Trump rüzgarı kesilir mi?

SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
8 Ağustos günü ABD’nin eski Başkanı Donald Trump’ın evine FBI baskını yapıldı. Trump “bir siyasi rakibe daha önce görülmemiş düzeyde yapılan saldırı” olarak nitelediği baskında üç pasaportunun “çalındığını” öne sürdü. FBI’ın evden topladığı kutularca belge arasında ulusal güvenliğe ilişkin ABD’ye zarar verecek bilgilerin izinsiz saklanmasını yasaklayan Casusluk Yasasını çiğneyecek nitelikte “çok gizli” evrakların olduğu haberlere yansıdı. Trump, belgelerin okunmasını engellemek için Adalet Bakanlığı'na dava açtı.
İlkeler kayboldu
Irk ayrımcılığı karşıtı protestolarda polis kurumunun bütçesinin kesilmesini talep eden sol-Demokratlara karşı çıkan Cumhuriyetçilerin bir kesiminden soruşturmanın ardından “FBI fonlarının kesilmesi” talebi duyuluyor. 2016’da Trump’ın karşısındaki Demokrat aday Hillary Clinton’ın Dışişleri Bakanı olduğu dönemde kişisel e-posta hesabını kullanarak gizli belgelerin güvenliğini tehlikeye attığı gerekçesiyle FBI tarafından soruşturulmasına karşı çıkan Demokratların Trump hakkındaki soruşturmayı desteklediği, o dönem Clinton’ın tutuklanmasını isteyen Cumhuriyetçilerin bugün Trump’a sahip çıktığı görülüyor. Yani ABD siyasetinde de ilkelere değil, kişi ve duruma göre pozisyon alınıyor…
Soruşturma Trump’ı nasıl etkiler?
Casusluk Yasasının ihlali en az 10 yıl hapisle cezalandırılıyor. Trump, ceza alması halinde bu yasayı ihlal eden ilk eski başkan olacak ve yeniden aday olmayı düşündüğü 2024’teki başkanlık seçimlerinde işi çok zorlaşacak. Öte yandan, Kasım 2020’de Joe Biden’a kaybettiği başkanlık seçimi sonrasında hiçbir inandırıcı delil sunamamasına rağmen “kazandığı seçimin çalındığı” iddiasında bulunan Trump için bu soruşturma 2024 seçimleri öncesinde “müesses nizamın engellemeleriyle, derin devlet vesayetiyle boğuşan halk adamı” imajına katkı sağlayabilir, Trump’ın topluma yaydığı komplo teorilerine inananların sayısını artırabilir.
Trump’ın söylemleri karşılık buluyor, Cumhuriyetçi Parti sağa kayıyor
Politico’nun 10 Ağustos tarihli anketine göre Cumhuriyetçi Parti seçmenlerinin %56’sı, 2024’te Trump’ı yeniden başkan adayı olarak görmek istiyor. Economist/YouGov’un 1 Haziran’da yaptığı araştırmaya göre, Cumhuriyetçilerin %75’i ve tüm seçmenlerin %40’ı, Başkan Biden’ın 2020’deki seçim galibiyetini meşru görmüyor.
Reuters/IPSOS’un yine Haziran 2022 tarihli anketine göre de Cumhuriyetçilerin %55’i, seçim sonucunu tanımayan Trump destekçilerinin gerçekleştirdiği Kongre baskınını Trump’ı kötü göstermek isteyen şiddet yanlısı solcular tarafından organize edildiğine inanıyor. Dört kişinin öldüğü baskının hukuka uygun ve barışçıl olduğunu ifade eden Cumhuriyetçilerin oranı da %58 olarak bulunuyor.
Trump’ın kurduğu Truth Social platformunun da günde 500 bin aktif kullanıcı sayısını geçmesi, radikal düşüncelerin yayılmasını ve normalleşmesini hızlandırıyor, Cumhuriyetçilere özel bir sanal alem yaratarak toplumsal kutuplaşmayı derinleştiriyor. Bu kutuplaşma ortamında Demokrat Parti, Cumhuriyetçi Parti’ye kıyasla siyasi spektrumun merkezine çok daha yakın bir konumda kalıyor, Cumhuriyetçi Parti ise bazı parti elitlerinin rahatsızlığına karşın hızla Avrupa’daki göç ve toplumsal cinsiyet eşitliği karşıtı popülist sağcı partilere benziyor. Trump’ın en büyük destekçilerinden, Cumhuriyetçilerin taban örgütlenmesi Amerikan Muhafazakârlar Birliği’nin bu ayın başındaki yıllık konferansının açılış konuşmasını “illiberal demokrasinin savunucusu” olarak tanınan Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın yapmış olması da bu analizi doğruluyor.
Trump’ın partideki hakimiyeti artıyor
8 Kasım’da ülkede Temsilciler Meclisi üyelerinin tamamı ve Senato üyelerinin üçte biri için ara seçim yapılacak. Yani Cumhuriyetçi Parti’nin yasama çoğunluğunu elde ederek Demokrat Partili Biden’ı “topal ördek” konumuna getirme şansı bulunuyor. Partide yapılan ön seçimlerde ise Trump’ın açık desteğini alan aday adayları rakiplerini geride bırakıyor, Trump’ın parti içindeki hakimiyetinin oldukça arttığı görülüyor.
Trump’ın desteklediği 126 Cumhuriyetçi adaydan 112’si ön seçimleri kazandı, yalnızca biri kaybetti. Trump destekli diğer 13 aday da önümüzdeki günlerde yapılacak ön seçimlerde favori olarak görülüyor. Seçim hilesi iddialarına karşı çıkan ve Kongre baskını soruşturmasında Demokratların safında yer alan 10 Temsilciler Meclisi üyesinden sadece 2’si ara seçimlere girmeye hak kazandı.
Cheney’in direnişi
Wyoming eyaletindeki ön seçimi %66’ya %29 gibi büyük bir farkla Trump destekli adaya kaybeden Trump karşıtı Cumhuriyetçilerin önde gelen ismi Liz Cheney de “Kazanabilirdim ama bu Trump’ın seçim yalanlarını desteklememi gerektirirdi. Bu benim seçmeyeceğim bir yol.” ifadelerini kullandı. “Özüne ve ilkelerine dayalı bir parti olmakla eski başkanın kıskacında kalmaya devam etmek arasında karar vermesi gereken partisi için üzgün olduğunu” ifade eden Cheney, “tehdidin merkezindeki Trump’a karşı mücadeleyi sürdüreceğini” duyurdu.
Cheney’in bağımsız aday olması halinde şansının olmayacağı yorumları yapılsa da hem Trump’ın otoriter yönetimini desteklemeyen hem de Demokratlara mesafeli duran Cumhuriyetçiler için bir alternatif yaratabileceği ve kritik eyaletlerde seçim sonucunu etkileyebileceği ifade ediliyor. ABD demokrasisi, siyasi başarısını toplumsal gerilimi artırmaya endeksleyen bir lider karşısında ilkelerini parti çıkarlarından öne koyacak Cumhuriyetçilerden çok şey bekliyor.
2020’de ne yapacağından çok ne yapmayacağını (Trump gibi olmayacağını) anlatarak seçimi kazanan Biden’ın yaşı itibarıyla Demokrat Parti’nin bir kere daha adayı olması beklenmiyor. Demokratlar bu sefer daha dinamik bir adayın “ne yapacağını” anlattığı bir kampanya ile Trump rüzgarının kesilmesini ve “yeni muhafazakarlığın dönüşünün engellenmesini” umuyor.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
SpektrumHer perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Seküler milliyetçiliğin ve göçmen karşıtlığının yükselişi, Trump'ın partisinde artan hakimiyeti
24 Ağu 2022

YAZARLAR

Bartu Özden
Politics editor @ Aposto

Spektrum
Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR



