Tolkien: Bir dünya kuran yazar


Rutin işleri yazılımlar yapsın, siz büyümeye odaklanın: PRP Business Solutions RPA Çözümleri İnsan kaynağını 7 gün 24 saat, %100 verimle ve 0 hatayla çalıştırmak, olanaklı ve adil görünmüyor. Oysa bazı işler, yalnızca klavye ve fare kullanılarak yapılabilen tekrar eden adımlardan oluşuyor. Bu durumda bu iş süreçleri için kaynak yaratmak; geniş perspektifte şirket verimliliğini düşürüyor, maliyet yaratıyor ve büyümeyi yavaşlatıyor. Fakat Robotik Süreç Otomasyonu (RPA ) sayesinde tüm sektörlerde geçerli olan bu problemin üstesinden bugün gelebiliyoruz. RPA teknolojileri üzerine uzmanlaşan PRP Business Solutions, her sektörden şirkete iş akışlarını daha verimli hâle getirmeleri ve insan kaynağını katma değerli işlerde kullanmaları yönünde çözümler sunuyor. Robotik süreç otomasyonu ne işe yarıyor? Kısa vadede işlerin verimliliğini artıran, uzun vadede işi geliştirmeye ve büyütmeye zemin oluşturan robotik süreç otomasyonu teknolojileri; Muhasebe, Finans, İnsan Kaynakları, Satın Alma gibi çok sayıda farklı iş sürecinde tekrarlayan işleri bilgisayar yazılımlarına yaptırmayı olanaklı kılıyor. RPA sistemleri 7 gün 24 saat, 0 hata ve %100 verimle çalışabiliyor. Bu durumda tekrarlı işlerin getirdiği finansal maliyetlerde %50’ye varan kazanç sağlanıyor ve operasyonel süreçler istikrarlı şekilde 32 kata kadar hız kazanıyor. Sektörlerin geliştirilebilir rutinlerini iyileştirerek o işler için ayrılan insan kaynağını katma değeri yüksek işler için değerlendirmeyi mümkün hâle getiren RPA, uzun vadede şirket büyümesini de hızlandırıyor. PRP Business Solutions, Gold Partner’i olduğu küresel RPA yazılım şirketi UiPath ile birlikte; merak edenler, yeni başlayanlar veya başlamayı düşünenler için detaylı şekilde RPA’in anlatılacağı, kurumlarda bu dönüşüme nereden başlanması gerektiğinin açıklandığı ücretsiz bir webinar düzenleyecek. 8 Aralık’ta yapılacak bu webinara katılmak için bu bağlantıdan kayıt olmanız yeterli. PRP Business Solutions ne gibi hizmetler sunuyor? Faaliyetlerini robotik süreç otomasyonu başlığında yoğunlaştıran PRP Business Solutions, bu alanla ilişkili en uygun çözümleri sunabilmek için Süreç Analizi ve Süreç Madenciliği hizmetlerini de sunuyor. Veriden anlamlı analizler çıkarmakta ustalaşan markanın Veri Bilimi ve Raporlama hizmeti büyük veri setlerini daha anlamlı hâle getirmeye yararken herhangi bir iş sürecindeki offline verileri online verilere dönüştürüp ana bilgi sistemi verilerine dâhil etmeye yarayan IoT hizmeti de bulunuyor. Ürün Geliştirme, Kuruma Özel Yazılım Geliştirme, Mobil Uygulama Geliştirme gibi hizmetlerinin yanında PRP Business Solutions danışmanlık seçenekleriyle şirketlerin dijital dönüşüm süreçlerine yardımcı oluyor. Robotik süreç otomasyonu yazılımları geliştiren küresel yazılım şirketi UiPath'in Gold partneri olan ve Türk Telekom, Reach Global Services, Turkcell, SabancıDx gibi yerli ve yabancı iş ortaklarıyla çalışan PRP Business Solutions'ın size özel çözümlerini öğrenmek için bu bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.
Daha fazlasını öğren →
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
John Ronald Reuel Tolkien için yazar, şair, filolog ve akademisyen gibi sıfatları sıralamak elbette doğal; ancak oldukça da yetersiz. Zira karşımızda ilk kez dilinden coğrafyasına; her şeyiyle bir dünya yaratan bir isim var.
Kural dışı bir çocuk: John Ronald Reuel Tolkien, 3 Ocak 1892 tarihinde bugünkü Güney Afrika Cumhuriyeti sınırları içerisinde yer Bloemfontein şehrinde dünyaya geldi. Baba tarafından ailesi birkaç kuşak önce Birleşik Krallık'a göç etmişti. Babası Arthur Tolkien de daha iyi bir kariyer için Birleşik Krallık'ın Birmingham şehrinden binlerce kilometre uzaktaki Cape Town’a taşınıp zaman içinde aldığı terfilerle banka müdürlüğüne kadar yükselmişti. Annesi de orta sınıf bir aileye mensuptu. Bu koşullarda dünyaya gelen J.R.R. Tolkien, çok küçük yaşta önce babasının sonra da annesinin ölümüyle zorlu bir gençlik dönemine adım attı.
Yeni bir dil: Daha küçük yaşlarda edebiyata ilgi duymaya başlayan Tolkien, onu yetiştiren akrabalarının da desteğiyle durmaksızın devam eden bir kitap okuma serüvenine başlar. Sadece Birleşik Krallık’ın değil, dünyanın da en saygın eğitim kurumlarından biri olan Exeter’de Klasik Diller eğitimi alan Tolkien, bu yıllarda Elf dilini çoktan oluşturmaya başlamıştı bile. Lise yıllarını geçirdiği King Edward’s College’de giriştiği bu macera, ileride edebiyat için bir mihenk taşı olacaktı.

Alternatif bir dünya: Zira Elf diliyle başlayan yolculuk, bu dile bir halk yaratma, bir kültür oluşturma ve en nihayetinde de yeni bir dünya yaratmaya kadar vardı. Elbette Birleşik Krallık geçmişinde Thomas More ya da Thomas Hobbes gibi isimler yeni bir dünya tasavvuruyla insanların karşısına çıkmıştı. Ancak bu ütopya, her ne olursa olsun bir gerçekliğe dayanıyordu. Yüzlerce yıl sonra Tolkien’in ortaya koyduğu ise yepyeni ve bir noktada da alternatif bir dünya oldu.
Orta Dünya: Tolkien, Orta Dünya adını verdiği bu fantastik evreni yaratırken hiçbir ima veya benzeşim kurmadığını defalarca açıklamasına rağmen, günümüze kadar ulaşan tartışmalardan ne yazık ki kurtulamadı. Psikanalitik yaklaşımlarla Orta Dünya ile Tolkien’in geçmiş yaşantısı arasında bağ kurma çabaları da hâlâ devam ediyor. Ancak bu çabalar, Tolkien’in yaratıcılığını ve zengin hayal gücünü arka plana iten hatta küçümseyen tavırlar olarak da değerlendiriliyor.
Biraz ondan biraz bundan: Elbette Tolkien Finlern, Karelia bölgesindeki masallarından, Anglo-Sakson mitolojisinden etkilenmişti. Hatta Elfçenin ses diziminde Finceyle birtakım benzerliklerin varlığını da kabul etmek mümkün. Netice itibarıyla Tolkien, Oxford’ta başarılı bir profesör olarak İngiliz kültürü ve mitolojisinin önemli parçaları olan Beowulf ve Kral Arthur hakkında da çok önemli makale kaleme almış bir akademisyen.
Hobbit: Bu makaleleri yazarken bir yandan da geceleri çocuklarına masallar okuyan Tolkien, Orta Dünya’yı oluştururken çocuklarını düşünerek yazdığı Hobbit’i 21 Eylül 1937’de yayımladı. Alman romantik ve gotik edebiyatında da yerel masalların etkisiyle gördüğümüz doğaüstü olayları ayrı bir yerde tutarsak, tam manasıyla fantastik bir edebiyat ürünü olarak Hobbit, tarihteki yerini aldı.

Yüzüklerin Efendisi üçlemesi: Tolkien, İkinci Dünya Savaşı yıllarında üniversitedeki derslerine ve Orta Dünya’yı geliştirmeye devam etti. Savaş yıllarında taslağını ilerlettiği ve başyapıtı olarak kabul edilen Yüzüklerin Efendisi üçlemesini de 29 Temmuz 1954’te okurla buluşturdu. Bu süreç, Tolkien için oldukça yıpratıcı bir dönemdi. Yayıncısının Hobbit’i devam ettirmesi yönündeki baskılarına direnen Tolkien’in üçlemesi, başlarda pek de ilgi görmedi. Ancak Tolkien, buna rağmen üç çağa ayırdığı Orta Dünya Tarihi’nde boşlukta kalan kısımları doldurmaya devam etti. Başta Silmarillion olmak üzere Orta Dünya üzerine çalışmalarını sürdürse de ne yazık ki ömrü tamamlamaya yetmedi.
Christopher Tolkien: 2 Eylül 1973’te Birleşik Krallık'ın Manş Denizi kıyısındaki Bournemouth şehrinde vefat eden Tolkien’in edebi mirasını 2020 yılının başında hayatını kaybeden oğlu Christopher Tolkien, okurla buluşturmaya devam etti. Bunu yaparken babasının notlarına sadık kalarak herhangi bir müdahalede bulunmadı. Bunun yerine farklı taslakları Hurin’in Çocukları gibi sonradan yayımlanacak eserlerde alternatif hikâye örgülerini de bir arada okurlara sundu.
Dönüm noktası: Narnia Günlükleri’nin yazarı ve yakın arkadaşı C.S Lewis tarafında Nobel Edebiyat Ödülü’ne de aday gösterilen Tolkien’i, dönemin seçici kurulu pek de ilgi çekici görmemişti. Ancak tam da o yıllarda yani 1960’larda Tolien’in kaleme aldığı Yüzüklerin Efendisi, Birleşik Krallık'ta zaman içinde ilgi görmeye başlamıştı. Özellikle ABD’de kitabın basılması ve kısa sürede çok büyük bir ilgiyle karşılaşması, Yüzüklerin Efendisi üçlemesi için bir dönüm noktası oldu. Araştırmalara göre dünyada en çok okunan birkaç kitaptan biri olan üçleme, Tolkien’in ölümünden sonra tüm dünyada büyük beğeni topladı.
Orta Dünya kültürü: Tipik bir muhafazakâr olan ve bu doğrultuda yaşayan, doğayı seven, makinelere ve makineleşmeye karşı çıkan Tolkien’in yarattığı Orta Dünya, zaman içinde bir kültüre dönüşüp çeşitli müzik gruplarına ilham oldu. Çocukluğundan itibaren büyük bir Tolkien hayranı olan yönetmen Peter Jackson’ın bir proje hayal etmesiyle Yüzüklerin Efendisi için yeni bir dönem başladı. Beyaz perdeye aktarılan ve birçok ödülün sahibi olan Yüzüklerin Efendisi üçlemesi, bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyardan fazla kişi tarafından izlendi.
Dilinden coğrafyasına, tarihinden kültürüne bu kadar bütüncül bir yaklaşımla çelişkisiz bir dünya yaratmayı başaran Tolkien’in bu başarısı, bugün aşılması zor bir eşik olarak kabul ediliyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
Aposto GündemHer sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Spotify, 2020'nin en çok dinlenen şarkılarını açıkladı. Yemek teslimat şirketleri, karantina dönemine özel uygulamalara geçti.
05 Ara 2020

YAZARLAR

İhsan Dindar
Kitap yazarı @ Duende

Aposto Gündem
Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.
İLGİLİ OKUMALAR
İspanya, Arjantin'i tarihin en tek taraflı finallerinden birinde Ferran Torres'in golüyle yendi ve ikinci kez dünya şampiyonu oldu.
19 Tem 2026

“Ama” bağlacı, dilimizde temel olarak karşıt anlamlı iki cümleyi veya sözcük grubunu birbirine bağlama görevini yapar. Tek başına bir anlamı olmayan bu sözcük, cümleler arasında kurduğu köprüler sayesinde cümleye çok çeşitli anlam ve işlev kazandırır. “Ama” bağlacını karşıtlık ve zıtlık ilişkisi kurmak, koşul (şart) anlamı kazandırmak, anlamı pekiştirmek ve güçlendirmek, dikkati çekmek, uyarı ve ikazda bulunmak, beklenmeyen bir durumu / istisnayı belirtmek için kullanırız.





