Selim Güsar: PayBull, 2025'te B2B çözümlere odaklanacak

Yerli fintech girişimlerinden PayBull, 2025 yılında dijital cüzdan ve B2B iş modelinde şirketlerin tüm ihtiyaçlarını tek platform üzerinden yönetmelerine olanak tanıyan çözümlere odaklanıyor. Fintech ekosisteminde Türkiye'nin deneyimli isimlerinden PayBull CEO'su Selim Güsar ile şirketinin hedeflerini ve finansal teknolojiler alanındaki güncel konuları konuştuk.
Selim Güsar: PayBull, 2025'te B2B çözümlere odaklanacak

Türkiye'de ve dünyada fintech ekosistemi, dinamik ve yenilikçi yapısıyla ön plana çıkıyor. Finansal teknolojiler geliştiren girişimler, müşterilerin ihtiyaçlarına göre şekillendirilebilen iş modellerini gelişen teknoloji ve trendlere kolayca adapte edebiliyor. Türkiye'de 500'den fazla sanal, mobil ve manuel çözüm sunan PayBull, yapay zeka odağındaki dijital dönüşümüne hız vermeyi planladığı 2025 yılında, B2B alanında şirketlerin bayileri ile diğer paydaşları arasındaki finansal süreçleri tek platformdan yönetebilmesine olanak tanıyan çözüm üzerinde çalışıyor. 

Fintech ekosisteminde Türkiye'nin deneyimli isimlerinden PayBull CEO'su Selim Güsar ile şirketinin hedeflerini ve finansal teknolojiler alanındaki güncel konuları konuştuk.

İlk olarak PayBull’un kuruluş hikayesinden bahseder misiniz?

PayBull, 2018’de Ankara’da kuruldu. 2023 yılına kadar sadece ödeme kuruluşu olarak hizmet verirken, sonrasında elektronik para lisansı aldı. 2024 yılında güçlü bir yapılanmaya giderek, 25 kişilik personel sayımızı birkaç ay içinde 85 kişiye kadar çıkardık. Özellikle yönetim tarafındaki ürün yönetimi, pazarlama, iş geliştirme, satış gibi kadrolarımızı güçlendirdik. Hızlı bir şekilde bir organizasyon aşamasını tamamladık.

2025 yılındaki hedefleriniz neler? 

2025 yılındaki en önemli yatırımlarımız iş süreçlerimizin otomasyona dahil edilmesi yönünde olacak ve dijital dönüşümü sağlayacağız. Yapay zekayı daha fazla süreçlerimize entegre edeceğiz. Dijital dönüşümde yapay zeka ile ilgili önemli adımlar atmayı düşünüyoruz; bu anlamda iş ortaklıkları gerçekleştireceğiz. 2025 yılının ilk yarısında  süreçlerimizin %90'ını dijital ortamlara geçirmeyi planlıyoruz.

Girişimcilik ekosisteminde deneyimli bir isim olarak sizce Türkiye'de fintech alanında bürokratik süreçlerde son yıllarda bir iyileşmeden söz edebilir miyiz? 

Bugün, bir İngiltere pazarına giriş yapmak ve İngiltere'deki otoriteden lisans almak istediğinizde, gerekli başvuruları ve evrakları toparlayıp dosyaları teslim etmeniz gerekiyor. Ardından otorite size bir süre veriyor ve bu süre yaklaşık 6 aydır. Bu sürenin sonunda olumlu ya da olumsuz mutlaka bir cevap alıyorsunuz. Avrupa'da ve tüm gelişmiş ülkelerde süreç bu şekilde işler. Dolayısıyla bizim de gelmemiz gereken nokta kesinlikle bu olmalı.

Fakat regülasyonlar anlamında önemli düzenlemeler de oldu. Özellikle lisansların Merkez Bankası'na geçmesiyle birlikte işletme sahipleri süreci yönetmeye başladı. Böylece FAST, açık bankacılık gibi süreçlerde altyapıya yönelik çok önemli faydalarını gördük bu değişimin.

Ülkemizde genellikle "önce iş, sonra regülasyon" şeklinde ilerliyor. Ancak Avrupa’da ve dünyada genelde tersi oluyor. Sizce hangisi olmalı? 

Regülasyonların iş sahiplerinin yönlendirmeleriyle şekillenmesi, şirketlerin daha inovatif, çevik ve geleceğe yönelik planlamalar yapmasını sağlıyor. Regülasyonun sürecin gerisinde kalmasında bir sakınca görmüyorum; ancak mevcut yapıya uyumlu olmamasına itirazım var. Bu benim için daha doğru bir tanım olur. Çünkü böyle bir durumda oyun alanı bozuluyor; zaten dağıtılmış kartların yeniden karıştırılması gibi durumlar ortaya çıkıyor. Bu da çok yüksek bütçeli yatırımlarda problemlere yol açabiliyor.

Şu anda fintech olarak son 12-13 yıldan beri konuştuğumuz iş kolu, Türkiye'de 90'ların sonundan, 2000'lerin başından beri var. Ülkemizdeki fatura ödeme merkezlerinin dünyada örneği yok ve bunlar ilk fintech girişimleridir aslında. Kredi kartı da öyle. Avrupa ve dünya son 1-2 yıldır şimdi al sonra öde teknolojisiyle ilgilenirken, Türkiye’de 30-35 yıl önce taksit yapıyorduk.

Türkiye’deki fintech ekosisteminde girişim ve şirket sayısını nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizce yeterli mi yoksa fazla mı olduğunu düşünüyorsunuz?

Fintech sektörü henüz büyüme aşamasında. Dolayısıyla daha önümüzde çok yol var. Bu soru çok soruluyor: Ekosistemde çok şirket mi oldu, sektör kaldırır mı? Evet fazla, zaman içinde oturacak. Günün sonunda sağlam, iyi, düzgün iş yapan, pazarını büyütebilmiş, inovatif yeni fikirlerle ortaya çıkabilmiş olanlar kalacaklar.

Türkiye’de finansal teknolojiler ekosisteminde işin finans kısmını unutanlar bulunuyor. Sektördeki herkesin kabul etmediği bir düşüncem var. Fintech sektörü olarak 90'ların sonu, 2000'lerin başındaki bankacılık sektörünün gösterdiği başarıya çok uzağız. Genellikle benzer ürünler peşinde koşup, adetlere ve büyüklüklere takılıp kendimizi avutuyoruz, hacimlerle gurur duyuyoruz.

Ülkemizin nüfusuyla doğru orantılı olarak işlem adetlerimiz fazla ama hacim, ekonomiyle doğrudan alakalı bir durumdur. Yani ekonomi ne kadar büyürse bankacılık ve finansal enstrümanlar veya bunlara erişim ihtiyacı büyür.

Paybull’u nasıl konumlandırıyorsunuz? POS çözümleri dışında planladığınız yeni ürünler/hizmetler var mı? 

Geçen Mayıs ayı itibarıyla bireysel cüzdan ürünümüzü pazara sunduk ve faaliyete geçti. Henüz ön ödemeli kart aşamasındayız. Visa, Mastercard, BKM ve Troy üyeliklerimiz bulunuyor. Şu anda cüzdanı yeniden yazma sürecindeyiz. O arada da kart tarafını tamamlıyor olacağız. Bireysel tarafta bir marka yaratıp bunu büyütme peşindeyiz. Dolayısıyla bütün o e-ticarette sektör standardı hâline gelmiş olan cashback, yatırım imkanları, döviz gibi hizmetleri biz de düşünüyoruz. POS tarafında biraz daha e-ticaretin dışında hareket etmeyi planlıyoruz.

E-ticaretten vazgeçmiyoruz. Tabii ki e-ticaret müşterilerimiz var ve onlar devam edecekler. Ama daha boş, bakir alanın B2B tarafı olduğunu düşünüyorum. Uzun zamandan beri böyle. Hacim olarak e-ticaret bir birimse, B2B tarafı beş birim. Ama buralara da “merhaba benim POS’um var” diyip sadece bir maliyet avantajıyla girmek mümkün değil. Çok büyük yapılardan, köklü şirketlerden bahsediyoruz. Süreçler daha zorlu olabiliyor, zaman alabiliyor. O yüzden bu firmalara giderken bir katma değer yaratmanız, dertlerine deva olarak gitmeniz lazım. Burada yine iş ortaklıkları işin içine girecek. Çünkü ana firma ve bayilik yapısı olan bir dünyada esas katma değer ana firmayla bayiliğinin arasındaki tüm tahsilat çeşitlerini tek bir platformda yönetebilmek.

Bu ürününüz hazır mı şu anda? Ne zaman pazara sunacaksınız?

Aslında lansmanı soft olarak yaptık. Bakiyem Ödeme Hizmetleri AŞ'yle ortaklaşa çıkardığımız B2Pay adında bir ürün. Bayi tarafındaki bütün bayi yönetim panelini Bakiyem’den alıyoruz. İki şirketin ürünlerini paketledik. Fiziki terminal ve sanal POS’larda hizmet verebiliyoruz. Sahada örneklerimiz de var.

Yakın gelecekte finansal teknolojiler ekosistemini hareketlendireceğini düşündüğünüz gelişmeler yenilikler var mı?

En önemli gelişme CDBC dediğimiz dijital para birimleri olacak. Bunların hayata geçmesiyle birlikte kripto varlıklarla ödeme yapmanın yolunu açacağını düşünüyorum. Hâlihazırda mevzuat nedeniyle şu anda bizim gibi şirketlerin kripto borsalarıyla çalışma imkanı yok. Tabii onların da lisanslanması ve kontrol altına alınmasının ardından fintech platformlarının da bu tip firmalarla çalışmaya başlayacağını düşünüyorum. Buradaki büyük hacimler ve iş yapış şekillerine bakıldığında sektöre çok ciddi hareket getirecektir. Bu iki sektörün birbiriyle entegre olarak çalışması, birtakım teknolojik unsurların hayata geçirilmesi demek. Belki de yakın gelecekte elektronik para cüzdanlarımızın içine bir tane de kripto cüzdan koyuyor olacağız.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

Pareto FinTechPareto FinTech

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🧮 En değerli girişimler, PayBull röportajı

Girişimcilik ekosisteminin referans kaynaklarından Sifted, Avrupa'nın en değerli 10 startup'ını belirledi. Bu hafta PayBull CEO'su Selim Güsar ile röportajımızda şirketin yeni hedeflerini ve Türkiye'de fintech ekosistemini masaya yatırdık.

15 Oca 2025

🧮 En değerli girişimler, PayBull röportajı

YAZARLAR

Hüseyin Koyuncuoğlu

Ekonomi ve finans editörü.

Pareto FinTech

Finansal teknolojilerde son gelişmeler, sektörün gündemindeki maddeler, siber güvenlik, yapay zeka, dijitalleşme ve fintech yatırımları, dönüşüm trendlerine yönelik analizler ve uzmanlarla söyleşiler.

İLGİLİ OKUMALAR