Sporun yüksek öğretim ile entegrasyonu

Türkiye’de millî sporcular açısından şartlar, üniversitede spor yapmak ve ABD’deki sistem
Sporun yüksek öğretim ile entegrasyonu

9 Ekim - Philips
Philips ile birlikte

Philips LatteGo ile evinizin baristası olmak çok kolay Mutfağı saran kahve kokusuyla güne başlamanın veya gün içerisinde bizi kendimize getirecek enfes bir kahvenin tadını almanın keyfi kolay kolay tarif edilemiyor. Bu mutluluk veren anlarda yanımızda olan Philips , hayattan daha çok keyif almamızı sağlayacak teknolojiler üretiyor ve bugün bizleri en lezzetli kahveleri deneyimli baristalar gibi evde yapmamızı mümkün kılan Philips LatteGo ile tanıştırıyor. Nedir? İlham veren teknolojisi ve eşsiz tasarımıyla LatteGo tam otomatik espresso makineleri, yumuşak bir espressodan köpüklü bir cappuccinoya kadar, taze çekirdekten öğütülmüş ve birbirinden lezzetli 12 farklı kahve çeşidi sunuyor. Sezgisel dokunmatik ekranıyla sertlik, sıcaklık veya süt miktarı gibi kişisel damak zevklerinin kaydedilmesine olanak vererek kişiselleştirilmiş bir kahve deneyimi yaratıyor. Süt sistemi sayesinde yumuşacık bir süt köpüğü sağlayan Philips LatteGo , ayrıca Aroma Extract sistemiyle optimum bir denge yakalayan akıllı nefis kahvelerle buluşturuyor. Şimdiye kadarki en hızlı süt temizleme sistemine sahip Philips 5400 LatteGo , evinizin baristası olmayı ne kadar kolaylaştırıyorsa haznelerinin bulaşık makinesinde yıkanabilir olması sayesinde temizliği de dert ettirmeyecek bir kolaylık sunuyor. Dahası: İstanbul Kahve Festivali kapsamında bugün Philips Ev Aletleri deneyim alanınında Philips LatteGo tam otomatik espresso makineleriyle kişiselleştirilmiş kahve deneyiminin tadını çıkarabilir, saat 16.00’da Melikşah ve Esra Ruşan ile Coffee Talk keyfine dâhil olabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Gençlik ve Spor Bakanlığı, “Millî Sporcu Bursu” projesi kapsamında 2019’da başlayan süreçte vakıf üniversiteleriyle, sportif ve akademik açıdan belirli standartları sağlayan millî sporcuların üniversitelerde %100 burslu okumasına imkan sunan mutabakat metnine imza attı. Güncel durumda eğitim kurumlarıyla iş birliği, 75 vakıf üniversitesi ile birlikte ortaokul ve liseleri de kapsıyor. Bakanlıktan Mehmet Kasapoğlu’nun sözleriyle yapılan açıklamaya göre, proje aracılığıyla ilk okuldan yüksek öğretime 698 millî sporcu, eğitimini tam burslu olarak sürdürüyor.

Aynı açıklamada, Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından yaptırılan “Türkiye’de Spor Kültürü” araştırmasına göre; katılımcıların %38’inin eğitim ve spor arasında tercih yapması gerektiği, %21’nin iki süreci beraber yürütebildiği, %3’lük kısmın sporu tercih ettiği belirtildi.

Türkiye’de son dönemde olimpik branşlarda başarının arttığını gözlemliyoruz. Millî sporcular farklı branşlarda -hem gençler hem de büyükler seviyesinde- Avrupa ve Dünya şampiyonalarında kota alıyor, finalde mücadele ediyor, madalya kazanıyor. Tokyo 2020, Türkiye’nin oyunlar tarihinde en çok madalya kazandığı ve branş yelpazesinin en geniş olduğu organizasyon oldu. Bununla birlikte, üniversitelerin sporla doğru ekonomik modellere dayanan entegrasyonu yeterince sağlanabilmiş değil.

Türkiye’de millî sporcular açısından şartlar

Türkiye sporunda profesyonel seviye dâhi, sistem ve sağlıklı ekonomi temelinde şekillenmiyor. Başarı, medya ve pazarlama üzerinden ilgi artışı, yayın ve sponsorluk gelirlerinin yükselmesi; başarının sürdürülmesi ve kültüre dönüşmesi döngüsü istikrarlı şekilde oluşturulamıyor. Başarılar büyük oranda münferit zihinlerin ve çabaların bir araya gelmesiyle ortaya çıkıyor.

Dolayısıyla 18 yaşına profesyonel sporcu olma potansiyeliyle gelmiş bir gencin; ekonomik açıdan gelecek kaygısı duymadan “sahadaki” işini yapması ve aynı zamanda sporda, hayatının kalan alanlarında elini güçlendirecek yüksek öğrenimi sürdürmesi kolay değil. İstanbul’da lojistik sıkıntılar, diğer şehirlerde ekonomi ve imkan kısıtları mevcut.

Koç Üniversitesi’nde İşletme okuyan millî atlet Şilan Ayyıldız, eğitim hayatını South Carolina Üniversitesi’nde sürdürüyor. Bu yolculukta yaşadığı tecrübeleri sorduğumuz Şilan, Türkiye dönemiyle ilgili “Koç Üniversitesi akademik açıdan tartışılmaz bir üniversite. Koç’un sportif açıdan eksiği atletizm pisti olmaması ve ulaşımının zorluğu diyebilirim. Bu sebeplerden dolayı çok zorluk çektim. Ancak kaliteli bir okulda eğitim gördüğümden ötürü bu zorluk bana tatlı geliyordu ve yaptığım işten, eğitimimden zevk alıyordum. Akademik ve spor kariyerimi dengeli bir şekilde yürütmek için antrenman programımı, ders programıma uygun bir şekilde planlıyordum.” değerlendirmesinde bulundu:

“Okul, ulaşımın zorluğundan ötürü bana ana kampüsümüzdeki yurtlarda konaklama şansı verdi. Bu sayede sadece antrenman için dışarı çıkıyordum. Yani ev-okul-antrenman üçlemesi yapmıyordum. Aynı zamanda okulumuzun spor koordinatörleriyle beraber haftalık fiziksel ölçümler yapıyorduk. Koç Üniversitesi’nde keyifli ve başarılı iki yıl geçirdim.”

22 yaşındaki Şilan Ayyıldız, ABD tercihini ise “Sportif ve akademik kariyerimi daha uyumlu sürdürmek adına bu kararın, geleceğim için daha iyi olacağını düşündüm. İleride iş hayatımda dünyaya açılabilmek, daha global çalışabilmek için bu adımı attım. Burada daha rahatım.” sözleriyle aktarıyor.

“Hem antrenman hem akademik kariyerimde zorlanmıyorum. Burada ‘student-athlete’ dediğimiz bir sistem var. Dersten sonra danışman öğretmen ile notlarımı gözden geçiriyoruz, eksiklerimi daha rahat tamamlıyorum. Sorumluluklarımı ertelemiyorum, daha düzenli çalışıyorum. Türkiye’de sosyal hayatım pek olmuyordu, daha çok dinlenmeye vakit bulmaya çalışıyordum. Tabii bunun bir sebebi bulunduğum şehirdi. İstanbul gibi yorucu ve kalabalık bir şehirden daha sakin bir şehre geldim. Sık sık sağlık kontrollerim yapılıyor. Yaşadığım zorluklar tabii ki oluyor; dil farklılığı, yemekler, aile, arkadaşlar, her şey çok farklı. Zamanla daha çok alışmam gerekecek.”

Spor federasyonları, kulüpleri ve üniversitelerin beraber çalıştığı bir sistemin, 18-21 yaş aralığındaki sporculara yardımcı olması gerekiyor. Bir sporcu; prototip bir haftada spora ayırdığı vakit ve enerjinin yanı sıra beslenme, dinlenme, ilgi alanlarını takip etme ve sosyalleşme fırsatlarına sahip olmalı. İlaveten, sebat ettiği takdirde gelebileceği noktanın ekonomik karşılığı bulunmalı. Sporcu yetiştirmek, bütünsel bir yaklaşıma ihtiyaç duyuyor. Türkiye’nin neredeyse her branşta alt yaşlardaki başarıyı büyükler seviyesine taşıyamamasında, sporcuların saha içindeki sportif gelişimi ile saha dışında birey olarak gelişimlerine aynı önemin gösterilmemesinden kaynaklandığını düşünüyorum.

Yüksek öğrenimde spor yapmanın getirdiği kazanımlar

Dünya genelinde küçük yaşlardan itibaren spor yapan insanların oldukça az bir bölümü profesyonel seviyeye çıkabiliyor. The Conversation’da 2019’da yayımlanan bir makaleye göre ABD’de üniversitede spor yapan öğrencilerin, %2’lik kısmı profesyonel olabiliyor. 

Ancak sporu profesyonel seviyede sürdüremeyen, veya akademik hayatı ya da iş hayatını tercih eden gençler, sporcu hayat tarzını benimsemiş ise elde ettiği kazanımlardan hayatının farklı alanlarında faydalanabilir.

Spor, belirli kurallar çerçevesinde; performans göstermeden önce altyapısını oluşturmak, zaman yönetimi, rutinler ve istikrar yakalamak, bir hedefe ulaşmak adına ekipçe çalışmak, başarıyı taşımak ve hayal kırıklığını göğüslemek, haksızlık veya kriz karşısında reaksiyon göstermek gibi birçok parametresiyle, hayat boyu öğrenimin simülasyonu niteliğinde. Üstelik bu melekeler teoride değil, pratikte öğreniliyor.

Koç Üniversitesi’nde İşletme ve Psikoloji bölümlerinde çift anadal yapan, üniversite hayatı boyunca Koç’un üniversite ve profesyonel takımlarında korumalı futbol (Amerikan futbolu) oynayan Ertuğrul Gazi Sürenkök, üniversitede lisanslı spor yapmasına yönelik sorumuzu, “Zamanımı ve enerjimi derslerime yeteri kadar aktaramadığım ya da maçım olduğu için sınavdan erken çıkmak zorunda kaldığım sayısız anım var. Ancak geri dönüp baktığımda bu deneyimlerin bana zamanımı ve enerjimi verimli kullanmayı öğrettiğini görüyorum. Sakatlığım nedeniyle spora ara verdiğim dönem, akademik ve mental açıdan en çok zorlandığım sene oldu.”  ifadeleriyle yanıtladı.

“Takım idmanı diğer tüm sorumluluklardan ve streslerden kaçabilmek için müthiş bir fırsat. Çünkü  antrenmana gitmeyi düşünmüyorsun, yemek yemek gibi günlük akışta kendi yeri olan bir sorumluluk oluyor. Aslında stres atmak, sosyalleşmek ve spor yapmak için kendine ayırdığın saatler oluyor; nitekim herkesin buna ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Çalışma hayatına geçerken spor veya meditasyon gibi verimimi artıracağını inandığım alışkanlıkları hayatımda tutmam gerektiğini, bir dönem dışında öğrenim hayatım boyunca spor yapmak öğretti. İlaveten bir grup insan bir hedef doğrultusunda birlikte çalışmayı, en iyi takım sporlarıyla öğrenir diye düşünüyorum.”

ABD’deki sistem

ABD’de kolej sporlarının tepesinde, 112 yıllık NCAA kurumu bulunuyor. 1000'e yakın üniversiteden sporcular, 24 branşta NCAA çatısı altında yüksek öğretim esnasında spor yapıyor. Statista’ya göre ABD’de 2020’de 504 bin öğrenci üniversitede sportif rekabet içine girerken 2021’de, öğrencilere 152 bin sporcu bursu imkanı sunuldu.

Bu verileri değerlendirirken ABD’de üniversite bütçelerinin yüksekliğini göz önünde bulundurmak ve kolej sporlarının dünya genelindeki birçok profesyonel spor organizasyonundan daha büyük bir ekonomi yarattığını unutmamak gerek. Ayrıca NCAA, üniversite öncesinde bile spor endüstrisinin dikkatini çekmiş potansiyel profesyonellere yönelik ilgiden ekonomik fayda sağlaması sebebiyle tartışılan bir yapı. Yine Statista’ya göre, NCAA 2020’de yayın anlaşmaları ve pazarlama faaliyetlerinden 820 milyon dolar gelir elde etti.

Yaşar Üniversitesi’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra yüksek lisans eğitimini Delta State Üniversitesi’nde sürdüren millî yüzücü Berk Özkul, Punto’da yayımlanan “Türkiye’nin madalyalarla imtihanı” serisinin yüzmeye odaklı sayısında, ABD’deki sistemi şu sözlerle aktarmıştı:

“Bir günde, antrenman yaptığın, yemek yediğin, derse girdiğin, aynı zamanda da gündelik hayatını sürdürdüğün bir ortamın içindesin. Farkı yaratan nokta, lojistik olarak şartların uygunluğu sayesinde yaptığın işe rahatça odaklanabiliyor olmak. Benim sporcu olarak yaşadığım en büyük farklılık, Türkiye’de çoğu işi kendim organize ederken ABD’de sistemin bana yardımcı olması, sadece derslerime ve antrenmanlarıma odaklanma imkanı sağlaması.”

ABD sisteminde de, özellikle iddialı sporcu adayları için spor ve eğitim dengesini sağlamak kolay değil. Bireysel yolculukların vardığı nokta, kişinin tercihleri ve ortaya koyduğu emekle ilintili. Ancak sistemin, her bireye vizyonunu genişletecek ve gerçekleştirecek araçları sunması başka bir durum.

Sporun akademiden, akademinin spordan beslenmesi

Ülkenin 18 yaşındaki gençlere, paydaşların iş birliği yaptığı bir sistemle yüksek öğretimde ve ilerlemek istedikleri yolda imkanlar sunması, ülkede yaşamı cazip kılması oldukça değerli. Bu bağlamda profesyonel sporcular, sahadaki gelişimle paralel olarak saha dışında, birey olarak gelişimlerini yürütebilmek adına eğitimlerini yüksek öğretimde sürdürebilmeli. Madalyonun diğer yüzünde, sporun herhangi bir alanda ilerleyen kişiler için kıymetli melekeler kazandırdığı ve hem mental hem fiziksel olarak öğrencilerin hayatında olmasının önemi unutulmamalı. Sporun akademiden, akademinin spordan beslenmesi; büyük resimde herhangi bir yola yönelecek bireyin donanımını artırır.

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

PREMIUM'A ÖZEL

🎓 Odak: Yüksek Öğrenim Dosyası

Akademi, mezunları iş hayatına hazırlayabiliyor mu? Sporculara ne gibi imkanlar sunuyor? Sanayi işbirliklerinin önemi ne? Kısıtlı bütçeye sahip üniversite öğrencilerinin sosyal hayata dahil olabileceği fırsatlar neler?

09 Eki 2022

Philips ile birlikte
Joshua Hoehne / Unsplash

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta