Suriye’de tam olarak ne oldu?

14 yıldır devam eden Suriye İç Savaşı'nda yeni bir döneme girildi. Bölgede sıcak gündem devam ederken Suriye'deki gelişmelerin kısa bir tarihini derledik.⁠
Suriye’de tam olarak ne oldu?

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

BAAS rejiminin kuruluşu - 1971

Suriye, 1. Dünya Savaşı’ndan beri dünyanın en ihtilaflı topraklarından biri oldu. Günümüze dek süren bu ihtilafın dönüm noktalarından biri Beşar Esad’ın babası Hafız Esad’ın 1971’de bir darbeyle iktidar gelmesiydi. 

BAAS rejimi dönemin Arap ülkelerinde ordudan subayların öncülük ettiği “Birlik, Özgürlük, Sosyalizm" sloganı ile Arap birliğini merkeze alan bir ideolojik akımdı. Bölgedeki dış müdahalelere karşı anti-emperyalist bir pozisyonu benimsiyordu.

Aile ve rejim birliği - 1971-2000

Hafız Esad iktidarını güçlendirmeye devam ederken, Esad ailesi ve BAAS rejimi giderek iç içe geçmeye başlamıştı. Yeni ekonomi politikaları ailenin ve rejimin etrafında yeni bir sosyal sınıf yaratmış, orduda ise mezhepçi bir tutumla rejim yanlısı katı bir bürokratik yapı inşa edilmişti. 

Hafız Esad’ın 90’lı yıllarda sağlık sorunları baş gösterdiğinde, rejim artık ailenin etrafında örülmüştü. Londra’da eğitim gören göz doktoru oğlu Beşar Esad, babasının sağlık sorunlarının arttığı dönemde Suriye’ye dönmüş ve kısa sürede tuğgeneralliğe terfi etmişti. 

Beşar Esad’ın iktidara gelişi - 2000-2011

Hafız Esad’ın 2000 yılındaki ölümünün ardından anayasa değişikliğiyle seçilme yaşı 34’e indirildi ve oğlu Beşar Esad, tek aday olarak devlet başkanı seçildi. Beşar Esad’ın iktidara gelmesiyle “Şam Baharı” denilen reform süreci başladı ve genel af gibi uygulamalarla kısmen bir özgürlük havası esti

Oğul Esad’ın iktidarı aynı zamanda Türkiye ile bir yumuşamayı da beraberinde getirdi. Hafız Esad’ın PKK’ya karşı tutumu Türkiye ile sık sık gerilimlere neden oluyordu. Ancak AK Parti hükümetiyle beraber Beşar Esad’la yeni bir yola girildi.

Yeniden otoriter rejim

Ancak Suriye’de reform rüzgarı çok sürmedi. Şam Baharı’ndan kısa bir süre sonra “ulusal birlik ve istikrar” nedeniyle reformların birçoğu geri alındı ve Esad’a sadık aktörlerin ve müesses nizamın kontrolünde otoriter bir yönetim anlayışı devam etti. 

Toplumsal huzursuzluk yükselirken Esad yönetimi bölgedeki mezhepsel çatışmaları kendi lehine kullanmayı ihmal etmedi. 2007’de muhalefetin girmesine izin verilmeyen bir seçimle yeniden devlet başkanı olan Beşar Esad, iktidarını mutlak bir hâle getirmişti. Ancak Ortadoğu’da başka bir baharın rüzgarı kapıdaydı.

Arap Baharı - 2011

2011’de bütün Ortadoğu’yu kasıp kavuran Arap Baharı, birçok Arap devletinde kitlesel protestetolara ve yönetim değişikliğine sebep olmuştu. Çevre ülkelerdeki değişimler Esad ailesini tedirgin etse de Beşar Esad, Suriye’de böyle bir dönüşüme inanmıyordu. 

Suriye’de barışçıl biçimde başlayan protestolar, rejimden oldukça sert bir karşılık gördü. Özellikle okul çağındaki çocukların yazdıkları duvar yazısı nedeniyle işkence görmesi büyük bir infiale sebep oldu. Protestolar şiddetli baskıya rağmen Suriye’nin dört bir yanına sıçramıştı.

Yeni reformdan iç savaşa doğru - 2011 - 2015

Rejimin silahlı saldırıları sonucu muhalifler de mücadeleyi büyütme kararı aldı ve ilk kitlesel göçler de bu süreçte başladı. Uluslararası aktörlerin dahil olmasıyla Esad yönetimi ilk başta bazı tavizler verse de bunları hızlıca terk etti ve muhaliflerle mücadelede baskıyı artırdı. Türkiye ise bu süreçte muhaliflerden yana tavır alarak Esad rejimiyle bağlarını tamamen kopardı. 

Muhalif grupların artan baskı karşısında silahlanmaya başlamasıyla kitlesel protestolar 15 yıl sürecek bir iç savaşa dönüşmeye başladı. Rejimin şiddetli baskısı ters tepmiş bir taraftan kitlesel göçe neden olurken, diğer taraftan yeni silahlı grupların oluşumuna yol açmıştı. 

Rusya müdahalesi ve IŞİD’in sahneye girişi - 2015 - 2021

2015 yılına gelindiğinde Esad rejimi büyük bir toprak kaybı yaşamış ve giderek zayıflamıştı. Ancak Rusya’nın direkt askerî müdahalesiyle artık Suriye’deki savaş uluslararası güçlerin kendilerini gösterdiği bir meydan hâline gelmişti. Rejim, kaybettiği toprakların çoğunu geri kazandı ancak bölgedeki aktörlerin sayısı da çoğaldı. 

Şam Baharı’nda afla serbest kalan grupların temelini oluşturduğu IŞİD’in 2014 yılında hızla ilerlemesi, dünya kamuoyunda büyük bir endişeye neden oldu. Kuzey’de ABD’nin PKK’nın Suriye kolu PYD ile birlikte hareket etmesiyle IŞİD bölgeden çıkarıldı. Böylece yeni dengeler ortaya çıkıyordu.

Fırtına öncesi sessizlik - 2021 - 2024

Türkiye’nin muhalif Özgür Suriye Ordusu’yla beraber PYD’yi geriletmek için müdahalesi ve Rusya’nın desteğiyle Esad rejiminin kısmen güçlenmesi, bölgede geçici bir durağanlığa sebep oldu. Esad kaybettiği toprakların bir kısmını geri kazanmış ve bölgesel istikrar için uluslararası adımlar atmaya başlamıştı. 

Ancak 2023’te Hamas’ın İsrail’e yönelik saldırısıyla bölgede kazan yeniden kaynamaya başladı. İsrail’in ABD desteğiyle topyekün bir Ortadoğu savaşına başlaması, Suriye’nin en büyük müttefikleri Hizbullah ve İran’ı zayıflatmasıyla sonuçlandı. Rusya ise 2022’den beri Ukrayna’da uzun süren bir savaşın içindeydi.

Rejimin düşüşü - 2024

2024 yılının sonuna gelirken bölgesel tansiyon iyice artmıştı. Bu konjonktürde El Kaide’nin Suriye kolundan dönüşerek gelen Hey'etu Tahrîri'ş-Şâm, 2020 yılından bu yana devam eden ateşkesi bozdu ve geniş çaplı bir saldırı başlattı. Bu saldırılara Türkiye destekli SMO da dahil oldu ve kısa süre içerisinde Halep alındı.

Esad rejimi bu saldırılara karşı neredeyse hiç direniş göstermeden geri çekilirken tarih 8 Aralık’ı gösterdiğinde Esad ülkeyi terk etti ve Şam muhaliflerin eline geçti. 

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

YAZARLAR

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu

İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.

Tartışmasız zafer: İspanya, Dünya Kupası şampiyonu
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.

Suha Çalkıvik

·

19 Tem 2026

Fikret Kızılok’tan Murathan Mungan’a hüzünlü bir bağlacın öyküsü: ‘AMA’
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

18 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta