Sevgi ile nefret arasındaki ince çizgide...

Değerleriniz ile sevdiğiniz müzisyen hiç ters düştü mü?
Sevgi ile nefret arasındaki ince çizgide...

Drake'in yeni albümünde Michael Jackson ve R. Kelly gibi tartışmalı isimlerin parçalarını samplelaması birçok müziksever gibi bizim de canımızı sıktı ve hali hazırda çokça düşündüğümüz ve konuştuğumuz bu konuya değindiğimiz yazımızı tekrar paylaşmak istedik.

Bu ikilemi ilk defa ortaokulda bir arkadaşımın yaşadığını hatırlıyorum. System of A Down’u ne kadar sevdiğinden bahsediyordu. Grubun Türkiye vs. Ermenistan çekişmelerinde sivri bir köşeye sahip olması bu arkadaşımın vicdanını adeta sızlatıyordu. Tam bir teselli aradığı sırada başka bir arkadaşımın şöyle bir yorum yaptığını hatırlıyorum: Sana böyle hissettiren bir grubu neden seviyorsun ki?

Hayatı boyunca çok fangirl’lük yapmış ve insanları idolleştirmiş biri olarak bu konuda hiç ciddi bir sorunum olmadığını söyleyebilirim. Ancak Michael Jackson’ı hayatım boyunca sevememiş olmamı da bu duruma dayandırıyorum. Yeni neslin bir üyesi olarak Michael Jackson dendiğinde maalesef diğerleri gibi aklıma enfes pop tınıları, bir ikon ya da havalı müzik videoları gelmiyor. Düşünebildiğim şeyler: Michael Jackson’ın masum bir bebeği balkondan sallandırması. Kendisi ile barışamayan siyahi bir birey olarak kendini neredeyse çamaşır suyuna daldırması. Çocuk tacizi iddialarından hiç sıyrılamaması. Masum canlılara zarar veren ve daha kendi benliğinden başlayarak ırkçı bir yaklaşım sergileyen birinin ne kadar güzel bir müzik yaptığı neden önemli olabilir ki?

Müziği hayatının en orta noktasına koymuş biri olarak dinlediğim her şey, tam anlamıyla değerlerimi temsil ediyor. Belirli politik, insani ve sosyal değerlere sahip olmayan birinin müziğini dinlediğimi düşünemiyorum. Tabii, bu noktada bana şu soruyu sorabilirsiniz: Dinlediğin her müziğin arkasındaki kişilerin değerlerini araştırıp filtreliyor musun? Cevabım, tabii ki “hayır” olur. Dinlediğim müzik türünü icra edenlerin benimle benzer değerleri paylaşıyor olması çoğu zaman bu uyumu otomatik yakalamamı sağlıyor. Birkaç istisna haricinde…

Ryan Adams’ın 2000 tarihli Heartbreaker albümü hayatımı şekillendiren en ikonik albümlerden biri. Ancak Phoebe Bridgers’ın ve eski eşi Mandy Moore’un kendisinin tam bir avcı tacizci olduğunu açığa çıkarması ile Avaz Avaz’ın çalma listelerine koyduğum tüm Ryan Adams şarkılarını değiştirdim. (Olur da geride kalan bir çalma listemizde varsa nereye yazacağınızı biliyorsunuz) Benzer bir duyguyu aynı zamanda Mark Kozelek ile de yaşadım hatta. Önceleri kendi listelerimden bu isimleri çıkarmam ile başlayan bu süreç, Spotify’daki karma listelerde yerini “engelle” butonuna bıraktı. Bu isimlerin şarkıları ile gelen o rahatsızlık… Beni geçmişte arkadaşımın yaşadığı hislere geri götürdü.

Gerçek şu ki bu isimleri dinlersem ve herhangi bir şekilde desteklemeye devam edersem kendi değerlerimi yerle bir edeceğimi hissediyorum. Ryan Adams dinlersem kadınları taciz eden, manipüle eden erkekleri temsil eden birine güç vereceğim. Belki de başka zaman bir ırkçının arkasında durmuş olacağım. Her müzisyenin ortaya koyduğu işin onun hayatını temsil ettiğini düşünüyorum. Eğer ikimiz de aynı dili konuşmuyorsak muhtemelen benim o tınılarda kendime ayırabileceğim bir oda yoktur.

Not: Bir değişiklik yaparak malum kişilerin fotoğrafını yazımın başına koymak istemedim. Onun yerine cesur bir şekilde öne çıkan ve başarılı olmak için kendisine ihtiyacı olmadığını kanıtlayan çok sevgili Phoebe Bridgers'ı koyuyorum.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

Kanye vs. Drake, Los Porcos ve davalık olan şarkılar

Kanye West ve Drake cephesinde yeni gelişmeler, Los Porcos ile yazın son demleri ve dava konusu olan şarkılar.

10 Eyl 2021

Kim Kardashian/Instagram

YAZARLAR

Hande Yıldırım

Müzik nereye dokunursa!

İLGİLİ OKUMALAR