Otoritenin Sinematik Yansıması

Uyarı: Bu kanaldaki içerikler spoiler içermektedir.
2. Sezon, 1. Bölüm: June
İlk sezonun final bölümünde damızlık kızların itaatsizliği üzerine ikinci sezonun ilk bölümünde terk edilmiş bir stadyumda infaz edilmeye sürüklendikleri bir sahneyle başlıyoruz. Bu sahne 10 dakika sürdüğünden püf noktası izleyicinin tansiyonunu yüksek tutmaktan geçiyor. Ana kahramanımızın yaşadığı stresi, gerginliği ve korkuyu bizim de yaşıyor olmamız bu sahneyi muhteşem kılıyor.
Teknik özelliklerine bakacak olursak, sahnedeki çoğu plan aşağıdan yukarıya doğru çekilmiş. Yani aşağıdaki fotoğraflarda görebileceğiniz gibi, ayak seviyesinden çekilmiş; izleyiciyi de bu karmaşada sürükleniyormuş hissi vermek ve onu savunmasız hissettirmek hedeflenmiş. Bir tek son kısmında, June öleceğini sanıp son duasını ederken yukarı baktığından kamera açısı tepeden aşağıya yöneliyor.
Bu sahnenin bir diğer olmazsa olmazı, besteci Adam Taylor'ın imzasını taşıyan, siren-vari yaylılarla oluşturulmuş parçalar. Böyle bir yere ansızın geldiğini ve ölmek üzere olduğunu fark etmenin yarattığı dehşetini yansıtmak için iki parça seçiyorlar. Biri Taylor'un Chased isimli orijinal parçası. Diğeri ise daha yürek burkucu bir tercih olan Kate Bush'un This Woman's Work şarkısı.

Fotoğraflar: BluTV
3. Sezon 6. Bölüm: Household
Bu noktada artık ana karakterlerimizin yaşadığı küçük New England kasabasından uzaklaşıyor ve Gilead'ın başkenti olan Washington, D.C.'ye gidiyoruz. Bu bölüm aslında dizinin gerçekçiliğini çok daha arttıran bir bölüm çünkü artık küçük fanusumuzda değiliz. Daha güçlü devlet adamlarının, daha zenginlerin bu düzende nasıl yaşadığını, diğerlerine nasıl davrandıklarını gözlemleme şansımız oluyor. Bir diğer yandan da darbe döneminde başkente neler yapıldığını bizlere sunuyor yazarlar.

Fotoğraflar: BluTV
Burada dikkatimizi çeken toplumsal, ve kişisel seviyede olgular var. Toplumsal seviyede olanları hep geniş planda, sahnedeki insanları karınca büyüklüğünde gösteren şekillerde gözlemliyoruz. Başkentteki özgürlüğü temsil eden Lincoln anıtının belden yukarısı bombalanmış ve yıkık halde duruyor. Washington anıtının ise yerine devasa bir haç yerleştirilmiş. Burada bizlere yeni totaliter rejimin baskıcı politikası sunuluyor. Hiçbir şey Gilead'de yaşayan sıradan vatandaşlara ait değil ve big brother is always watching...
Kişisel seviyede olanlar ise altı çocuğu olmasına rağmen hala damızlık kızı olan, üstelik konuşmasın diye ağzını ameliyatla diktirmiş üst düzey komutanlar. Bunun yanı sıra yukarıdaki görselde görebileceğiniz üzere, başkente gelmeden önce görmediğimiz ağızlıklar. Bir yandan da damızlık kızlar için sessiz kalmak üzerine bir baskı varken, diğer yandan June ve yaşadığı evin hanımı Serena arasında bir eş ve bir damızlık arasında geçecekten çok daha "cüretkar" bir konuşma geçiyor.
3. Sezon 9. Bölüm: Heroic
Bu bölümü buraya eklememin sebebi MÜZİK! Dizinin ne kadar karanlık bir konusu olduğunu yeterince anlatamadıysam diye tekrarlıyorum, DİZİ FAZLASIYLA KARANLIK. Ancak Handmaid's Tale'ı farklı kılan bir başka özellik ise, yaratıcısı Bruce Miller'ın ve kitabın yazarı Margaret Atwood'un bakış açısı. Miller ve Atwood diziyi git gide daha da karanlıklaştırıyorlar ama onlar için ana tema umut. Bu yüzden de her sezon işler iyice sarpa sardığında bu umudu bize bir şekilde veriyorlar. Çoğu zaman da bunu müzikle yapıyorlar.

Fotoğraflar: BluTV
3. sezonun 9. bölümü sosyal medya üzerinden de çok popüler oldu. Bunun ana sebebi, Belinda Carlisle'ın Heaven is a Place on Earth şarkısının ilk sahnedeki yeri. Burada June başına bela açtığı damızlık kız arkadaşının başında bekleme cezası almıştır. Dizlerini yaralayan bir tahtanın üzerine bütün gün, hiç kalkmaksızın, diz çökerek oturmak zorundadır. Tam bu noktada hayattan gram medet umacak hali kalmamışken "we'll make heaven a place on Earth" sözlerini mırıldanması, sahnenin ruhsuz beyazlığıyla müthiş bir tezat içerisindedir. Buradaki diğer göndermeler de Gilead'ın savı olan dünyayı daha cennetlik bir yer yapmak ve beyazın sembolize ettiği cennetten çok uzak ve çok ruhsuz bu odadadır.

Fotoğraflar: BluTV
Son olarak da, 4. sezon 1. bölümden bir örnekle vermek isterim. 86 çocuk direniş tarafından gizlice Kanada'ya kaçırıldıktan sonra suçlayacak yer arayan komutanlar, ana baş belası June'u yetiştiren Lydia Teyze'yi seçerler. Aşağıdaki karelerde vermeye çalışıp, aynı etkiyi yaratamasam da, bana kalırsa bu sahne mini bir yönetmenlik dersi.
Sahnenin başında Lydia ve komutanları hep tekli plan ve sav altındaki Lydia'yı yakın planda görüyoruz. Sahnenin başında Lydia mahçup ve üzgündür. Pek kozu yoktur ve cezasını uysallıkla beklemektedir. Burada kamera düz bir açıyla Lydia'yı çeker. Ancak sahnenin ilerisinde komutanlar Lydia'nın damarına basınca, bu sefer kadraja komutanlar da girer. Yani artık Lydia dikkate alınıyordur. Üstüne, artık Lydia alçak açıyla çekilmektedir, yani gücü eline almış ve daha kudretli gözükmektedir.

Fotoğraf: BluTV
Totaliter Rejimde Aynılık
Dizinin ilk bölümlerinin yönetmeni Reed Morano aslında tüm dizi izlenecek tonu ve tarzı belirlemiş oldu. Bunu ayarlarken de ilk dikkat ettiği şey, totaliter bir sistemin bireyleri aynılaştırma çabası. Atwood'un kitabında herkesin kendine has bir rengi var. Dizide de damızlık kızların hepsinin kırmızı, eşlerin daha asil bir renk görülen mavi, görünmez martha'larınsa bej giyinmesi, toplumu tektipleştirme çabasının ve bireyi karakterinden koparma amacının bir parçası.
Ekranda da bu, mükemmel simetride sahnelerle bizlere sunuluyor. Damızlık kızlar her daim mükemmel bir hizada duruyorlar. Bunun yanı sıra, sıklıkla onun altındaki gibi merdiven sahneleri görüyoruz. Bütün bunlar da aslında sistemin içinde bulunduğu katı düzeni ekranda bize sunuyor.

Fotoğraflar: BluTV
Ve son...
Bu dizinin iki Altın Küre, sayısız Emmy Ödülü ve çok daha fazlasını toplaması rastlantı değildir dostlar. 2 dakikalık bir okuma süresinde sizlerle paylaşmaya çalıştığım ama üzerine sayfalarca tez yazılabilecek bir özen ve bütünlüğe sahip The Handmaid's Tale.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
NEREDE YAYIMLANDI?
The Handmaid's Tale'ın Öyküsü, Müzikleri, Yarattığı Hareket ve Daha Fazlası!
08 May 2021

YAZARLAR

Show Business
Yeni dijital eğlence sektörüne dair gelişmeler, analizler ve öneriler her çarşamba saat 13:00'da gelen kutunuzda.
İLGİLİ OKUMALAR


