Tuğrul Eryılmaz’ın yazdığı o masanın hikâyesi

Yeni nesil bir "Bab-ı Ali" buluşmasından geriye kalanlar, "Upper Cihangir'de" konuşulanlar..
Tuğrul Eryılmaz’ın yazdığı o masanın hikâyesi

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İki hafta önce bir Perşembe akşamı, Cihangir Balıkçısı’nın terasında, benzerine az rastlanır bir masada buluştuk. On yıllar önce olsa adına “Bab-ı Ali masası” denilirdi belki; zira herkes basının ve siyasetin kıyısından köşesinden (ya da tam içinden) geliyordu. Ama o geçen on yıllar, masanın etrafındaki simaları da epeyi değiştirmişti. Upper Cihangir’in en kıdemli -ve tek- “düzeyli magazin” muhabiri Tuğrul Eryılmaz’ın T24’te yazdığı masa, buydu.

Kalın sigara dumanının arkasında, çalışma masasına ayaklarını uzatmış, şık gazete editörlerinin yerinde; kendini “teknolojisi girişimcisi” olarak tanımlayan “tipler” vardı. (Eryılmaz’a göre iyi bok yiyorlardı!) En solcumuz Stanford anılarını anlatıyor (Eryılmaz, Türkiye’de Stanford’lu tonla insan olup her birinin bununla mutlaka övünmesiyle dalga geçiyordu); en idealistimiz gelecek seçimler için parmak hesabıyla muhalefetin şansını ölçüp biçmeye çalışıyordu (Eryılmaz bunu hayretle izleyip büyük ihtimalle içinden saydırıyordu). Ve tabii ki en devrimcimiz Tuğrul Hoca’ydı.

Bu manzara karşısında Eryılmaz zaman zaman deliye de döndü; birçok konuda herkesin fikrini de aldı. Hepimizle bol bol dalga geçti. Ama aynı zamanda ciddiyetini koruyarak bizi dinledi. Londra’da, Amsterdam’da, ABD’de hayattan, Türkiye’de girişimci olmaktan ve medyada “ustasız” kendini yetiştirmeye çalışan yeni nesilden bahsettik.

Herhangi bir jenerasyon tanımına sığacak insanlar değildik ama ortak dertlerimiz vardı: Birçoğumuz gidenlerdendik; bir kısmımız kalıp, mücadele edenlerden. Bu, sadece bir siyasi mücadele de değil aslında. O masada konuştuğumuz gibi; en büyük kavga, ait hissetmek için veriliyor artık. Giden için de aynısı geçerli; kalan için de. Yazar Melisa Kesmez, Nohut Oda kitabını “Kendini bildi bileli kabuğunu arayanlara” ithaf ediyor ve o arayışını bir türlü tamamlayamamış insanların öykülerini anlatıyordu. Biraz öyle bir masaydı aslında bizimkisi de.

Upper Cihangir’in tanınan yüzleri değildik. Eryılmaz’ın ifadesiyle, yeni yetme “Z Jenerasyonu üyesi” kılıklı tiplerdik: Aposto’nun kurucularından Umutcan Savcı, editörlerinden Bartu Özden; T24’ten Melis Karaca, Kaan Kurtuluş ve Demet Kamburoğlu; Medyascope’tan Alp Akiş; Amnesty’den Damla Uğantaş; gençlerin en kıdemli gazetecisi Gonca Tokyol ve masanın tek siyasisi DEVA Partisi’nin en genç kurucusu Deniz Karakullukçu,  bendenizin Londra’dan birkaç haftalığına Türkiye’ye gelmesi neticesinde bir araya geldik.

Dürüst olmak gerekirse benim işgüzarlığım sayesinde birbirini hiç tanımayan insanlar, bir rakı masasında buluştu. Aslında başta plan, ben ve Gonca gibi T24 “eskileri” ile T24 yıldızları Eryılmaz, Karaca ve Kurtuluş’un hasret gidermesiydi. Ama İstanbul’da sadece 4 gün geçireceğim için tanıdık tanımadık kim varsa herkese Perşembe akşamı için söz vermişim; neticede tanıdık tanımadık herkes kendini Cihangir Balıkçısı’nda buldu. Eryılmaz’a katılıyorum: İyi de oldu.

Herhalde Upper Cihangir’in en meşhur köşesi, Tuğrul Hoca’nın düzeyli magazini’dir. Dolayısıyla biz de artık ucundan da olsa “Cihangir ünlüsü” sayılırız. Sıraselviler’den aşağı yürürken caka satmak, bizim de hakkımız.

Bir sonraki İstanbul ziyaretimde Savoy’da enflasyonu dibine kadar yansıtan pasta fiyatlarında indirim isteyeceğim artık. Tabii ki gülüp geçiştirecekler. Eryılmaz o masada “vahşi kapitalizm” diye bir şey anlatıyordu; herhalde onunla ilgili bir durumdur.

Oysa Savoy’da indirim yakalarsak, arayıp durduğumuz ama bir türlü bulamadığımız “kabuklarımıza” da kavuşuruz belki? (Bir de böyle deneyeyim bakalım…)

Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Yeni Bab-ı Ali, parkların dünü ve yarını

Bu sayımızdaki yazılarda geçtiğimiz günlerde Tuğrul Eryılmaz gözetiminde gerçekleştirdiğimiz "yeni nesil Bab-ı Ali" buluşmamızı ve parklar ile kamusal yeşil alanların dünü, bugünü ve geleceğini ele alıyoruz.

24 Ağu 2021

Gölcük Postası

YAZARLAR

Derin Koçer

İletişim stratejisi ve yayıncılıkla uğraşıyor; akademik hayatına King's College London'da devam ediyor. Yazıları T24, Karar gazetesi, Impakter gibi muhtelif yerlerde yazıyor.

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi

BirGün muhabiri Ebru Çelik'in "figüran" haberi, gazetecilikte kimlik gizleyerek haber yapma yöntemini yeniden gündeme taşıdı. Peki bu yöntemin kökleri nereye uzanıyor, etik sınırı nerede başlıyor ve kamu yararı bu tartışmanın neresinde duruyor?

Merve Us Acıoğlu

·

04 Ağu 2026

Görünmeyene ulaşmak için görünmez olanlar: Gazetecilikte kimlik gizleme yöntemi
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?

Çin’in siyasi partiler, düşünce kuruluşları ve yayıncılık faaliyetleri üzerinden Türkiye’de kurduğu ilişki ağı genişlerken, bu hattın yeni merkezlerinden biri DÜNYA-MER oldu. Merkezin Başkanı Prof. Dr. Semih Koray, Aposto’ya yaptığı açıklamalarda DÜNYA-MER’in Çin’in Küresel Medeniyet Girişimi’yle kesişen hedeflerini, güvenlik konferanslarını neden öne aldıklarını ve “yeni bir medeniyetin Asya’dan yükseldiği” tezini anlattı.

Emircan Yaman

·

04 Ağu 2026

Çin’in Türkiye’deki yeni ağı: DÜNYA-MER'in yol haritası nasıl çiziliyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak

ABD yönetimi geniş çaplı bir İran işgaline hazırlanıldığı iddialarını doğrulamıyor. Ancak Hürmüz Boğazı’ndaki geçişi güvenceye almak, stratejik adaları veya askerî altyapıyı hedef almak amacıyla sınırlı kara operasyonları ihtimali gündemde kalmayı sürdürüyor. Başkan Yardımcısı JD Vance ise rejim değişikliğine ve uzun süreli savaşa karşı çıkarken, gerektiğinde sınırlı askerî güç kullanılmasını ve diplomasinin açık tutulmasını savunuyor.

Faik Bulut

·

01 Ağu 2026

JD Vance üzerinden İran-ABD savaşını okumak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı

Yeni Parti kurucularından Utku Çakırözer ve Burhanettin Bulut’un Aposto’ya verdiği bilgilere göre, ilk olağan kurultayın Ekim sonu ile Kasım başı arasında yapılması planlanıyor. Kurultayda yalnızca yönetim organları değil, parti programı ve tüzüğüne ilişkin son düzenlemeler de ele alınacak. Kurultayın ardından ise Yeni Parti odağını tamamen seçim hazırlıklarına çevirecek. Önümüzdeki üç aylık süreçte örgütlenme çalışmalarına ağırlık verilecek.

Melisa Gülbaş

·

30 Tem 2026

Yeni Parti'nin yol haritası: Kurucuları kurultay, örgütlenme ve seçim hazırlıklarını anlattı
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?

Mutlak butlan kararıyla Kemal Kılıçdaroğlu’nun CHP yönetimine dönmesi, Özgür Özel ve arkadaşlarının Yeni Parti’yi kurmasıyla sonuçlandı. Ankara kulislerinde şimdi Yargıtay’ın kararı kaldırıp kaldırmayacağı, milletvekillerinin dokunulmazlıklarının gündeme gelip gelmeyeceği ve CHP’de yeni bir kurultay sürecinin başlayıp başlamayacağı tartışılıyor. Yeni Parti yönetimi ise butlan kararı kaldırılsa bile CHP’ye dönmeme ve seçime kendi çatısı altında girme eğiliminde.

Yeni Parti, CHP ve olasılıklar: Ankara kulislerinde ne konuşuluyor?