Sivil topluma baskı endişesi

Muhalefet, Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi'nin Anayasa'yla çeliştiğini ve sivil toplum üzerinde baskı yaratacağını iddia ediyor.
Sivil topluma baskı endişesi

Türkiye Raporu #n
Türkiye Raporu ile birlikte

SPONSORLU Bireysel üyelik paketini satın alarak İstanbul Ekonomi Araştırma şirketinin ayda iki kez hazırladığı Türkiye Raporu'nun tüm ayrıntılarına erişmek için bu bağlantıyı kullanabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Bütçe görüşmelerinin tamamlanmasının ardından TBMM’de gündemdeki kanun tekliflerinin görüşmelerine devam ediliyor. Geçtiğimiz haftalarda incelediğimiz Çevre Ajansı teklifi olarak bilinen torba yasanın bu hafta kabul edilmesinden sonra bir başka kritik torba yasa teklifinin genel kurula gelmesi bekleniyor. Bu haftaki yazımızda bu teklifin kritik maddelerini inceliyoruz.

  • Teklif, “Kitle İmha Silahlarının Yayılmasının Finansmanının Önlenmesine İlişkin Kanun Teklifi” olarak yazılsa da Türkiye’de sivil toplumla ilgili önemli düzenlemeler içeren bir torba yasa teklifi. Teklifin üçüncü maddesi Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kitle imha silahlarına yönelik kararlarına konu kişi, kuruluş veya bunların ad ve hesabına hareket edenlerin Türkiye’de bulunan mal varlığının dondurulmasının Cumhurbaşkanı'nın resmî gazetede yayımlanan kararı ile uygulanmasını öngörüyor.
     
  • Muhalefet şerhinde bu maddeye herhangi bir mahkeme kararı olmadan mal varlıklarına el konulmasının masumiyet karinesine aykırılık teşkil etmesi ve yetkinin Cumhurbaşkanı'nda olmasının mülkiyet hakkının keyfiyetle ihlaline sebep olabilmesi sebebiyle karşı çıkılıyor.
     
  • 7'nci maddede ise internet ortamında izinsiz yardım toplanırsa içerik ve yer sağlayıcıya içeriğin kaldırılması için bildirimde bulunulmasını takip eden 24 saat içinde içeriğin kaldırılmaması durumda valilik veya bakanlık, içeriğin erişiminin engellenmesi için sulh ceza hakimine başvurabiliyor.
     
  • Muhalefet şerhinde bu madde için erişimin engellenmesi kararının sadece talep edenin sunduğu evraklar üzerinden, duruşmasız ve en geç 24 saat içinde verilmesi sebebiyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği belirtiliyor.
     
  • Teklifin en önemli ve kritik maddelerinden biri ise 12'nci madde. Bu madde, Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yer alan suçlar ile Türk Ceza Kanunu’nda yer alan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti veya suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarından mahkûm olanların; derneklerin denetim, yönetim kurulunda yer almasının yasaklanmasını getiriyor. Ayrıca bu kurullarda yer aldıktan sonra sayılan suçlardan mahkûm olanların görevlerini sona erdiriyor.
     
  • Bir kişinin mahkumiyeti sonrası hakkında kısıtlama kararı olmaksızın ömür boyu bir yaptırıma tabi tutulmasının Anayasa'nın temel hak ve özgürlüklerin sınırlanmasına ilişkin maddesine, özellikle ölçülülük ilkesine aykırı olduğunu belirten muhalefet ayrıca maddenin içindeki tutarsızlığa dikkat çekiyor. Derneğe üye olabilen ve en üst organ olan genel kurulda görev yapabilen üyenin başkaca organlarda görev alamamasının çelişkili olduğuna dikkat çekiliyor.
     
  • Bir diğer kritik madde ise derneğin yönetim veya denetim kurulu üyeleri hakkında terör veya uyuşturucu maddeyle ilgili suçlardan dolayı soruşturma başlatılması durumunda, bu kişilerin veya kurulun tamamının İçişleri Bakanlığınca görevden uzaklaştırılabilmesini öngören 15'inci madde. Düzenleme ayrıca görevden uzaklaştırma kararı yeterli olmazsa İçişleri Bakanı'nın derneği faaliyetten alıkoyabilmesine imkân sağlıyor. Mahkemenin 48 saat içinde geçici alıkoyma hakkında karar vermesi ve görevden alınan organ yerine kayyum ataması öngörülüyor.
     
  • Görevden uzaklaştırma için kovuşturma safhası veya yargı kararının aranmaması endişe uyandırıyor. Muhalefet bir soruşturmanın bu karar için yeterli sayılmasının Anayasa'nın masumiyet karinesini öngören 38'inci maddesinin dördüncü fıkrasına aykırı olduğunu belirtiyor.
     
  • Kayyum atama yetkisinin derneklerin örgütlenme özgürlüğünün keyfî şekilde sınırlanmasına yol açacağı ifade ediliyor.
     
  • Son olarak 19'uncu maddeye baktığımızda Terörizmin Finansmanının Önlenmesi Hakkında Kanun kapsamında yer alan suçların bir tüzel kişi yararına işlenmesi durumunda tüzel kişiye önceden üst sınır 2 milyon lira iken düzenlemeyle 50 milyon liraya kadar ceza kesilmesi öngörülüyor. Düzenlemenin en önemli noktalarından birisi ise bu cezanın verilmesi için soruşturmanın açılmasının yeterli olduğu ifadesi. Soruşturma veya kovuşturmanın tamamlanması beklenmeden, bir yargı kararı olmadan idari para cezası verilebiliyor.
     
  • Bu maddenin de “Suçluluğu hükmen sabit oluncaya kadar, kimse suçlu sayılmaz.” diyen Anayasa'nın 38'inci maddesine ters düştüğünü belirten muhalefet, yasa koyucunun masumiyet karinesini olağanüstü durumlarda dahi sınırlandırılamayacak mutlak bir ilke olarak kabul ettiğini belirterek yargı kararı olmaksızın ceza verilmesinin bu duruma ters düştüğünü ifade ediyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Doğu Akdeniz, Tayland protestoları, sivil topluma baskı endişesi

Bu hafta hikâyelerimizde Doğu Akdeniz meselesine, Tayland'daki protestolara ve muhalefetin sivil topluma baskı endişesine odaklanıyoruz.

24 Ara 2020

Türkiye Raporu ile birlikte
Tayland

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR