Türkiye'nin iklim değişikliği mücadelesi

Türkiye, 14 maddeden oluşan İklim Değişikliğiyle Mücadele Sonuç Bildirgesi’ni açıkladı.
Türkiye'nin iklim değişikliği mücadelesi

Papara #n
Papara ile birlikte

Borçlanma, Papara Cashback ile kazan Bankalararası Kart Merkezi "Bay Bay Nakit" olarak adlandırdığı kampanyasında harcamalarda kart kullanmanın neden önemli olduğunu birkaç maddede şöyle özetliyor: Kaybolan ya da çalınan nakit paranın takibi pek olanaklı değilken kartlar benzer durumlarda kolaylıkla takip edilebiliyor. Öte yandan nakit, gün içinde dahi çok kez el değiştiriyor ve bu da hijyen konusunda bazı endişeler doğuruyor. Sağlayıcıların dijital çözümleri sayesinde kartlı harcamaların hesabını tutmak, nakit harcamalarının hesabını tutmaya kıyasla daha kolay oluyor. Yaygın hizmet ağı sayesinde kartlı ödemeler, nakit ödemelere göre çok daha hızlı yapılabiliyor. Özetle; güvenlik, kontrol, hijyen ve hız gibi başlıklar kart kullanımının daha avantajlı olduğunu ortaya koyuyor. Herkesin finansal hizmetlere özgürce ulaşabilmesi misyonuyla çalışan Papara, Papara Card ürünleri ve QR kod özelliğiyle ödemelerin avantajlarına erişmeyi kolaylaştırıyor. Papara Card: Kullanıcılarına aidat ya da kullanım ücreti olmayan, tüm dünyada geçerli üç farklı kart seçeneği sunan Papara; Black, Lite ve Sanal Kartlarıyla harcadıkça kazandırıyor. Yalnızca Papara hesabındaki bakiyeyi kullanabildiğiniz, bu sayede hiç borçlanmadığınız ve hatta limiti belirleyebildiğiniz Papara Card’lar; Papara Card’ın Cashback programıyla anlaşmalı markalarda yapılan alışverişlerden anında nakit kazanmaya olanak tanıyor. Bu sayede Papara kullanıcılarının, örneğin YouTube Premium, Netflix ve Spotify abonelik ücretlerinin yarısı Papara tarafından karşılanmış oluyor. Papara Card'ın sunduğu Bölüştür özelliği de ortak yapılan harcamaları arkadaşlarla kolaylıkla paylaşmaya yarıyor. Hangi Papara Card? Tüm ATM’lerden ve CarrefourSA, PTT ve Teknosa şubelerinden para yatırılabilen, 15 bankadan havale yapılabilen ve ATM’lerden aylık 500 liraya kadar ücretsiz para çekilebilen Papara Black Card size özel hazırlanarak adresinize teslim ediliyor. Para yatırma ve havale özelliklerini taşıyan Papara Lite Card ise dört farklı renk seçeneğiyle anlaşmalı satış noktalarından temin edilebiliyor. Temassız ödeme olanağı sunan Black ve Lite Card’ların yanı sıra Papara’da saniyeler içinde ücretsiz oluşturulabilen Sanal Kart internet alışverişlerinde güvenle kullanılabiliyor. Öte yandan Papara, Türkiye’nin ilk Metal Card’ını çok yakında tüm kullanıcılarına açmak için bugün kapalı beta süreçlerini yürütüyor. Kullanıcılar, Papara Card ile yaptıkları harcamaları Papara mobil uygulamalarından grafiklerle takip ederek bütçelerini kolaylıkla yönetebiliyor. QR kod ödemeleri: Güven, kontrol, hız ve hijyen başlıklarını fiziksel ödemeler için düşündüğümüzde de aklımıza son dönemin en pratik çözümlerinden biri olan QR kod ödemeleri geliyor. Papara kullanıcıları, Papara mobil uygulamaları sayesinde karta ihtiyaç duymadan saniyeler içinde takside, bazı simitçi, kitabevi ve kafelerde ödeme işlemlerini Papara hesap bakiyelerinden QR kod aracılığıyla ücretsiz olarak gerçekleştirebiliyor. Fiziksel bir karta ihtiyaç duymadan ödeme yapmayı mümkün kılan QR kodlarla Papara kullanıcıları, aynı şekilde ödeme de alabiliyor. Papara ayrıca sahaya inerek QR kodla ödeme yönteminin yaygınlaşması için küçük işletmelerle çalışmalar yürütüyor. Papara: Sunduğu rekabetçi ve kullanıcı odaklı çözümlerle geleneksel finansal uygulamalar karşısında yeni bir deneyim yaratmaya çalışan finansal teknoloji kuruluşu Papara, “Finansal Özgürlük” mottosuyla 2016 yılından bu yana faaliyet gösteriyor. Banka hesabı olmayan kişilerin dahi finansal sistemde var olmasını sağlayarak geleneksel bankacılığın sınırlarını ortadan kaldırıyor. Banka ve kredi kartlarının vadettiklerinin ötesini sunan Papara Card ile BKM verilerine göre ön ödemeli kart pazarında %44’lük bir pazar payıyla var olan Papara bireysel ve kurumsal çözümleriyle bir finans teknolojileri geliştiricisi olarak geleceğin finansını belirlemede öncü oluyor. Papara’nın sunduğu finansal özgürlükle tanışmak ve Papara Card avantajlarından yararlanmak için bu bağlantıyı ziyaret ederek hesabınızı saniyeler içinde oluşturabilirsiniz.

Daha fazlasını öğren

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

Dünya Ekonomik Forumu’nun 2021’de dünyayı bekleyen en büyük riskler arasında pandemiyle birlikte ilk sıraya koyduğu iklim kriziyle mücadele konusunda son bir yılda birçok ülke çalışmalarına hız verdi. Çin, 2060 yılına kadar karbon nötr olma sözü verirken ABD Başkanı Joe Biden, göreve başladığı ilk gün Paris İklim Anlaşması’na yeniden katılma kararı aldı. Avrupa Birliği, aralık ayında karbon emisyonlarını 2030’a kadar en az %55 oranında azaltacağını açıkladı. Türkiye ise geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın eşi Emine Erdoğan ve Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum’un katıldığı bir toplantı düzenleyerek “İklim Değişikliğiyle Mücadele Sonuç Bildirgesi”ni açıkladı.

  • Nedir? Küresel iklim kriziyle mücadele için oluşturulan sonuç bildirgesi, 14 maddeden oluşuyor. Bildirge çerçevesinde; iklim kanunu için temel ilke, sorumluluk ve eylemleri içeren kapsamlı bir raporun meclise sunulması, sera gazı emisyonlarının azaltılması ve iklim değişikliğine uyum sağlamasına yönelik “2050 Ulusal İklim Değişikliği Stratejisi ve Eylem Planı”nın uygulamaya konulması amaçlanıyor. Hedefler arasında Emine Erdoğan’ın uzun yıllardır desteklediği "Sıfır Atık” projesinin yaygınlaştırılması da var. Bakanlık, tüm ülkede atıkların geri kazanım oranının 2035’te %60’a çıkarılmasını ve 2050'de evsel atıkların düzenli depolama ile bertarafına son verilmesini hedefliyor. Hâlihazırda %2,5 olan arıtılarak yeniden kullanılan atık su oranı, 2023 yılında %5’e, 2030 yılında ise %15’e çıkarılacak. Elektrik üretiminde güneş enerjisi kapasitesi 10 gigavata, rüzgâr enerjisi kapasitesi de 16 gigavata yükseltilecek. Ayrıca, 2023’te binalarda kullanılan fosil yakıtlar %25 azaltılırken 2030’a kadar tüm binalara enerji kimlik belgesine sahip olma zorunluluğu getirilecek.
     
  • Kalkınma meselesi: İklim mücadelesini sadece bir çevre mücadelesi değil, aynı zamanda birçok sektörü derinden etkileyen bir kalkınma meselesi olarak niteleyen Kurum, kamu ve özel sektöre yönelik birçok teşvik ve finansman imkânı geliştirileceğini vadediyor. Örneğin, önümüzdeki günlerde iklim dostu yatırımların destekleneceği ve temiz üretim teknolojilerine yatırım yapan tesislerin ödüllendirileceği bir “Emisyon Ticaret Sistemi” hayata geçirilecek. Dolayısıyla enerji ve sanayi tesislerinin iklim ve çevre dostu üretim yapmalarına yönelik ilave tedbir ve teşvikler artırılacak. Bu kapsamda, iklim değişikliği konusunda üretilen çalışmaların ve verilerin paydaşların ve kurumların erişimine açık olduğu Ulusal İklim Değişikliği Platformu ile bilimsel araştırmaların yapılacağı, politikaların belirleneceği ve takip edileceği Ulusal İklim Değişikliği Araştırma Merkezi kurulacak.
     
  • Önceki adımlar: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın hazırladığı sonuç bildirgesi, aslında Türkiye’nin iklim kriziyle mücadele konusunda 2009’da hazırladığı İklim Değişikliği Stratejisi (2010-2023) ve 2011’de yayımlanan İklim Değişikliği Eylem Planı’nın devamı niteliğinde görülebilir. Türkiye, 2000’lerin başından bu yana iklim kriziyle mücadele için hazırlanan tüm uluslararası anlaşmalara taraf olurken bu anlaşmaların taahhütlerine uymak için birçok eylem planı ortaya koydu. 1992’de Rio’da kabul edilen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’ne 2004’te, 1997’de imzalanan Kyoto Protokolü'ne 2009’da taraf olan Türkiye, Paris İklim Anlaşması’nı 2016’da imzalayan 175 ülkeden biriydi. Buna karşın, anlaşma henüz mecliste onaylanmadı. Türkiye, hâlihazırda Eritre, Güney Sudan, Irak, İran, Libya ve Yemen’le birlikte anlaşmayı onaylamayan son yedi ülke arasında yer alıyor.
     
  • Paris İklim Anlaşması: Türkiye’nin anlaşmayı onaylamama konusundaki ısrarlı duruşuna geçmeden önce kısaca Paris Anlaşması’nı incelemekte fayda var. 2016’da imzalanan anlaşma, bugüne kadar iklim krizi konusunda atılan en kolektif adımlardan biri olurken hedefi, küresel sıcaklık artışını 2100 yılının sonuna kadar sanayileşme öncesi seviyelerin 1,5 °C üstü ile sınırlamak. Bu hedef, ülkelerin fosil yakıtların kullanımını giderek azaltmasını ve yenilebilir enerjiye dönüştürmesini gerektiriyor. BM İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi gibi emsallerinin aksine Paris İklim Anlaşması, iklim kriziyle mücadelede tüm ülkelerin katkılarına dayanacak bir sistem öngörüyor. Ülkeler, gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler olarak sınıflandırılırken tüm ülkelerin “ortak fakat farklılaştırılmış sorumluluklar ve göreceli kabiliyetler” ilkesi çerçevesinde sorumluluk üstlenmesi bekleniyor. Anlaşmaya göre, iklim değişikliğinin olumsuz etkilerine maruz kalan ülkelerin uyum ve direnç kabiliyetlerinin artırılması ve sera gazı emisyon azaltım kapasitelerinin yükseltilmesi amacıyla gelişmiş ülkelerin, ihtiyacı olan gelişmekte olan ülkelere finansman, teknoloji transferi ve kapasite geliştirme imkânları sunması gerekiyor. Fakat gelişmiş ve gelişmekte olan ülke sınıflandırmasının hangi kıstaslara göre yapıldığı net bir şekilde açıklanmış değil. Zaten Türkiye’nin itirazları da bu noktada başlıyor.
     
  • Türkiye’nin duruşu: Türkiye’nin anlaşmayı onaylamamasının en büyük nedeni, masadaki yerinden memnun olmaması. Anlaşmanın imzalandığı konferansta gelişmiş ülkeler arasında konumlandırılan Türkiye, doğal olarak gelişmiş ülkelerin sorumluluklarına ortak olurken finans yardımından da mahrum kalmış durumda; ancak hükümet hem nüfus hem de ekonomik anlamda “gelişmekte olan” ülke statüsünde değerlendirilmesinin daha uygun olacağını ve anlaşmanın taahhütlerini yerine getirmek için finansal desteğe ihtiyacı olacağını öne sürüyor. Hükümetin beklentileri arasında Yeşil İklim Fonu veya yoksul ve küçük ada devletlerine yapılacak olan yardımlardan ziyade emisyon azaltımı ve yenilenebilir enerji için gerekli kredilerin alınabilmesi yer alıyor. Türkiye’nin bir diğer argümanını ise iklim krizindeki tarihsel sorumluluğunun %1’in altında olması nedeniyle tarihsel sorumluluğu yüksek gelişmiş ülkelerle aynı kategoride yer almaması gerektiği oluşturuyor.
     
  • Eleştiriler: Tüm beklentilere rağmen geçen hafta yayımlanan bildirgede, Paris Anlaşması’na dair herhangi bir açıklamaya yer verilmemesi hükümetin anlaşmayı onaylama noktasında yakın zamanda bir adım atmayacağını gösteriyor. Nitekim, bildirgenin çevreciler, akademisyenler ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri tarafından yeterli bulunmamasının en büyük nedenlerinden biri olarak bu konuda kararlılık gösterilmemiş olması öne çıkıyor. Uzun vadeli sıfır emisyon tarihi verilmemesi, kısa vadede mutlak emisyon azaltım hedefinin belirlenmemesi ve kesin bir kömürden çıkış taahhüttü verilmemesi de diğer eleştiriler arasında yer alıyor. Bildirgenin Paris İklim Anlaşması kapsamında açıklanan “niyet edilen katkı beyanına” ek olarak yeni bir strateji belirlememiş olması da Türkiye’nin iklim planının yetersiz olduğuna dair seslerin yükselmesine neden oluyor.
Hikâyeyi paylaşmak için:

Kaydet

Okuma listesine ekle

Paylaş

Aposto Gündem

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

NEREDE YAYIMLANDI?

Aposto GündemAposto Gündem

BÜLTEN SAYISI

🗞 Ermenistan'da "darbe girişimi"

26 Şubat Cuma sabahından herkese günaydın. Bugün gündemde Ermenistan'da yaşananlar, Türkiye'nin iklim planı ve küresel borçlar var.

26 Şub 2021

Papara ile birlikte
Karen Minasyan / Agence France-Presse - Getty Images

YAZARLAR

Nurefşan Kutlu

Business Editor

Aposto Gündem

Her sabah 06.30'da 5 dakikalık gündem özeti e-posta kutunda. Piyasalar, ekonomi, iş dünyası, politika, teknoloji ve hafta sonu ekleri; kısa, yalın, öz bir şekilde.

İLGİLİ OKUMALAR

Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

11 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

04 Tem 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine

“Gibi” ilgeci (edat) Türkçede çok sık kullanılan, cümleye benzetme başta olmak üzere eşitlik / karşılaştırma, zaman (hemen peşinden / anında), olasılık / tahmin ve örneklendirme anlamları kazandıran bir sözcüktür. Bu çok sevilen ilgeç, şarkı ve şiirlerde de her zaman hak ettiği yeri bulmuştur.

Suha Çalkıvik

·

28 Haz 2026

‘Gibi gibi gibiyim’: Şarkılarla, şiirlerle 'gibi' edatı üzerine
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

27 Haz 2026

10 maddede bu hafta
Aposto GündemAposto Gündem

HİKAYE

10 maddede bu hafta

Bir çırpıda geçen haftanın öne çıkan gelişmeleri.

20 Haz 2026

10 maddede bu hafta