Sonun başlangıcı


Öne çıkan podcast serileri Audioteka’da
Statista'da yer alan, Mart 2020'de podcast tüketimine ilişkin yapılan bir araştırmanın sonuçları, ABD'deki yetişkinlerin bir önceki ay en az bir podcast yayını dinlediğini ve geçtiğimiz 10 yılda bu oranının üç kat arttığını ortaya koyuyor.…
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
Koronavirüsü ilk defa duyduğunuz zamanı hatırlıyor musunuz? Hafızanız sizi soğuk bir kış gününde kalabalık bir arkadaş grubunun içinde laf arasında geçen bir muhabbete, haberlerde uzak diyarlardaki gelişmeleri izlediğiniz o güne götürebilir. Ya da şimdilerde unutulmaya yüz tutan ofis ortamınızda “felaket tellalı” olarak adlandırdığınız iş arkadaşınızın hiç de muhtemel görmediğiniz “dünyanın sonu” senaryolarını dinlerken çayınızı yudumladığınız o ana geri dönebilirsiniz. Çoğumuz muhtemelen bu virüsün bir yıl boyunca tüm insanlığın hayatının merkezine oturacağını öngörememiştir. Öngörebilen bilim insanları ise çoktan çalışmalara başlamış olacak ki ilk koronavirüs vakasının görünmesinden tam bir yıl sonra tünelin ucundaki umut ışığı göründü. Kasım ayında beş ayrı aşı çalışmasından art arda yüksek oranda başarı haberleri gelirken herkes yeniden kalabalık bir masanın etrafında toplanıp normale dönüşü kutlamanın hayalini kurmaya başladı. Fakat her ne kadar aşının bulunması “sonun başlangıcı” olarak görülse de aşıların etkinliği, ücretlendirilmesi, depolanması ve dağıtımı konusunda büyük soru işaretleri mevcut. Tüm bu bilinmezliklerin çözülmesi durumunda ise aşılara geliştirme aşamasında yatırım yapan gelişmiş ülkelerin ilk stokları tekellerine aldıkları, düşük gelirli ülkelerin aşıya erişiminin pek olmadığı ve en iyi ihtimalle 2024’te tüm dünyanın aşılandığı bir gelecek bizi bekliyor.
- Aşı yarışının galipleri: Dünya Sağlık Örgütü’nün (DSÖ) verilerine göre, hâlihazırda 67 aşı adayı çeşitli klinik denemelerde bulunurken bu aşılardan sadece 13 tanesinde son aşamaya geçildi. Bugüne kadar birçok şirketin başarısızlığa uğrayarak beyaz bayrak çektiği yarışın galibi ise kasım başında aşısının %90'ın üzerinde etkili olduğunu duyuran Pfizer-BioNTech ortaklığı oldu. Pfizer’ın açıklamasından birkaç gün sonra bu kez Rusya, ağustosta tescil ettirdiği Sputnik V’nin başarı oranının %92 olduğunu duyurdu. ABD merkezli biyoteknoloji şirketi Moderna son olarak aşıyla ilgili üçüncü faz klinik sonuçlarının %94,1 etkili olduğunu gösterdiğini, ağır vakaları önlemede ise %100 etkili sonuç verdiğini duyurdu. Yarışın öne çıkanlarından AstraZeneca ise bu hafta Oxford Üniversitesi’yle birlikte geliştirdiği aşının %70,4 etkili olduğunu açıkladı. Çin’den de aşı hamlesi gecikmedi. Net veriler açıklanmasa da Çin otoriteleri, 700 kişide test edilen Sinovac aşısının başarılı sonuçlar verdiğini bildirdi.
Aşıların birbirinden farkları neler?
- Teknoloji: Pfizer ve Moderna’nın aşısı, geleneksel aşıların aksine hücrelerde virüse karşı bağışıklık sistemini geliştirmek için protein oluşturma temeline dayanan mRNA teknolojisini kullanıyor. mRNA tedavisinde, bağışıklık sistemini virüse karşı eğitmek için virüsün kısmi genetik diziliminin bir kısmı vücuda enjekte ediliyor. Viral vektör tabanlı aşılar olan AstraZeneca ve Sputnik V’de ise virüsün taşıdığı genetik materyalin bir kısmı başka bir virüsün içine yerleştirilerek vücuda enjekte ediliyor.
- Depolama ve dağıtım: Aşılar arasındaki en büyük fark, depolama ve dağıtım süreçlerinde ortaya çıkıyor. Pfizer’ın aşısının -70, Moderna’nın aşısının ise -20 santigrat derecede muhafaza edilmesi gerekiyor; ki bu da dağıtım süreci üzerinde muazzam bir baskı yaratıyor. UPS ve Lufthansa gibi hava yolu şirketleri aşıların depolanması için şimdiden havaalanlarına yakın devasa “dondurucu çiftlikleri” kurmaya başladı. İlaç şirketleri ise mevcut soğuk depolama tesislerini geliştirme peşinde. Pfizer, -70 dereceye kadar ısıyı koruyabilen ve her biri 5 bin doz aşı taşıyabilen kuru buz kutuları tasarladı. Yine de uzmanlar Pfizer ve Moderna’nın aşılarında %5 ile %20 arasında bir bozulma oranı öngörüyor. Sputnik V ve AstraZeneca aşıları ise 4 derecede 6 ay boyunca bozulmadan durduğu için depolama ve dağıtım süreçlerinde daha avantajlı konumda yer alıyor.
- Maliyet: Açıklanan rakamlara göre, aşı fiyatları doz başına 3 dolar ile 37 dolar arasında değişecek. Pfizer’ın aşısı 19,5 dolardan, Moderna’nınki 32-37 dolar arasında bir fiyattan, Sputnik V'ninki 20 dolar civarından, kâr amacı gütmediğini açıklayan AstraZeneca’nınki ise 3-4 dolar arasından fiyatlandırılacak.
Aşıya erişim nasıl olacak?
- COVAX: Aşı bulunduktan sonra tüm ülkelerin aşıya eşit erişiminin olması şüphesiz en arzu edilen senaryolardan biri. Nitekim DSÖ de aşının adilce dağıtılması için Uluslararası Aşı İttifakı (GAVI) ile COVAX adını verdiği bir aşı paylaştırma projesi başlattı. 186 ülkenin dâhil olduğu proje, aşı satın alan zengin ülkelerin yoksul ülkelere finansman sağlamasını amaçlıyor. İlk aşamada 92 ülke için 2 milyar dolar finansman toplayan COVAX’in 5 milyar dolara daha ihtiyacı var; ancak hâlihazırda kendilerine 9,6 milyar doz aşıyı rezerve etmiş olan gelişmiş ülkeler kesenin ağzını açmaya pek hevesli görünmüyor. Dolayısıyla COVAX, şu anda düşük ve orta gelirli ülkeler için yalnızca 250 milyon dozluk aşıyı garantileyebildi.
- Ülkelerin aşı stokları: Aşılara geliştirme aşamasında yatırım yapan ülkelerin başında ABD, AB, Kanada, Birleşik Krallık, Japonya ve Hindistan geliyor. Bu ülkelerin çoğu hem test aşamalarını tamamlayan hem de devam eden aşılardan kendi nüfuslarını katlayacak miktarlarda sipariş vermiş durumda. Gerekli onayların alınması durumunda ilk aşılar, aralık ayında bu ülkelerde uygulanacak.
- Türkiye’nin durumu: Türkiye geçen hafta, Çin menşeli Sinovac için 50 milyon dozluk anlaşma sağlandığını açıkladı. Erciyes Üniversitesi’nde yürütülen yerli aşı çalışmalarında ise birinci aşamada 44 gönüllüye uygulanan aşıda herhangi bir yan etki görülmedi. İkinci dozu 26 Kasım-14 Aralık tarihlerinde yapılacak olan aşının başarılı olması durumunda nisan-mayıs gibi kullanıma başlanması öngörülüyor. Pfizer'dan ise 2020’de 1 milyon doz aşı alınması ve bu sayının 2021’de 25 milyon doza kadar çıkması planlanıyor.
- Şimdi ne olacak? Aşı geliştiriciler bundan sonraki süreçte onay almak için yeni bir yarışa girecek. Geliştirme yarışında birinciliği göğüsleyen Pfizer ve sonra Moderna ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA) ile ilk görüşmesini gerçekleştirecek. Yapılan testlerde ilk dozun hatalı bir şekilde yarım uygulandığını açıklayan AstraZeneca ise Birleşik Krallık otoritelerinden onay beklerken ek testler yapacak. FDA tarafından yetkilendirildiği takdirde Pfizer, 2021 sonuna kadar 1,3 milyar, Moderna ise 1 milyar doz aşıyı piyasaya sürmeyi planlıyor. Pazara ulaşacak ilk dozlar sağlık personelleri, temel sektörlerde çalışanlar, yaşlılar ve kronik hastalıkları olanlara verilecek. Gelişmiş ülkelerin aşı politikalarını değiştirmemesi durumunda ise tüm dünyanın aşılanması için yaklaşık 4 yıl beklemek gerekecek.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Günaydın. Yeni Covid-19 tedbirleri açıklandı. TÜİK, büyüme verisini açıkladı. Fransa, güvenlik yasa tasarısında geri adım attı.
01 Ara 2020

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu
Business Editor

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

Türkiye’de kız çocuklarının eğitime erişiminde son 20 yılda önemli ilerleme sağlandı; ancak eğitimde kapanan makas, okuldan işe geçişte, ekonomik katılımda ve karar alma süreçlerinde yeniden açılıyor. Bugünün meselesi artık kız çocuklarını yalnızca okula ulaştırmak değil, değişen dünyada kendi yollarını çizebilecekleri beceri, özgüven ve fırsatlarla desteklemek. Aydın Doğan Vakfı, "Güçlü Kızlar Güçlü Yarınlar" projesiyle eşitsizliğin eğitim sonrasındaki halkalarına odaklanıyor.

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.




