Türkiye'nin hukukçuları

Türkiye'deki hukuk fakültesi sayısının çokluğu hukukçularda endişe yaratıyor.
Türkiye'nin hukukçuları

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

Kapak görseli: Ece Tugay
 

28 Ağustos 2020 itibarıyla Türkiye’deki avukat sayısı 137 bin 178'e ulaştı. Buna göre ülkede avukat başına düşen kişi sayısı 606 oldu. Avukatlık mesleğinin “tehlike altında” olduğunu söyleyen İstanbul Barosu Başkanı Mehmet Durakoğlu, “2024 yılında Türkiye’de 220 bin civarında avukat olacak. Bu pek çok şeyin bittiği anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.

  • Temel sorunlar: Türkiye’de avukatlık mesleğini icra edenlerin sorunlarının en başında ülkede gün geçtikçe artan hukukçu sayısı geliyor. Bu durum meslekte emek sömürüsü ve işsizlik gibi pek çok sorunu da beraberinde getiriyor. DW Türkçe’ye konuşan İstanbul Barosu Genç Avukatlar Merkezi Başkanı Kerem Donat, "Hukuk fakültesi sayısı fazlalığından, kontrolsüz bir durum var. Rekabet yaratıyor ama bu rekabet kaliteyi artırmıyor, fiyat düşürüyor. Genç avukat sürümden kazanmayı hedeflediyse bakabileceğinden fazla dava alıyor, hırpalanıyor ve iyi hizmet veremiyor," diyor.
     
  • Türkiye’de kaliteli hukuk eğitimi olmadığı için pratiğin eksik kaldığını savunan Donat, pratik sürecinin barolar tarafından karşılanmasının istendiğini ancak sayıların çok fazla olması nedeniyle bu beklentinin karşılanamadığını dile getiriyor. "Stajyer avukatların bir sene boyunca maaş alamaması yasal bir sıkıntı. Avukattan alınan bilgi birikimini ücret yerine sayan bu eski uygulama günümüzde İstanbul gibi büyük şehirlerde geçim sıkıntısı yaşatıyor," diyor.
     
  • Emek sömürüsü: Hâlihazırda pek çok hukuk mezunu olmasının bir sonucu olarak mesleğe yeni başlayan stajyer avukatlar, kalabalık ofislerde yetkinliklerini kullanamadıkları işlerde çalıştırılıyor ve stajlarını işin inceliklerini öğrenemeden tamamlıyor. Ayrıca stajının ilk 6 ayını kanunen mahkemelerde geçirmesi gereken stajyerler özellikle büyükşehirlerde yoğunluk sebep gösterilerek sadece haftada 1 imza atmaya çağırılıyor ve eğitilmiyor. Tüm bunların sonucu olarak eğitimini bütünüyle tamamlamadan ruhsat sahibi olan avukatlar, emeğinin karşılığı olmayan maaşlarla Anayasa’daki angarya yasağına aykırı olarak çalıştırılıyor.
     
  • Çoklu baro: Çoklu baro düzenlemesi sonrası ortaya çıkan bir diğer sorun da yeni mezun avukatların kayıt oldukları baroların onları ayrıştıracağına yönelik korkuları. Özellikle birkaç haftadır İstanbul’da görev yapan kamu avukatlarına İstanbul 2.No’lu Barosu’na geçiş yapmalarına yönelik baskı kurulduğu yönündeki iddialara son olarak İstanbul Barosu Başkanlığı bir açıklamayla cevap verdi. Açıklamada bu baskıya boyun eğilmemesi gerektiği belirtilirken kaç avukatın barodan ayrıldığının da ifşa edileceği ve baskı yaratan kamu görevlileri hakkında da yasal yollara başvurulacağı ifade edildi.
     
  • Hukuk fakülteleri: Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle Boğaziçi Üniversitesi’ne açılan hukuk fakültesi ile şu an Türkiye’de 85 hukuk fakültesi bulunuyor. Bu fakülteler yılda ortalama 20 bin avukat mezun ediyor. İstanbul Barosu şu anda dünyanın en kalabalık barosu olma unvanını elinde bulunduruyor. Buna karşın Almanya’da toplam 32, Kanada’da 24, İsviçre’de 9 ve ABD’de 204 hukuk fakültesi bulunuyor. Türkiye’de hâlihazırda bulunan hukuk fakültelerinin sayısını azaltmak için bir çalışma yapılmasa da ÖSYM’nin geçtiğimiz günlerde hukuk fakültelerine girme barajını 125 binden 100 bine yükseltmesi geç gelen bir önlem olarak değerlendiriliyor.
     
  • Yasa tasarısı: Uzun yıllardır yürürlüğe girmesi beklenen Avukatlık Kanunu Tasarısı ile bu sayılan problemlerin birkaçına çözüm getirmesi hedefleniyor. Tasarıda öngörülen en köklü değişiklerden biri Adalet Bakanlığı tarafından yapılacak olan "Avukatlık Sınavı" olarak öne çıkıyor. Buna göre hukuk fakültesini bitiren kişilerin mesleğe giriş için bu sınavı geçmesi gerekiyor. Hukuk fakültesinden mezun olduktan sonra bir yıl olan staj süresi tasarıda yapılan düzenlemeyle iki yıla çıkarılırken bu sürenin son bir yılında kademeli olarak stajyerin belirli yetkileri kullanması planlanıyor. Ayrıca stajyerlerin asgarî ücretten az olmayan ücret almaları, sosyal güvenlik ve diğer haklarının da güvenceye kavuşturulması amaçlanıyor. Tasarı her ne kadar var olan sorunları çözmeye yönelik adımlar içerse de yakın bir gelecekte yürürlüğe girmesi mümkün görünmüyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Spektrum

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

NEREDE YAYIMLANDI?

SpektrumSpektrum

BÜLTEN SAYISI

Azil davası, Rusya'nın dış ilişkileri, Türkiye'de hukuk fakültesi fazlalığı

Bu hafta hikâyelerimizde eski ABD Başkanı Donald Trump hakkındaki azil davası ile davanın Cumhuriyetçi Parti içindeki sonuçlarını, muhalif lider Aleksey Navalni'nin tutuklanması sonrası Rusya'da başlayan protestoların ülkenin dış ilişkilerine etkisini ve Türkiye'deki hukuk fakültesi fazlalığını ele alıyoruz.

18 Şub 2021

Ece - Hukuk fakülteleri

YAZARLAR

Spektrum

Her perşembe yerel ve ulusal politikadan en kritik meseleleri ele alarak derinlemesine inceliyor, bağımsız bir tutumla alanında uzman akademisyenlere mikrofon uzatıyoruz.

İLGİLİ OKUMALAR

SpektrumSpektrum

HİKAYE

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?

Bir tarafta çocuğunu kaybetmiş aileler, suç makinesine çevrilmiş çocuklar, çocukları bünyesine alan çeteler; diğer tarafta cezaların ağırlaştırılmasının çok daha fazla çocuğun suça karışmasına yol açacağını, sorunları çözmeyeceğini dile getiren uzmanlar. Tüm bu tartışmaların ortasında iktidar, çocuklara verilecek cezaların artırılmasını içeren bir yasa teklifini TBMM’ye sundu. Peki bunun sonuçları ne olabilir?

Başka bir kader yoksa: Çocuklara verilecek cezaların artırılmasının sonuçları ne olabilir?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak

19 Mart sonrasında Türkiye’de kurulan yeni siyasal düzen, muhalefeti bütünüyle susturmayı hedeflemiyor. Onu ahlaki bakımdan iktidardan farksız, örgütsel olarak parçalanabilir, yerel aktörleri iktidarın saflarına çekilebilir ve seçim kazansa bile iktidara gelemeyecek bir yapı olarak yeniden tanımlamaya çalışıyor.

16 Tem 2026

Zalim iyimserlik: İktidar, muhalefet ve topluma Anadolu’dan bakmak
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?

Kamuoyunda yardım ve bağış kampanyalarıyla adından çokça söz ettiren Ahbap Derneği ve kurucusu Haluk Levent’in deprem bağışlarının kullanımı, şaibeli para transferleri ve usulsüz mali işlemleri hakkında soruşturma başlatılması şu soruyu gündeme getirdi: Türkiye’de dernek ve vakıfları kim denetliyor? Prof. Dr. Murat Batı’ya göre güçlü bir mali denetim yok, ne görev verilen mülki amirler ne de Vergi Denetim Kurulu bu kurumları denetleyebiliyor.

Pelin Cengiz

·

15 Tem 2026

Ahbap Derneği olayı: Türkiye’de dernek ve vakıflar nasıl denetleniyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?

Komedyen Deniz Göktaş'ın Çorlu Karatepe Yüksek Güvenlikli Cezaevi'ne gönderilmesiyle yeniden gündeme gelen "kuyu tipi" cezaevlerine ilişkin İstanbul Barosu raporu, tutukluların maruz kaldığını belirttiği ağır tecrit koşulları ile havalandırma, sağlık hizmetleri ve temel haklara erişimde yaşanan sorunlara dikkat çekiyor.

Melisa Gülbaş

·

13 Tem 2026

İstanbul Barosu raporu: Kuyu tipi cezaevlerinde neler yaşanıyor?
SpektrumSpektrum

HİKAYE

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak

Ankara'daki NATO zirvesinde İzlanda Başbakanı Kristrún Frostadóttir'in Külliye önündeki şaşkın bakışlarının görüntüleri, sosyal medyada hızla yayıldı. Kısa süre içinde Frostadóttir'in Instagram hesabına on binlerce Türk kullanıcı ulaştı. Öte yandan İzlanda'nın onu başbakan yapmasını sağlayan, bir anlık görüntü değil uzun yıllara yayılan bir güven inşasıydı.

Uraz Kaspar

·

12 Tem 2026

Bir bakışın arkası: İzlanda'nın 'ekonomist' başbakanı Kristrún Frostadóttir'i anlamak