Top Gun: Maverick, 2022

İki film arasındaki 7 farkı bulun.
Top Gun: Maverick, 2022

Top Gun’ı geçtiğimiz haftaya kadar izlemediğimi söylesem çok şaşırmayabilirsiniz. Fakat Mission: Impossible filmlerinden yalnızca birini izlediğimi söylediğimde, bendeki Tom Cruise algısının neden bir aksiyon yıldızı değil de Stanley Kubrick, Paul Thomas Anderson ve Steven Spielberg filmlerinde oynayan yetenekli bir oyuncu olduğunu anlayabilirsiniz belki.

ABD’de gişe rekoru kıran ve sinema salonlarına pandemi sonrası kuraklıkta rahat bir nefes aldıran Top Gun: Maverick’i izlemeden önce Top Gun’ı (sonunda?) izledim. Hayatımda izlediğim en cheesy ve en kötü filmlerdendi. 2000’lerde Tony Scott’ın bilhassa Denzel Washington’la iş birliklerinden büyük zevk almış, onu bir aksiyon dehası olarak görmüş bir izleyicisi olarak, bu filminin neden bu kadar iyi anıldığına ve mirasının devam ettirildiğine anlam veremedim. Belki de zamanının ötesine geçebilen bir film değildi ve 80’lerde kalmalıydı. Dilime dolanan müzikleri ve Oscar ödüllü şarkısı dışında bende hiçbir şey bırakmadı. (Ya da ben öyle sandım.)

Tom Cruise | Top Gun: Maverick (2022, Joseph Kosinski)

Kaynak: IMDb

Ertesi gün Top Gun: Maverick için, göz devirmeye ve sıkılmaya hazır bir şekilde sinema salonundaki yerimi aldım. Filmin görsel efektler ve ses tasarımı açısından 36 yıl öncesine kıyasla muazzam ölçüde gelişmiş olacağını tahmin ediyordum. Yanılmadım. Ama beni asıl şaşırtan ve etkileyen bu olmadı. Top Gun: Maverick, bende hiçbir şey bırakmadığına emin olduğum Top Gun’ın nostaljisini, sanki 80’lerde yaşamış ve filmi 80’lerde izlemişçesine hissettirdi bana. İzlediğim en cheesy ve en kötü filmlerden biriyle neredeyse tamamen aynı malzemeyi kullanmasına, neredeyse sahne sahne aynı yolu izlemesine rağmen, bilinçli bir nostaljiye dayandırdığı hikayesini gözümde bambaşka bir şeye dönüştürmeyi başardı.

Sadece teknik başarıları değil Top Gun: Maverick’i iyi bir film yapan. Hatta ana karakterini kendisinden 30 yaş küçük bir kadınla eşleştirmemesi, hem rütbesi yükselen siyah askerleri hem de çeşitliliği artan pilotlarıyla zamana ayak uydurması da değil. Klişelerinin, cheesy’liğinin yüzde yüz farkında olarak bunları replik replik, sahne sahne aynı bırakması ve tüm o kopyacılığın üzerine eklediği duygusallıkla, “kahraman pilotlarımız” ötesinde bir hikâye, bir dert, bir amaç ve evren yaratabilmesi. Yılın en iyilerinden biri olarak kalacağına, ödül sezonu açıldığında en azından teknik dallarda ödüllere boğulacağına şüpheniz olmasın.

En sevdiğim filmlerden olan Whiplash’teki rolünü dahi zaman zaman unutacak kadar az sevdiğim Miles Teller’a beni ısındırmayı başarabilmiş olmasa da, Tom Cruise’un neden bir aksiyon yıldızı olduğunu artık anlıyor ve müsaadenizle Mission: Impossible serisini baştan sona izlemeye gidiyorum.

★★★★


Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

NEREDE YAYIMLANDI?

BÜLTEN SAYISI

🌈 Haziran postası: Gururlu ve önyargısız.

Onur ayı, LGBTİ+ filmler, Maverick: Top Gun, Paket servis.'in son siparişleri ve daha fazlası...

26 Haz 2022

Letterboxd

YAZARLAR

Emre Eminoğlu

Sinema, kültür, sanat yazarı ve editör. 2021’den beri sinema editörlüğünü üstlendiği Aposto başta olmak üzere çeşitli dijital ve basılı yayınlarda sinema yazıları yazmaya, röportajlar yapmaya ve podcast'ler üretmeye devam ediyor.

İLGİLİ OKUMALAR