Teknolojide 2025 trendleri: Neleri takip etmelisiniz?

Teknoloji, 2024 yılında hem günlük yaşantımızda hem de iş dünyasında popülerliğini artırarak yerini sağlamlaştırmayı başardı. Yapay zeka patlamasına ilk elden şahitlik ederken bir yandan da teknoloji dünyasının ünlü patronlarının devlet politikalarını ve kanun yapıcıları nasıl etkileyebildiğini gördük. Yaşama, çalışma ve etkileşime girme biçimimizi değiştiren teknolojik yenilikler, 2025 yılında da dünyanın en önemli odak noktalarından biri olmaya devam edecek.
Esasında her şey, pandeminin dünyayı dijital dönüşüme ve uzaktan da olsa bağlantıda kalmaya zorlamasıyla başladı. Yaratıcılık, üretkenlik ve sürekli meşgul olma hâli, günlük yaşantımıza sızdı. NFT’lerde ve blokzinciri teknolojisinde yaşanan 2 senelik hype geride kalır kalmaz, bu heyecanın yerini yapay zeka aldı. 2024’ün şüphesiz en çok konuşulan inovasyonu da hâliyle yapay zeka oldu.
Yapay zeka, insan ile makine zekası arasındaki sınırları iyice belirsiz hâle getirirken geleneksel dijital yeteneklerimiz birdenbire eskide kaldı. Yapay zekayı kullanmayı öğrenmemiz neredeyse zorunlu hâle geldi. Alandaki rekabet, makinelerin insanları işsiz bırakacağı tezi ve büyük teknoloji devlerinin yapay zeka alanına yaptığı devasa yatırımlar, çok daha gelişmiş otonom sistemlere doğru giden bir evrim sürecini yerinde deneyimlediğimizi hatırlatmaya devam etti.
Bu trend, 2025 yılında da yükselişini sürdürecek. Önümüzdeki yıl, teknoloji alanında 5 ana trendin hayatımıza nüfuz edişine sahne olacak.
1. Nöroteknoloji
Nöroteknoloji, beyin aktivitesini analiz eden teknolojiler aracılığıyla insanın bilişsel yeteneklerini geliştirmeyi amaçlayan bir alan. Elon Musk’ın 2016’da kurduğu Neuralink, esasında bir nöroteknoloji şirketi ve düşüncelerimizle cihazları kontrol etmemizi sağlayan implantlar geliştiriyor. Bu implantların birçok kalıtsal hastalığa da çare olması hedefleniyor.
Bu yıl Neuralink, ilk kez bir insan beynine implant yerleştirdiğini ve hastanın iyileşme sürecinde olduğunu duyurdu. Şirket ayrıca, "Blindsight" projesi ile görsel korteksi zarar görmüş kişilerin yeniden görme yetisi kazanmasını sağlayacağını açıkladı. Muhtemelen 2025’te bu projenin çıktılarını göreceğiz ve bu çıktılar çok büyük ihtimalle çığır açan yenilikler olacak.
İnsan-makine arayüzü alanında 2025’te adını daha çok duyacağımız başka şirketler de var. Bunlardan biri, Precision Neuroscience. Neuralink'in kurucu ortaklarından Benjamin Rapoport tarafından kurulan şirket, beyin hasarı riskini minimuma indirmek için yüzey elektrotları kullanarak beyin-makine arayüzleri geliştirmeye devam ediyor. Paradromics de benzer şekilde beyin-bilgisayar arayüzleri alanında faaliyet gösteren bir diğer önemli şirket.
İnsan-makine arayüzü teknolojileri, nörolojik hastalıkların tedavisinde ve insan kabiliyetlerinin geri kazandırılmasında büyük bir potansiyele sahip. Yapay zeka ve robotik alandaki hızlı gelişmeler ile biyoteknolojideki ilerlemeler, nöroteknoloji alanında bilim kurgu filmlerine yakışır gelişmeler görmemizi mümkün kılacak.
2. Yapay zeka ajanları
Üretken yapay zeka, öğrenilen kalıplara dayalı içerik oluşturma ve görsel yaratma becerisiyle bizleri büyüledi. Yapay zeka ajanları ise işi bir adım öteye taşıyor. Bu araçlar, karar verme ve analiz etme gibi daha karmaşık süreçleri iyileştirmek ya da baştan yaratmak üzere 2025’te gümbür gümbür geliyor. Alandaki gelişmelerin hızlandırılması için NVIDIA ve Accenture gibi dev şirketler çalışmalarına başladı bile…
"Özerk yapay zeka" olarak da tanımlayabileceğimiz yapay zeka ajanları, hepimizin ürkerek beklediği yapay genel zekaya (AGI) giden yolda gerekli bir adım olarak görülüyor.
Esasında bu teknoloji, AGI’a oldukça yakın bir konsept. Ancak ikisi arasında önemli bir fark var: AGI, insan seviyesinde ve hatta ötesinde bir zekaya sahip yapay zeka modellerini ifade ediyor. Bu tür bir yapay zekanın her türlü bilişsel görevi yerine getirebileceği, tıpkı bir insan gibi öğrenip adapte olabileceği ve insan yerine daha iyi kararlar verebileceği tezi, bu yıl gündemi sıklıkla meşgul etti.
Google DeepMind’da çalışmış olan ve üretken yapay zekanın büyükbabası olarak anılan Nobel ödüllü Geoffrey Hinton’ı istifa ettiren mesele, AGI meselesiydi. Aynı zamanda OpenAI’daki bilim insanlarını ve yönetim kadrosunu birbirine düşüren meselenin özü de AGI konusundaki güvenlik endişeleriydi. OpenAI’ın hırslı CEO’su Sam Altman, bu alanda kimseye aldırış etmeden yoluna devam ediyor ve 2025’te önce yapay zeka ajanları, daha sonra da AGI ile ilgili gelişmeleri duyuracağı günleri bekliyor.
Önemli ayrıntı: Yapay zeka ajanları, AGI seviyesine ulaşmadan bile belirli bir hedef doğrultusunda bağımsız hareket edebilen ve görevleri inisiyatif alarak tamamlayan yapay zeka araçlarını ifade ediyor. Bu araçlar, genellikle oldukça dar yapay zeka sistemlerinde bile özerklik ve girişimcilik gösterebiliyor. AGI, her şeyi yapabilen bir zekayken yapay zeka ajanları, yalnızca belirli görevlerde otonom biçimde çalışabiliyor.
Yapay zeka ajanları, AGI'a giden yolda önemli bir basamak. 2025’te adını daha çok duyacağımız bu teknolojiyle eylemleri planlama, karmaşık görevleri parçalara ayırma, girdileri analiz etme, tahminlerde bulunma ve hatta diğer sistemlerle bağımsız olarak etkileşime girme yeteneğine sahip otonom araçlar yaratılabilecek.
Sektör uzmanları, iki yapay zeka tipi arasındaki farkı çok yetenekli bir asistan ile özerk bir yönetici arasındaki farka benzetiyor. Bu düzeyde bir özerklik, 2025’te tedarik zinciri yönetiminden finansal ticarete kadar birçok şeyi değiştirebilir gibi görünüyor. Gartner'ın bu konudaki öngörüsü ise şu şekilde:
"2028 yılına kadar günlük iş kararlarının en az %15'i, yapay zeka ajanları aracılığıyla otonom olarak alınacak."
Yapay zeka ajanı teknolojisinin potansiyeli, şimdiden büyük teknoloji şirketlerinin de bu alana odaklanmasına yol açtı. Microsoft, kamu kuruluşlarına yapay zeka araçlarına erişim imkanı sunmak için İngiltere hükümetiyle anlaşmaya vardı. Benzer şekilde NVIDIA da Accenture ile yapay zeka ajanı alanına ilişkin bir işbirliği yaptı. 2025’te Accenture’ın 3 bin çalışanı bu alana odaklanacak.
3. Çok işlevli robotlar
2025’te çok işlevli robotlar, görev odaklı geleneksel robotların yerini alarak teknoloji sektörünü dönüşüme uğratacak. Bu alandaki yatırımları ve projeleriyle ünlü Elon Musk, Ekim ayında Isaac Asimov'un I, Robot kitabına gönderme yaptığı "We, Robot" temalı bir etkinliği Warner Bros. stüdyolarında düzenlemiş ve Tesla'nın yeni teknolojilerini tanıtarak büyük bir şova imza atmıştı. Etkinlikte şirketin “Cybercab” isimli robotaksisi ve “Robovan” adlı 20 kişiye kadar yolcu taşıyabilen sürücüsüz toplu taşıma aracı, insansı robotu Optimus’un gelişmiş kabiliyetleriyle birlikte tanıtılmıştı.
Bu çok işlevli robotlar, 2025’te günlük hayatın akışına hızlıca karışabilecek duruma gelerek hizmet ve ulaşım sektörlerini de kökünden değiştirecek.
Analistler, 2030 yılına gelindiğinde toplumun %80’inin günlük bazda akıllı robotlarla etkileşime gireceğini öngörüyor. Bu oran, günümüzdeki oranın %10'un altında olduğu düşünüldüğünde oldukça dramatik bir artışa karşılık geliyor.
4. Mekansal bilişim
Mekansal bilişim, fiziksel dünyayla dijital dünyayı birleştirerek kullanıcıların çevresiyle etkileşime geçmesini sağlayan bir teknoloji. Apple Vision Pro’dan bahsedince hepimizin daha iyi algılayacağı bu sistemler, çok hızlı gelişiyor. 2025’te de bu teknolojilerin daha ileri örneklerini görebileceğiz gibi duruyor. Fiziksel ve sanal ortamların birbirine entegrasyonu, gerçek zamanlı veri toplama ve işleme, hareket, konum ve nesne takibi ve insanların sanal nesnelerle doğal yollardan etkileşimi gibi alanlarda da yeni gelişmeler ve trendler görülmesi bekleniyor.
Mekansal bilişim teknolojisinden güç alan Apple Vision Pro gözlüğü, 2024’te tanıtılmış ve bir anda interneti ele geçirmişti. Bu teknoloji; artırılmış gerçeklik (AR), sanal gerçeklik (VR) ve karma gerçekliği (MR) biraraya getirmeye devam edecek.
Gartner, 2023'te 110 milyar dolar büyüklüğünde olan mekansal bilişim sektörünün 2033'te 1,7 trilyon dolarlık bir büyüklüğe ulaşmasını bekliyor. Sağlık sektörünün de mekansal bilişim teknolojisini hizmetlerine entegre ederek hastalarla ilişkileri ve cerrahi planlamayı geliştireceği öngörülüyor.
5. Çevresel görünmez zeka
Çevresel görünmez zeka (Ambient Invisible Intelligence) ise günlük yaşamın içine entegre edilen ve kullanıcılar farkında olmadan çalışan akıllı sistemleri ifade ediyor. Bu teknoloji, gelişmiş sensörler ve makine öğrenimi algoritmalarını kullanarak çevresel verileri topluyor, analiz ediyor ve kullanıcıların ihtiyaçlarına proaktif olarak yanıt veriyor. 2024 yılında duyurulan Friend isimli kolye, bu teknolojinin çıktılarından biri…
2025 yılında bu alandaki yeniliklerin birkaç farklı şekilde kendini göstermesi bekleniyor:
- Gelişmiş sensör ve etiket kullanımı: Düşük maliyetli, küçük boyutlu akıllı etiketler ve sensörlerin yaygınlaşmasıyla büyük ölçekli takip ve algılama sistemleri daha erişilebilir hâle gelecek. Bu sayede perakende stok takibi veya bozulabilir ürünlerin lojistiği gibi alanlarda gerçek zamanlı takip mümkün olabilecek.
- Sağlık sektörü: Hastanelerde, özellikle yoğun bakım ünitelerinde hasta eylemlerinin izlenmesi ve mobilizasyonunun artırılması amacıyla çevresel görünmez zeka sistemlerinin kullanılması bekleniyor.
- Akıllı bina ve ev sistemleri: Işıklandırma, ısıtma ve güvenlik sistemleri gibi bina altyapıları, enerji tasarrufu ve kullanıcı konforunu artırmak için çevresel görünmez zeka ile donatılacak. Bu sayede sistemler, kullanıcıların varlığını ve tercihlerini algılayarak otomatik ayarlamalar yapabilecek.
- Perakende ve lojistik sektörü: Perakende sektöründe raflardaki ürünlerin otomatik olarak izlenmesi ve stok yönetimi gibi süreçler, çevresel görünmez zeka sayesinde daha verimli hâle gelecek. Ayrıca tedarik zinciri boyunca ürün takibi ve yönetimi de bu teknolojilerle optimize edilebilecek.
- Güvenlik ve acil durum yönetimi: Kamu alanlarında ve endüstriyel tesislerde çevresel görünmez zeka sistemleri sayesinde gaz sızıntıları, sıcaklık değişimleri veya yetkisiz erişim gibi tehlikeler anında tespit edilerek proaktif önlemler alınabilecek.
Uzmanlar, bahsi geçen alanlardaki gelişmelerle birlikte çevresel görünmez zekanın da uzun vadede üretken yapay zeka kadar günlük yaşamımıza entegre olmasını bekliyor.
Başka neleri takip edebilirsiniz?
MIT Technology Review’in haberine göre geride bıraktığımız yılda çokça konuşulan, 2025 yılında ise çığır açan teknolojiler arasına giremeyecek, fakat yine de takip edilmeye değer teknolojiler de mevcut.
- Sanal enerji santralleri: Bu santraller, güneş paneli, rüzgar türbini, batarya ve elektrikli araç gibi farklı enerji kaynaklarını birbirine bağlayarak şebekeyi daha verimli bir biçimde yönetmeye yardımcı oluyor. Şu anda ABD'de 500 sanal santral, şebekeye toplamda 60 gigavat katkı sağlıyor. Bu teknoloji, şu anda çok konuşulsa da yaygınlaşması için daha fazla yapılandırmaya ihtiyaç duyuluyor.
- Yapay zeka asistanları: Her geçen gün toplantılarınızı ayarlayıp seyahatlerinizi planlayan yapay zeka ajanları önümüze sürülmeye devam etse de bu araçlar, henüz konuşuldukları kadar işe yaramıyor. MIT Technology Review, bu araçların komutları doğru anlama ve güvenilir olma konusunda hâlâ bazı aksaklıkları olduğuna işaret ediyor.
- Elektrikli dikey kalkış ve iniş araçları (eVTOL): Elektrikli uçaklar ve insansız hava araçları da Silikon Vadisi’nin gündemini 2024’te çokça meşgul etti. eVTOL araçların, hava taksisi olarak kullanılması ve günlük yaşama entegre olması bekleniyor. Ancak bu dönüşüm, beklenildiği kadar kısa bir süre içinde olmayacak. Boeing ve Airbus gibi dev şirketler bu alana yatırım yapsalar da 2025’te ticari uçuşlar başlamayacak.
İnsanla derinleşen teknoloji
2024 yılı, teknolojinin yalnızca bir araç olmaktan çıkıp hayatın her alanında belirleyici rol oynamaya başladığı bir dönüm noktasıydı. Yapay zeka, nöroteknoloji ve mekansal bilişim gibi alanlarda kaydedilen ilerlemeler, gelecek yıl daha da derinleşecek. Yapay zeka ajanları gibi karar ve analiz mekanizmalarımızla etkileşime geçen özerk sistemlerin yükselişi, iş dünyasında köklü değişimlerin habercisi olurken insan-makine etkileşiminin sınırları, her geçen gün yeniden tanımlanacak.
Bu ilerlemelerin yanında etik sınırlar, güvenlik endişeleri ve sosyal etki gibi konular da giderek daha fazla önem kazanmaya başlayacak. 2025, teknolojik gelişmelerin yalnızca teknik başarılarla değil, insanlık için yarattığı değerlerle de anılacağı bir yıl olacak.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
2025, teknolojik gelişmelerin yalnızca teknik başarılarla değil, insanlık için yarattığı değerlerle de anılacağı bir yıl olacak. Ustwo Games’in baş sanatçısı Lili Ibrahim ile oyun, yaratıcılık ve sosyal etki üzerine konuştuk.
30 Ara 2024

YAZARLAR

Çiğdem Öztabak
İletişimci. Pirix.co kurucusu.

Quando İçgörü
Teknoloji ve bilim dünyasını şekillendiren trendlere yönelik analizler, sektörlerden içgörüler, güncel veriler ve etki yaratan raporlar.
İLGİLİ OKUMALAR



