
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
Sansür yasası, önceki gece Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Daha doğrusu 1 Nisan 2023'ten itibaren yürürlüğe girecek bazı maddeler dışında, düşünce ve ifade özgürlüğünü doğrudan ihlal anlamına gelen ve iktidarın hoşuna gitmeyeceği ifadelerin sahiplerine hapis cezası getiren 29. madde hemen yürürlüğe girdi.
Her ne kadar ABD Büyükelçiliği müsteşarına danışılarak hazırlandığı söylense de gerek gelen açıklamalar, gerek tepkiler ve gerçekler "Türkiye’nin dünyaya örnek bir yasa çıkardığı" iddiasını yalanlıyor.
Dezenformasyon yasası, iktidarın dezenformasyonuyla gözlerini dünyaya açtı.
ABD, kendilerinde benzer bir yasa olmadığını söyledi.
Birleşmiş Milletler yasayı kınadı. İnsan Hakları Yüksek Komiserliği Sözcüsü Marta Hurtado, "Uluslararası insan hakları hukukuna göre ifade özgürlüğü sadece doğru bilgi ile sınırlı değildir, her türlü bilgi ve görüşü içerir." dedi.
BM Sözcüsü, Türkiye’deki yasanın Siyasal ve Kişisel Haklar Uluslararası Sözleşmesi'nde, "Halkın bilgi edinme hakkı maddesine aykırı olduğunu" da vurguladı.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi yasayı kınadı. Uluslararası basın özgürlüğü örgütleri ortak açıklama ile yasaya, özellikle de basın özgürlüğünü açıkça ihlal eden 29. madde gerekçesiyle karşı çıktı.
Türkiye'de bağımsız gazeteciler ve örgütleri, muhalefet partileri de yasanın sadece gazetecileri değil, tüm toplumu hedef aldığını dile getirdi.
Bilgiye ulaşımı kolaylaştırmak
Özgürlük ve insan hakları savunucusu sivil toplum örgütü Freedom House, dünyadaki özgürlüklerle ilgili her yıl raporlar yayımlıyor. İnternet özgürlüğüne ilişkin yayımladığı 2022 raporunda örgüt şöyle diyor:
"Dezenformasyon ve propaganda ile mücadele kamuoyunun güvenilir bilgi ve sahadan verilen haberlere ulaşımı ile mümkündür. Demokrasiler, bağımsız online medyayı, kendi ülkelerinde ve ülke dışında mali destek, yaratıcı mali modeller, teknolojik destek ve profesyonel gelişim desteği ile geliştirme gayretlerini artırmalıdırlar."
Toplumun yalan haberlere maruz kalmasını önlemek için, hapis cezalarına gerek yok.
Yapılması gereken tek şey medyanın, dolayısıyla toplumun doğru habere ulaşması için şeffaf bir iletişim sistemi kurmaktır.
Türkçesi "suspus yasası"
Susturma yasasına "dezenformasyon" adını vererek, gerçekleri açıklayanlar, iktidarı eleştirenler "ucu dışarıda, yabancı isimli bir iş çeviriyor" algısı yaratmaya çalışıyor.
Bu da yetmezmiş gibi İletişim Başkanlığı, her hafta "dezenformasyon" raporları yayımlamaya başladı.
Savcılara adres gösteriyorlar.
İfade, düşünce ve basın özgürlüklerinin kısıtlandığı ortamlar sadece gazetecileri ve aktivistleri etkilemiyor. Özel sektör, girişimciler, bilim, akademi, sağlık tüm sektörler de bu zehirli ortamdan nasiplerini alıyor.
İran'da yasaklar ters tepti
İran'da, kadınların isyanıyla başlayan gösteriler rejimin çok sert tepkisiyle karşılaştı.
Daha önceki gösterilerde olduğu gibi yine internet kısıtlandı bu sefer WhatsApp ve Instagram'a da erişim yasaklandı.
Ama isyan sönmedi.
Gösteriler büyüyerek devam ediyor.
Instagram yasaklarının ekonomik sonuçları da oldu. 450'den fazla online ticari işletmenin kapandığı, çok sayıda işçinin işten çıkarıldığı, aileleriyle birlikte 4 milyon insanın ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kaldığı haberleri geliyor.
Birçok bölgede kadınların isyanına işçiler, esnaf ve tüccar da katılıyor artık.
Resmî açıklamalara göre, 240 kişi yaşamını yitirdi İran'da.
Ama yapamıyorlar, halkın sesini bastıramıyorlar.
Tarihin hiçbir döneminde baskıyla, zulümle, hapisle, zorbalıkla gerçekler örtbas edilemedi.
Gerçeklerden korkanlar kaybettiler, karanlık köşelerinden iş çevirmeye kalkanlar er ya da geç ayıplarıyla baş başa kaldılar.
Çünkü gerçekler özgürdür, "sus" dendiğinde susmaz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Ferai Tınç'ın kaleminden dezenformasyon yasası, maden faciası raporları, prekaryalar
19 Eki 2022

YAZARLAR

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR
ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Bir partinin logosu, tek başına o partinin geleceğini belirlemez. Seçmen desteğini asıl şekillendiren; partinin programı, liderliği, örgütlenme biçimi ve toplumla kurduğu ilişkidir. Yine de logo, milyonlara ulaşmayı hedefleyen bir siyasi yapının kamuoyuna sunduğu ilk işaretlerden biridir. Peki Yeni Parti’nin logosu nasıl bir mesaj veriyor? Tasarımın güçlü yanları neler, hangi yönleri henüz tamamlanmamış görünüyor ve daha tutarlı bir görsel kimliğe dönüşmesi için neler yapılabilir?

Avrupa Merkez Bankası, radikal bir kararla euro banknotlarını baştan aşağı değiştirmeye hazırlanıyor. Bu kararla Avrupa, yalnızca yeni güvenlik özelliklerine sahip banknotlar tasarlamıyor; aynı zamanda gölgede kaldığını hissettiği bir dönemde kendini nasıl anlatmak istediğini de yeniden düşünüyor.



