
Dün Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasının 99'uncu yıl dönümü olması nedeniyle siyasiler antlaşmaya ilişkin mesajlar paylaştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Lozan Barış Antlaşmasıyla kara sınırlarımız çizilmiş, kapitülasyonlar kaldırılmış, Yunanistan'da kalan Türk azınlığının hakları güvenceye alınmış, kıyılarımıza yakın Yunan adalarının gayri askeri statüsü teyit edilmiştir." dedi. Erdoğan son dönemde "özellikle Yunanistan'ın Türk azınlığın hakları başta olmak üzere antlaşmada kayıtlı şartları yok saydığını veya bilinçli şekilde aşındırdığını" ifade etti.
CHP lideri Kılıçdaroğlu ise antlaşmanın 99'uncu yılını kutlarken "Lozan Barış Antlaşması'nın yıl dönümünde tekrar söylüyorum. Parlamento açıldığında vereceğimiz ilk kanun teklifi, Lozan'ın resmi bayram olarak kabul edilmesinin teklifi olacaktır." ifadelerine yer verdi.
İYİ Parti lideri Akşener, antlaşmayı "Bağımsızlığın nişanesi" olarak nitelendirerek "LozanBarışAntlaşması'nın yıl dönümünde; Atatürkümüzü ve tüm istiklal kahramanlarımızı bir kez daha saygı, rahmet ve minnetle anıyorum." dedi.
Lozan Barış Antlaşması neden önemli?
Mustafa Kemal Atatürk, "Nutuk" kitabında Lozan Barış Antlaşması için şunları söylüyor:
"Bu anlaşma Türk Milletine karşı yüz yıllardan beri hazırlanmış ve Sevr anlaşmasıyla tamamlandığı sanılmış büyük bir suikastın sonuçsuz kaldığını bildiren bir belgedir. Osmanlı tarihinde benzeri görülmemiş bir siyasi zafer eseridir."
Prof. Dr. Baskın Oran, Lozan Barış Antlaşması'nı "Türkiye'nin kurucu antlaşması, Türkiye Cumhuriyeti'ne egemenlik sağlayan belge" olarak tanımlıyor. Oran, antlaşmanın birçok açıdan önemi olduğunu belirterek "Belki de günümüz açısından en önemlisi şudur ki Lozan, o gün de bugün de gelişmişliği ve hatta uygarlığı simgeleyen Batı dünyasına Türkiye'nin kalıcı biçimde katılımının belgesidir" diyor. Baskın Oran, antlaşmanın önemi için şu 4 maddeyi de sıralıyor:
"Lozan, Türkiye devletinin kurucu antlaşmasıdır.
Lozan, Türkiye'nin ulusal sınırlarını belirleyen ve onu bu sınırlar içinde siyasal açıdan bağımsız ve egemen kılan belgedir.
Lozan Türkiye'nin iktisadi bağımsızlık belgesidir ve iktisadı millileştirmenin temel adımıdır.
Lozan, imzacı büyük devletlerle eşitlik belgesidir."
Sözcü yazarı Emin Çölaşan da geçtiğimiz gün yayımlanan yazısında antlaşmayı "Türkiye'nin tapusu" olarak nitelendiriyor. Çölaşan antlaşmanın adli, ekonomik ve sosyal egemenliği kazandırdığını vurgularken kapitülasyonların da Lozan ile kaldırıldığını hatırlattı.
Antlaşma neden eleştiriliyor?
Çölaşan yazısında antlaşmayla Türkiye'nin her istediği şartı kabul ettiremediğini belirterek "Örneğin Misak-ı Milli sınırları içinde yer alan Musul konusunda özellikle İngiltere razı olmuyordu. İngiltere taa o yıllarda petrolün önemini anlamıştı. Gerekirse bu amaçla savaşacağını duyurdu ama ne yazık ki biz yeni bir savaşa girecek güce sahip değildik. O zamanki Milletler Cemiyeti kararıyla Musul sonraki yıllarda İngiltere'ye verildi." ifadelerini kullandı. Çölaşan bu gibi kabul edilmeyen şartların bazı çevrelerce eleştirildiğinin; ancak bu antlaşmada Türkiye'ye ait olan hiçbir toprağın bırakılmadığının, teslim alınmayan bölgelerin Türkiye sınırlarında yer almadığının altını çizdi.
Baskın Oran ise antlaşma için "Türkiye'de Lozan kadar anlaşılmamış, daha kötüsü, yanlış anlaşılmış bir metin daha bilmiyorum." ifadelerini kullanıyor. Oran, Lozan Barış Antlaşması'nın bir "hezimet" olduğunu savunanların belgeye ilişkin şehir efsaneleri ürettiğini dile getiriyor. Lozan'ın 100 yıl için yapılmadığını vurgulayan Oran, sadece Ermeni, Rum ve Musevilere haklar getirilmediğini azınlık haklarının "Gayrimüslimlere" getirildiğini, ABD'nin antlaşmayı onamayı reddemeyeceğini çünkü "gözlemci" olduğunu anlatıyor.
Gizli maddeler: mit mi, gerçek mi?
Oran en çok tartışılan şehir efsanelerinden birinin "Lozan'ın gizli maddeleri" olduğunu belirterek "Yani 8 devlet tarafından imzalanmış bir uluslararası metin 99 yıl içinde 'gizliliğini' koruyabilmiş oluyor. Burada söylenmek istenen, antlaşmada Türkiye'nin yeraltı zenginliklerinin çıkarılmasını yasaklayan gizli maddeler bulunduğu. Bunu söyleyenler herhâlde TPAO'nun 1950'lerden beri petrol çıkarıp, rafine edip, sattığını duymamış olacaklar." diyor.
Ankara Üniversitesi Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü'nden Tunay Şendal da "Lozan Barışı üzerine çalışan tarihçi ve hukukçuların defalarca dile getirdiği gibi antlaşmanın gizli maddeleri ve 100 yıllık bir süresi bulunmamaktadır." diyor ve devletler arası antlaşmalarda gizli maddelerin bulunmasının Wilson İlkeleri'ne aykırı olduğunu hatırlatıyor. Şendal, Lozan'a ilişkin bu söylemler için şunları söylüyor:
"Lozan Barışı tartışmaları üzerinden tarihî gerçekleri saptırarak oportünist politik söylemler geliştirmek her şeyden evvel Millî Mücadele’de kanla yazılarak elde edilen şanlı zafere büyük bir gölge düşürmektedir. Zira Mustafa Kemal Atatürk’ün belirttiği gibi 'Tarih yazmak, tarih yapmak kadar mühimdir. Yazan yapana sadık kalmazsa değişmeyen hakikat, insanlığı şaşırtacak bir mahiyet alır'"
Kaydet
Okuma listesine ekle
Paylaş
İLGİLİ BAŞLIKLAR
NEREDE YAYIMLANDI?
Aposto gündemin ilk deneysel sayısından herkese merhaba. Bu haftanın öne çıkan konularına ilişkin hikâyeleri sizler için bir araya getirdik!
27 Tem 2022

YAZARLAR

Aposto Playground
Yeni içerik ve format denemeleri yaptığımız deneysel yayınımız. Ne zaman, ne şekilde, ne içerikte geleceği belli değil. Yepyeni maceraların emekleme adımlarını görmek isteyen beta kullanıcılarının kayıtlarını bekliyoruz.
İLGİLİ OKUMALAR


