
Bülten haritamıza kadın dünyasından üretimlere ayrı bir alan açma isteğimiz, Süpürgesi Yoncadan’ı doğurdu. İsteğimiz, burada salt müzik etrafında olmayan, bizi müziğin anlamını düşünürken besleyen çok alanlı üretimleri ve kaynakları paylaşmak.
Müzikli Mevzular'ın Etno/Müzikoloji serisi sürerken, yaptığımız görüşmeler Turna ve bende yeni kapılar aralamaya devam ediyor. Bu seri, hocalarımızın nasıl dönüştüğünü, deneyimlerini anlamak yönüyle çok kıymetli. Bana göre bugünlerin / bu çağın belini doğrultma çabası, üretenlerin deneyimlerini ve yolculuklarını daha çok dinleyerek / paylaşarak yapılmaya çalışılıyor. Son günlerde bir araya gelme fırsatı bulduğum gruplar ve yaptığımız son iki görüşme, bu hafta başında bir tanesi yayında olacak, beni günlere, not defterlerime ve okuma rutinime taşıracak şekilde yeniden düşündürttü. Kitaplığımdan kimisi yeni, kimisi uzundur benimle olan birkaç yayını masaya koyup ara ara yeniden ilişkilendiklerimi burada paylaşmak istiyorum.
- Nurdan Gürbilek – “İkinci Hayat / Kaçmak, Kovulmak, Dönmek Üzerine Denemeler”: Gürbilek, hepimizin kitaplığına yolu düşsün istediğim bir yazar. Kitapları Edebiyat alanında sınıflanıyor olsa da ben kitaplarının, denemelerinin (ve hatta belki çevirilerinin) birçok başka alanı beslediğini düşünüyorum. İkinci Hayat 2020 yılı içinde çıkmış, pandemiye denk düşüşle yayınlanmış; bizlere mekânı, aidiyeti, dilsel ya da duygusal birçok anlamlarda bir kez daha düşündüren bir yol arkadaşı. Son altı yıldır başka bir ülkede yaşamak, oraya yerleşmek fikrini göğüslemeye çalışırken üzerine bir de dünyaca bir sıkışma sürecinden geçiyorken, bu deneme ve fragmanlar bana içinde yaşarken unuttuğum kavramları, zengin bir içerikle düşünmekte iyi bir soluk oldu. Okumamış olanlara…
- Gamze Arslan – “Kanayak”: Her yıl benimle yol alan ajandalarımın bir bölümünü okunacak /dinlenecek veya izlenecek listelerine ayırırım. Kanayak geçtiğimiz yılın ajandasında kalmış(tı). Geçtiğimiz hafta, İstanbul’dan çok sevdiğim bir arkadaşımın Şişli Mor Masa’dan kadınlarla bu kitabı konuştukları etkinlik akşamında arkadaşımın şahane sunumuyla, kitap yeniden gündemime düştü. Çevrimiçi olarak edindiğim kitapla hâlâ vakit geçiriyorum. Bir solukta okunmasındansa 13 öyküyü 13 güne yayıp her birine ayrı bir mesai ayırmam gerek, diye düşünüyorum. Aralarına katıldığım akşam arkadaşların da bahsettiği kadar, tokat etkisi yaratıyor. Maalesef var olduğunu bildiğimiz, tanık olduğumuz, yaşadığımız kadın hikâyelerinin, kurgusal dünyada kültürel bağlamın da üzerine basarak altını çiziyor yazar. Buradan gözünüzü çekmeyin, diyor. Müzikli Mevzuyla ne alakası var derseniz, Gamze Arslan alevi bir ailede büyümüş ve edebiyat dünyasını kurarken alevi deyişlerinden çokça etkilenmiş. Deyişlerin yarattığı anlam dünyasına söyleyerek de dahil olan yazar, bunu edebiyatına da başarıyla yansıtıyor. Eh nerden ne çıkacağı belli olmaz diyenlerimize...
- Ursula K. Le Guin – “Dümeni Yaratıcılığa Kırmak”: Bu kitap, daha evvel ilişki kuramadığım ve yine aynı konuya eğilen, yaratıcı yazarlık alanındaki, kitaplardan sonra derin bir “oh” çekmemi sağladı. K.Le Guin’in bize, kolektif anlamda da nasıl yaratabileceğimizi anlattığı, bir atölye el kitabı gibi ele aldığı çalışmasını “Sanatın disiplini özgürlüktür” diye bitiriyor. Bu kitap, okuruyla yalnızca nasıl yazılır, üzerine değil; nasıl okunur, nasıl paylaşılır ve nasıl düşünülür sorularına da ufuk açıcı bir akışkanlık sunuyor. Üstelik bunu yaparken, üretmeye meraklı okurun kendini tartmasını / belki bulmasını hedefleyen sorular yönelterek yapıyor. En önemlisi, yazma meraklılarına oldukça özgürleştirici ve cesaretlendirici bir yerden konuşması kendi adıma zengin bulduğum bir üslup. K.Le Guin’in metinle kurulmasını tavsiye ettiği ilişki, bana H. Becker’in “Sosyal Bilimcilerin Yazma Çilesi”nde Becker’in, kendi deneyimleri üzerinden anlattıklarını hatırlatmıştı. Yazmanın, söyleyecek sözü olan için, önemi düşünülürse ben gidip gelip bu kitabı masamın üzerine yeniden ve yeniden koyuyor oluyorum. Denk gelmemiş olanlarımıza…
- Tania Modleski – “Eğlence İncelemeleri / Kitle Kültürüne Eleştirel Yaklaşımlar" (Nurdan Gürbilek çevirisiyle): Feminist teoriler ve kültür eleştirisi üzerine çalışmalar yapan akademisyen Tania Modleski’nin yayına hazırladığı bu kitap yeni basılmış ya da yeni gün yüzü görmüş bir çalışma değil. Ama, pandemi öncesinde de merak duyduğum kitle kültürü, popüler kültür gibi kavramları acaba pandemiden sonra nasıl düşüneceğiz, diye sorduğumda yeniden dönüp bakma ihtiyacı duyduğum bir kaynak. Modleski, kendisi gibi akademisyen olan; sanat bölümlerinden ve sosyal bilimlerin farklı kollarından araştırmacıların çalışmalarını bir araya getirdiği bu kitapla kadın olma hâline bir de gösteri toplumu içinden bakıyor. Modernizme dair eleştiriyi bir de buradan merak edeceklere…
- Maya Angelou (Doğacan Dilcun Doğan çevirisiyle) – “Bir Kadının Yüreği”: Everest Yayınlarında ilk basımı geçtiğimiz yıl yapılan ve henüz çevrildiğini tahmin ettiğim otobiyografik bir roman “Bir Kadının Yüreği”. Maya Angelou, birçoğumuzun hatırlayacağı üzere, sanatın farklı alanlarında performans göstermiş, üretmiş; kadın olmasından, kültürel ve politik kimliğine kadar yaşadığı dünyanın üzerine yığdıklarına karşı sözünü kalıcı kılmaya çalışmış, önemli bir aktivist. Olduğu kişi üzerinden ve deneyimledikleriyle bir değişim yaratmaya ve bunun parçası olmaya çalışmış, bu yolla sembolleş(tiril)miş. Yinelemem gerekirse, bir diğerimizin hikâyesiyle belleklerimize yeni taşlar koymaya çalıştığımız bu çağda, ben de eskisinden daha çok bu türden anlatımları okur oldum. Bu haftaya da Maya Angelou’nun otobiyografik romanıyla başlayacağım. Henüz edinmemiş olanlarımıza…
Sizin masanızda neler var?
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
YAZARLAR

Müzikli Mevzular
Müzik dünyalarının farklı bakış açılarını; tarzlardan ve kalıplardan bağımsız haberler, okumalar ve dinleme alışkanlıklarıyla tartıştığımız paylaşımlar e-posta kutunda!
İLGİLİ OKUMALAR



