TOGG'un ortaklık modeli ve siyasi tartışmalar

Türkiye’nin Otomobil Girişim Grubu kısaca TOGG, dünyada eşi benzeri olmayan bir ortaklık sistemiyle kuruldu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yerli otomobil için yola çıktığı “babayiğit” arayışına önce beş sonra da birinin ayrılmasıyla dört şirket karşılık vermişti. Anadolu Grubu, BMC Grubu, Zorlu Holding, Turkcell.
Bu dört ortak şimdiye kadar 1.8 milyar Euro’luk bir yatırım yaptı. Bu tutarın 15 yılda 3,5 milyar Euro’yu bulacağı belirtiliyor. İşin ilginç yanlarından biri, bu dört şirket 15 yıl hiç temettü almayacaklar. İşin bu taraftaki ekonomik ve yatırım boyutunda her şeyi bilemiyoruz. Bunlar açıklanan bilgiler. Şimdi sorulara geçelim. Örneğin, neden “ortak” değil de “babayiğit” deniyor? "Yerli ve milli" bir otomobili gerçekten son derece teknolojik sistemlerle yaparken ortaklık yapısı alaturka bir söylemle, “babayiğit” sistemiyle oluşması normal geliyor mu? Ortak yanları olsa da, bu dört "babayiğit" neden bir anda yerli otomobil yapmak için kolları sıvasınlar? Hadi sıvadılar diyelim, neden böyle bir yatırımdan temettü yani kâr payı almazlar? Devletle yakın işbirliği içinde olan bu dört "babayiğit" bu işe kendi istekleriyle mi girdiler yoksa girmek zorunda mı bırakıldılar? Hiçbiri “zarar edeceği işe girmeyecek kadar” akıllı olan 4 "babayiğidi" motive eden şey neydi? Bu sorular ortalıklarda dolaşıyor da nedense kimse yüksek sesle dile getirmiyor, kimse yazmıyor.
Ben bu satırları, TOGG CEO’su Gürcan Karakaş ile konuşmuş, fabrikayı gezmiş, TOGG’u test pistinde kullanmış bir gazeteci olarak yazarken “Sezar'ın hakkını Sezar'a vermesem” olmaz. Ortaklar hakkında ne kadar soru işareti varsa TOGG CEO’su Gürcan Karakaş birikimi ile bu işi başından bugüne kadar başarıyla getirmiş bir yönetici. Bu tarz sorularla karşılaştığında “Ben makine mühendisiyim. Benim işin siyaset değil” diyor. Bence bu projenin en doğru isimlerinin başında geliyor. İlk gün TOGG’u üretimden, satışa, konumlandırmadan, imajına kadar nasıl dizayn ettiyse o şekilde ilerliyor. Hâlâ TOGG’a “otomobil” demiyor, “akıllı cihaz” diyor. Hâlâ otomobil değil teknoloji fuarlarında gövde gösterisi yapıyor. Fabrika değil “Gemlik Kampüsü” onun için. Projenin en doğru en net ismi kuşkusuz…
"5’li çete" ile "4 babayiğit" aynı kavramda birleşir mi?
Ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu, uzun bir süredir “5’li çete” diye tanımladığı kişi ve şirketlerden hesap soracağını seçim vaadi olarak dile getiriyor. Devletten en çok ihale alan beş müteahhit firmaya verilenleri geri alacağı iddiasında. Peki aynı mantıkla gözlerini bu “4 babayiğide" de çevirecek mi? "Ne kadar para verdiniz, ne şartlarda ve vaatlerle bu işe girdiniz" diyecek mi? Henüz meydanlarda bu tür bir söylemi yok. Madem iş insanlarının siyasi olduğu düşünülen yatırımları masaya yatırılacak, o zaman TOGG da bu çemberin içinde değerlendirilmeyecek mi? Siyasi bir söylemle çıkılan yolda bir gün o eteklerdeki taşlar dökülmeyecek mi?
Otomotiv sektörüyle ilgili olanlar şimdi kısık sesle de olsa bu olası durumu konuşuyorlar. Konuşulması da çok doğal… Olası bir iktidar değişikliğinde bu dört şirketin akıbeti ne olur? “Bizden buraya kadar” derler mi? Ya da hesap kitap ortaya döküldüğünde başka senaryolar ortaya çıkar mı? Bu ve bunun gibi sorular uzayıp gidiyor. Siyasi bir söylem olarak başlayan, bu nedenle de her konuda olduğu gibi “araba” konusunda da kutuplaştığımız, TOGG’u övenin yandaş, eleştirenin muhalefet olarak değerlendirildiği bir atmosferdeyiz. Bu zihniyetle yola çıkılınca insanın aklına birçok senaryo geliyor doğal olarak.
Mutlaka bu dört şirket sermayelerini ve yatırımlarını sağlama alacak tüm enstrümanları düşünmüş ve ona göre hareket etmişlerdir. Hepsi kendi alanlarında en başarılı iş insanları ve holdingler. Ama yine de aklıllardaki soru şu: “Kılıçdaroğlu, 5’li çete dediği müteahhitlere uyguladığı tarifeyi 4’lü "babayiğitlere" de uygulayacak mı? AK Parti iktidarı öncesi de var olan, faaliyet gösteren, "5’li çete" diye anılan müteahhit kökenli iş insanlarıyla, 4’lü "babayiğit" iş insanlarının bu anlamda pek farklı yok gibi.
Burada yaşanan, 20 yılı aşan bir iktidar süreciyle belirli iş insanlarının sıkça gündeme gelmesi. Oysa bakıldığında Özal döneminde de, Demirel döneminde de, diğer tüm iktidar dönemlerde de, iktidarlar iş insanlarına, iş insanları da iktidarlara dirsek mesafesinde olmuşlardır. Şimdi 5 müteahhitle de 4 ortakla da yaşananlar, geçmişte yaşananlardan o kadar da farklı değil.
TOGG’a dönersek… Olası bir iktidar değişikliğinde büyüteç altına alınacak 10 girişim arasında TOGG’u da görmemiz bizleri şaşırtmayacak. Kişisel olarak TOGG’u yönetim ve teknolojik açısından başarılı bulsam da, işin siyasi yanı herkes gibi beni de düşündürüyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
BÜLTEN SAYISI
PREMIUM'A ÖZEL
TOGG hakkındaki siyasi tartışmalar, haftanın gelişmeleri
24 Nis 2023

YAZARLAR

Ahmet Çelik
Otomobil Gazetesi, OtoDergi
İLGİLİ OKUMALAR


