Siirt'ten Paris 2024'e: Millî güreşçimiz Evin Demirhan Yavuz'un yolculuğu


Globalde Olimpik ve Paralimpik Oyunlar’ın resmî sponsorluğunu üstlenen P&G Türkiye , 2014 yılından beri Türkiye'de Yıldız Anneler programını yürüterek 47 yıldız sporcuyu ve annesini destekliyor
Ne yapıyor? “Her yıldızın ardında bir Yıldız Anne Var” diyerek sürdürdüğü Yıldız Anneler projesi ile Paris 2024 yolunda 37 olimpik, 10 paralimpik sporcu ve annesine destek veriyor, yenilerine ilham yaratıyor. Yıldız Anneler projesi nasıl…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Paris 2024, Cuma günü görkemli bir açılış töreniyle demir aldı. Türkiye kafilesindeki 101 sporcu da madalya için mücadele etmek üzere Fransa'nın yolunu tuttu. Her biri azim ve cesaret hikayeleriyle, yıllar boyunca yılmadan verdikleri emekle ayrı ayrı tebrik edilmeyi hak ediyorlar.
Bugün onlardan biriyle, Olimpiyat hayalinin peşinde Siirt'ten Paris'e uzanan yolculuğuyla Türkiye'nin en çok madalya kazanan kadın güreşçisi olan Evin Demirhan Yavuz ve bu yolda yıllardır onunla birlikte yürüyen, birlikte gülüp, birlikte heyecanlanan annesi Emine Aksu'yla konuşma fırsatı bulduk.
Türkiye’nin Olimpiyat Oyunları tarihinde en çok madalya kazandığı spor, güreş. Tabii bir kadının güreş yapıyor olması, birçoklarının ezberini bozuyor. Güreş sana ne kattı? İnsanlar güreşçi olduğunu duyunca nasıl tepkiler veriyor? Hatırladığında seni gülümseten bir anını anlatır mısın?
Güreş sayesinde bir yaşam amacı edindim. Ülkeme, insanlara bu yolla hizmet etmek beni sorumluluk sahibi ve özgüvenli bir birey yaptı. Eskiden bir kadının güreş yapmasına şaşıran çok daha fazla insan vardı ama şimdi çoğu destekliyor, "Arkanızdayız" diyorlar. Hafif sıklet olduğum için de güreşçiye çok benzetmiyorlar. Genelde güreşçi deyince insanların kafasında iri yarı bir sporcu canlanıyor. Bu nedenle "Bildiğimiz güreşi mi yapıyorsun?" diye ısrarla soruyorlar.
Siirt’ten Olimpiyat Oyunları’na uzanan çok özel bir hikayenin kahramanısın. Siirt’ten Olimpiyat Oyunları’na giden ilk kadın sporcusun. 17 yaşındayken hakkında çekilen Siirt’in Sırrı belgeseli, ulusal yarışmalarda ödüller alırken, sen aradan geçen yıllarda en çok madalya kazanan Türk kadın güreşçi oldun. Peki her şey nasıl başlamıştı? Bir rol modelin var mıydı?
Her şey aslında merakım sayesinde başlamıştı. Hareketli bir çocuktum. Tesadüfen güreşle tanışsam da kısa sürede yeteneğim antrenörümün dikkatini çekti. Katıldığım ilk Türkiye Şampiyonası altın ile sonuçlanınca Milli Takım kamplarına alındım ve arkası geldi. Güreşi çok sevdim ve çok çalışınca başarıları da aldım.
Rol modelim ilk başlarda yoktu çünkü bırakın güreşi, sporla herhangi bir tanışıklığım yoktu. Benim için her şey oyundan ibaretti o yaşlarda. Ama güreşe başladıktan sonra dünyaca ünlü birçok sporcunun hayat hikayelerini anlatan kitapları okudum, sosyal medyadan takip ettim ve ilham aldığım isimler hep değişti.

Birçok zorlukla mücadele ederek bugünlere geldin. Siirt’te birçok kız çocuğuna ilham verdin. İlk güreşe başladığın zamanla bugünü karşılaştırabilir misin? Sen hangi koşullarda spor yapıyordun? Bugünkü gençlere sunulan imkanlarla aradaki farklar neydi?
Çok fark var. Gizli saklı gittiğimiz antrenmanlara şimdi aileler bilinçli şekilde kızlarının elinden tutarak gidiyor. Çocuklarını spor salonuna götürüyor, takip ediyorlar. Ben küçük bir salonda çok az ekipmanla çalışırken şu anda Tohum Merkezleri, Güreş Eğitim Merkezleri var. Her şehirde birden fazla kulüp ve salon var. Maddi ve manevi açıdan sporcular çok daha iyi destekleniyor. Bunları görünce çok mutlu oluyorum.
Annenin ilk izlediği müsabakanı hatırlıyor musun? O gün neler hissetmiştin?
Annem ben güreşe başladıktan 2 yıl sonra müsabakalarımı izleme fırsatı buldu. Öncesinde maçlara gider gelirdim, sonucu öğrenirlerdi. Ne yaptığım hakkında fikirleri yoktu. Belgeselimin çekildiği yıl, evimizde bilgisayarda açmıştık bir maçımı. Annem canlıymış gibi hop oturup hop kalktı. Yerinde duramadı. Çok heyecanlandı. Duygulandık beraber.
Tokyo’da ilk kez Olimpiyat Oyunları sahnesine çıkmıştın. Ondan sonra katıldığın Avrupa Şampiyonaları’nda bir altın, bir gümüş, bir de bronz kazandın. Peki Paris’te beklentin ne? En güçlü rakiplerin kimler?
Olimpiyat Oyunları’na hak kazanmak çok zor olduğu için ilk olarak hedef milli sporcu olmaktı. 2020’de bunu başardım. Orada fark ettim ki madalya almak düşündüğüm gibi imkansız değil. Orada karar verdim bir sonraki Olimpiyat Oyunları'nda podyumda olacağım diye. 16 kişi yarışıyoruz. Sıkletim şu anda dünyadaki en zor sıklet diyebilirim çünkü daha önce hiç yenilmemiş olan, 10 kez Avrupa şampiyonu tek kadın güreşçi olan çok güçlü isimler yer alıyor. Ama ben son yıllarda onlarla kürsüyü çok kez paylaştım. Bu nedenle kendime güveniyorum.

Evin Demirhan Yavuz ve annesi Emine Aksu
Annesi Emine Aksu'nun gözünden Evin'in hikayesi
Kızınızı ilk kez müsabaka sırasında izlediğiniz günü hatırlıyor musunuz? Neler hissettiniz, o günü anlatır mısınız?
Kızımı ilk zamanlar canlı izleme fırsatım olmamıştı. İlk kez ekranda izlediğimde yanı başımda olmasına rağmen sanki canlıymış gibi, orada yarışıyor gibi heyecanlandım. Sonucu bilmeme rağmen içimde stres, kaygı, heyecan gibi bir sürü duygu yaşadım. Canı acıyacak, üzülecek, bir şey olacak diye çok korktum.
Kızınız Olimpiyat Oyunları’na giden yolda. Onu buralara kadar taşıyan karakterini bir de sizden dinleyebilir miyiz? Annesinin gözünde Evin, nasıl biri?
Biz kalabalık bir aileyiz. Evin çok büyük bir cesaret gösterdi. Sevdiği, istediği sporu yapmak için babasının ve abisinin önüne dikildi. Kararlılığı, azmi ve çalışkanlığı onu bugünlere getirdi. Duygusal ve merhametli bir çocuktu. Onun bu kadar savaşçı olması, minderde dönüştüğü karakter beni hem şaşırtmış hem de gururlandırmıştı.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
NEREDE YAYIMLANDI?
Görkemli bir açılış töreniyle başlayan Paris 2024'te yarışacak millî güreşçimiz Evin Demirhan Yavuz ve annesi, spor yazarı Ali Murat Hamarat’ın sorularını yanıtladılar.
28 Tem 2024

YAZARLAR

Ali Murat Hamarat
Spor tarihçisi. İstanbul Üniversitesi'nde hukuk okuyup bir dönem asistanlık yaptıktan sonra gazeteciliğe başladı. Taraf ve Radikal gazetelerinden sonra Eurosport'un internet sitesinde genel yayın yönetmenliği yaptı. Radyo ve televizyona programlar hazırladı. 2017'den beri #tarih dergisinde yayın kurulu üyesi. 2020’den beri Kadir Has Üniversitesi’nde yüksek lisans programında spor tarihi dersi veriyor.

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




