MLSA 2023 Dava İzleme Raporu: Sokağa Çıkmak Yasak, Haber Yapmak ‘Terörizm’

Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Türkiye’de ifade, basın ve bilgi edinme özgürlüklerini koruma amacıyla kurulan Medya ve Hukuk Çalışmaları Derneği (MLSA) 2023 Dava İzleme Raporu’nu yayımladı. 1 Eylül 2022 ile 1 Eylül 2023 tarihleri arasındaki dönemi kapsayan rapor, Türkiye’de ifade özgürlüğüne yönelik kısıtlamaların artarak devam ettiğini ortaya koydu.
İfadeye 217 yıl, 8 ay 20 gün hapis cezası
Raporun kapsadığı dönemde MLSA gözlemcilerinin 20 ilde takip ettiği 233 davada 1646 kişi yargılandı. Bu dönemde karar çıkan 32 davada, 116 sanığa 217 yıl, 8 ay, 20 gün hapis cezası verildi. Bunların arasında yer alan 17 gazetecilik davasında ise 23 gazeteci 67 yıl, 8 ay, 12 gün ay hapis cezası aldı. Karara bağlanan 6 davada, 12 sanık hakkında 75 bin 126 TL adli para cezası verilirken, 59 davada ise sanıklar hakkında beraat kararı çıktı.
Tutuklu yargılamalar %150 arttı
MLSA’nın Eylül 2021 - Temmuz 2022 tarihlerini kapsayan bir önceki rapor dönemine göre, bu dönemde tutuklu yargılamaların oranı %150 arttı. Bu rapor döneminde 29’u gazeteci olmak üzere, 30 sanık tutuklu yargılandı. Ankara'da 11, Diyarbakır’da ise 15 gazetecinin tutuklanması, sayının dramatik bir şekilde artmasına neden oldu.
En çok öğrenciler, aktivistler, gazeteciler ve siyasetçiler hedef alındı
Bu dönem en çok hedef alınan grup sokakta veya üniversitelerde hakları için ifade özgürlüklerini kullanan öğrenciler ve aktivistler oldu. Öğrenciler ve aktivistlere yönelik çok sanıklı davaların açıldığı gözlemlendi.
Toplamda 1.646 sanığın yargılandığı ve program kapsamında izlenen davalarda 655 öğrenci (sanıkların %37’si), 329 aktivist (sanıkların %20’si), 314 gazeteci (sanıkların %19’u), 241 siyasetçi (sanıkların %14,6'sı) yargılandı.
Sokağa çıkmak yasak!
“2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” iddiası, izlenen davaların %20’sinde bir suçlama olarak yöneltildi; bu, ifade özgürlüğü hakkını kullananlara en sık yöneltilen suçlama oldu. Davaların %21,5’i (50 dava) barışçıl gösteriler nedeniyle açıldı. İki davada toplam 41 sanık hakkında 22 yıl 11 ay 25 gün hapis cezası verildi.
Toplanma ve gösteri hakkını kullanarak düşüncelerini açıkladıkları için en çok yargılananlar ise öğrenciler, kadınlar ve LGBTİ+’lar oldu. Öğrenciler, 15’i barışçıl eylemler nedeniyle açılanlar olmak üzere, toplam 24 davada yargılandı. Kadınlar 5 ayrı davada, LGBTİ+’lar 4 ayrı davada yargılandı.
Rapor ayrıca barışçıl gösteri düzenleyen kişilerin, temelsiz ve delilsiz bir şekilde “yaralama”, “kişileri özgürlüğünden yoksun bırakma” veya “mala zarar verme” gibi suçlamalarla karşılaştığını da gösterdi.
Gazetecilik ‘terörizm’ sayıldı
Raporun kapsadığı dönemde 314 gazeteci, davaların %66’sına denk gelen toplam 154 davada sanık olarak yargılandı. Bu davaların 133’ünü ise (%57’sini) haber yapmak, yayınlamak gibi sadece gazetecilik nedeniyle açılan davalar oluşturdu. Gazeteciler, barışçıl gösterileri haber yapmak için takip ederken gözaltına alınarak, eylemcilerle birlikte, “2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” iddiasıyla da yargılandı; gazetecilere yönelik davaların bir kısmı bu iddiayla açılanlar oldu.
Gazetecilerin yargılandığı davalarda %43 ile en çok “terör” suçlamaları yöneltildi. Gazeteciler, 29 davada “terör örgütü propagandası”, 15 davada “terör örgütü üyeliği” ve 10 davada “terörle mücadele görev almış kamu görevlilerini hedef göstermek” iddiasıyla yargılandı.
Bu davalarda gazeteciler en çok “terör örgütü üyeliği” ve “terör örgütü propagandası” iddiaları sebebiyle ceza aldı; “örgüt üyeliği” iddiasıyla toplamda 28 yıl 9 gün, “propaganda” iddiasıyla toplamda 15 yıl 6 ay 28 gün hapis cezası verildi.
Deliller sadece haber ve sosyal medya paylaşımları
Gazeteciler “terör” gibi ciddi ve kapsamlı suçlamalarla mahkemelere çıkarılırken, savcılar bu suçlamalara gazetecilerin yaptıkları haberleri, sosyal medya paylaşımlarını, meslektaşlarıyla ve hatta eşleriyle telefon konuşmalarını “delil” olarak gösterdi. Haberlerin ve sosyal medya paylaşımlarının iddianamelerde delil olarak kullanılması eğiliminin yaygınlaştığı, raporun bir diğer gözlemi oldu.
“Terör örgütü üyeliği” iddiasıyla gazeteciler hakkında görülen davalarda sunulan 90 farklı delilin 20’sini (%22) haberler ve 11’ini (%12) de sosyal medya paylaşımları oluşturdu.
Dezenformasyon Yasası yeni baskı aracı
Bu rapor döneminde, AKP ve MHP’nin oylarıyla 2022 yılının Ekim ayında kabul edilen “Dezenformasyon Yasası” ifade ve düşünce özgürlüğü üzerinde yeni bir baskı aracı olarak kullanılmaya başlandı. Bu düzenleme kapsamında en az 26 gazetecinin soruşturma geçirdiği, 6 gazetecinin gözaltına alındığı ve en az 4 gazetecinin tutuklandığı tespit edildi.
Yasa kapsamında ilk soruşturma geçiren, tutuklanan ve ceza alan gazeteci MLSA’nın savunmanlığını üstlendiği gazeteci Sinan Aygül oldu. Aygül’e 10 ay hapis cezası verildi. Anayasa Mahkemesi ise kanunun iptali yönünde yapılan başvuruyu reddetti.
Yüksek Mahkeme ve AİHM kararlarına uyulmuyor
İzleme döneminde, bu yılın Mayıs ayındaki Genel Seçimlerde Türkiye İşçi Partisi’nden Hatay Milletvekili seçilen, Gazi davası hükümlüsü Can Atalay’ın Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı bireysel başvuru sonrasında yaşananlar, Türkiye’de “yargı bağımsızlığının” yakıcı bir sorun olduğunu bir kez daha ortaya koydu. Can Atalay’ın başvurusuna ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin aldığı karara yerel mahkemenin uymaması, Türkiye hukuk tarihinde benzeri görülmemiş bir Anayasa krizi yaşanmasına neden oldu.
Diğer taraftan izleme raporu, farklı davalarda mahkemelerin Anayasa Mahkemesi ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) kararlarına uymadığını da ortaya koydu.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.




