Türkiye’de Bilim Tarihi Çalışmalarının Başlangıcı

Seri editörü: Derya Gürses Tarbuck
Yazı: Yavuz Unat
Türk bilim tarihi yazıcılığı Salih Zeki Bey (1864-1921) ile başladığını söylemek yanlış olmaz. Âsâr-ı Bâkiye(1) bu alanda en önemli eseridir. Salih Zeki Bey, bu eserini matematiğin her dalına dair muhtelif zamanlarda yazılmış olan temel yapıtları esas kabul ederek, Doğulu bilginlerin Eski Yunan matematiği üzerine neler ilave ettiklerini ve bunları, Batılılara ne düzeyde teslim ettiklerini bildirmek amacıyla kaleme almıştır.
Türkiye’de bilim tarihi araştırmalarının tanınması ve sevilmesinde öncü olan bir diğer isim Adnan Adıvar’dır (1882-1955). Paris’te iken La Science chez les Turcs Ottomans(2) adlı eserini kaleme almıştır. 1940 yılında bu eseri geliştirerek İstanbul’da Osmanlı Türklerinde İlim adıyla yeniden basmıştır.
Türk bilim tarihçiliği Sayılı’nın (1913-1993) Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi’nde açtığı kürsüyle kurumsallaşmış ve akademik olarak faaliyetlerini sürdürmeye başlamıştır. Günümüzde Türkiye’de bilim tarihi araştırmaları birçok üniversitede bölüm ve anabilim dalı bazında sürdürülmektedir. Sayılı’nın Türk bilim tarihçiliğine yaptığı en önemli katkı Ortaçağ İslam Dünyası’nda Müslümanlar ve özellikle Türkler tarafından kaleme alınan bilimsel yapıtlara yönelik araştırmaları sistematik bir biçimde başlatmış olmasıdır. Sayılı, Harvard’da bu alanın akademik anlamda kurucusu kabul edilen George Sarton’un yanında doktorasını tamamladı ve bu alanda ilk doktora yapma imkânına erişti (1942). Sayılı’nın doktora tezi İslam Dünyasında Bilim ve Eğitim Kurumları adını taşımaktadır. Türkiye’ye döndükten sonra ise Amerika’da çalıştığı İslam Dönemi gözlemevleri konusuna ilişkin olarak İslam Dünyası’nda Gözlemevleri(3) adlı eserini yayımladı. Burada temel tezi gözlemev lerinin bir kurum olarak ilk defa İslam Dünyası’nda kurulduğudur. Sayılı birçok öğrenci yetiştirdi ve bilim tarihinin gelişimine katkıda bulundu. İlk bilim tarihi çalışmaları daha çok astronomi, fizik ve matematik ağırlıklı olmasına karşın, günümüzde bilimin birçok dalında bilim tarihi araştırmaları yapılmaktadır.
Bilim tarihi akademik bir disiplin hüviyetini; Auguste Comte (1798-1857), Paul Tannery (1843-1904), Henri Poincaré (1854-1912) ve Pierre Duhem (1861-1916) gibi bilim tarihçilerinin ve bilim felsefecilerinin etkisi ile bilim tarihi araştırmalarına yönelmiş olan George Sarton’ın (1884-1956) 1936 yılında Harvard Üniversitesi’nde bilim tarihi doktora programını kurmasıyla kazanmıştır. Sarton’a göre bilim tarihi bir keşifler hikâyesi değildir; keşifler geçicidir; bir süre sonra eski keşiflerin yerini yenileri alır. Bir bilim tarihçisinin asıl görevi keşifleri kaydetmek değil, bilimsel düşüncenin gelişimini, yani insan bilincinin gelişimini açıklamaktır. Pozitivist bir bakış açısını sergileyen bu görüş, bilim tarihi tezinin ve disiplininin kurulmasında etkili oldu ve Sarton’dan sonra bilim tarihi, insanı ve insan aklının gelişimini anlamanın en önemli araçlarından biri olarak görüldü.
Sarton, bu alanda yetişmek için üçlü bir eğitimden geçmek gerektiğini söyler ve yöntemi bu üçlü eğitim üzerine kurar. Bilim tarihçisi;
- diğer kültür tarihçileri gibi, metinleri okuyup doğru anlayacak kadar klasik dillerden birini (Arapça, Farsça, Latince, Yunanca, vs.) öğrenmelidir.
- Diğer kültür tarihçileri gibi, tarih bilimini öğrenmeden işe girişmemelidir.
- Hem içinde bulunduğu hem de çalıştığı dönemin bilimsel bilgisini öğrenmelidir.
Günümüzde bilim tarihi en önemli araştırma alanlarından birisidir. Ancak Sarton’un tanımladığı bu alana ilişkin pozitivist yöntem dışında başka yöntem arayışları da devam ederek bu disiplini ve disiplindeki araştırmaları yönlendiren değişik yöntemler ve bakış açıları ortaya atılmıştır. Günümüzde Sarton ekolüne en ciddi eleştiri Thomas Kuhn tarafından yapılmıştır. Ona göre Sarton ve pozitivistler bilimin içsel dinamiklerini ele alıyorlar ancak bilimin gelişiminden sorumlu olan dışsal etkileri yok sayıyorlardı. Bilimin gelişimi, ekonomik, kültürel, sosyal gelişime bağlı olarak yeniden yorumlanmalıydı. Kuhn’un ileri sürdüğü bilimin sosyal tarihi anlayışı ile yeni nesil araştırmacılar, bilimin sosyal tarihine yönelmeye başladılar.
George Sarton’un bilim tarihindeki kurucu rolü konusunda Türkçe literatürde fikir verebilecek bir kitap kendisinin toplu makalelerinin bulunduğu bir derlemedir.(4)

Yazının dipnotlarına buradan ulaşabilirsiniz.
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Türkiye'de ve Anglo-Sakson geleneğinde bilim tarihi, Pelin Böke, Mehmet Genç
02 Ara 2022

YAZARLAR

Toplumsal Tarih
Tarih Vakfı'nın ülkemiz insanlarının tarihe bakışlarına yeni bir içerik, zenginlik kazandırmayı ve tarihi mirasın korunmasını köklü bir duyarlılıkla, geniş toplum kesimlerinin katılımıyla gerçekleştirmeyi amaçlayan dergisi Toplumsal Tarih'ten özel seçkiler her cuma 11.00'de Aposto'da.
İLGİLİ OKUMALAR


