Start-Up'lar artık Rekabet Kurumu’nun koruması altında

(Görsel: Ideasoft)
Birleşme ve devralma işlemlerinin rekabet hukuku yönünden değerlendirilmesinde kullanılan başlıca düzenleme olan 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ’ (BD Tebliği) ile BD Tebliği’nin uygulanmasında yararlanılan Birleşme-Devralma Kılavuzlarında [Yatay Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz (Yatay BD Kılavuzu) ile Yatay Olmayan Birleşme ve Devralmaların Değerlendirilmesi Hakkında Kılavuz] yakın zamanda önemli değişiklikler yapıldı. Bu değişikliklerin start-up’lar bakımından çok önemli sonuçları bulunuyor. Zira mevzuat değişikliği ile birlikte, teknoloji teşebbüsü niteliği taşıyan start-up’ların devralınması işlemleri, istisnasız bir şekilde Rekabet Kurumu’nun sıkı denetimi altına alınmış durumda.
Bildiğiniz üzere, start-up’lar, tanım gereği; pazara yeni giriş yapan, düşük cirolu ve görece küçük şirketlerdir. Tam da bu nedenle, start-up’ların konu edildikleri birleşme ve devralma işlemleri, Rekabet Kurumu’na bildirim için aranan ciro eşiklerine çoğu zaman takılmıyordu. Dolayısıyla, start-up’ların büyük yerleşik şirketler tarafından devralınmasına yönelik işlemler, Rekabet Kurumu’nun denetiminden kurtuluyor; tabiri caizse, kör noktada kalıyordu. Rekabet Kurumu, konuya ilişkin duyurusunda, söz konusu mevzuat değişikliği ile, özellikle, dijital pazarlarda yüksek pazar gücüne sahip olan şirketlerin, teknoloji teşebbüsü niteliğindeki start-up’ları devralma işlemlerini denetim altına almayı ve öldürücü devralma (killer acquisition) işlemlerinin önüne geçmeyi amaçladığını açıkça ilan etti.
BD Tebliği’ndeki Değişiklik
Bu kapsamda, BD Tebliği’ne eklenen teknoloji teşebbüsleri tanımı içerisinde, “dijital platformlar, yazılım ve oyun yazılımı, finansal teknolojiler, biyoteknoloji, farmakoloji, tarım kimyasalları ve sağlık teknolojileri alanlarında faaliyet gösteren teşebbüsler veya bunlara ilişkin varlıklar” yer alıyor. BD Tebliği’nin 7. maddesinde yer alan bildirim ciro eşikleri yeniden düzenlenirken, “Türkiye coğrafi pazarında faaliyet gösteren veya Ar-Ge faaliyeti olan ya da Türkiye’deki kullanıcılara hizmet sunan teknoloji teşebbüslerinin devralınmasına ilişkin işlemlerde işlemin taraflarından birisi için (250 milyon TL tutarındaki) ciro eşiklerinin aranmayacağı” da ifade ediliyor.
Özetle, Türkiye’de faaliyet gösteren veya herhangi bir satış faaliyeti olmasa bile Ar-Ge faaliyeti bulunan ya da Türkiye’deki kullanıcılara hizmet veren teknoloji şirketlerinin devralınmasına ilişkin işlemler bakımından, bu şirketlerin herhangi bir cirosu bulunmasa dahi; ilgili devralma işleminin rekabet hukuku yönünden denetlenmesi artık garanti altında.
Yatay BD Kılavuzu’ndaki Değişiklikler
Yatay BD Kılavuzu’nda, start-up devralma işlemlerinin değerlendirilmesinde Rekabet Kurulu tarafından özellikle dikkate alınacak konulara ilişkin çeşitli düzenlemeler getirilmiştir.
“Potansiyel Rekabet Analizi” başlığı altında, ilaç, biyoteknoloji gibi inovasyonla gelişen, çok taraflı platformların faaliyet gösterdiği ve ağ etkilerinin bulunduğu pazarlara özel bir vurgu söz konusu. Bu tür pazarlardaki devralma işlemlerinin potansiyel rekabeti kısıtlayıcı olabileceğinin altı çizilmektedir. Potansiyel rekabeti kısıtlayabilecek işlemler bakımından; Rekabet Kurumu, tarafların faaliyet gösterdiği pazarların analizinde “statik bir yaklaşımdan kaçınılması gerektiğini” belirtiyor. Zira tarafların faaliyet gösterdiği pazarlardaki küçük örtüşmeler zamanla büyüyebilir; henüz mevcut olmayan potansiyel örtüşmeler söz konusu olabilir veya mevcut pazarların değişmesiyle gelecekte ortaya çıkacak pazarlar yönünden potansiyel örtüşmelerden bahsedilebilir.
Yatay BD Kılavuzu’nda start-up’ları doğrudan ilgilendiren en önemli düzenleme, “Birleşme Taraflarından Birinin Yeni Kurulmuş Olması” başlığı altında yer alıyor. Burada, özellikle büyük ölçekli yerleşik şirketlerin start-up’ları devraldığı durumda, işlemin olası rekabeti kısıtlayıcı etkilerinin daha dikkatli incelenmesinin önemine vurgu yapılıyor ve “öldürücü devralma teorisi” ele alınıyor. Öldürücü devralma; yerleşik şirket açısından tehdit oluşturan yüksek potansiyel sahibi, inovatif bir rakibin devralınması ve ürünleriyle birlikte ortadan kaldırılması demektir. Öldürücü devralma işlemi sonucunda hem bir rakibin hem söz konusu rakibin inovatif ve üstün bir ürününün tabiri caizse “öldürülmesi” hem de bu yolla teknolojik gelişmeye ket vurulması söz konusu olabileceğinden; bu işlemlerin inovasyon ve rekabet üzerindeki olumsuz etkilerinin önüne geçilmesi gerekmektedir.
Yatay BD Kılavuzu’nda, devralınan start-up’ın potansiyel bir rakip olarak ortaya çıkma olasılığının değerlendirilmesi için, “işlemin gerekçesi”nin, yani, devralan yerleşik şirketin işlemi gerçekleştirmekteki amaçlarının sorgulanabileceği ifade ediliyor. Devralacak şirketin niyetini okumak ve start-up’ı devralma motivasyonunu ortaya koymak, işlemin öldürücü devralma niteliğinde olup olmadığını anlamak bakımından da önem taşıyor.
Start-Up Paradoksu
Start-up’lar, inovatif ürün ve hizmetlerle ve yepyeni iş yapış şekilleriyle ortaya çıkıp; esasen, yerleşik teşebbüslerin pozisyonuna meydan okur ve piyasaları daha rekabetçi hale getirirler. Bununla birlikte, paradoksal biçimde çoğu start-up’ın tek ve nihai amacı; yeterince büyüdükten sonra, büyük bir rakibi tarafından devralınarak (veya hisselerini halka arz ederek) “başarılı bir çıkış” yoluyla piyasadan ayrılmaktır. Bu nedenle start-up’lar, neredeyse kuruldukları andan itibaren bir çıkış stratejisi oluşturmaya başlarlar.
Bu çıkış planının ve sürecin kendisi de, yenilikçi girişimcileri pazara girmeye ve dolayısıyla da pazardaki rekabeti tetiklemeye teşvik edici olduğundan; Rekabet Kurumu’nun işi pek de kolay olmayacak gibi görünüyor. Zira büyük ve yerleşik şirketlerin, inovatif start-up’ları devralıp mevcut pazar güçlerine güç katmasına engel olunurken; girişimcilerin start-up kurma güdüsünü, yatırımları, inovasyonu ve nihayetinde rekabeti caydıracak aşırı müdahalelerden kaçınmak gibi oldukça zor bir dengenin tutturulması gerekecek...
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
YAZARLAR

Selen Yersu Şahin
Competition Compliance
İLGİLİ OKUMALAR



