Şehirdeki Yeni Yüz

Türk Simon Cowell, Hull’u kurtarmak için burada: Tigers’ın yeni sahibi Acun Ilıcalı, yeni Leicester olabilecekleri konusunda ısrarcı.
Türk iş insanı Acun Ilıcalı’nın , Hull’u 30 milyon sterlinle devralmasının yakında tamamlanması bekleniyor.
- 52 yaşındaki iş insanı, Got Talent (Yetenek Sizsiniz) ve The Voice (O Ses) programlarının Türkiye versiyonlarından sorumlu.
- Ilıcalı, kulüp vizyonuyla ilgili Sportsmail’e konuştu.
- Türk iş insanı, kulübün yeni Leicester olabileceğini söylüyor.
Acun Ilıcalı, Londra’daki Four Seasons Hotel’in 10. katındaki salonundaki beyaz deri kanepeye otur oturmaz şarkı söylemeye başlıyor. “İngiltere için söylüyoruz.”
“Catch me if you can, ’cause I’m the England man!”
Ilıcalı’dan World in Motion şarkısının yorumunu dinlerken, Hull’daki hayatının sıkıcı olmayacağı hemen anlaşılıyordu. Yine de, John Barnes’in 1990 Dünya Kupası’nda İngiltere marşında rap yapmasının bir nedeni vardı ve onun The Voice’un Türkiye versiyonun sunucusu olmasıyla hiçbir ilgisi yoktu.
13.4 milyon Instagram takipçisi olan ve ülkesinin en büyük realite şovlarının arkasındaki beyin olduğu için ‘Türk Simon Cowell’ olarak adlandırılan televizyon kralı şöyle açıklıyor: “Dünya kupalarında desteklediğim iki ülkeden biri İngiltere. 1990'da Gascoigne ve Lineker ile yakalanan başarıyı ve yaptıkları şarkıyı hatırlıyorum.”
“İngiliz futboluna her zaman aşıktım. Bu yüzden yeteri kadar güce ve finansal düzeye geldiğimde İngiltere’den bir kulüp almaya karar verdim. İngiliz futbolunu kanımda hissetmek istedim. Bir takım satın almak hayalimdi.”
52 yaşındaki Ilıcalı, Hull’daki 30 milyon sterlinlik devralımını tamamlayarak, 11 yıldır süren Assem Allam’ın saltanatına son verip hayalini gerçekleştirmeye çok yakın. Ama neden dünyanın dolaşan bu milyoner jetini Doğu Yorkshire’a indirdi?
“Benim için en iyi kulübün hangisi olacağını araştırıyordum, yaklaşık 5 tane inceledim.” diyor mütevazı kıyafetleriyle soruları cevaplayan Ilıcalı.
“Hull’u Premier Lig’den tanıyordum ama gidip şehrin nerede ve nasıl bir yer olduğunu görmek istedim.
“İlk olarak haziran ayında geldim ve indiğim andan itibaren her şey beni çok iyi hissettirdi. Stadyum’a ve insanlara bayıldım. Şehirden çok güzel bir enerji aldım.
“Hull’daki Humber Köprüsü, İstanbul’un Boğaz Köprüsü’ne benziyor. Bu da kaderin başka bir işareti. Forma renkleri bile beni çok etkiledi. Kardeşimle birlikteydim ve ona ‘Bu benim şehrim, bu benim takımım’ dedim.”

Görsel: Hull City
Ilıcalı, Hull geçtiğimiz cumartesi MKM Stadı’nda FA Cup’ta Everton’a uzatmalarda 3–2 mağlup olurken oradaydı. Geçen sezon Birinci Lig’i kazanan Grant McCann’in takımı şu anda 19. sırada ve küme düşme hattından 4 puan yukarıda ancak yeni sahipleri aşağı değil yukarı bakıyor.
“Kariyerimde hiç başarısız olmadım. Her yıl bir öncekinden daha iyiydi.” diyor Ilıcalı. “Şovlarıma Hollywood’un en büyük yıldızlarını getirdim ve insanları eğlendirdim. Beni en çok mutlu eden şey insanları eğlendirmek. Bu yüzden Hull, bunu yapmak için yeni hedefim.
“Bir yıl içinde olacağını söyleyemem, ama önümüzdeki yıl odağımız tamamen Premier Lig olacak. Bu ilk hedefimiz ama inanın bana Premier Lig’e gidebilirsek, küme düşme favorilerinden biri olmayacağız. Hedefimiz ilk 6 takımı zorlamak olacak.
“Leicester’ın sahip olup Hull’un sahip olmadığı hiçbir şey olmadığını söyleyebilirim. Leicester’ın son yıllardaki performansını gerçekten takdir ediyorum ama yeni Leicester olmaya aday olduğumuzu söyleyebilirim. Bu takımın kupa kazanma potansiyeli var."
Bu tutku, kulübün Allam ailesi tarafından yönetilme şekline duydukları öfke nedeniyle stadyumdan uzak kalan taraftarlarının kulaklarına müzik olacak.
Ilıcalı, para kazanmak için burada olmadığını söylüyor. “Planlarım ne kadar kazandığımla ilgili değil. Ne yaparsam yapayım Hull City’in iyiliği için yapacağım.”
“Birkaç transfer yapmaya ihtiyacımız var. Şimdiden iyi bağlantılar kurdum. En pahalı değil, en doğru transferleri yapıp Premier Lig’e gitmek istiyoruz. Eğer Hull City tarafları da bunu istiyorsa, hep birlikte çalışmalıyız. Taraftarlar bu takımın en önemli parçası.
“Hayalimde, taraftarları oyunun içine alarak futbolda bir devrim yapmak var. Taraftarlarıı, dünya futbolunda daha önce hiçbir kulübün yapmadığı şekilde kulübe dahil etmek istiyorum.”
Ilıcalı bu planlarını şimdilik gizli tutmak istese de kulübün taraftar kitlesini Türkiye’de de büyütme isteği konusunda son derece istekli.
Acun Ilıcalı, yılbaşı gecesi, O Ses’te kulübü devralmak üzere olduğunu duyurduğunda, Hull’un Instagram hesabına 100.000'den fazla yeni takipçi geldi ve nelerin mümkün olabileceğini göstermiş oldu.
Bunun sadece başlangıç olduğunu söylüyor:
"Hull City’i takip eden 1 milyondan fazla taraftar olacak. Türkiye’deki 10 milyon kişinin de İngiltere’deki bir numaralı kulüpleri olarak Hull City’i destekleyeceğini düşünüyorum.”
“Hull’daki insanları Türkiye’ye gitmesi oranın güzelliklerini yaşaması, Türklerin de bu güzel şehirde futbolun tadını çıkarması gibi çılgınca şeyler hayal ediyorum.”
“Hull City ve Türkiye’nin iyi ilişkiler kurması için önemli bir zaman olduğunu düşünüyorum. Belki de torunlarımıza dünyanın daha önce hiç yaşamadığı bir şeyi anlatacağız.”
”Benim hayatım milyonda bir” diyor Ilıcalı ve bundan sonrasını okuduktan sonra kimse aksini iddia edemez.
“‘20 yaşında evlendim. 21 yaşında baba oldum. 22 yaşında ailemi trafik kazasında kaybettim. Kızım da arabanın içindeydi. 15 kemiği kırılmasına rağmen hayatta kaldı. 23 yaşında bir motosiklet kazası geçirdim ve yanımdaki arkadaşım vefat etti. 24 yaşında iflas ettim. Hayattaki tüm olumsuzlukları yaşadım.”
Onun Türkiye’nin en zengin ve en ünlü isimlerinden biri olma yolculuğundaki en dikkat çekici nokta da bu; 24 yaşında işsiz ve beş parasız kalmak. Ilıcalı, daha sonra bir televizyon kanalında futbol muhabiri olarak iş buldu ve burada haftalık 12,5 sterlin kazandı.
Bir televizyon kanalının önünden geçerken sporcuyla sohbet etmek için içeri girdiğini hatırlıyor. “Muhabir olup olamayacağımı merak etti. Futbol izlemek için para vermeme gerek olmadığı anlamına geliyordu. Bu yüzden teklifi sevdim ve kabul ettim.”
Giderek yükselen Ilıcalı, kendisini ünlü yapan seyahat programını sunmaya başladı. Daha sonra kendi prodüksiyon şirketi Acun Medya’yı kurarak, Deal or No Deal, Got Talent, The Voice and Dancing with the Stars gibi programların Türkiye haklarını satın aldı.
Ilıcalı’nın ayrıca kendi televizyon kanalı var ve başka ülkelerde de program yapıyor. Şaşırtıcı olmayan bir şekilde, Hull hakında bir dizi yapmayı da düşünüyor.
Lakabı sorulduğunda; “Ekran tarafı için Türk Simon Cowell diyebilirsiniz ama ben türünün tek örneğiyim. Televizyon kanalı, küresel bir prodüksiyon şirketi ve futbol takımı olan bir televizyoncu daha önce görmedim.”
Ilıcalı önümüzdeki aylarını realite şov programı olan Survivor’u çekmek için Dominik Cumhuriyeti’nde geçirecek. Ancak onun manşet haber olmasını sağlayan tek şey televizyonda yaptıkları değil.
Özel hayatının birkaç sezonluk pembe dizi olabileceği konusunda şaka yapıyor Ilıcalı. “Üç evliliğim ve dört kızım var. Hayatım biraz ilginç olduğu için Türkiye’de 10 yıl üst üste en çok haberi yapılan kişi benim.”
“Ancak gurur duyduğum bir konu var, yapılan anketlerde ‘en güvenilir Türk isimler’ arasında ilk 5'teyim. Türk halkı tarafından sevilmek gurur verici. Ne zaman sokağa çıksam sevgilerini gösteriyorlar. Stadyuma her gittiğimde ortalama 200 fotoğraf çektiriyorum.”
Ilıcalı’ya olan bu sevgi, taraftarların onu karşılamasına bakılırsa, İstanbul’dan Hull’a uzanmış gibi görünüyor. Tigers üst sıralara çıkarsa popülaritesini bir düşünün!
“Şehirden iyi bir karşılama bekliyordum ama bu beklediğimden çok daha fazlaydı. Bu beni 10 kat daha motive ediyor.”
“Bir kulüp satın almak benim hayalimdi ve şimdiki hayalim o kulüpte büyük başarılar elde etmek. Artık tamamen İngiliz futbolunda nasıl tarih yazabileceğimize odaklıyım.”
Not: Metnin orjinaline buradan ulaşabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Premiercast
Premier Lig’in dünü, bugünü ve yarını üzerine; okuyan, konuşan ve yazan kanal.

This Is England
Premier League gündeminden öne çıkan gelişmeler ve eşsiz yorumlar mail kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR




