirketi Boston Dynamics, dört ayaklı robotu Spot’u satışa sundu. Mimari ve şehir planlama; siyasi veya ekonomik iktidar ya da çoğunluk tarafından güç temsilinin, gözetimin, kontrolün ve baskının aracı olarak kullanılabiliyor.
17 Haz 2020

YAZARLAR

Mehmet Şimşek
ODTÜ Felsefe'yi bitirdi. İçinde Bulunduğum Durum isimli bir oyun yazdı, besteledi, sahneledi. Şarkıları da var.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR



